Büyük Birlik Partisi MKYK Üyesi Selami Ekici

Uzun yıllardır siyasette bulunan ve gençliğinden itibaren Büyük Birlik Partisi saflarında siyasete başlayıp aynı çizgide devam eden, partinin çeşitli kademelerinde görev alarak en son MKYK üyeliğine kadar yükselen Selami Ekici ile BBPden milletvekili adayı olan Selami Ekici ve BBP'nin siyasi vizyonu hakkında konuştuk

+2
Haber albümü için resme tıklayın

RÖPORTAJ

Uzun yıllardır siyasette bulunan ve gençliğinden itibaren Büyük Birlik Partisi saflarında siyasete başlayıp aynı çizgide devam eden, partinin çeşitli kademelerinde görev alarak en son MKYK üyeliğine kadar yükselen Selami Ekici ile BBP’den milletvekili adayı olan Selami Ekici ve BBP’nin siyasi vizyonu hakkında konuştuk…

MİLLETİN MUKTEDİR İKTİDARINI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

Röp: Osman GürsesFoto: Muhammed Gürses

BBP İl Başkanlığından MKYK üyeliğine seçilerek partide aktif görevde bulunan Av. Selami Ekici ülkenin içinde bulunduğu tabloyu anlattı, BBP’nin çözüm önerilerini sundu. Elazığ’ın büyük destek vermesine rağmen iktidar partisinden hak ettiği karşılığı şimdiye kadar alamadığını ifade etti. Ekici; ülkedeki siyasetin yönünü ve sonuçlarını toplumsal mühendislik odaklarının belirlediğinin altını çizdi.

Kısaca sizi tanıyalım…

1970 Çemişgezek Balsuyu köyü doğumluyum. İlkokulu doğduğum yerde, ortaokul ve lise eğitimimi Elazığ’da tamamladım. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Yaklaşık 12 yıldır Elazığ’da serbest avukatlık yapmaktayım. 1998’de Büyük Birlik Partisi’nde il sekreteri olarak aktif siyasete başladım.

Neden siyasete girme ihtiyacı duydunuz?

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’na olan sevgimizden kaynaklandı. Muhsin Yazcıoğlu’nun geçmiş dönemde yapmış olduğu mücadele ve oluşturmuş olduğu kişilik üzerimizde derin tesirler bıraktı ve bu şekilde BBP’de siyasete başladık. O zamandan beri de çeşitli kademelerde görev aldım. İl başkanlığı yaptım, milletvekilliğine, belediye başkanlığına, il genel meclis adaylıklarım oldu. Şimdi bölgeden sorumlu merkez karar yürütme kurulu üyesiyim.12 Haziran 2011 seçimleri için de BBP’den milletvekili adayı oldum. Allah’ın izniyle rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun davasını sürdürme amacındayız.

Neden hep BBP’ de kaldınız? Gençsiniz, çevresi olan birisiniz… Teklifler gelmiyor mu?

Şuna inanıyorum; siyasette istikrarlı ve tek düze olmakta fayda vardır. Sürekli parti değiştirmeyi gayri ahlaki buluyorum. Gerek insani gerekse İslami ahlaka uymuyor bence... Siyasette zikzak çizmeyi de zikzak çizenleri de sevmiyorum. Halkımız nedense yağmur nereye yağarsa tarlayı oraya kaldıran tiplerden hoşnut oluyor.

Bazen diyorlar niye BBP’yi bırakmıyorsun. Ben de Nasrettin Hocanın meşhur bir hikâyesi ile cevap veriyorum. Nasrettin Hoca saz çalıyormuş, sapından tutup tellerine vuruyormuş. Demişler ki “Hocam öyle saz çalınmaz biraz da elini oynatman lazım.” Hoca demiş ki “onlar benim tuttuğum yeri arıyorlar da ondan ellerini aşağı yukarı kaydırıyorlar.” Biz tuttuğumuz yerin doğru olduğuna inanıyoruz, bu hareketi sonuna kadar götüreceğiz bu bize Muhsin Yazıcıoğlu’ndan bir vasiyet olarak kaldı. Ben siyasete BBP ile başladım inşallah BBP ile bitireceğim. Diğer partilerden teklif gelmiyor değil ama yapılan teklifleri hakaret olarak algılıyorum.

