Çin'in vahşi mutfağı tam da hadislerde buyrulduğu gibi: Ne görürlerse yiyorlar!

'Ebola' ve 'Sars' gibi 'Kovid-19'un da ürediği Çiin'in vahşi hayvan pazarları halk sağlığını ve ekonomiyi tehdit ediyor. Vahşi hayvan tüketilen ve ticaretinin yapıldığı, sağlıksız, kötü düzenlenmiş pazarlar Çin’de bu tür salgınlar için ideal bir ortam oluşturuyor. Yeni virüslerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan vahşi hayvan pazarlarının yıllık 57 milyar dolar civarında kazancı olduğu belirtiliyor.

Çin'in vahşi mutfağı hakkında biraz bilgi, sahibi olunca akıllara Peygamberimizin 1400 yıl önce buyurduğu hadis-i şerifteki ne görürlerse yerle ifadesi geliyor. Vahşi hayvanlardan, ceninlere kadar ne bulsa yiyen Çinlilerin bu durumu dünyaya çok sayıda mikrobun bulaşmasına da sebep oluyor.


Resulullah(s.a.v.) dedi ki: "O, Şam'da bir ağaçtır ki o ağacın uzunluğu yüz yirmi arşındır. Göğe doğru yükselir" buyurdu ve ondan sonra Peygamber(s.a.v.), şunu ilave etti: "İşte bunlara ne dağ dayanır ve ne de demir. Onların ikinci sınıfı da kulaklarının birini serer, ötekini de kendisine yorgan yapıp öyle yatar. Fil, yabani hayvan, deve ve domuz ne görürlerse yerler. Onlardan birisi öldüğünde de onu yerler, Onların bir ucu Şam'da, bir ucu Horasan'da olacaktır. Doğu nehirlerinin tümünü ve Taberiye Gölü'nü de içeceklerdir." 
- Rudani, C.5, H.no: 9931, s.372 


Kovid-19'un da Ebola ve SARS virüsleri gibi hayvanlardan insanlara geçtiği kanıtlandı. Bir buçuk milyar nüfusa sahip Çin'in Wuhan şehrindeki bir pazarda 10 Aralık 2019 günü tespit edilen Kovid-19, aradan 4 ayda tüm bütün dünyayı etkisi altına alan ölümcül salgına dönüştü. Vahşi hayvan tüketilen ve ticaretinin yapıldığı, sağlıksız, kötü düzenlenmiş pazarlar Çin’de bu tür salgınlar için ideal bir ortam oluşturuyor.


Bu vahşi mutfakta böceklerden, yarasalara, farelerden köpeklere ve hatta insan ceninlerine kadar her türlü iğrenç şey yer alabiliyor. Yani tam da hadiste buyrulduğu gibi ne görürlerse yerler!


İLGİLİ HABER: Hadislerde hayvandan türeyen mikropla yok olacağı buyrulan Yecüc ve Mecüc Çin mi?


Yeni virüslerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan vahşi hayvan pazarlarının yıllık 57 milyar dolar civarında kazancı olduğu belirtiliyor. Çin, vahşi hayvan satış endüstrisinin kontrolü için pazarlara çeşitli yasaklar getirmiş olsa da, illegal satışlar devam ediyor. Bu da ticarete meşruiyet sağlıyor. Sıradışı bir yemek kültürüne sahip olan Çin mutfağı kontrol altına alınmazsa, gelecekte insanlığı üstesinden gelemeyeceği salgınlar bekliyor. Çin'in 'vahşi tüketim' alışkanlığı dünya çapında biyogüvenlik, halk sağlığı ve ekonomiyi de tehdit ediyor.


Koronavirus nihayet Çin’de sürdürülen yasadışı vahşi hayvan ticaretinin bir halk sağlığı sorunu olduğunu anlaşılmasını sağladı.


Dünyayı saran koronavirüs salgını ile yaşanan küresel pandemi, 1.5 milyar nüfuslu Çin’in yasadışı vahşi yaşam ticaretine yönelik girişimlerin engellenmesi adına önemli bir dönüm noktası olabilir.


Yasaklar, karantina, ölü sayısı gibi sürecin aşamalarının yanı sıra dünya genelinde kamuoyu daha çok halk sağlığı ve salgının küresel bazda ekonomilere etkisine odaklanıyor. Ancak pandemi daha çok kategorilere ayrılırsa belki de temel sorun olan söz konusu salgının ilk nedeninin incelenmesi, çözüm bulunması adına gündeme gelebilir.


Çin'in iğrenç mutfağından bir görüntü...

Canlı vahşi hayvan satışı yapıyorlar


Hastalığın çıkış noktası, hem yasal hem de yasadışı temin ve satışı ile vahşi hayvan ticaretinin önemli merkezi olan Çin'in Wuhan şehri. Salgının, Wuhan kentinde tavus kuşu, kirpi, yarasa, sıçan da dahil olmak üzere, çeşitli canlı vahşi hayvanların ve etlerin yaygın olarak bulunduğu bir pazardan kaynaklandığı biliniyor. Aynı zamanda ülkede refah standartlarının en iyi olduğu bir pazar burası.


