12 EYLÜL DARBESİNİN SAKLANAN GERÇEKLERİ

12 EYLÜL DARBESİNİN SAKLANAN GERÇEKLERİ

12 Eylül Darbesi’nin 41. Yıldönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, Türkiye’deki İsrail’in illüzyoncu medya ve akademiya eliyle toplumdan gizlediği gerçekleri anlattı. Yeniden Büyük Türkiye’nin mücadele ettiği Eski Türkiye zihniyetini gözler önüne serdi, CHP’nin hangi alanda iktidar ile rekabet edemeyeceğini açıkladı. Okurlarımız için derledik…

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, sosyal medya hesaplarından gündeme dair tespitlerini paylaştı. 12 Eylül Darbesi’nin 41. Yıldönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Geçkil, Türkiye’deki İsrail’in illüzyoncu medya ve akademiya eliyle toplumdan gizlediği gerçekleri anlattı. Yeniden Büyük Türkiye’nin mücadele ettiği Eski Türkiye zihniyetini gözler önüne serdi, CHP’nin hangi alanda iktidar ile rekabet edemeyeceğini açıkladı. Okurlarımız için derledik…


***


Bugün 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 41. yıldönümü. Müstemleke tipi Eski Türkiye'nin sonunun başlangıcı ve Yeniden Büyük Lider Türkiye'nin miladı... 41 kere MaşaAllah. Türkiye'deki İsrail illüzyoncu medya ve akademiyası 12 Eylül'ü, Kenan Evren'i şeytanlaştırmış olsa da süreç tıkır tıkır işledi. Çünkü ABD'de planlanan 12 Mart 1972 Muhtırasından sonra 12 Eylül 1980 Darbesi de Erbakan'ın kontrolüne girdi.


ABD uydusu müstemleke tipi Eski Türkiye'de her şey sütlimanken hareketlenme ve uyuyan şer odakların uyandırılması Erbakan'ın Milli Görüş Cihadını başlatarak siyasete atılmasıyla start aldı. Sağ-sol anarşisi, Alevi-Sunni çatışması, Ermeni Soykırım iddiaları, ASALA ve PKK terör örgütleri bu süreçte ortaya çıktı. Milli Nizam Partisi'ni kapatan 12 Mart Muhtıra süreci sonuç vermeyince 12 Eylül Darbesine gerekçe hazırlandı.


12 Eylül yönetimi henüz topluma kök salıp oturmamış Milli Selamet Partisi ile TC'nin kurucusu CHP ve aynı kökten gelen alternatifi Adalet Partisi'ni bir tutarak kapattı. Milli Görüş'ün İzmir milletvekili adayı Turgut Özal'ı Bülent Ulusu'ya kurdurulan Darbe Hükümetinde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığına getirdi. Sürekli dillendirildiği gibi sadece sağ-sol anarşisi değil kuyruk, yokluk, pahalılık, karaborsa da bıçakla kesilir gibi kesildi. Özal böyle parlatıldı.


Eski Türkiye partilerinden hiçbirinin devamı olan partiler 1983 Genel Seçimine sokulmazken 12 Eylül yönetiminin kurdurduğu Milliyetçi Demokrasi Partisi ile Halkçı Parti dışında sadece Turgut Özal'ın ANAP'ına katılma izni verildi. Türkiye'deki İsrail illüzyoncu medya ve akademiyasının Anayasa referandumunda %92 oy aldığı halde kısa sürede şeytanlaştırdığı Kenan Evren Turgut Özal'a yüklenerek seçmeni manipüle etti ve ANAP tek başına iktidar oldu.


12 Eylül yönetiminin kapattığı Eski Türkiye partilerinin seçmenlerinden oluşan 4 eğilimi birleştiren ANAP'ın Turgut Özal liderliğinde kurulması Erbakan'ın projesiydi. ABD'de planlanan 12 Eylül Darbesiyle önü kesilen Erbakan Özal'ı 28 Şubat sürecinde engellendiğinde de AKP'yi manipülatif şekilde destekleyerek tek başına iktidar yaptı. Böylece ABD'nin Milli Görüş'e karşı 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerinde yaptığı üç darbe de Erbakan'ın kontrolüne geçti.


ABD ve içerideki uzantısı Türkiye'deki İsrail'in 12 Eylül'e zemin ve gerekçe hazırlamak için çıkardığı sağ-sol anarşisi, Alevi-Sunni çatışmaları ve ekonomik sıkıntılar Kenan Evren Erbakan'ın kontrolüne girince darbe yönetimine mal edildi. İllüzyoncu medya ve akademiya bu dezenformasyonu adeta zihinlere nakşetti. Tüm olup bitenlerde olduğu gibi toplum 12 Eylül gerçekliğini de öğrenemedi.


ABD'de hazırlanan 12 Eylül darbe planını gerçekleştirdiğinde illüzyoncu medya ve akademiya, güdümlü işçi ve işveren sendikaları, sivil toplum kuruluşları açıktan destek verdiler. CHP lideri Ecevit ile Adalet Partisi lideri Demirel ise sessiz kaldılar. Erbakan tasfiye edilerek Ecevit ve Demirel'le güdümlü demokrasi sürdülecek diye bekliyorlardı. Ancak tersi oldu. Bu yüzden Kenan Evren ve 12 Eylül şiddetli saldırılara hedef yapılarak şeytanlaştırıldı.


