HER KÖTÜLÜĞÜN KAYNAĞI HER ÇIBANIN BAŞI TAKİYECİ ZÜMRE

Avusturyalı gazeteci Theodor Herzl’in Sultan Abdulhamid’ten Yahudiler için Filistin’de toprak isteyip reddedilmesi sonun başlangıcı oldu. Bunun üzerine Basel’de 1897 Siyonist Kongresi toplanarak şu kararları aldı:

İlk 50 yılda Sultan Abdülhamid tahttan indirilecek. Osmanlı Devleti dağıtılacak. Filistin toprakları kurtarılacak. Osmanlı bakiyesi üzerinde takiyeci Sabetaycı Zümre oligarşisi şeklinde bir devlet (TC), Filistin’de İsrail Devleti kurulacak. İkinci 50 yılda ise Arz-ı Mev’ud üzerinde Büyük İsrail gerçekleştirilecek.

İlk 50 yıl için öngörülenlerin tamamı gerçekleştirildi. Siyonizm’in çıkardığı 1. Dünya Savaşında yıkılan Osmanlı Devleti bakiyesi üzerinde sürüldükleri İspanya’dan gelip sığındıkları Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda iskân ettiği Yahudilerin torunlarına Siyonizm TC’yi kurdurdu.

Yine Siyonizm’in çıkardığı ikinci dünya savaşı bitiminde gerçekleştirilen 1945 Yalta Konferansında Birleşmiş Milletler teşkilatı ve onun çatısı altında ABD ile SSCB partnerliğinde iki kutuplu dünya düzeni kuruldu. Birleşmiş Milletlerin aldığı ilk karar Filistin’de İsrail Devletinin kuruluşunun ilanı oldu.

Ancak ikinci 50 yıl için öngörülen Büyük İsrail, 1897 Basel Siyonist Kongresinin ikinci elli yılı olan 1997’nin üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen gerçekleştirilemedi. Zira 1997 yılında Erbakan başbakandı ve Büyük İsrail’i gerçekleştirmek üzere konuşlandırılan Çekiç Güç’ü bölgeden uzaklaştırarak geldiği yere gönderdi.

Osmanlı Devletinin Balkanlarda iskân ettiği Yahudilerden İzmirli Kabalacı Haham Sabetay Sevi takiyeci bir mezhep kurdu. Haçlı seferlerini örgütleyen Tapınak Şövalyelerinin örnek alındığı takiyeci Sabetaycı mezhep sözde Müslüman olacak ancak özde Yahudiliğini koruyacaktı. Tapınak Şövalyeleri de Yahudi oldukları halde Hristiyan gözükerek faaliyetlerini, icraatlarını gerçekleştirmişlerdi.

Balkanlara iskân edilen İspanya sürgünü Yahudiler Selanik’te toplanmışlardı. İlin nüfusunun % 70’ten fazlasını oluşturmuşlardı. Haham Sabetay Sevi’nin kurduğu takiyeci mezhebin mensupları Selanik’te gizli bir siyasi örgüt olarak İttihat ve Terakki Cemiyetini kurdular. Birçok vilayette şubeler açtılar. 1889’da İstanbul’da İttihad ve Terakki Partisi’ne dönüştürdüler. İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra Meclis-i Mebusan’da büyük bir grup oluşturdular.

Selanik’te oluşturulan Hareket Ordusunun, sarayını kuşatarak Sultan Abdulhamid’i tahttan indirmesinden sonra bir dizi suikast, baskın, darbe sonucu devleti ele geçiren İttihad ve Terakki Fırkası iktidar oldu.

Osmanlı Devletini 1. Dünya Savaşına sokup birçok cephede savaştıran, nihayetinde Çanakkale Savaşında bütün mevcudiyetini ve geleceğini tüketen takiyeci İttihat ve Terakki Partisi mensupları Başkent İstanbul’u işgal eden İngilizler ve Anadolu illerini işgal eden müttefikleri ile işbirliği yaparak hile ile TC’yi kurup Lozan’da tescillediler. Ardından da Fransız devrimini gerçekleştiren takiyeci Tapınak Şövalyelerinin uygulamalarını örnek alan devrimler başlattılar.