Bu ticaretin bir kısmı Çin iç hukukuna göre yasal olmakla birlikte, genellikle aynı pazarda veya pazar dışında paralel bir yasadışı ticaretin varlığı, yasadışı vahşi yaşam ürünlerinin sisteme dahil edilmesine izin veriyor. Bu durumun düzenlenmesi ve kontrolü çok zor.



Canlı vahşi hayvan satışı revaçta...


Ayrıca daha önce yaşanan Ebola ve SARS salgınlarında olduğu gibi, virüsün hayvanlardan insanlara geçtiği kanıtlandı. SARS olarak da bilinen Şiddetli Akut Solunum Sendromu, diğer türlerine göre daha ciddi semptomlara neden olabilen diğer bir koronavirüs türü olarak ilk olarak Güney Çin’deki Guangdong Eyaleti’nde tespit edilmiş ve 774 kişi hayatını kaybetmişti.


İLGİLİ VİDEO: Yecüc ve Mecüc Çin mi?



Virüsler burada ürüyor


Vahşi hayvan tüketen ve ticaretini yapan sağlıksız ve kötü düzenlenmiş bu pazarlar Çin’de bu tür salgınlar için ideal bir ortam oluşturarak yeni virüslerin ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Tezgahlarda yavru kurtlar, ağustosböcekleri, akrepler, bambu sıçanları, sincaplar, tilkiler, misk kedileri, kirpiler, semenderler, kaplumbağalar, yılanlar, timsahlar ve çeşitli canlı haşerat satışı yapılıyor.


Çoğu kişinin midesinin kaldırmadığı bu yemekler Çinliler tarafından büyük bir lezzetle tüketiliyor.

Vahşi hayvan tüketim kültürünün yoğun olduğu Çin’de koronavirüs örneğinde olduğu gibi bu tür salgınlar hızla yayılabilir. Çin hükümeti uzun süredir ülkenin vahşi yaşamın “sürdürülebilir kullanım” yaklaşımını savunuyor. Bununla birlikte, mevcut krize, bu tür pazarlara geçici bir yasak getirerek, yerli vahşi hayvan ticaretinin önemli bir bölümünü kapattı.



Salgınların biyogüvenlik, halk sağlığı ve ekonomiye etkisi


Dünyada pandemiye sebep olan koronavirüs salgını kontrol altına alındığında vahşi hayvan ticareti ve tüketilmesi gündeme taşınmalı. Çünkü söz konusu tüketim şekli dünya çapında biyogüvenlik, halk sağlığı ve ekonomiyi tehdit ediyor.


Çin hükümeti COVID-19 salgını sonrası 20 bin nesli tükenmekte olan hayvanların satıldığı işletmelere geçici yasak koydu. Çin Mühendislik Akademisi'nin yayınladığı bir rapora göre vahşi hayvan yetiştirilmesi ve tüketilmesi endüstrisinin yıllık 57 milyar dolar civarında kazancı olduğu tahmin ediliyor.


Atıştırmalık olarak tüketilen kavrulmuş akrep ve kertenkele...

Ortaya çıkan pandeminin 2.7 trilyon ABD dolarına mal olabileceği düşünüldüğünde, tamamen ekonomik gerekçelerle bile, vahşi hayvan endüstrisine düzenleme getirilmesi zorunluluğu ortaya çıkıyor.



Vahşi yaşam ticaretiyle mücadele etmek pratikte ne anlama gelir?


İlk olarak, kaplan veya pangolin (karıncayiyen) gibi nesli tükenmekte olan türler için üreme merkezleri kalıcı olarak kapatılması ile önlem alınmaya başlanabilir. Virüsün ana kaynağının birçok farklı vahşi hayvan olabileceği bilindiği gibi yüksek oranda yarasa veya pangolin olduğunu kanıtlandı. Pangolinlerde de koronavirüsler bulunuyor.


Çin'in iğrenç mutfağından bir görüntü daha...


Çin’de ulusal bir hareket ile bu yasakların devamlılığı sağlanmalı. Halk eğitimi kampanyaları ile insanlara yaban hayat ticaretinin (hem yasal hem de yasadışı) nesli tükenmekte olan türlere nasıl zarar verdiğini anlatıyor, ancak mesaja rağmen işleyiş farklı. Paralel bir yasal pazarın varlığı hala bu tür ürünlerin satışına meşruiyet sağlıyor ve bunları satın almanın uygun olduğunu bildiren bir mesaj gönderiyor böylece talep azalacağı yerde artış gösteriyor.


COVID-19 salgını vahşi hayvan ticaretiyle mücadele etmek ve hayvan kaynaklı hastalıkların mutasyona uğramamasını ve insanlara geçmesini engellemek için eşsiz bir fırsatı ortaya çıkardı. Ancak sadece bu fırsat, bir sonraki - belki de daha öldürücü - pandemi ortaya çıkana kadar bir kez daha ertelenmemeli.

DİĞER HABERLER