12 Eylül öncesi ve sonrası yaşananlar dönemin basın arşivleri incelendiğinde bütün çıplaklığıyla ortaya çıkartılabilir. Ancak bunu yapacak kabiliyet ve cesarette araştırmacı gazeteci ne yazık ki yok. Dönemin basını incelenerek ortaya çıkarılacak çarpıcı gerçeklerden de ekmek çıkmaz. Çünkü hegemonyası sürmekte olan Türkiye'deki İsrail illüzyoncu medya ve akademiyasının hipnotize ettiği toplum bu çarpıcı gerçekleri ne idrak eder ne de kabullenir.


12 Eylül 1980 Darbesinin üzerinden asırlar bile geçse müstemleke tipi Eski Türkiye'nin sonunun başlangıcı, Yeniden Büyük Lider Türkiye'nin miladı olduğu gerçeği araştırıldığında ortaya çıkarılabilir. 1923'ten 1983'e kadar Eski Türkiye'nin ihracat ve ithalatı 2-3 Milyar Dolar bandında kaldı. Başbakan Özal bunu kısa sürede 10 katına 35 Milyar Dolar'a çıkardı. Erdoğan döneminde ise 250 Milyar Dolar'ı buluyor. Sadece bu rakamlar 12 Eylül'ü anlatmaya yeter.


Türkiye'deki İsrail ile illüzyoncu medya ve akademiyası tasfiye edildiğinde 12 Eylül 1980 tarihinin Yeniden Büyük ve Lider Türkiye'nin miladı, Kenan Evren'in bir milli kahraman, bir asırdır milletin belleğine kazınanların çakma kahraman olduğu günışığına çıkarılacak gerçeklerle bütün toplum tarafından kolayca anlaşılabilecektir.


12 Eylül 1980 öncesi sağdan ve soldan günde 20-30 kişi öldürülürken Başbakan Demirel: "KİMSE BANA MİLLİYETÇİLER CİNAYET İŞLİYOR DEDİRTEMEZ"


Herkes 12 Eylül 1980 sonrası açılan davaları, haksızlıkları konuşuyor? Peki, sağ-sol anarşisinde (o zaman terörün adı anarşi idi) öldürülen 5000 gencin (yaralananlar hariç) katilleri kimlerdi? Cinler, periler mi öldürdü onları? Ah bu illüzyoncu medya ve akademiya!


12 Eylül 1980 öncesi katledilen Sağcı-solcu, Alevi-Sünni 5000 gencin müsebbibi olarak katilleri Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş ve Muhsin Yazıcıoğlu'dur. Mensuplarını şiddete bulaştırmayan tek lider Erbakan idi. Lanetli illüzyoncu medya ve akademiya bu yüzden korkak-ürkek yakıştırması yaptı.



***


Müebbete mahkûm edilerek rütbeleri sökülen generallerden 28 Şubat'ın bıçkın kahramanı Çevik Bir'in Tayip Erdoğan'a kefil olup İsrail'e teminat verdiğini biliyor musunuz?


***


YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE BU ESKİ TÜRKİYE ZİHNİYETİ İLE MÜCADELE EDİLEREK GERÇEKLEŞİYOR.


Her sorunu kaşıyan, nerde bir sıkıntı onu büyütüp kronikleştirmeye çalışan, Türkiye düşmanlarıyla işbirliği eden Selanik Dönmesi maskeli takiyeci Sabeytacılar artık önemli ölçüde tanınıyorlar. Lakin her alanda etkili oldukları, köşe başlarını tuttukları için karşılarına çıkma, hatta eleştirme cesareti gösterilemiyor.


Türkiye'deki İsrail Selanik Dönmesi Sabetaycıları organize sevk ve idare ederek illüzyoncu medya ve akademiya üzerinden iktidar karşıtlığı görüntüsüyle dehşet bir Türkiye düşmanlığı yapıyor.


Batı yardakçısı müstemleke tipi Kemalcı eğitimle ezberci, basma kalıpçı, düşünemeyen, analiz yapamayan güdümlü bir toplum, medya ve akademiya oluşturuldu. Sanayi yerine montajcılık, ARGE yerine kopyacılık, orijinalik/özgünlük yerine taklitçilik revaç buldu. Yeniden Büyük Türkiye bu Eski Türkiye zihniyeti ile mücadele edilerek gerçekleşiyor.



***


PİRİNÇ UĞRUNA EVDEKİ BULGURDAN DA OLUR


CHP muhalefeti hiçbir zaman hizmet ve kalkınma siyaseti ile seçimlere asılmadı. Daima ideolojik söylemlerle varlık gösterdi. Şimdi ise hizmet ve kalkınma siyasetine yöneliyor. Bu alanda iktidara rakip ve alternatif olamaz. Pirinç uğruna evdeki bulgurdan da olur.


***


HAİN NASIL KAHRAMAN OLURA BİR ÖRNEK


Hain nasıl kahraman olura bir örnek: MOSSAD kontrolündeki MUHABERAT A. Öcalan'ı Şam'da tutarak PKK terörünü himaye ediyordu. İsrail Türkiye'yi Suriye ile savaşa sokup tüm Arapları karşısına çıkarmayı planlıyordu. KK Komutanı Atilla Ateş bu savaşı başlatmak için o tehditleri yaptı. Türkiye'nin dostu Hüsnü Mübarek mekik diplomasisiyle Apo'yu Suriye'den çıkartıp planı bozdu. İsrail bunu unutmadı, nihayet Mübarek'i devirdi.


***


Ya Rab! Ben gaybı bilmem, ancak Sen bilirsin; şu olacak diyemem. Senin her şeye gücün yeter şu olmaz da diyemem. Görelim Mevla neyler; neylerse güzel eyler.

DİĞER HABERLER