İslam Âlimlerini idam edip ibret için meydanlarda sehpalarda sallandıran İstiklal Mahkemelerini kuran takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Laiklik ardına sığınarak İslam’ı yasaklayan, Müslümanları devletten, siyasetten, ekonomik hayattan, sosyal ve kültürel ortamlardan uzaklaştırıp kırsal alana ve şehir varoşlarına mahkûm eden takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Ezanı yasaklayan, İslam dinini değiştirip tağuti inkârcı rejimle uyumlu hale getirmeye çalışan takiyeci Zümre oligarşisiydi.

1000 yıllık Selçuklu – Osmanlı Türk İslam Kültür Medeniyetini yok edip ilkel, paganist Eti, Sümer, Hitit uygarlıklarını yücelten, Kemalcı resmi ideoloji ile Müslümanları asimile eden takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Harf inkılabıyla 1000 yıllık Türk – İslam Kültürünü okunamaz, anlaşılamaz hale getiren Siyonist Haçlı Batı Kültürünü eğitim ve iletişim sistemleri ile dayatan takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Tek parti CHP iktidarında ezanı Türkçeleştiren, Müslümanlara kanunsuz keyfi zulüm yaptıran takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Çok partili döneme geçildiğinde kurduğu Demokrat Partinin iktidarında ezanın Arapça okunmasına izin veren buna karşılık çıkardığı 163. kanun maddesiyle Müslümanlara yasal zulümler yapan takiyeci Zümre oligarşisiydi.

İslam’ı irtica yaftasıyla karalayan, Müslümanları mürteci, örümcek kafalı ithamlarıyla tahkir eden takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Müslüman toplumu içkiyi, kumarı, fuhşu teşvik ederek sistemli şekilde dejenere eden takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Başörtüsünü, çarşafı, sarığı, cübbeyi yasaklayıp Batı yaşam tarzını Müslüman topluma dayatan takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Adı Demokrat olan iktidarda parlamento binası değil devasa Anıtkabir’i yaptıran, 5816 sayılı kanunla Mustafa Kemal’i ve Kemalcılığı tabu haline getirip eleştirilemez kılan takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Kemalcılığı resmi ideoloji ve paganist bir din haline getirerek uyduruk ritüelleri tüm topluma dayatan takiyeci Zümre oligarşisiydi.

M. Kemal’e ve Kemalcılığa yemin etmeden devlette göreve başlatmayan uygulamaları tüm topluma dayatan takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Kemalcı ideolojiyi antidemokratik şekilde anayasa ve yasalara koyup devlet gücüyle tüm topluma dayatan, statükoyu oluşturan takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Yargı sistemini herkese adalet dağıtmak yerine Kemalcı resmi ideolojiye dayalı rejimi koruma aygıtı haline getiren takiyeci Zümre oligarşisiydi.

TSK’ya vatan savunması yerine irtica tehlikesi ve tehdidi diye Müslümanlara karşı rejimi koruma misyonu yükleyen takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Üniversiteleri bilim üretmek yerine Kemalcı resmi ideoloji ve paradigmaya uyumlu insan yetiştirmekle görevlendiren takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Kemalcı eğitim sistemiyle paganist ritüelleri belleten, Müslümanları asimile ederek hile rejimi ve köle düzenine itaatkâr yetiştiren takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Milletimizi ilerici – gerici, sağcı – solcu, Alevi – Sünni ve daha bir sürü tefrikayla ayrıştıran, kutuplaştıran, vuruşturan takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Türkiye küçük olsun ilelebet biz yönetelim zihniyetiyle geri bıraktıran, ilkelliğe mahkûm eden, fakirliğe yoksulluğa duçar eden, böl ve yönet yöntemini uygulayan takiyeci Zümre oligarşisiydi.

