Koronavirüs hayatımızı böyle değiştirdi

Kovid-19 salgını kısa sürede hayatımızda önemli değişiklikler yaptı. Cerrahpaşa’nın yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de çalışanların yüzde 59,6’sının çalışma sistemi değişti. Vatandaşlar evden ya da nöbetleşe sistemle çalışmaya başladı. Araştırmaya katılanların yüzde 93,7’si artık el sıkışmadığını söyledi.

Hayatımızdaki korona değişimi araştırıldı. Katılımcıların yüzde 95.8’i, koronavirüsü tedbirleri kapsamında ellerini sık sık yıkamaya başladığını, yüzde 93,7’si insanlarla el sıkışmaktan kaçındığını, yüzde 89,1’i ise genel hijyenine daha çok dikkat etmeye başladığını bildirdi.


İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Taner Artan liderliğinde “koronavirüs (COVİD-19) salgınıyla ilgili algıların sağlık anksiyetesiyle ilişkisi araştırması” yapıldı. Araştırma, Türkiye genelinde yaşayan 15 -71 yaş arası 448 kişi ile anket yöntemiyle gerçekleştirildi. Araştırmanın dikkat çeken bulguları şöyle: Katılımcıların yaşı arttıkça sağlık kaygı düzeylerinin azaldığı, katılımcıların geliri arttıkça sağlık kaygı düzeylerinin azaldığı, katılımcıların yaşı arttıkça koronavirüsten kaçınma davranışlarının (kişisel temas, ortak alanların kullanımı, koronavirüsle ilgili haber, konuşma) azaldığı tespit edildi. Bu sonuç, salgın döneminde gençlerin sağlık kaygılarının yaşlılara göre daha yüksek olduğunu ve gençlerin yaşlılara göre koronavirüsünden daha fazla kaçınma davranışları sergilediklerini ortaya koydu.



ÇALIŞMA SİSTEMİ DEĞİŞTİ


Araştırmaya katılanların yüzde 59,6’sı salgın sonrası çalışma sisteminde değişiklik olduğunu belirtirken yüzde 40,4’ü salgın sonrası çalışma sisteminde herhangi bir değişiklik olmadığını söyledi. Çalışma sisteminde yaşadıkları değişiklik konusunda katılımcıların yüzde 38,5’i uzaktan çalışma, yüzde 29,4’nün nöbetleşe çalışma, yüzde 20,4’nün idari izinli, yüzde 6,3’ü ücretsiz izin, yüzde 5,4‘ü de işten çıkarılma gerekçesini beyan etti.



TÜRKİYE’NİN ÖNLEMLERİ YETERLİ


Katılımcılar Türkiye’nin hastalığın önlenmesinde yaptığı çalışmaları dünya ülkelerine göre daha yeterli görüyor.



BULAŞMA KONUSUNDA KARARSIZLIK


Katılımcıların yüzde 51,1’i koronavirüsten kişisel tedbirler alarak korunabileceğini düşünürken, yüzde 23,8’i ise kararsız kaldı. Katılımcıların yüzde 50’si ne kadar önlem alınırsa alınsın koronavirüsün bulaşmasının engellenemeyeceği düşüncesini ifade ederken, bu konuda kararsızların oranı ise yüzde 20.



İNSANLARLA SELAMLAŞMIYORUZ


Katılımcıların yüzde 74’ü koronavirüs nedeniyle toplu taşıma araçlarını kullanmadığını belirtti. Katılımcıların yüzde 79’u koronavirüs sebebiyle insanlarla selamlaşırken onları öpmediğini, yüzde 80’i insanlarla selamlaşırken ellerini sıkmadığını ifade etti.



DEVLET ÖNLEM ALDIKÇA KAYGI AZALDI


Salgın döneminde katılımcıların yüzde 28,8’i evden çıkmadığını, yüzde 5.7’si evden çıkma davranışına devam ettiğini, yüzde 65.5’i de mecbur olduğu için evden çıktığını ifade etti. Katılımcıların koronavirüse dair kontrol algıları arttıkça sağlık kaygılarının azaldığı bununla birlikte koronavirüsün oluşturduğu tehlike ve virüsün bulaşıcılığına yönelik inançlarının da azaldığı belirlendi.



MASKE KULLANIMI DÜŞÜK


Katılımcıların yüzde 95.8’i, koronavirüsü tedbirleri kapsamında ellerini sık sık yıkamaya başladığını, yüzde 93,7’si insanlarla el sıkışmaktan kaçındığını, yüzde 89,1’i ise genel hijyenine daha çok dikkat etmeye başladığını bildirdi. Katılımcıların sadece yüzde 48,8’i maske ve eldiven kullandığını ifade etti. Bu sonuç, halen vatandaşların yarısının maske ve eldiven kullanmadıklarını gösterdi. Katılımcıların yüzde 71’i koronavirüsle ilgili medyanın, katılımcıların yüzde 88,2’si sağlık çalışanlarının bu hastalığı abartmadığını kaydetti.



KADINLAR DAHA KAYGILI


Kadınların salgın dönemindeki sağlık kaygıları erkeklerden daha yüksek çıktı. Bununla birlikte erkekler kadınlara göre koronavirüsüne yakalanma ihtimalini daha yüksek olarak görüyor. Kadınlar salgın döneminde erkeklere göre kişisel temaslardan daha fazla kaçınıyor. Öğrencilerin, çalışanlara göre sağlık kaygılarının daha yüksek olduğu tespit edildi. Katılımcıların yüzde 77,7’sinin ekonomik endişelerinin var olduğu tespit edildi. Ayrıca ekonomik endişeleri yüksek olan katılımcıların salgın dönemi kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlendi.

DİĞER HABERLER