Milletvekilimiz Demirbağ’a sorduk: CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NEDEN YALNIZ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İBB döneminden beri arkadaşı milletvekilimiz Zülfü Demirbağ ile bir röportaj yaptık. Yoğun temposunun sonunda gece ancak bir araya gelebildiğimiz Demirbağ’la seçmenin partisine tavrını, 2023 seçim sürecini konuştuk. Cumhur İktidarının hizmetlerini ele aldığımız söyleşide Demirbağ’a Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı önemli hizmetlerin, başarıların, söyleminin, mücadelesinin partisinde neden sahiplenilmediğini sorduk. Samimi cevaplar aldık.

+6
Haber albümü için resme tıklayın

Elazığ’ın tabanda karşılığı olan tek vekili Zülfü Demirbağ… Vaktinin çoğunu ya Elazığ’da geçirir ya da Elazığlıların sorunlarıyla ilgilenir. Bu gerçek en karşıtları tarafından bile artık açık açık söyleniyor.

Yoğun bir programının sonunda gece söyleşisi yaptığımız Demirbağ günü yüzün üstünde gelen çağrıya cevap vererek kapatmıştı. Bunlara ilaveten 40 civarında da numarası kayıtlı olmayan kişinin telefonunu yanıtlamıştı. Normalde çok ağır olan bu tempo Demirbağ’ın ise rutini… İşte milletvekilimiz Demirbağ’la bu yoğun günün ardından özel bir röportaj gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir belediye Başkanı olduğu dönemden itibaren yakın diyalogu bulunan Demirbağ’dan samimi cevaplar aldık.

Başlıklar:

  • Halkın maaş zamları sonrası pahalılığa tepkisi bitti mi?
  • Süpermarketler terör yapıyor
  • 6’lı masanın ayakları sallanıyor
  • Muhalefet tek merkezden yönetiliyor
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan neden yalnız? Partisi neden savunmuyor?
  • Erdoğan’ın aldığı cezayla İmamoğlu’nun cezası arasındaki fark ne?
  • Devletin Elazığ depremi sonrası yaptığı hizmetler neden anlatılamadı?

***

-9 gündür Elazığ’dasınız sık sık da ilimize gelip vatandaşlarla diyalog, etkileşim halindesiniz… Şimdiye kadar kamuoyunda gıda fiyatlarındaki fahiş suni artış, pahalılık sebebiyle iktidara büyük tepki olduğu hep işleniyordu. Ancak son dönemde çok önemli maaş ve ücret zamları yapıldı. Şimdi nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Bu 9 günden birini şehir buluşmaları kapsamında Bingöl’e ayırdık. Diğer 8 günü Elazığ’da geçirdik. Tüm taziyelere katıldık, davet edildiğimiz düğünlere mutlaka gittik. Halkımızın özel davetleri olsun, STK toplantıları olsun tüm vaktimizi şehrimizin her kesiminden insanlarla geçirdik. Önceki gün Ataşehir'de caminin altında taziye evinde yaklaşık yetmiş seksen genç vardı. Hanım kardeşlerimiz vardı. İşte onlarla bu gibi etkinliklerde bir araya geliyoruz.

Hem onların kafalarına takılan hususlarda aydınlatma imkânı buluyoruz sorular olursa cevaplıyoruz. Hem de gündemi değerlendirmek suretiyle faydalı olmaya çalışıyoruz. Bu şekilde dolu dolu bir dokuz gün geçirdik. Demin bahsettiğiniz gibi daha önce aşağı yukarı böyle pandemiyle ardından Ukrayna Harbiyle birlikte anormal tabii enflasyonla karşılaştık bütün dünyada ve Türkiye’mizde.

TÜRKİYE’DE SUNİ ZAMLAR VAR!

Ama bizim ülkemizin tabii diğer ülkelerden farkı bir vicdan mefhumu tamamen kalkmış yatıp kalkıp suni zamlar yapıyorlar. Özellikle bu üç harfli süpermarketler başta olmak üzere... Şu anda da bir asgari ücrete zam yapılması ile birlikte yapılan açıklama üzerine hemen ertesi gün yüzde on on beş yine zam yaptılar. Halbuki akaryakıt, döviz fiyatlarında bir anormallik yok. Yine faizler düştü. Fiyat artışını gerektirecek hiçbir gerekçeleri yok.

