Türkiye 7 değil, 70 düvele karşı savaşıyor

Türkiye'nin başlattığı Barış Pınarı Harekâtı dünyanın siyasi dengelerini ve dinamiklerini alt üst etmeyi başardı.

Siyonist/Haçlı Batı emperyalizm'inin küresel hakimiyetine çok büyük bir darbe indirildi.

Başını İsrail ile ABD'nin çektiği, Macaristan hariç tüm AB üyelerinin içinde bulunduğu, ırkçı emperyalizm işbirlikçisi Arap rejimlerinin de figüranlık ettiği 40 devlet; Türkiye'ye cephe açtı.

Barış Pınar'ı operasyonuna Katar, Pakistan, Azerbaycan, Macaristan açıktan; Rusya ve Çin ise dolaylı destek veren ülkeler içinde yer aldı.

40 devletten oluşan Siyonist/Haçlı Batı ittifakını mıknatıslayıp Barış Pınarı'na karşı bir araya getiren güç elbette İsrail'dir.

Zira Türkiye'nin Suriye'deki artan varlığı ve yeni Suriye'nin tanziminde tek etkin aktör olmaya doğru hızla ilerlemesi direk İsrail'in bölgedeki varlığını tehdit eden bir gelişmedir.

Bu gerçek nedeniyle Barış Pınarı'na en sert tepki İsrail'den geldi.

İsrail devlet yetkililerinden Türkiye düşmanlığı yapmayan ve tehdit etmeyen kimse kalmadı.

Her ne kadar Türkiye'deki İsrail illüzyoncu medya ve akademiya dünyası terör devleti İsrail'in bu hadsizliklerini ve küstahlıklarını görmezden gelip karanlığa mahkum etse de gerçek bu.

Türkiye'nin Barış Pınarı operasyonu ile 100 yıllık Siyonist proje olan Büyük İsrail planını çökertip tedavülden kaldırdığı hakikati ABD Yahudi medyasında önemli bir gündem maddesi.

1897'de İsviçre'nin Basel kentinde yapılan 1. Dünya Siyonist Kongresinde ilk 50 yılda küçük İsrail; ikinci 50 yılda da Büyük İsrail'i (Arz-ı Mevud) kurma kararı alındı.

Gerçekten de planlandığı gibi Filistin toprakları işgal edilerek ilk 50 yıl sonunda 1948'de küçük İsrail kuruldu.

İkinci 50 yılın bitimi olan 1997'de Türkiye'de Başbakan Erbakan liderliğinde Refah-Yol hükümeti iktidarda idi.

Erbakan, Büyük İsrail Projesi için Kuzey Irak'ta ihdas edilen Siyonist ordu Çekiç Güç'ü bölgeden göndermeyi başardı.

Erbakan'ın sadece 11 ayda attığı adımlar ve yaptığı hamleler nedeniyle Büyük İsrail hedefinde en az 10 yıllık bir gecikmeye neden olduğu gerçeği dönemin İsrail devleti yetkilileri tarafından itiraf edilmişti.

Kısacası 1. 50 yıllık Siyonist planlamada herhangi bir aksama olmazken; 2. 50 yıl olan 1997'nin üzerinden tam 22 yıl geçti ama Büyük İsrail ortalarda yok.

Bırakın büyüğünü kurmayı artık küçük İsrail'in bile varlığı ciddi tehdit altında.

Peki, 2. 50 yılda Türkiye'de, bölgede ve dünyada ne oldu da 22 yıllık bir aksama meydana geldi?

Bu sorunun tek bir cevabı var; Erbakan!

Erbakan adına Milli Görüş dediği Siyonizm'in küresel hakimiyetine son verme mücadelesine 2. 50 yılda başladı!

TSK içinde kurup yönettiği milli derin devletle 40 yılda önce Türkiye'deki İsrail'in derin devleti olan İttihat ve Terakki'nin devamı Ergenekon'u tasfiye etti.

Ergenekon'dan sonra İsrail'in yeni kamuflaj elbisesi olan FETÖ'yü de 15 Temmuz darbe girişimini bastırarak karşı darbeyle yok etti.

Erbakan kendi ifadesiyle bir makina profesörü ve yüksek teknoloji uzmanı olarak 1974-78 arası hükümet ortağı olduğu dönemde yüksek teknolojiye dayalı milli ve yerli silâh sanayiinin temellerini attı.

