İZLEDİĞİ STRATEJİYE BAKILIRSA ZÜMRE’NİN ADAYI HAKAN FİDAN

Önce bir kere takiyeci Zümre ne istiyor bunu bilmek lazım. Zümre küresel sistem Siyonizm’e bağlı yönetebileceği kadar küçük bir Türkiye istiyor. Küresel sistemden bağımsız, özgür, milli çıkarlarını önceleyen, ayakları üzerinde durabilen güçlü, lider bir Türkiye istemiyor. Ancak Türkiye Kemalcı vesayet statükosuyla yönetilebilir bir ülke olmaktan çıkmış, alabildiğine büyümüştür. Türkiye’yi yeniden küçültmek mümkün olmadığına göre tek çare bölünmesidir.

Zümre İstanbul Dukalığını Marmara Bölgesi sınırları dâhilinde sahiplenerek Avrupa Birliği üyesi yapmak istiyor. Geri kalan kısmını Sevr’in güncellenmesi şeklinde dağıtılmasını ve arzımevud üzerinde Büyük İsrail’in kurulmasında pürüz kalmamasını istiyor.

Zümre’nin amacı 15 Temmuz darbe girişimiyle gerçekleştirilmek istenip başarılamayan planı 2023 seçiminde yönetimi ele geçirerek uygulamaktır. Zümre bu amacını gerçekleştirebilecek gözü kara bir mensubundan başkasına hiçbir şekilde güvenemez. Açıkçası Zümre bu planını gerçekleştirecek kendi kanından, canından yeni bir kahraman istiyor. Şimdi 2023 seçimine yönelik stratejisine bakalım.

Önce Millet İttifakı adını vererek 6 partiden bir birlik oluşturdu. Cumhur İttifakı dışındaki kesimleri bu şemsiye altında toplamaya çalışıyor. Ancak söz konusu ettiği, gündeme sürdüğü aday isimlerinin hiçbiri gerçekçi değil.

Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş’ı CHP’nin büyükşehir belediye başkanı adayı göstermesine karşı çıktı. Aynı kişileri cumhurbaşkanı adayı göstermek istemesi tamamen Kemal Kılıçdaroğlu’nu yıpratmaya, önünü kesmeye yönelik bir taktiktir. Zira Kılıçdaroğlu’nun aday olması halinde Zümre’nin planı bozulacak. Bu yüzden Zümre’nin ne edip edip Kılıçdaroğlu’nun adaylığını engellemesi lazım…

Zaten Kılıçdaroğlu’nun aday olması halinde Tayip Erdoğan’ın tercih edileceğini Zümre’nin çeşitli ağızları çok önceden ifade ettiler. Zümre öncelikle birtakım isimleri gündeme sürerek yıpratıp olmazları göstermeye çalışıyor. Ortalığı temizledikten sonra sürpriz şekilde adayını ilan edecek ve bütün gücüyle medyayı, akademiyayı, her türlü iletişim imkânlarını kullanarak parlatıp bir algı oluşturacak.

Zümre akademiyası çoktandır harıl harıl, aday gösterilecek zatı kahramanlaştıracak pek çok hikâye yazıyorlardır. Bu hikâyelerden sosyal medyaya sızdırılanlardan beklenen kahramanın MİT Başkanı Hakan Fidan olduğu anlaşılmaktadır.

TSK’nın yürüttüğü operasyonlarda teamüllere aykırı şekilde bir istihbarat örgütü olarak gizli kalması, gözlerden ırak tutulması gerekirken özellikle vurgulanarak MİT işbirliği ile gerçekleştirildiğinin sıklıkla haber yapılıp kamuoyuna lanse edilmesi Hakan Fidan’ı parlatma amaçlı olmaktan başka nedir?

Hakan Fidan’dan lider çıkarılması planı daha önce de 7 Haziran 2015 seçiminde görevinden istifa edip milletvekili adayı olmasının Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan dönmesiyle anlaşılmıştı.