Zamları tamamen bilinçli yapıyorlar. Seçime doğru dışarıdan aldıkları talimat doğrultusunda hükümeti güç durumda bıraktırıp yeni bir iktidara zemin hazırlamak için kasıtlı olarak yapıyorlar tabii.

GALİP AYKAÇ GÜNDEMİ UNUTTURULDU

-Peki, BİM Ceo’su Galip Aykaç ağzından artık bunu çıkardı. Oyunu da ifşa etti. Pahalılığın bir operasyon olduğu halka onların ağzından ilan oldu. Bunu ve bu gündemin birden unutturulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tabii bu unutturuldu. BİM'in Ceo’su güya yani iyi kötü belki de inançlı olarak bilinen insan. Buna rağmen bir yani oradaki ifadesi şuydu. Bu zamlar daha ne kadar devam edecek? Hükümet gidinceye kadar. Peki, sen tüccarsın ne ilgisi var hükümetle ya? Böyle bir anlayış olabilir mi? Ama bu millet de şuurlu. Bunların farkında… Yani Galip Aykaç'ın ifadesinden ziyade genel olarak bu seçimlere kadar hükümeti köşeye sıkıştırma amaçlı suni zamlar yapıyorlar.

MAAŞ VE ÜCRET ZAMLARI TEPKİLERİ BİTİRDİ!

Tabi bu pahalılık suni de olsa halkta bir olumsuz etki oluşturuyordu. Fakat tüm sosyal kesimlere sosyal kesimlere, alt gelir grubuna ve geliri olmayan bütün sosyal kesimler diyelim, onlar dahil, asgari ücret, emekli, dul, yetim, işçi, memur bunların gelirlerinde yapılan büyük artışlar, iyileştirmeler esnafa verilen krediler, taban fiyatlar, bir taraftan da malum yıllardır devam eden bu enerjide, akaryakıtta, enerjide subvansiyon var.

Dolayısıyla millet artık farkında. Gezip görüyoruz artık o eski rahatsızlık yok. Ve Cumhurbaşkanımıza olan güven saygı fazlasıyla devam ediyor. Allah'ın izniyle bu şeyin de ortaya koymuş olduğu tiyatronun farkındalar.

AYAKLARI SALLANAN YEDİLİ MASA

-6’lı masa için de tiyatro ifadesini kullanıyorsunuz bazen… O konuda neler söyleyeceksiniz?

Ben altı değil de yedili masa diyorum, ayakları sallanan yedili masa. Ha kim bu? Altısı malum. Bir de gayrimeşru ortakları HDP, PKK. Diğeri kim? Perde arkasında Biden ve FETÖ.

PKK’lı Duran Kalkan denilen terörist açıklıyor. Diyor ki artık biz diyor önümüzdeki seçimlerde hükümete ortak olacağız. Öz yönetimi kuracağız. Doğu Güneydoğu'daki valileri biz atayacağız falan filan. Tabii tabii. Kimle atayacak? Yüzde onunla mı? Belli ki yüzde on da alamaz. Diğer taraftan CHP’nin en önemli isimlerinden Gürsel Tekin çıkıyor Meclis başkan vekili oldu ne olur bir iki bakanlık daha verilse ifadesini kullanıyor. Nasıl örtüşüyor görüyor musunuz? Tek merkezden her şey…

Şimdi düşünün bu zihniyetin eline iktidar geçerse ne olur? Bunlar tamamen rant ortaklığı…

ALDIKALARI BELEDİYELERDEN GARİBANLARI ÇIKARIP PKK’LI DOLDURDULAR

- Büyükşehir belediyelerindeki PKK’lı kadrolar bir bir ortaya çıkıyor! Terör örgütlerin devlete yerleşmesine de mi müsaade ederler?

İktidar olurlarsa gayri resmi ilişkiyi resmi hale getirecekler belediyelerdeki yaptığı uygulamalar bahsettiğiniz gibi ortada; teröristleri almışlar yani. Daha önce hiç işçi çıkarmayacağız belediyeleri alırsak diyorlardı sonrasında sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden 50-60 bin kişiyi işsiz bıraktılar. Peki, yerlerine kimler kondu? Belgeleriyle açıklanıyor teröristler, terör yandaşları…

Bunlar az önce de bahsettim rant bölüşmeye geliyorlar. Ülkeyi yönetmek gibi bir dertleri yok. Zaten herhangi bir projeleri de ülkeyi nasıl yöneteceklerine dair. Tek hedefleri var Erdoğan’ı devirmek.

