Bu şehrin yürekli bir sese ihtiyacı var

AKP'nin kuruluş döneminde merkez ilçe başkanlığını yapan, teşkilatları yakından tanıyan milletvekili aday adayı Avukat İbrahim Kütük yaklaşan genel seçimler ve Elazığ üzerine özel açıklamalarda bulundu:

Bu şehrin yürekli bir sese ihtiyacı var
Bu şehrin yürekli bir sese ihtiyacı var
+3
Haber albümü için resme tıklayın

AKP’nin kuruluş döneminde merkez ilçe başkanlığını yapan, teşkilatları yakından tanıyan milletvekili aday adayı Avukat İbrahim Kütük yaklaşan genel seçimler ve Elazığ üzerine özel açıklamalarda bulundu:

BU ŞEHRİN YÜREKLİ BİR SESEİNANMIŞ BİR İNSANA İHTİYACI VAR Röportaj: Osman GürsesFoto: Muhammed GürsesKısaca sizi tanıyabilir miyiz?

1969 Elazığ doğumluyum. İlk orta ve lise eğitimini Elazığ da yaptım. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Aynı zamanda Kamu Hukuku Ana Bilim Dalında mastır yaptım. “Düşünce Özgürlüğü ve sınırları” üzerine yazılmış yüksek lisans tezim bulunmaktadır.16 yıldır Elazığ barosuna bağlı olarak serbest Avukatlık yapmaktayım. Evli ve 2 kız çocuğu babasıyım.

Niçin aday olmak istediniz? Neden milletvekilliği?

Siyasete gençlik yıllarımda başladım. Gençlik yıllarımda Refah Partisi ile başladım. 2 dönem Refah Partisi il yönetim kurulu üyeliği 1 dönem de Fazilet Partisi İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum. 2001 yılında Ak Parti’nin kurulması ile birlikte bu partide kurucu il yönetim kurulu üyeliği, il başkan yardımcılığı ve uzun süre de merkez ilçe başkanlığı görevlerinde bulundum.2007 yılı genel seçimlerinde Milletvekili aday adayı olabilmek için görevimden istifa ettim.

Siyaset uzun soluklu bir iştir. Siyasette herkesin nihai bir hedefi vardır. Benim de siyasete girerken milletvekili olma gibi bir hedefim her zaman olmuştur. Çünkü bana göre milletvekili meclis çatısı altında sadece yasama faaliyeti yürütmez. Milletvekilinin yürüttüğü yasama dahil tüm faaliyetlerini siyaset diye adlandırırsak siyaset topluma yön veren en önemli ve en güçlü mekanizmadır.

Bu mekanizma iyi insanlar eline geçerse Türkiye ve Türk insanı hak ettiği hizmeti bulabilecektir. Dikkat edilirse hayatımızın her alanı giyimden, kuşama inançtan özgürlüklere kadar her alanda siyasetin etkisi vardır. Gerek toplumun gerekse meclisin bizim gibi düşünen halkın değerleri ile barışık insanlara ihtiyacı olduğu kanaatinde olduğum için milletvekilliğini tercih ettim.

Neden Ak Parti’yi tercih ettiniz?

Benim siyasi geçmişime bakarsanız sürekli Genel Başkanım R.Tayyip ERDOĞAN’ın siyaset yaptığı partilerde görev aldım. Sayın genel başkanım Refah Partisi’nde iken ben de yönetim kurulu üyesiydim. Sayın genel başkanım Fazilet Partisi’nde iken ben de oradaydım. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulması ile birlikte partiye ilk katılanlardan biri olmuşumdur. Bütün bunlara bakıldığında Ak Parti’yi niçin tercih ettiğim ortaya çıkmaktadır. Bizim bu parti ile gönül birlikteliğimiz vardır, düşünce birlikteliğimiz vardır, inanç ve ideal birlikteliğimiz vardır.

Elazığ iki dönemdir Ak Parti’ye 9 milletvekili verdiği halde halk gerektiği gibi iktidar nimetlerinden faydalanılamadığından şikâyetçi… Yapılan hizmetler de iktidarın genel politikalarının bir yansıması yerel temsilcilerin bir çabası ile gelen hizmet yok diye genel bir kanı var… Siz neler söyleyeceksiniz bu konuda?