15 Temmuz kanlı darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan El Cezire Televizyonuna verdiği röportajda MİT’ten haber almadığını, darbeyi eniştesinin kendisine duyurduğunu dünya kamuoyu önünde açıklamıştı.

Başbakan Binali Yıldırım da MİT Başkanı Hakan Fidan’ın telefonuna çıkmadığını defalarca kamuoyuna açıkladı. Dahası Başbakan Binali Yıldırım bakanlar kurulu toplantısında telefonuna neden çıkmadığını sorduğunda cevap veremediğini de kamuoyuyla paylaştı.

Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın kamuoyu önünde 15 Temmuz darbesini haber vermemesinden ötürü açık açık eleştirmelerine rağmen 6 yıldır Hakan Fidan’ın hala görevde tutulması ancak siyasi bir lider olarak karşılarına çıkmasını engellemek amaçlı olabilir. Nitekim 15 Temmuz gecesi Hakan Fidan’la birlikte olduğu anlaşılan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez görevinden alındı. Hakan Fidan ise hala MİT Başkanı…

Hakan Fidan MİT Müsteşarlığına getirilirken teamüllere aykırı şekilde İsrailli yöneticiler kendisini hedef alarak Türkiye ile ortak sırlarımızı İran’a aktaracak diye eleştirip Türkiye kamuoyunu manipüle etmeye çalışmışlardı.

Zira İsrailli yöneticiler Hakan Fidan’ı hedef alıp eleştirmenin Türkiye toplumunda kendisine güven sağlayacağını bilirler. Nitekim İsrail sever Zümre medya ve akademiyası hiçbir zaman Hakan Fidan aleyhine haber, yorum yapmadı. İtibarsızlaştırıcı bir tutum sergilemedi. Aksine her fırsatta parlatmaya, sübliminal mesajlarla kamuoyunda PR yapmaya çalıştı.

Milli İstihbarat Teşkilatı tarihinde Hakan Fidan gibi popüler yapılan, hakkında kamuoyunda kahramanlaştırıcı bir sempatik imaj oluşturulan bir başka müsteşar olmamıştır. Esasen Hakan Fidan’ın MİT Müsteşarlığına getirilişi de teamül dışı, kendisine özgüdür.

Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda Zümre’nin adayının Hakan Fidan olduğu adeta bağırmaktadır. Kaldı ki sosyal medyada paylaşılan videolarda Recep Tayip Erdoğan’dan sonraki cumhurbaşkanının Hakan Fidan olacağı açıkça belirtilmektedir. Ancak şu var ki en başta planlanan Hakan Fidan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a rakip olması değil halef olması öngörülmekteydi. Bugünkü konjonktürde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağ kolu diye lanse edilen Hakan Fidan’ın nasıl bir gerekçe ve hikâye ile rakip aday gösterileceği şimdilik bilinmemektedir.

Zümre sahip olduğu büyük sermaye, medya ve akademiya gücü ile bu sorunun üstesinden geleceğini düşünüyordur. Ancak Zümre’nin açmazı/çıkmazı şudur: 53 yıllık Milli Görüş mücadelesi boyunca daima mağlup olmuş, muazzam gücünü, imkânlarını, itibarını yitire yitire bugünkü aciz, zavallı duruma düşmüştür. Ayrıca bugünkü Yeniden Büyük Lider ülke Türkiye karşısında durabilecek, Zümre’ye destek verebilecek bir küresel güç de yoktur.

Suriye’de, Libya’da, Doğu Akdeniz’de, Karabağ’da Türkiye’nin karşısına çıkamayan ABD’den ve İsrail’den Zümre’ye ne fayda gelebilir? Dolayısıyla 2023’te Zümre için aksine bir sonuç beklemek abestir. Bizim 2023’te beklediğimiz sonuç Zümre’nin Türkiye’de tamamen tasfiye edilmesidir.

>>>O<<<

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Zeki Geçkil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 2023 seçimlerinde hangi vaade oy vereceksiniz?