reklam
DEVR-İ SABIK BAŞLATILMAMASI İÇİN AHMET DAVUTOĞLU
HABER MERKEZİ | 10 Aug 2019 Sat | 15:43:09 | Ekleyen: O.G.

7 Haziran Genel Seçiminde ortaya çıkan, göz ardı edilmeye çalışılsa da mızrağın bir türlü çuvala sığdırılamadığı bir realite var ki o da şu: AKP’ye oy verdiği/verebildiği halde Tayip Erdoğan’a oy vermeyen tepkili bir %10 seçmen kesimi var. Bu oran yenilenen İstanbul Seçiminde % 20’ye çıktı! Bu durum fark edildiği içindir ki MHP ile Cumhur İttifakı kurularak Referandumda ve Cumhurbaşkanlığı Seçiminde telafi edildi.

Ancak 31 Mart Seçiminde, özellikle de 23 Haziran’da yenilenen İstanbul Seçiminde giderek büyümekte olan açığı MHP’nin de kapatamadığı bariz şekilde ortaya çıktı. Uzun süre MHP’lilerin Cumhur İttifakına oy vermediği argümanı kullanılarak açıklanmaya çalışılan durumun -giderek büyüyen açık karşısında- Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tepkili seçmenden kaynaklandığı ve AKP iktidarının sonunu getirmekte olduğu yadsınamaz şekilde görüldü.  Türkiye’yi istikrarsızlığa sürükleyecek olan bu gidişe siyaseten bir çözüm bulunması gerekiyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BŞB Başkanı adayı göstererek yüklendiği isimler AKP’nin kaleleri Ankara ve İstanbul’da seçim kaybettiler. 23 Haziran’da yenilenen seçimde İstanbullular Ekrem İmamoğlu’na bayıldıkları ve Binali Yıldırım’ı istemedikleri için değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tepkilerinden dolayı AKP’ye oy vermediler. Yoksa kısa bir sürede ortaya çıkan, hiç kimsenin beklemediği 800 bin oy farkının başka bir izahı olamaz. Teşhis böylece doğru konulduğunda sıra doğru çözüme gelir…

Mademki Binali Yıldırım örneğinde (hatta buna Numan Kurtulmuş’u da dâhil edebilirsiniz) tecrübe ile görüldü ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleyip öne çıkaracağı bir lider adayı AKP’ye seçim kazandıramıyor; o halde “siyasetin kuralları” uygulanmalıydı…

Buna göre AKP’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a rakip bir adayın siyasi mücadele ile liderliğe getirilmesi gerekiyordu. Bunun için en uygun, hatta en ideal isim Ahmet Davutoğlu’ndan başkası olamazdı. 

Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapan Abdullah Gül’ün tüm kapasitesi ortaya çıkmıştı. Yeni bir şey vaat edemezdi. Ancak Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kampanyasını yürüttüğü 7 Haziran Seçiminde iktidardan düşen AKP’yi kampanyasını yürüttüğü 1 Kasım Seçiminde rekor oyla yeniden iktidar yaptı.

Kısa sürede seçim vaatlerini gerçekleştirerek başarılı bir Başbakanlık da yaptığı sırada… Tamamen haksız ve mesnetsiz şekilde istifaya zorlandı. AKP’yi bölmemek ve Türkiye’yi istikrarsızlığa sürüklememek için “nefsini ayakları altına alarak” çiçeği burnunda iken Başbakanlık görevini bıraktı.

Ahmet Davutoğlu’nun nizasız, kavgasız, pazarlıksız şekilde büyük bir feragatte bulunarak Başbakanlık görevini bırakmasının ne büyük bir basiret olduğu kısa süre sonra 15 Temmuz kanlı darbe girişimi ile ortaya çıktı. Başbakan Davutoğlu eğer direnseydi iki parçalı AKP iktidarı ile 15 Temmuz saldırısı püskürtülebilir miydi?

Vatanseverliğini, feragatini ve basiretini kanıtlayan Ahmet Davutoğlu belli ki “devlet akılına” kendini beğendirmiş!

Şöyle ki: Yenilenen İstanbul Seçiminde AKP’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la artık seçim kazanamayacağı net görülünce Ahmet Davutoğlu Elazığ’da bir çıkış yaparak AKP liderliğine talip olduğunu açıkladı. Hemen ardından da Türkiye’deki İsrail’in mutemet adamlarından gedikli Bilderbergçi Ali Babacan AKP’den istifa ederek parti kurma çalışmalarını başlattı. Açıkçası Türkiye’deki İsrail “devlet aklının” stratejisini görüp anında karşı hamle başlatıyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öne çıkarıp destekleyeceği bir adayın AKP’ye seçim kazandırma şansı olmadığından; Ali Babacan’la birlikte hareket ettiği bilinen Pelikancı Oluşumla özdeşleşen gruba yaptığı ziyaret Ahmet Davutoğlu’na manipülatif dolaylı destek olarak okunmalıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın manipülatif dolaylı desteğiyle AKP’yi yeniden tek başına iktidar yapabilecek olan Ahmet Davutoğlu bir DEVR-İ SABIK başlatmaz!

>>>O<<< 

Yorumlar
0 Yorum Var
Yorumların Tümünü Okuyun

Canlı

reklam