TÜRKİYE ARTIK DÜNYADA PRESTİJ SAHİBİ

-20 yıldır iktidardasınız. Neler oldu iktidarınız döneminde?

AK Parti yirmi yıldır ülkeyi toparladı. Devleti yaptığı yatırımlarla, her alanda sağlıkta, eğitimde hava, ulaşımda, yapmış olduğu altyapı yatırımları ki İstanbul'da da özellikle, Marmaray'dır, Avrasya'dır, üçüncü köprüdür, üçüncü havalimanıdır. Yani bunlar ülkeyi büyük ölçüde rahatlattı. Türkiye'yi de dünyada prestij sahibi etti. Savunma sanayisinden dış politikasına kadar.

Ülke genelinde yapılıyor bu yatırımlar. E şimdi onlar geldikleri zaman ne yapacaklar? Geldikleri zaman bütün önemli yatırımların hepsini durduracaklar. Şu anda planlamış olan yatırımları durduracaklar. İHA'sından, SİHA'sından savaş uçağına varıncaya kadar. Bütün hepsini rafa kaldıracaklar. Yine ne olacağız? Döneceğiz o boş boşluğa elini uzatan Biden'ın talimatına göre hareket eden bir hükümet anlayışı ortaya çıkacak.

HEDEFLERİ TEK: ERDOĞAN’I DEVİRMEK, VESAYETÇİ ESKİ TÜRKİYE’Yİ GETİRMEK

Nitekim Tansu Çiller geçen bir açıklaması vardı. Diyor ki “ Milli Güvenlik Kurulu'nda biliyorsunuz diyor biz tavsiye kararlarını alıyorduk. Hemen akabinde diyor aynı gün veya ikinci gün Amerikan Büyükelçisi arıyor veya İngiliz. Böyle bir karar almayı düşünüyormuşsunuz? Bu Amerikan çıkarlarına ters düşer. Bunu ifade eden sonra araştırıyoruz ki bu bilgiyi veren Meral Akşener o zaman İçişleri Bakanı'nı… O da Güvenlik Kurulu'ndan. Yani oldu bitti Amerika'nın güdümünde vesayeti altında hareket eden bir anlayışı var ve bu vesayetçi Eski Türkiye’ye dönme sevdasıyla hareket ediyorlar. Tek hedefleri Tayyip Erdoğan'ı indirmek. Evet. Mesele Tayyip Erdoğan da değil ülke tabii. Türkiye…

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NEDEN SAVUNULMUYOR

-Şimdi oraya gelelim. Az önce özel sohbetinizde de biraz bahsettiniz işte. Yani Cumhurbaşkanı hakikaten çok önemli işler başarıyor. Gerek uluslararası alanda olsun, gerek Türkiye içerisinde olsun ama bunlar ama partisince hiç sahiplenemiyor, savunulmuyor. Kendisi de yalnızlık yaşadığını söylüyor. Neden Erdoğan yalnız?

Şimdi genel manada insanımızda yani iktidar partisi demiyorum. Genel manada insanımızı aşağı yukarı aynı. Yetiştiği okul, ortağın şartlar aynı... Maddiyat ağır basıyor. AK Parti veya bizim çizgimizde Milli Görüş, Milli Selamet Partisi'yle nizamla birlikte Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Ak Parti… Nihayetinde bu çizgide hareket eden Cumhurbaşkanımız gibi milli duyguları çok daha ön planda olan, ülkesini, milletini kendi menfaatinin önünde tutan bir anlayış var. Ülkeyi bu zihniyet yönetiyor. Erbakan Hocamızla birlikte ülkede bir kalkınma dönemi başladı ee Sayın Cumhurbaşkanımız da kalkınmayı esas alan bir çiğide hareket etti. Önce ülkem dedi, diyor da… Bu minvalde hareket edildi.

İktidarda 20 yıl çok önemli bir süre… Ve hiç muhalefet düşmemişsiniz. E bir dergaha bile gelene git diyemezsiniz. Kaldı ki biz iktidar partisiyiz her tür anlayıştan insanlar partiye geliyor. Dolayısıyla farklı niyetle gelen insanlar zamanla etkili olunca bu kez dava, partiyi savunma anlayışı da azalabiliyor. Diğer partilere oranla daha az bizde ama elbette bu anlayışta insanlar da var.

