ABD çekilince Türkiye’deki İsrailciler ağız değiştirdi

Düne kadar ABD Türkiye’yi oyalıyor diyerek Fırat’ın Doğusuna bir an önce hareketin başlatılması gerektiğini savunan İsrailci medya ve akademiyanın amacı bölgede bir Türkiye-ABD çatışması çıkartmaktı.

Trump’a rağmen bölgeden çekilmemekte ısrar eden ve terör örgütlerine binlerce tır silah yardımında bulunan İsrail’in kolluk gücü Pentogan da Türkiye’deki İsrailci medya ve akademiya ile aynı amaca hizmet ediyordu.

Böylece İsrail ABD ile çatıştırarak bölgede kendisi için büyük tehdit oluşturan Türkiye faktöründen kurtulmuş olacaktı. Hem de elini sıcak sudan soğuk suya vurmadan.

Suriye’den çekilme kararının ardından Trump ABD’deki müesses nizamın temsilcisi siyonist neoconların saldırısına uğrarken eşzamanlı olarak Türkiye’deki İsrailci medya ve akademiya da ağız değiştirerek operasyon aleyhtarlığı yapmaya başladı.

Bu İsrailci medya ve akademiyaya göre;

Türkiye Fırat’ın Doğusuna hareket düzenleme yerine tercihini Esat rejimi ile görüşmekten yana kullanmalıymış.

Dolar kozu devreye sokulacak ekonomimiz dibe vuracakmış.

ABD desteğini kaybeden terör unsurlarının bölgeden çekilme ihtimali nedeniyle operasyona gerek kalmayabilirmiş.

ABD bölgeden çekilerek Türkiye’yi bir tuzağın içine çekmek istiyormuş.

Türkiye’nin kararlılığı ve üstün teknolojisi karşısında mücadeleyi göze alamadığı için ABD’nin çekilmek zorunda kaldığını söyleyemeyecek kadar ihanet içerisinde olan bu İsrailci medya ve akademiya ülke için en büyük beka sorunudur.

Olayları çarpıtıp olduğundan farklı göstererek toplumun gerçekleri öğrenmesini engelleyen bu illüzyonist İsrailci medya ve akademiyanın tasfiye edilmesi elzem olduğu kadar girift yapılanmaları ve çok iyi kamufle olmaları nedeniyle oldukça da zor.

Dönelim konumuza…

7 Ekimde alınan çekilme kararının ardından Trump, “ben askerlerimizi Suriye’den çekmek için seçildim. ABD askerlerini polis gücü olarak kullandırmayacağım” açıklaması önemli bir nokta.

Çünkü Trump daha başkan seçilmeden Ortadoğu’dan çekileceğini dile getirmişti. Trump, “bizim ne işimiz var Suriye’de ve Irak’ta, biz kendi iç işlerimize bakalım” ve “bundan sonra ABD ordusunu uzak diyarlarda demokrasi inşası için kullanmayacağız” diyerek seçim çalışmalarını ulusalcı bir zemin üzerinde yürütmüştü. 

Dolayısıyla ABD’nin Suriye’den çekilmesi sürpriz değil.

Buna rağmen ABD’deki müesses nizamın temsilcisi siyonist neoconlar ve onlarla aynı merkezden idare edilen Türkiye’deki İsrailci medya ve akademiya bu çekilme kararının ardından eş zamanlı olarak adeta çılgına döndüler.

Peki neden?

Suriye’de mücadelenin asıl tarafları Türkiye ve İsrail. Esat güçleri de dahil bölgede bulunan ABD, Rusya, İran gibi devletler ve ÖSO, PYD-YPG-PKK-DEAŞ gibi bütün yapılanmalar bu iki ülke adına vekalet savaşları yürütüyor.

Gelinen noktada 16 Eylül’de yapılan Astana zirvesinde Rusya ve İran’ın Fırat’ın doğusuna yapılacak harekat konusunda esnek bir bildirgeye imza atması ve ardından ABD’nin “Suriye sizindir” diyerek bölgeden çekilmesi bu vekalet savaşlarının artık sona erdiğinin göstergesi.

Başa dönersek…

Düne kadar savaş tam tamları çalacak kadar Fırat’ın doğusuna yapılması planlanan hareket için acele edilmesi gerektiğini savunan İsrailci medya ve akademiya nasıl oldu da ağız değiştirerek bir anda “sakın ha!” demeye başladı?

Bu sorunun cevabı 7 Ekim akşamı ekranlara son dakika olarak yansıyan haber spotunda saklı:

İsrail panik düğmesine bastı!

Yazarın Diğer Yazıları