Doğru… Hükümetin genel politikalarına baktığımızda Elazığ’ın da diğer iller gibi bunlardan nasibini aldığını görmekteyiz. Ancak bunu bence duble yollar, TOKİ, eğitim ve sağlıktaki atılımlar için söyleyebiliriz. Fakat havaalanı için bence bunu söyleyemeyiz. Elazığ havaalanı bölge havaalanı olma yolundadır. Çok yakında havalimanı olabilecektir. Mutlaka hükümetin sunduğu tüm imkânlardan faydalanılmamış olabilir. Bazı hizmetler vardır ki alt yapısını üniversite, belediye, ticaret odası vs. kurum gibi bir kısım kuruluşların hazırlaması gerekir. Bir kısım bürokratik hazırlıkların bu kurumlarca hazırlanması gerekebilir. Bu durumda bu kurumlar o hizmeti almak için yeteri kadar çaba sarf etmemişlerse bunu milletvekiline yıkmak haksızlık olur.

Elazığ’ın sorunları neler sizce?

Elazığ’ın sorunlarını anlatırken bence klasik söylemlerden biraz uzaklaşmak lazım… Elbette işsizlik en büyük sorundur. Ancak bunun nedenlerini tek başına milletvekiline ve de hükümete yıkarsanız çözüme ulaşmamış olursunuz.

Elazığ’ın işsizlik sorunu bence iyileşmeyi bekleyen bir hastanın tedavisine benzer. Doğru doktor ve doğru reçete ile ancak bu iş çözülür. Bu şehirde ne yatırımcı Elazığlı tüketiciye güvenmekte ne de Elazığlı tüketici yatırımcıya güvenmektedir. Hal böyle olunca karşılıklı güvensizlik yatırımın başka yerlere kaymasına sebep olmakta ve doğal olarak da işsizlik artmaktadır.

Tarım ve hayvancılık bitme noktasında… Alt yapısı yok, entegre işletmesi yok, pazarlama olayı hiç yok. Ürün çeşitliliği yapılamıyor. Gerçekçi bir ekim olmuyor. Burada da bir araya gelemiyoruz.

Elazığ’ın ticari alanda büyümesi için birçok avantaja sahip ancak bu potansiyelin harekete geçirilmesi konusunda bazı sıkıntılar var. Bunun en başında tüm kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum ve odların ahenk içerisinde çalışmaması var. Bu engeller kaldırılır. Yatırımcısından idarecisine seçilmişlerden atanmışlara kadar hemen herkes bu heyecanı yaşarsa kalkınma ve gelişme de olacaktır. Sürekli yeni projeler üretmemiz ve geliştirmemiz için bu şart…

Acil çözüme kavuşturulması gereken sorunlar neler?

Başında işsizlik gelmektedir. İşsizlik de az önce bahsettiğim gibi topyekun bütün kurumların ahenk içerisinde birlikte çalışması ile çözüme ulaşabilecektir.

Su sorunun yani hem içme suyu sorununun hem de tarımsal sulama suyunun bu ilin yakın gelecekteki en büyük sorunu olarak karşımıza çıkacağı kanaatindeyim.

Üniversitenin kendine has sıkıntıları var. Kapasitenin küçüklüğünden tutun da öğrenci sayısını azlığı, yatırımların yeteri kadar yapılamayışı, fakülte sayısının azlığı, büyüyen değil daima küçülen bir üniversite olarak görünüyor. Bu bizi üzüyor tabi.

Sizin çözüm önerileriniz neler bu sorunlara?

Elazığ’ın ticari alanda büyümesi için birçok avantaja sahip ancak bu potansiyelin harekete geçirilmesi konusunda bazı sıkıntılar var. Bunun en başında tüm kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum ve odaların ahenk içerisinde çalışmaması var. Bu engeller kaldırılır. Yatırımcısından idarecisine seçilmişlerden atanmışlara kadar hemen herkes bu heyecanı yaşarsa kalkınma ve gelişme de olacaktır. Sürekli yeni projeler üretmemiz ve geliştirmemiz için bu şart...

AK Parti’nin Merkez İlçe Başkanlığı görevini de 4 yıl gibi uzun bir süre yürüttünüz… Fakat Ak Parti’nin ülke genelinde bir türlü sağlam bir teşkilat yapısına sahip olamadığı bir gerçeklik. Bu açıdan Başbakan’ın bu seçimlerde liyakati değil sadakati ölçü olarak alacağının söylenmesini siz nasıl karşılıyorsunuz?