BBP’nin, fikirlerini, amacını kısaca özetler misiniz?

Milletin iktidarını sağlamaktır tek amacımız... Şimdiye kadar milletin iktidara gelmediğini düşünüyoruz. Bu da bu günün sorunu değildir ta 18. yüzyılın sonlarında Tanzimat’la başlayıp Cumhuriyet ile devam bir yapının sonuçlarıdır. Batı emperyalizminde kalmış bir İslam coğrafyasından bahsediyoruz. Anadolu topraklarında bir Müslüman bile kalsa bize Batının bakış açısı değişmeyecektir. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar hep bu sebepledir.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun 1980 öncesi mücadelesinde de vardı. O mücadeleden çıkarmış olduğu derslerle siyaset yaptı. Bulunduğu partiden ideolojik manada ayrılarak devletin partisini değil milletin partisini kurdu. Milletin iktidarını gerçekleştirmeye çalıştı. Biz de ona olanca gücümüzle destek olduk. Nihayetinde çabamız hak ve adil düzeni sağlamak; güçlünün haklı değil haklının güçlü olduğu bir dünya düzeni kurmaktır.

Son günlerde Saadet Partisi ile bir ittifak söz konusu oldu siz nasıl değerlendirdiniz bunu? Hatta kamuoyu umutla bakıp Milli İttifak adını koymuştu…

Ne yazık ki Türkiye’de adil bir seçim düzeni yok. Milletin milli iradesi meclise adaletli şekilde yansımıyor. 1980’den sonra getirilen % 10 barajını Deli Dumrul’un kurduğu köprüye benzetiyorum. Geçenden 20 akçe geçmeyenden 40 akçe alıyorlar. Muhalefetteyken hep barajdan yakınanlar iktidara gelince bunu unuttular.

Tabi sadece seçim barajı değil geçim barajı da var. Bu seçimde 18 Mart itibarı ile mecliste bulunan 3 partiye 344 trilyon para verildi seçim harcaması için. Bizim gibi %7’nin altındaki partilerle hazine yardımı yok bu da büyük adaletsizlik oluşturuyor. Büyük partiler daha büyük harcamalar yaparak vatandaşın ve seçmenin gözünü boyuyorlar.

Biz BBP olarak barajın haksızlığını savunmaya geldik. İttifaklar da bunun neticesidir. Bir parti kendi adını kullanmayacak diğer partinin adı altında seçime girecek. Bu da sıkıntı oluşturuyor. Bir parti için en önemli nokta seçimdir. Biz genel başkanımız vasıtası ile TBMM’ye ve iktidar partisine çağrıda bulunduk seçim ittifaklarının önünü açın diye...

Bizim kastettiğimiz ittifakta mesela SP ile BBP ittifak kurmuşsa ikisinin de amblemi olsun SP’liler SP’ye, BBP’liler BBP’ye oy versinler. Neticede o ittifakın oyları olarak gündeme gelip kendi aralarında oy dağılımı yapacaklardı. Bunu da yapmadılar. Ne yazık ki altta kalanın, ezilenin canı çıksan mantığıyla siyaset yapılıyor Türkiye’de...

Bu yüzden de demokrasi sağlıksız işlemektedir. 2002’de %45’e yakın geçen seçimlerde %7 seçmen iradesi dışarıda kaldı. Bu seçimlerde de daha fazla seçmen iradesi meclise yansımayacak. Bu sakat bir durum oluşturuyor. Ama inşallah biz BBP olarak bunun üstesinden geleceğiz. Çünkü şöyle bir anlayış var; doğru partisiniz ama küçük partisiniz. İnşallah milletimiz bu seçimde doğru olanı, dürüst olanı kendinden olanı meclise taşımak zorunda.