Hasılıkelam İslam’ı, Müslümanları, milletimizin geliştirdiği 1000 yıllık Türk – İslam Kültürünü hedef alan, kökünü kazımaya çalışan, Siyonist Haçlı Batı’dan taklit ettiği inkârcı Batı kültürü ve yaşam tarzını dayatan bu amaçla her türlü zulmü, zorbalığı, hileyi, desiseyi, kötülüğü örgütleyen takiyeci Zümre oligarşisiydi.

İşte bu Zümre oligarşisinin yönettiği Kemalcı vesayet statükosuna hile rejimi ve köle düzeni diyen Erbakan Milli Görüş cihadıyla 40 yılda Müslümanları iktidar yaparak özgür, bağımsız Yeniden Büyük Türkiye liderliğinde Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen vizyonunu gerçekleştirme sürecini başlattı.

Böylece yönetimden uzaklaştırılan takiyeci Zümre oligarşisi Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem bahanesiyle Eski Türkiye vesayet statükosunu yeniden kurmaya ve tahkim etmeye çalışıyor. Halen sahip olduğu büyük sermaye, medya ve akademiya gücüyle ekonomik sıkıntılara yol açmaya, toplumda kargaşa çıkarmaya, her türlü sorunu büyüterek huzursuzluk oluşturmaya çalışarak Cumhur İktidarını devirmek istemektedir.

Ancak bütün girişimleri başarısız kalan takiyeci oligarşik Zümre siyasette oyun kurma ve oyun bozma kabiliyetini tamamen yitirmiş bulunuyor. 2023 hedefi için hazırladığı sözde Millet İttifakı siyasi mühendislik projesi şimdiden çökmüştür.

Yalnızca bu kadar da değil, takiyeci Zümre oligarşisi artık sırtını dayayabileceği bir dış güçten de yoksundur. Ne ABD ne NATO ne Avrupa Birliği ne de İsrail artık yükselen küresel güç Yeniden Büyük Türkiye’nin bileğini bükememektedir.

Ne var ki Erbakan’ın Milli Görüş cihadıyla 40 yılda gerçekleştirdiği bu muazzam ve muhteşem başarının henüz toplum farkında değildir. Bu da illüzyoncu medya ve akademiyanın başarısıdır.

O.G.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Geçkil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ssk lı emekli - Osmanlı bir rumeli ve RUMELİLİ devleti idi ..anadolunun sivas tokat.a kadar devamlı isyanlarla şah ismail vs engellendi...bursa edirne başkent osmanlı akıncı beylik merkezi slistre tutrakan tuna nehri kıyısı sofya ve selanik akıncıların beylik merkezleri idi.ve bizden rumeli trakya balkan yörükleri evlâdı FATİHAN a kayıtlı has kanuna kurallara uyan bizim dedelerden osmanlı devleti vergi almaz dı.ve RUMELİ beyler beyi anadolu beyler beyinden protokkölde önce gelirdi yeşil ay yıldızlı rumeli sancağı en önde gelirdi. Sadrazamların çoğu da rumelili idi...FATİH sultan mehmet edirneli trakyalı rumelili idi..şimdi bilmeyen bütün rumelili ýörükan türk ve arnavut pomak boşnak gacal vs müslüman ları...ispanyadan selaniğe göçen bazı sebatist lerle .birlikte anmamalısınız azınlık olarak belirtmeniz lazım .anadoluda ermeni yahudi dönmesi rumeliden cok daha fazla ..müslüman anadolulu ve rumelileri zan altında bırakmayalım..bin atlı akınlarda cocuklar gibi şendik bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Mart 22:34
02

Hakkı - @Ssk lı emekli 01 nolu yoruma cevabı: Zaten yazıda Sabetaycı, takiyeci Zümre denmiş. Bununla Selanik Dönmesi gizli Yahudilerin kastedildiği açık.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Mart 00:19


Anket 2023 seçimlerinde hangi vaade oy vereceksiniz?