Türkiye'deki İsrail'in İstanbul Sözleşmesi üç kağıtçılığı!

Kadına şiddet olayı olunca "uygulanmıyor", LGBT hedefe konunca "uygulanıyor" denerek ülkede yaygara kopartılan İstanbul Sözleşmesi konusundaki muhalefetin iki yüzlülüğünü ele aldık...

2011 yılının Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleşen, Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu toplantısında imzaya açılan İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesini konu alan uluslararası bir belge... Sözleşme 1 Ağustos 2014 itibarıyla Türkiye’de resmen yürürlüğe girdi.


Tanımında belirtildiği gibi masum bir sözleşme değil ancak sözleşmenin maddelerinden ziyade uygulanması ve uygulama şekli önemli…


En son Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın LGBT sapkınlığını hedef almasıyla yeniden gündeme getirilen İstanbul sözleşmesi ile ilgili muhalefet çok açık bir samimiyetsizlik içerisinde…


Türkiye’deki İsrail, güdümündeki muhalefet partileri ile hükümeti bu sözleşme ile iki şekilde vuruyor. Bu amaçla kullandığı enstürmanlar CHP, İP, HDP… Bunlar normal ama normal olmayan işin diğer kanadında SP ve YRP’nin olması!


İP Genel Başkanı Akşener'in açıklaması...

KADINA ŞİDDET KONU OLUNCA: SÖZLEŞME UYGULANMIYOR


Kadına şiddet olayı söz konusu olunca CHP, İP, HDP ve onlara yakın akademiyayı sahneye süren Türkiye’deki İsrail şu söylemi söyletiyor: “Hükümet İstanbul sözleşmesini uygulamaya koymuyor. Kadınlar bu sözleşme uygulanmadığı için ölüyor. İstanbul Sözleşmesini uygulamadığı için kadın ölümlerinin sorumlusu AKP!”


İşte muhalefetin İstanbul Sözleşmesi konusunda hükümete karşı sergilediği tutumun bir yüzü böyle yani sözleşme uygulanmıyor diyor!


İşin diğer yüzü ise daha tehlikeli… Çünkü onlar pirincin içindeki beyaz taş misali! Milli Görüş’ün siyasi mirasını üzerinde oturan iki parti SP ve YRP’den bahsediyoruz ve onlara yakın akademiyadan…


Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş LGBT sapıklığını hedef alınca LGBT destekçileri adeta bir linç kampanyası başlattılar Diyanet kurumu ve başındaki Erbaş için… Özgürlüklerden, özel hayata müdahaleden tuttular ahlaksızlığı olanca yüzsüzlükleri ile savundular.


Arkalarına da Ankara Barosu öncülüğünde Türkiye’deki İsrail medya ve akademiyasını alarak yeri göğü inlettiler. Onlar ahlaksızlığı yüzsüzce savundular karşısındaki köle zihniyeti ile yetiştirilmiş Müslümanlar dinlerini savunamadılar.


Her gün bir baro LGBT’ye destek açıklamaları yaparken karşısında Diyanet’in yanından duran bir tek baro çıkmadı en iyisi bile ancak sessiz kalabildi. Halbuki Cumhurbaşkanı Erdoğan barolarda düzenlemeye gideceğiz deyince hepsi tek ses koro halinde devlet karşıtı bir söylemle düzenlemeyi istemediklerini açıkladılar.



LGBT KONU OLUNCA İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ UYGULAMA, YIRT AT!


İşte Türkiye’deki İsrail ülkemizdeki LGBT karşıtlığını ve bu alandaki boşluğu bildiği için tepkileri kendi amaçları doğrultusunda kullanmak maksadıyla düğmeye bastı. Tabi ki LGBT karşıtlığını da CHP, İP ve HDP ile yapacak değildi.


Bu kez sahneye en az onlar kadar kendisinin güdümündeki iki partiyi sahneye sürdü; SP ve YRP’yi…


Daha önce muhalefet partilerine hükümeti İstanbul Sözleşmesini uygulamıyor diye eleştirten Türkiye’deki İsrail bu kez tam aksini söyletmeye başladı: “LGBT iktidardan cesaret alıyor, derhal İstanbul Sözleşmesini yırtıp atması lazım.”


Söyleyenler kim SP ve YRP!


E hani "sözleşme uygulanmıyor diye kadınlar ölüyor" diyordunuz? Ne oldu?


Olan şu işine bu kez de böylesi geldiği için onu unutturdu uygulanıyor dedirterek devlete vurmaya başladı.


Sonuçta karşısında iki yüzlülüğünü yüzlerine vuracak bir medya yok! Karşısında görünenler de İsrail güdümünde...



Evet işte Türkiye'deki İsrail İstanbul Sözleşmesi'ni yırt diyerek devleti vurma görevini de SP ve YRP'ye vermişti...


İşin dikkat çeken tarafı ise LGBT’ye yarım ağız karşı çıkarken iktidarı olanca şiddetiyle eleştiriyorlardı. LGBT’ye bir kelime söyledikten sonra hemen “ama” ve “fakat” diyerek hedeflerine hükümeti koyuyorlardı.


Bu sayede LGBT sapkınlığına dolaylı olarak destek veriyorlardı. Öyle ya düşmanın düşmanı dostun madem hükümete düşmanlık eden LGBT de hükümet karşıtlığında SP ve YRP’nin dostu oluverdiler.


Üç kağıtçılığı, illüzyonu görüyor musunuz? Kadına şiddet olayları olunca uygulanmıyor diye yaygara koparan muhalefet LGBT söz konusu olunca tersini söyletip İstanbul Sözleşmesini gündeme getirerek LGBT’ye dolaylı destek sağlayıp, hükümeti bir de bu şekilde yıpratıyor. 


Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil bu garabet durumu şu sözlerle değerlendiriyor: 


“Garabete bakar mısınız? Atatürkçüler yanında Batıcı statükoyu savunan SP ve YRP onların desteklediği İstanbul Sözleşmesine karşı! 


Halbuki hile rejimi ve köle düzeni diyerek insanları dininden uzak, İsrail’e köle olsun diye eğiten, yaşatan sistemi hedef alan Erbakan’ın ömrü bu Yahudi zihniyeti ile mücadele ile geçmişti.


Şimdi siyasi mirası üzerinde siyaset yapan iki parti ise statükocuların tarafında devletine kılıç sallıyor. Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil SP ve YRP’nin içler acısı halini şu sözlerle anlatıyor:


- Türkiye'deki İsrail güdümlü SP ve YRP Batıcılık ideolojisini resmileştiren Atatürkçülüğe değil yalnız İstanbul Sözleşmesine karşı.


- Türkiye'deki İsrail güdümlü SP ve YRP'nin Millî Görüş'e ve Türkiye'ye oluşturduğu handikap CHP'den daha büyük olmaktadır!


Hükümetin bir düzenlemeyle Türkiye’deki İsrail’in güdümündeki partilerle devlete zarar vermek için iki yönlü kullandığı İstanbul Sözleşmesi enstürmanını ellerinden alması gerekiyor.

DİĞER HABERLER