Çünkü Türkiye’nin sorunlarının güçlü iktidarlardan değil muktedir ve haklı iktidarlardan geçtiğine inanıyoruz. Bizim SP ile de görüşmelerimiz oldu ama bu tür problemler yüzünden kaldı. Ama şuna da inanıyorum milli ittifakı oluşturmak Türkiye’de birilerinin işine gelmiyor olabilir bu ittifakın olmasını istemeyen güçler de engel olmuş olibilir. Bizce Türkiye’de %60’a yakın bir sağ seçmen vardır. Bunlar gönüllerindeki partileri meclise taşırsa bu problemler hallolacaktır. Güçlü iktidar bazen kontrolsüzlüğü de getirmektedir. Mevcut iktidar partisi iki dönemdir iktidarda maalesef Türkiye’ye verdiği fazla bir şey yok.

Askerin baskısına karşı darbeye karşı bu hükümetin etkin bir mücadele ettiği söyleniyor. Ben bunun bir yanıltmaca olduğuna inanıyorum. Eğer darbeleri önleyen bir kahraman aranıyorsa eski Genelkurmay başkanlarımızdan Hilmi Özkök.

Ergenekon için bir kahraman aranıyorsa o da Zekeriya Öz’dür… Gerçi şimdi geri çektiler ama…

Böylesi geniş çaplı ve tarihi bir davayı bir savcının tek başına yürütebilmesi mümkün mü?

Sonuçta uygulama önemlidir. İtalya’da da bir savcı götürdü işi… Türkiye’de de aynı durum söz konusu…

Zekeriya Öz görevden alındı ama dava devam ediyor…

Seyrinin nasıl devam ettiğini hep beraber göreceğiz…

Hükümetin çalışmalarını beğenmiyorsunuz peki sizin çözüm önerileriniz neler?

Rahmetli Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu, Güvenlik, Özgürlük ve Refah Projesini hazırlamıştı. Şimdi ki Genel Başkanımız Yalçın Topçu öncülüğünde şimdi bu projemizi halka anlatıp hayata geçirmek için iktidara gelmek istiyoruz.

Yerelde hükümeti nasıl görüyorsunuz?

9 yıldır milletvekillerimiz eliyle ilimize gelen hiçbir şey yok. Bir havaalanı, bir terminal binası yapıldı. Yarım yamalak bir doğalgaz döşendi o kadar… Bu yetenekli vekillerimizin olmayışındandır. Bakan seçilebilecek kabiliyette insanları gönderebilseydik böyle olmayacaktı. Ama AKP’nin sistemi Tayyip Erdoğan merkezli olduğu için buna pek mahal verilmiyor.

Geçen dönemki milletvekillerimizden bir tanesi ulusal kamuoyunda yer alacak büyük çaplı bir faaliyet gerçekleştirdi. O da sarhoş bir şekilde polise tokat atıp, istifa dilekçesini mikrofona takmaktı…

Bakın Özal ile kıyaslıyorlar ama Özal büyük hizmetler yapmıştı... Otoyollar yaptı, köprüler yaptı, telekomünikasyon devrimi yaptı. Bu hükümet duble yol diyor Özal otoyollar yapmıştı. Şimdi Edirne’den Hakkâri’ye kadar neden otoyollar olmasaydı.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Büyük Birlik Partisi olarak bu seçimlerde her evden bir oy sloganı ile çalışıyoruz. Yani bir evin tüm üyeleri herhangi bir partiye verebilir. Ama biz diyoruz ki o evden bir kişi de Rahmetli Genel Başkanımızın hatırına Büyük Birlik Partisi’ne oy versin. Biz her evde bize verilecek bir oy olduğuna inanıyoruz. Biz Türkiye’nin geleceğini kendi milletimizle beraber hazırlayalım istiyoruz. Bunun için milletimizin desteğini istiyorum.

El-Aziz Gazetesine bizlere partimizi ve fikirlerimizi anlatma imkanı verdiği için ötürü teşekkür ediyorum. O.G.

03 May 2011 - 20:01 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.