Tüm siyasi partilerde olduğu gibi Ak Parti’de de bütün liderler liyakati ararlar. Ancak sadakati en önde tutarlar. Çünkü bir partinin uzun ömürlü olabilmesi için sadakat en önemli şarttır.

Kanaatimce Ak Partiyi önümüzdeki dönem zorlu bir süreç beklemektedir. Anayasa reformu, yargı reformu, Cumhurbaşkanlığı meselesi gibi meseleler Türkiye’nin dönüm noktasında olan meselelerdir. Bana göre yeni bir devrim başlangıcı olacaktır. Bu devasal sorunlar çözüm beklerken elbette genel başkanın arkasında dik duracak aynı düşünceye aynı ideale sahip insanlara ihtiyaç vardır. Erkan MUMCU örneğin sorunuza çok güzel cevap teşkil etmektedir.Bu ölçüyle kendinizi değerlendirecek olursanız neler söylersiniz?

Siyasi geçmişime baktığınızda bu sorunun cevabını bulmuş olursunuz. Az önce de söylediğim gibi Sayın Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN ile ülkümüz bir ideallerimiz bir inanç ve düşüncelerim bir yaptıklarımız ve yapmak istediklerimiz bir… Aynı kumaşın parçalarıyız.

Ben 2001 yılında partinin kurulması ile birlikte kurucu yönetim kurulu üyesi olarak partiye katıldım 10 yıla aşkın bir süredir de aktif olarak parti içerisinde görev aldım. Partim ve teşkilatlarım çok sıkıntılı günler geçirdi hiçbir gün kar zarar hesabı yapmadan Ak Parti olduğu her yerde bende olmalıyım dedim. Her halde bunlar sadakatimizin bir göstergesidir.

Elazığ’da ve Türkiye genelinde diğer partilerin durumları hakkında kısa bir değerlendirme yapmanızı istesek…

Türkiye’nin siyaset geçmişinde daima Demirel merkezli bir siyaset yürütülmüştür. CHP solcu Demirel, MHP milliyetçi Demirel, ANAP demokrat Demirel’i oynamıştır.

Bu partiler Türkiye’yi ve Türk insanını adeta bir pasta paylaşır gibi paylaşmışlardır. Ancak Ak Parti Demirel merkezli bu siyaset oyununu bozmuştur. Ak Parti ezberleri bozan parti olmuştur.

CHP ve MHP gelişen dünya ve Türkiye siyasetine ayak uyduramamış bozuk plak gibi eski alışkanlıklarını bir türlü terk edememiş iki parti haline gelmiştir.

Bu partilerin son 8 yılına baktığınızda ülke için hiçbir şey üretemeyen hiçbir çözüm yolu sunamayan ancak olabildiğince de toplumun değişim ve gelişiminin önüne sürekli takoslar koyan takos partileri haline gelmişlerdir.

Ben bu seçimde MHP’nin barajı aşamayacağı kanaatindeyim. Çünkü Ak Parti ile milliyetçilik anlam değiştirmiştir. Toplum artık klasik milliyetçi söylemlere rağbet etmemektedir en iyi milliyetçi ülkesine en iyi hizmet edendir. Hal böyle olunca MHP’nin altı boşalmıştır.

Nasıl bir Elazığ hedefliyorsunuz?

Bölgenin cazibe merkezi haline gelmiş, doğunun Paris’i söylemini hak etmiş, alt yapı sorunları tamamen çözülmüş, tarihi dokunun korunduğu, kültürel değerlerin yaşatıldığı ancak bütün teknolojik gelişimlerden nasibini almış, bir sonraki 50 yılın planlaması yapılmış, işsizliği çözülmüş, sorunları bitmiş, bir sanayi ve ticaret merkezi haline gelmiş, insanları aydın ve bir o kadar müreffeh ve mutlu olduğu bir şehir hayal ediyorum. İnşallah böylesi bir şehrin oluşması için de elimizden gelen bütün fedakârlığı yaparız.

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

El-aziz Gazetesi’ne partimizi, kendimizi anlatma fırsatı sunduğu için teşekkür ediyorum. 2011 seçimlerinin ülkemize, ilimize hayırlar getirmesini diliyorum. İlimiz için en hayırlı sonuçları nasip etsin Allah.

Sayı: 648

16 Mar 2011 - 00:26 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Elazığ Belediye Başkanı kim olmalı?