İllüzyoncu medya ve akademiya Özal'a yaptığını şimdi Trump'a yapıyor

İllüzyoncu medya ve akademiya Özal'a yaptığını şimdi Trump'a yapıyor

Düşünce ve fikir özgürlüğünün araçları olarak pazarlanan Twitter, Facebook, Youtube gibi sosyal medya platformları ile teknoloji devleri Google, Apple ve Amazon sansür araçlarına dönüştü. Twitter, ABD Başkanı Trump’ın hesabını askıya alırken taraftarlarına karşı cadı avı tüm hızıyla sürüyor. ABD’li muhafazakarların Twitter’a alternatif olarak kurduğu Parler, Google Play ve App Store’dan (Apple) kaldırıldı. Amazon Web Services de hizmet sunmayacağını bildirdi.

Dünya Siyonizmi'nin merkezi ABD'de sisteme ters bir isim Başkan seçilip, düzenlerine tehdit oluşturmaya başlayınca düşünce ve fikir özgürlüğünün araçları olarak pazarlanan Twitter, Facebook, Youtube gibi sosyal medya platformları ile teknoloji devleri Google, Apple ve Amazon sansür araçlarına dönüştü.


Aslında ABD'nin yaşadığı bu duruma Türkiye yabancı değil! Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil ABD'ye yaşanan mücadelenin düzeyini şöyle tarif ediyor:


ABD'de Siyonist kurulu düzene karşı Başkan Trump'ın mücadelesi Türkiye'de 1980'li yıllardaki Özal'ın vesayetçi kurulu düzenle mücadelesi düzeyinde. İllüzyoncu medya ve akademiya Özal'a yaptığını şimdi Trump'a yapıyor.
(GEÇKİL)


Özal da Trump gibi Yahudi'nin tam hakimiyet dönemlerinde ülke yönetimine gelmiş biriydi. Erdoğan iktidarının şimdiye kadar yaptıklarından çok daha fazla hizmetler yapan Özal telekominikasyon devrimi gerçekleştirmişti. 


Sabetayist Yahudilerin medya ve sermayedeki tekellerini kıran Özal döviz girdisini serbest hale getirmişti.


Sabetayist oligarşi şeklinde kurulan Türkiye için bu hizmetlerin hepsi sistemin kirişlerine vurulmuş birer darbeydi. Ve ağır bedelleri olacaktı. Nitekim öyle de oldu.


Önce Başbakanlık ardından da Cumhurbaşkanlığı yapan Özal Türkiye'deki İsrail illüzyoncu medya ve akademiyasının linç kampanyasına en ağır şekilde maruz kaldı.


Eşi, kızı, oğlu sürekli malum medya ve akademiyada her türlü ahlaksız ve seviyesiz saldırının hedefi oldu.



Özal’ın kızına bir Jaguar marka otomobil hediye ettirip, ülkeyi bu haberle ayağa kaldırmışlardı. Statüko bürokrasisi amblemi davulu delen jaguar olan bir parti kurdurmuş, resmen seçime sokup, TRT’de propaganda imkânı da sağlamıştı. Bütün bu hakaretlere, haksızlıklara maruz bırakılan Başbakan Özal üstelik de diktatör diye niteleniyordu… Özal’ın bu ülkeye yaptığı hizmetlerden bugün 80 milyon yararlanıyor. Kızı Zeynep kirasını ödeyemediğinden ev sahibi kapıya koydu diye gazeteler haber yaptı!


Çok uzak bir tarihten bahsetmiyoruz ama malum medya bunları anlatmadığı için şu an hiç yaşanmamış gibi geliyor büyük bir kesime...


Eşi Semra Özal'ın yaşantısından, oğluna kadar her türlü konu bahane edilerek Özal'a karşı acımasızca saldırılıyor, Erol Simavi ülkenin en çok okunan gazetesinin manşetinden ülkenin başbakanına Çomar diye hitap ediyordu.


Yahudi'nin bu karalama kampanyalarına rağmen Özal döneminde Türkiye'ye çok büyük hizmetlerin yapılmasının arkasında da yine üstün bir akıl ve irade vardı.


Erbakan'ın kurduğu Milli Derin Devlet eliyle desteklenen Özal eliyle ülkeyi kalkındıracak, Türkiye'deki İsrail'in düzenin sarsacak projeler bir bir hayata geçiyordu.


Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, Özal döneminde yapılan hizmetlerin Erbakan'ın Türkiye'ye kazandırdığı paralarla gerçekleştirildiğini şöyle 14 Mart 2012 tarihli gazetemizin Editör köşesinde şöyle değerlendirmişti:


"Erbakan bir aralar Refah Partisi mitinglerinde Başbakan Özal’a seslenerek şöyle derdi: Ey Özal, sen 1000 trilyon lira harcadın, hani ne yaptın?


O zamanlar katrilyon kullanılmadığı için pek kimse bilmiyordu. Bu yüzden Erbakan katrilyon yerine 1000 trilyon diyordu. Ama asıl Başbakan Özal’dan bunca parayı harcadın hepsini çarçur ettin hala ortada bir şey yok diye hesap sorması manidardı…


Çünkü Başbakan Özal zamanında Türkiye gerçekten çok kısa sürede büyük kalkınma hamleleri gerçekleştirdi ve çağ atladı. Ünlü tabirle 70 Sente muhtaç ve döviz taşımanın suç olduğu bir Türkiye’ye çok kısa sürede adeta döviz yağmaya başladı…


 Ancak Erbakan’ın Başbakan Özal üzerinden Türkiye’ye harcadığı bu paraların büyüklüğü karşısında gerçekleştirilen yatırımlar yetersiz kalıyordu. Çünkü bu paralar harcanırken yeterli yapılanmalar olmadığı için çoğu boşa gidip çarçur oluyordu. Başbakan Özal döneminde ayyuka çıkan rüşvet ve yolsuzluk iddialarının nedeni de buydu.


Aslında Başbakan Özal’ın pek suçu yoktu. Eskimiş, köhne devlet mekanizması ve kifayetsiz, işbirlikçi özel sektör eliyle kısa sürede muazzam paralar harcanmak zorunda kalınınca büyük fireler verilmesi kaçınılmaz oluyordu… Ama ne de olsa sonuçta bir şekilde ekonomiye yansıyor ve ülke hızla kalkınıyordu…"



TRUMP DA ÖZAL'IN YAŞADIKLARINI YAŞIYOR!


İşte şimdi benzer bir süreçten ABD geçiyor. 


ABD’de Kongre baskını sonrasında Başkan Donald Trump’a ve destekçilerine yönelik baskı politikası hızla devam ediyor. Trump, Cumhuriyetçi Parti ve muhafazakâr seçmeni özellikle dijital mecralar üzerinden hedef almaya ve adeta varlıklarını son vermeyi hedef alan yasaklama yöntemleri, ABD’nin övündüğü liberal değerler üzerinden bir saldırıya dönüştü. Trump ve destekçilerinin ifade ve girişim özgürlüğü tam anlamıyla ablukaya alınmış durumda. Bunun en dikkate değer örneği ise Twitter’a alternatif olarak 2018 yılında kurulan Parler adlı sosyal medya mecrasını hedef alan adımlarda görülüyor. ABD’li muhafazakâr seçmenin Twitter ve Facebook gibi mecralardaki sansür girişimlerinden kaçarak tercih ettiği ve ABD’de teknoloji tiranlığına başkaldırı diye nitelenen Parler, önce Google Play ve App Store’dan (Apple) kaldırıldı. Son olarak ise Amazon Web Services, Parler’ın web sitesinde paylaşılan şiddet içeriklerindeki artış nedeniyle hizmet şartlarını ihlal ettiğini söyledi ve artık hizmet sunmayacağını belirtti. Böylece Parler’a yalnızca mobilden değil web üzerinden de ulaşma imkânı olmayacak.



TEKNOLOJİ DEVLERİNİN KOORDİNELİ PLANI


Amazon tarafından Parler’a gönderilen e-postada, “Başkalarına karşı şiddeti teşvik eden veya teşvik eden içeriği etkili bir şekilde tanımlayamayan ve kaldıramayan bir müşteriye hizmet sağlayamayız. Parler hizmet şartlarımıza uyamadığından ve kamu güvenliği için çok gerçek bir risk teşkil ettiğinden, Parler’in hesabını 10 Ocak Pazar 23:59 PST itibarıyla askıya almayı planlıyoruz” ifadeleri yer aldı. Parler CEO John Matze ise “Yeni bir servis sağlayıcıya geçmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız, ancak Amazon, Google ve Apple bunu, seçeneklerimizin sınırlı olacağını bilerek koordineli bir şekilde kasıtlı olarak yaptı” dedi.



