Hafter saldırıları sürdürürse gereken dersi vermekten çekinmeyiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkenin meşru yönetimine ve Libya’daki kardeşlerimize saldırılarını sürdürmesi halinde darbeci Hafter’e hak ettiği dersi vermekten asla çekinmeyeceğiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Gündemdeki konularadair önemli mesajlar veren Erdoğan ateşkes anlaşmasını kabul etmeyen Hafter hakkında da sert açıklamalarda bulundu.


Önümüzdeki günlerde, darbeci Hafter ile ülkenin meşru yönetimi arasında yapılacak tercihleri dikkatle takip edeceklerini belirten Erdoğan, "Ülkenin meşru yönetimine ve Libya’daki kardeşlerimize saldırılarını sürdürmesi halinde darbeci Hafter’e hak ettiği dersi vermekten asla çekinmeyeceğiz. Libya halkını özgürlüğe ve istikrara kavuşturana kadar, bu coğrafyadaki varlığımız sürecektir." dedi.


İşte Erdoğan'ın konuşmasından Libya gündemi değerlendirmesi:


"Türkiye’nin Libya’ya ilgisinin sadece ekonomik, askeri, diplomatik ve siyasi sebeplere bağlı olduğunu sananlar yanılıyor, hem de çok yanılıyor.


Libya, harita üzerinde biraz uzak gözükebilir ama bizim için yabancı bir yer asla değildir. Barbaros’un yadigârı Libya, asırlar boyunca Osmanlının önemli bir parçası olmuştur.  Türkiye ve Türk Milleti olarak, Libya ve Libya halkı ile çok derin tarihi, insani, sosyal bağlarımız vardır.  Bunun için Libya’da yaşananlara kayıtsız kalamayız. Kimse bizden, ülkemizden yardım isteyen Libyalı kardeşlerimize sırtımızı dönmemizi bekleyemez.  Libya’yı kana ve ateşe bulayanlar, sadece yönetimi ele geçirmeye çalışmıyor, aynı zamanda ülkemize karşı kinlerini de sergiliyor.



"Hafter onları da yok etmenin peşindedir"


Bu ülkede, darbeci Hafter’e tabi olmayan Arap kardeşlerimiz var. Hafter onları yok etmek istiyor.Bu ülkede Hafter’in hedef aldığı Berberi, Amazig, Tuareg kardeşlerimiz var. Hafter onları da yok etmek istiyor. Libya’da, Hafter’in etnik temizliğe tabi tuttuğu, Barbarosların, Turgut Reislerin torunları olan ve sayıları 1 milyonu aşan Osmanlı bakiyesi Köroğlu Türkleri var. Hafter onları da yok etmenin peşindedir.



"Libya’daki ecdat torunlarına sahip çıkmak en başta gelen görevimizdir"


Kuzey Afrika boyunca her yerde olduğu gibi Libya’daki ecdat torunlarına sahip çıkmak en başta gelen görevimizdir. Irak’taki ve Suriye’deki Türkmenler, Balkanlar’daki Türkler, Kırım’daki kardeşlerimiz, Kafkasya’daki Ahıskalılar neyse, Libya’daki Köroğlu Türkleri de odur. Arabı, Berberisi, Amazig’i, Tuareg’i, Köroğlu Türküyle, Libya’daki tüm bu kardeşlerimize karşı tarihi sorumluluklarımızın farkındayız.


Onlar geçmişte en zor günlerimizde bizim yanımızda oldular. Bizim de bugün zor günlerinde onların yanında olmamız gerekiyor.



"Libya’nın Kıbrıs Harekatında ülkemize verdiği desteği de mi unuttunuz?"


Nitekim tüm imkanlarımızla Libyalı kardeşlerimizin yanlarına koştuk. Bırakınız diğer unsurları, bu ülkedeki Türk varlığından ve onların etnik temizliğe tabi tutulduğundan bile haberi olmayanları gördükçe, inanın milletimiz adına üzülüyoruz.  Kendi öz kardeşlerini bile tanımaktan uzak olanların, bu milletin davasını gütmeleri elbette mümkün değildir.