SÖZLERİMİZ KIRPIP SAPTIRIP HEDEF YAPIYORLAR!

-Ama partinizde bu daha organize bir şekilde gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı savunanlar, söylemini dillendirenler, destekleyenler anından hedef de alınıyorlar. Bunu siz de zaman zaman yaşıyorsunuz. Sanki bir el de parti içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan savunulmasın istiyor…

Sağ olasınız, iyi ki hatırlattınız. Şimdi ta yirmi yıldır PKK, FETÖ konusunda tavrı bilinen bir milletvekiliyim. Geçen meclis konuşmasında bunu ifade ettim. Hüseyin Meriç gazeteci bundan yıllar önce FETÖ'nün yanında yetişmiş uzun yıllar kalmış. Onun eş cinsel olduğu konusunda tespitleri var. Kitabında yazmış. Piyasaya süreceği zaman devlete de o zaman belli noktalarda FETÖ hâkim. Kaçırıp öldürüyorlar.

Bunu televizyondan meclis kürsüsünde söyledim. Aynı şekilde PKK’nın kız çocuklarına uyguladıkları da ortada… Kaçırıp dağa götürüyorlar ırz düşmanları. Bunları Meclis kürsüsünden söyledim. Ee peki, beni nasıl hedef alacaklar? Sen nasıl PKK ve FETÖ’yü hedef alırsın diye mi? Hayır. Gidip konuşmalarımızdan cımbızla ifadeleri önünü arkasını kesip alıyorlar. Ve öyle saldırıyorlar. Tabi yani organize, kasıtlı bir saldırı var. Malum kesim istemiyor Cumhurbaşkanı Erdoğan savunulsun.

TERÖRİST SÜPERMARKETLER ÇETESİ

-Siz o dönem beşli çete süpermarketleri hedef aldınız diye hedef oldunuz. Hatta faşist süpermarketler ifadesini kullandınız. Ama şimdi gündem döndü dolaştı yine oraya geldi. Halkın parasını nasıl soydukları ifşa oldu.

Terörist marketler dedim terörist… Faşiste de terörist dedim ben. Yani marketlerin yaptığı nedir? PKK'dan farksız. PKK cana tasallut ediyor. Namusa tasallut. Irza tasallut ediyor. Bunlar da insanımızın, milletimizin cebine, parasını gasp ediyorlar. Ne farkı var? Ha insanı aç bırakmışsın, ha canını almışsın. Eğer bunların keyfine bırakmış olsak o umurunda değil. İnsanlık ölsün, aç kalsın. Yeter ki iktidarı devirelim, lüksümüz, rantımız devam etsin istiyorlar.

İMAMOĞLU’NDAN ERDOĞAN ÇIKMAZ!

-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın çalışma ekibindeydiniz. O dönem aldığı yasakla şimdi İmamoğlu’nun aldığı yasak bir tutuluyor. Ve yeni bir Erdoğan çıkarma projesi işleniyor. Ne diyeceksiniz bu konuda?

İmamoğlu olayı ortada aslında… Bir insan ceza almayı oturup bekleyip alınca da sevinçten havaya uçar mı? Kesinleşmiş malum bir ceza da yok. O cezanın da yani ben eleştirmiş olacağım ama ne amaçla nasıl verildiği de bir muamma soru işareti. E şimdi kaldı ki o ceza gidecek İstinaftan Yargıtay'a... Bu süreç en azından bir buçuk iki yıl sürecek. Bu süre içerisinde İmamoğlu cumhurbaşkanı adayı olabilir, seçilebilir, bakın bir engel yok.

İmamoğlu alenen hakaret ediyor ve bundan ceza alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğrencilere okulda okutulmak üzere tavsiye ettiği Ziya Gökalp’ın bir şiirini okudu diye haksız yere yasak kondu. Tabi o kararın arkasında İslam düşmanlığı var, başörtüsü zulmü var, sırf Müslüman oldukları için uygulanan zulümler var. O yasak bundan ötürü bir Cumhurbaşkanı çıkarttı.

Her İstanbul belediye başkanı ceza alınca Cumhurbaşkanı olacak diye bir şey yok. Tamamen bir tiyatro oynadılar.