CUMHURİYETÇİLER KULLANIYOR


Parler’in kurucusu John Matz, Amazon’un kararına ilişkin, “Sosyal ağımız bir hafta boyunca erişim sorunu olabilir. Hızlı bir şekilde yeni bir tedarikçi bulmak için her şeyi yapacağız” diye konuştu. Ancak son zamanlarda Cumhuriyetçi parlamenterler de dahil olmak üzere daha geleneksel muhafazakar kesim de bu uygulamaya yöneldi.



SANSÜR SONRASINDA İLGİ ARTTI


Kongre baskını sonrasında Demokrat Parti ve liberallerin baskısına boyun eğen Twitter, Facebook, YouTube, Instagram, Snapchat gibi birçok belli başlı sosyal medya uygulamasında Trump ve taraftarlarına uygulanan sansür sonrasında Parler uygulaması, hafta içinden itibaren mobil uygulamalar arasında en çok indirilen aplikasyondu. Uygulama, ABD’de 8,1 milyon yeni kullanıcı oranıyla da en fazla indirilen 10 sosyal medya uygulaması arasında yer aldı. Parler, Fransızcada “konuşmak” anlamına geliyor.



LİSTE HAZIRLANIYOR


Öte yandan Trump karşıtı Cumhuriyetçi Lincoln Projesi (Lincoln Project) adlı bir grup ABD’de yeni bir cadı avının başladığını adeta ilan etti. Grubun resmi Twitter hesabından, Trump yönetimindeki yetkili ve çalışanlarının rollerine ilişkin detayların yer alacağı ve şu an hangi konumda bulunduklarına ilişkin bir bilgi havuzunun oluşturulduğu ve rollerine dair sorumluluktan kaçmalarına engel olunacağı belirtilerek, adeta fişlendikleri ilan edildi.



İŞE ALMAYIN UYARISI


Amerikan Forbes dergisinin baş içerik editörü Randall Lane de skandal bir yazıya imza atarak, Trump yönetiminde görev alan kişilere hiçbir şirkette görev verilmemesi çağrısında bulundu. Lane, Trump yönetiminde özellikle sözcülük makamında yer alan üst düzey isimleri hedef aldığı yazısında Amerikalı şirketleri, “Eğer bu kişileri işe alırsanız Forbes, şirketiniz bahsettiği her konunun yalan olduğunu varsayacağız.” sözleriyle adeta tehdit etti.



PEKİ SONUÇ NE OLUR?


Yahudi'nin en güçlü olduğu dönemde Türkiye'de Özal nasıl ki vesayetçi düzeni temelinden sarsan icraatları Milli derin devlet desteği ile gerçekleştirdi ABD'de de Trump Türkiye ile işbirliği sayesinde bunları yapabiliyor.


Biden kongre baskını sonrası "Trump'un bu baskını organize etmesi mümkün değil" açıklaması çok önemli... Çünkü kavga derinlerde yaşanıyor. Diğerleri ise kukla!


Dünyanın her ülkesinde olduğu gibi ABD'de de Milli Görüş derin dünya devleti ile Dünya Siyonizm'i kavga halinde...


Ve sonuç da Erbakan'ın ta başından ilan ettiği gibi olacak!


1978 yılında "ABD ve SSCB'yi karton gibi yırtacağız" diyen Erbakan Cihatçı Gruplar eliyle 1990'da SSCB'yi karton gibi yırttı.


Şimdi sırada ABD var.


Ve 20 yılı aşkın bir süredir sadece Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil'in El-Aziz'de dile getirdiği ABD'nin derinlerde büyük bir kavga yaşadığı ve Erbakan'ın dediği gibi karton gibi yırtılacağı gerçeği şimdi kamuoyu tarafından ancak dillendirilebiliyor.


Çünkü gelişmeler artık saklanamıyor.


İşte tıpkı ABD'de yaşanan olayların bizzat anlattığı gibi sadece Geçkil'in dile getirdiği dünya düzenini değiştirip, Türkiye'yi dünya lideri yapanın Erbakan olduğu da tüm insanlığın anlayacağı şekilde de ortaya çıkacaktır.


Notunu alın bekleyin! Hakikat mutlaka ortaya çıkacaktır. Ve o gün uzakta değil...

DİĞER HABERLER