ASELSAN, Havelsan, Roketsan, Fuzesan, TAİ/TÜSAŞ, TUMOSAN, TAKSAN, TEMSAN vs...

Erbakan'ın kurduğu ve üstün teknolojiye dayalı imalat yapan silah sanayii kurumları AKP iktidarında 17 yılda savunma sanayinde dünyanın en güçlü ülkelerinin bile şaşkınlık ve gıpta ile izlediği harika ürünlere imza attı.

Başkan Erdoğan ile dünür olan Bayraktar ailesi ürettikleri İHA ve SİHA projelerinin gerçek mimarının, sahibinin Erbakan olduğunu bizzat kendileri sosyal medya hesaplarından paylaştıkları fotoğraflarla kamuoyuna ilan ettiler.

Facebook'ta, "MSB Hulusi Akar" adlı hesaptan yapılan paylaşımlarda üstün teknolojiye dayalı yeni silah sistemlerinin tanıtımlarının altına, "#BubirErbakanprojesidir" etiketi eklenmektedir.

Kısacası Erbakan, yüksek teknolojiye dayalı üstün silâh sanayii ile TSK'yı dünyanın en güçlü ordusu yaptı.

Türkiye'yi yönettiği Milli derin devleti de küresel boyutta bir Milli Görüş Gizli Dünya Devleti şeklinde örgütlemeyi başaran Erbakan, Türkiye'yi de süper güç yaptı.

Erbakan, bir ABD seyahati dönüşünde, "ABD'de en az Yahudi lobisi kadar güçlü bir İslam lobisi kurduk" demişti.

Yahudi lobisi ve Siyonist Neo-Con'ların olağanüstü baskı ve medya saldırılarına rağmen Başkan Trump'ın S-400 meselesinde Türkiye'yi haklı ilan etmesi; ekonomik ambargo uygulamaması bu İslam lobisinin gücü nedeniyledir.

Başkan Trump'ın İsrail'e rağmen ABD askerlerini Suriye'den çekip bir Türkiye-ABD çatışmasına fırsat vermeyerek TSK'nın Barış Pınarı operasyonunun önünü açması da Milli Görüş Gizli Dünya Devletinin varlığının ispatıdır.

İşte Erbakan'ın süper güç yaptığı Türkiye şimdi tam 12 cephede birden Siyonist/Haçlı Batı bloğuna karşı küresel boyutta gerçek Kurtuluş Savaşı veriyor!

Fırat Kalkanı.. Zeytin Dalı.. İdlib kuşatması.. Kıran 1,2,3,4.. Pençe 1,2,3... Akdeniz kuşatması... Ve Barış Pınarı...

Türkiye'nin İsrail'in varlığını ve Siyonizm'in 100 yıllık planı olan Büyük İsrail'i hedef alan fiili savaşlarına karşı; Siyonist/Haçlı hegemonyanın yaptığı tek şey ise mızmızlanmak, laklaka yapmak, şikayet etmek, ağlamak/zırlamak.

Elinden başka hiç bir şey gelmiyor.

Ancak gevezelik edebiliyor.

Gücü olmayanın yapabileceği tek şey var; sadece gevezelik etmek!

Sonuç olarak Suriye'de önünde sonunda bir Türkiye-İsrail savaşı kaçınılmaz.

İsrail ya Türkiye ile savaşacak ya da Erbakan'ın dediği olacak!

Erbakan, "Bizim İsrail'e yapabileceğimiz en büyük iyilik gemilerle nasıl Filistin'e geldilerse aynı yöntemle geldikleri ülkelere geri dönmelerine izin vermektir" demişti!

Elinde savunma aracı olarak sadece taş olan 6 yaşındaki bir Filistin'li çocuğu bile gözaltına almak için 20 İsrail askerinin etrafını sardığı dikkate alındığında; İsrail'in Türkiye ile savaşma lüksü de askeri de yok.

Bir diğer sorun da Yahudiler Filistin'den gemilerle taşınırken acaba 70 yıl önce terk ettikleri devletler onları kabul edecekler mi?

Batı, Suriyeli mültecilere yaptığının aynısını Yahudi mültecilere de yaparsa halleri nice olur?

Erbakan'ın dediği gibi; Boşuna debelenme. Mesele basit gebereceksin Ey İsrail!

Yazarın Diğer Yazıları