Kaldı ki o dönemde İstanbul’da hizmet vardı. Şimdi İmamoğlu da Yavaş da 4 yıldır görev başındalar. İmamoğlu mezarlıklara sulama ibriği koymaktan başka ne yaptı? Yavaş da öyle… Bizim dönemimizde 3-4 ayda yapılan alt geçitlerden bir taneyi 4 yıl içinde ancak bitirebildi. Yani bu tiyatro tutmaz.

ELAZIĞ’A YAPTIĞIMIZ HİZMETLERİ ANLATAMIYORUZ

-Biraz da Elazığ'a gelelim. Deprem sonrasında Elazığ’a çok büyük paralar gönderdi devlet. Yani neredeyse Elazığ yeni baştan inşa edildi. Özellikle TOKİ'nin marifetine yapılanlar muazzam yaşam alanları. Ama bunların halka anlatılması eksik… Siz yeterli buluyor musunuz?

Daha önce de ifade ettim zamanında derken öncelerinde de bunu ifade ettim. Biz yaptıklarımızı genel manada da Cumhurbaşkanımız dışında yeterli ölçüde anlatamadık, anlatamıyoruz da… Elazığ'da da öyle. Halbuki Elazığ'da ne yapılırdı? Diyelim ki TOKİ veya Çevre Bakanlığı tenkit etmek için söylemiyorum ama müteahhitler bunu aldı. Elazığ'daki medya daha yeni yeni bazı görüntüler var birkaç aydır. Yer tespitleriyle, ihalelerle, temeller atılmaya başladıktan sonra o yükselen inşaatlar zaman zaman kayda alınıp vatandaşa direk sunulabilirdi.

Veya konut sahiplerinin kendi evlerinin yanında yeni evlerden de hak sahibi olduğu yani ikinci ev sahibi olma imkânın ulaşmaları çok güzel hizmetler. Hem de şu anki maaş ve ücret zamları sonrası adeta hibe fiyatına oranlarla… Evet anlatımı konusunda eksik kaldık.

Elazığ’a on binlerce konut yapıldı içlerinde yüzde 1’inde en fazla sorun yaşandı diye onlar öne çıkarıldı. Yapılan hizmetler karartıldı.

-Muhalefet özellikle Gürsel Erol cephesi medyayı kullanma konusunda cömert de davranıyor. İktidar bu kadar hizmet getirdi ama Elazığ’da onlar konuşulmuyor o yüzde 1’lik sorunlar hep gündemde tutuluyor.

Bakmayın siz muhalefetin medyayla böyle yukarı perdeden atıp tutmasına… Ben geziyorum, görüyorum. Halk depremin acısını, mağduriyetini yaşadı yanında devleti vardı. Kısa sürede yaralarını sardı. Ne yapıyor muhalefet tiyatro demeçler, İyi Parti’nin ifşa olan paralı ısmarlama anketleri ile medet umuyor. Ama tutmadı tutmuyor. Gerçekler hep galip geliyor.

SEÇİMİ İLK TURDA ALIRIZ

-2023 seçim tahmininiz nedir?

Seçimde kararsızlar önemli etken… yüzde 15-20 civarında bir kitle. Kaldı ki daha önceki seçimlerde de partimize oy vermiş en yüzde 65’lik bir topluluk var. Ben inanıyorum ki yarın ülkenin çok kritik bir süreçten geçtiğini gördüklerinde, bağımsızlık, beka sorununun net ortada olduğu anlaşılınca bunların yine büyük kısmı bizleri tercih edecektir. Ve çok rahatlıkla ilk turda seçimi kazanacağız.

SULAMAYLA İLGİLİ GÜZEL HABERLER GELEBİLİR

-Son olarak… Elazığ’a yakın dönemde bir müjde görünüyor mu hizmet anlamında?

Şu an için diyebileceğim bir şey yok ama çalışıyoruz bazı özel projelerin üzerinde. Biliyorsunuz artık sulama projelerine devlet büyük önem veriyor. Elazığ’ımıza da özellikle Uluova konusunda güzel haberler olsun diye yoğun çabalarımız var.

-Teşekkür ediyoruz açıklamalarınız için… Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ben El-Aziz Gazetesine bizlere sunduğu imkândan ötürü teşekkür ediyorum. Tüm hemşehrilerime selamlarımı iletiyorum.

Röportaj: Osman Gürses

Fotoğraf: Selim Şekeroğlu

30 Ara 2022 - 11:09 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.