Bilim Kurulu üyesinden aşı yorumlarına hem tepki hem cevap!

Bilim Kurulu üyesinden aşı yorumlarına hem tepki hem cevap!

Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, Çin aşısı ile ilgili spekülatif yorumlara tepki gösterdi: Aşının menşeiden çok içeriği ile ilgilenmek durumundayız. Etkinliği güvenilirliği ile ilgilenmek durumundayız. Bu bir beyaz eşya araba değil.

Dünya'ya koronvirüsün bulaşmaya başladığı merkez olan Çin bir anda nasıl olduysa koronavirüsten kurtuldu.


Gerçekten kurtuldu mu Siyonizm'in Dünya'ya yeni tek süper güç yapmak istemesinden ötürü algı oyunu mu yapılıyor bilinmiyor. Çünkü despot, kapalı bir sistemle yönetilen Çin'de yönetimin istemediği haberi yapmak mümkün değil. Yapan gazetecilerin hepsi öldü veya kayboldu.


Ancak bizim malum medya ve akademiyamız işin bu tarafına bakmadan Çin'in koronavirüsü nasıl yendiğinin başarı hikayelerini ballandıra ballandıra anlatıp duruyordu. 


Ta ki Türkiye Çin'den aşı aldığını açıklayıncaya kadar! O güne kadar Çin güzellemeleri yapmada birbiri ile yarışan Türkiye'deki İsrail medya ve akademiyası Türkiye'nin sipariş verdiğini açıkladığı Çin aşısı karşısında saldırıya geçti.


Çin'e değildi saldırıları tabi iki, devlete ve iktidaraydı bu karşı çıkış! "Çin aşısı işe yaramazmış, Çin aşısı güvenilir değilmiş" gibi pek çok haber ve yorumu medya ve akademiya çevreleri dillendirmeye başladı.


Halbuki daha düne kadar Çin'in koronavirüsle mücadelesindeki başarıyı anlatmaya doymayan kendileriydi. "Dünya'ya bulaştırdılar ama aşıyı da onlar buldu ve kurtuldu" diyerek Çin'i büyütüp duruyorlardı.


Ama Türkiye Çin'den aşı alınca mevzu değişti. Madem Çin aşıyı buldu ve kurtulduysa neden Çin'den aşı alınmasına karşılar sorusuna cevap yok!


Yok bulmadıysa ve Çin'de koronavirüs halen yayılıyorsa o zaman neden Çin'in koronavirüsle mücadelesinden ve aşı bulmasından övgü ile bahsedip başarı hikayeleri yazıyordunuz?


İşte Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Kayıpmaz da bu iki yüzlülüğe isyan etti ve test edilmeden hiç bir aşının kullanılmaya başlanmayacağını ifade etti.


Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Kayıpmaz, Çin aşısı ile ilgili spekülatif yorumlara tepki göstererek, "Aşının menşeiden çok içeriği ile ilgilenmek durumundayız. Etkinliği güvenilirliği ile ilgilenmek durumundayız. Bu bir beyaz eşya araba değil" dedi.


TRT Haber yayınına konuk olan Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, aşılama süreci ile ilgili merak edilen soruları cevapladı.



"Sahada en güçlü silah aşı"


Hastane sayılarının artırılması yoğun bakım kapasitesinin genişletilmesi ile salgınla mücadelede başarı sağlanamayacağının altını çizen Kayıpmaz, önemli olanın salgının sahada kökünde kurutulması gerektiği olduğunu söyledi.



BioNTech-Pfizer aşısının İngiltere'de kullanımına onay


Aşının da sahada savaşta tedbirlerin yanında en önemli silah olduğunu belirten Kayıpmaz, “Aşı hastalıktan korunma, hastalığa yakalanma durumunda dahi daha hafif geçirmede en güçlü silah olarak ön plana çıkıyor” dedi.

 


Test sürecinden sonra vurulacak


11 Aralık’ta Türkiye’ye getirilecek bir inaktif virüs aşısı ve bir mRNA aşısının hemen uygulanmayacağına Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Laboratuvarları’nda inceleneceğine vurgu yapan Kayıpmaz şöyle devam etti:


“Ülkemizde de belirli süreçlerden geçecek. TİTCK Laboratuvarları’nda yapılacak değerlendirmelerde ülkemizde devam eden faz 3 sonuçlarına da bakılıp ülkemizin standartlarına uygun olup olmadığına bakılacak. Uygun görülmesi halinde aralık ayında risk gruplarına yapılması sağlanacak.”



Yerli aşı adayının ikinci dozu yapıldı


Çin aşısı ile ilgili spekülasyonlara da değinen Kayıpmaz vatandaşlara aşıdan korkmamaları çağrısı yaptı:



"Ben de ilk fırsatta aşı olacağım"


“Bu iki aşının da maliyeti benzer. Ama önemli olan bizim menşeine bakılmaksızın güvenliği ön plana çıkan aşıların ülkemize gelmesi. Menşeiden çok içeriği ile ilgilenmek durumundayız. Etkinliği güvenilirliği ile ilgilenmek durumundayız. Bu bir beyaz eşya ya da araba değil. Ben de ilk fırsatta aşı olacağım. Çünkü ben virüsle karşılaştığımda bu hastalığı daha hafif geçirmemi sağlayacağını biliyorum.”



İkinci grupta kimler aşılanacak?


Kayıpmaz ikinci grupta kimlerin aşılanacağına yönelik de şu yorumu yaptı:


“İkinci grupta yer alan sürekli insanlarla temas halindeki gruplar var. Mesela; kamu güvenliği mensupları, zabıtalar, öğretmenler, basın mensupları, gıda sektöründe çalışanlar, toplu taşıma şoförleri, berberler kuaförler ikinci planda olacak. Sonraki aşamalarda diğer meslek grupları olacak. Önceliğimiz en riskli grupları korumak.”

DİĞER HABERLER