Hadi bunları bir kenara bıraktık, Gazi Mustafa Kemal’in Libya’daki mücadelesi de mi size bir şey ifade etmiyor? Hadi onu da geçtik, Libya’nın Kıbrıs Harekatında ülkemize verdiği desteği de mi unuttunuz? Libya'da ne işiniz var diyenler, unutmayın, bunlar siyasetin cahilleridir.


Türkiye müdahale etmeseydi, Hafter tüm ülkeyi ele geçirmiş olacaktı"


Türkiye’nin Libya konusunda ortaya koyduğu net tavrın, Akdeniz’deki siyasi ve ekonomik oyunları bozma yanında, işte böyle daha derin bir arka planı vardır. Açık konuşmak gerekirse, şayet Türkiye müdahale etmeseydi, bugün darbeci Hafter tüm ülkeyi ele geçirmiş, Libya halkının tamamı zulmün pençesine düşmüş olacaktı.

 


"Darbeci Hafter, ateşkesi imzalamaya yanaşmadı"


Türkiye ve Rusya olarak başlattığımız inisiyatifle, Libya’da bir ateşkesi sağlamak için epeyce gayret gösterdik. Ateşkesi yazılı hale getirmek amacıyla dün Moskova’da yapılan görüşmelerde Trablus Hükümeti son derece yapıcı ve uzlaşması tavır sergiledi. Trablus Hükümetinin bu müspet tutumuna rağmen, darbeci Hafter, ateşkesi imzalamaya yanaşmadı.


Darbeci Hafter’in ortaya sürdüğü şartlar, zaten gerçek yüzünü ve asıl niyetini gösteriyor. Tabii, darbeci Hafter’in daha önceki anlaşmalardaki sicilinin hiç de iyi olmadığını biliyoruz. Hafter'in ortaya sürdüğü şartlar asıl niyetini gösteriyor.


2015’teki anlaşmada işine gelen kısımları uygulayıp, diğer kısımları tanımayan bir zihniyetin, bugün ateşkesi reddetmesi, şahsen bizi çok şaşırtmadı. Ancak, bu defa, geçmişten farklı olarak işin içinde Türkiye var. Her şeye rağmen dün Moskova’da yürütülen görüşmeleri, darbeci Hafter’in gerçek yüzünün uluslararası kamuoyuna göstermiş olması bakımından olumlu buluyoruz.



"Berlin'de yapılacak zirvede bu meseleyi değerlendireceğiz"


Pazar günü Berlin’de yapılacak zirvede bu meseleyi, Türkiye yanında, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya, İtalya, Mısır, Cezayir ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin katılımıyla liderler düzeyinde değerlendireceğiz. Bu toplantıya ayrıca, Amerika başta olmak üzere diğer bazı ülkelerden daha alt düzeyde katılım da olacak.


Ayrıca, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Afrika Birliği, Arap Ligi gibi uluslararası kuruluşlardan da katılım bekleniyor.  Biz, Tunus ve Katar’ın da mutlaka bu masada olması gerektiğini düşünüyoruz. Şu ana kadar istediğimiz neticeyi bu konuda alamadık.


Uluslararası toplumun vicdanlı ve ahlaklı davranması halinde, Libya’daki krizin kısa sürede sulh yoluna girmesi mümkündür.


Ancak, coğrafyamızın pek çok yerinde olduğu gibi, Libya’da da meseleye sadece petrol kaynaklarına hâkim olma gözüyle bakılırsa, daha çok kan akacak demektir.



"Darbeci Hafter’e hak ettiği dersi vermekten asla çekinmeyeceğiz"


Önümüzdeki günlerde, darbeci Hafter ile ülkenin meşru yönetimi arasında yapılacak tercihleri dikkatle takip edeceğiz. Ülkenin meşru yönetimine ve Libya’daki kardeşlerimize saldırılarını sürdürmesi halinde darbeci Hafter’e hak ettiği dersi vermekten asla çekinmeyeceğiz. Libya halkını özgürlüğe ve istikrara kavuşturana kadar, bu coğrafyadaki varlığımız sürecektir."



DİĞER HABERLER