Cumhur İktidarı katıksız ve katkısız bir Milli Görüş iktidarıdır

Evet, biliyoruz ki AKP TÜSİAD’ın referansı ve ABD Yahudi Cemaatinin icazetiyle Eczacıbaşı’nın evinde kurulan ve fabrika ayarları muhafazakâr demokrat şeklinde verilen bir parti olarak siyaset hayatına başladı. Dahası, 28 Şubat’ın bıçkın generali Çevik Bir’in de İsrail’de Tayip Erdoğan’a kefil olduğu yazılıp çizildi.

AKP 3 Kasım 2002 Seçiminde tek başına anayasayı değiştirebilecek çoğunlukla iktidar olmuştu ama kurucu lideri Recep Tayip Erdoğan milletvekili seçilmesi engellendiğinden başbakan olup AKP hükümetini kuramamıştı. Onun yerine Abdullah Gül ilk AKP hükümetini kurarak Başbakan olarak göreve başlamıştı.

Bu arada iktidar olan AKP’nin kurucu lideri Erdoğan ABD’ye ve Avrupa Birliği başkentlerine çözüm aramak üzere art arda ziyaretler yapıyor başbakan protokolüyle kırmızı halılarda karşılanıp uğurlanıyordu.

Aradan 6 ay geçmiş Abdullah Gül karizma yapıp yıldızı parlarken Tayip Erdoğan’ın yıldızı sönmeye yüz tutmuştu. ABD ve Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ziyaretlerde bir sonuç çıkmamış ufukta bir çözüm de görünmüyordu.

Tam bu sırada CHP’nin ikinci kurucu lideri Deniz Baykal Tayip Erdoğan’la esrarengiz uzun bir görüşme yapmıştı. 28 Şubat’ı destekleyen partilerin topluca baraj altında kaldığı 3 Kasım 2002 Seçiminde tek başına iktidar olan AKP’ye karşı 28 Şubat’ı desteklememiş olan Deniz Baykal’ın CHP’si de tek başına muhalefet olarak parlamentoya girmişti. 28 Şubat’ı destekleyen siyasi parti ve liderlerinin dışında kaldığı bir parlamento oluşmuştu.

Deniz Baykal’ın görüşmesinden sonra Tayip Erdoğan’a ikbal kapıları açıldı. Anayasa değişikliği yapılarak yenilenen Siirt seçiminde milletvekili seçildi ve başbakanlık koltuğuna oturdu. İlginçtir seçim kampanyasında, Erbakan’ın izniyle AKP’yi kurduk, iktidar olduğumuzda cumhurbaşkanı yapacağız, diye propaganda yapan Recep Tayip Erdoğan Başbakanlık koltuğuna oturduktan sonra ilk yurt içi gezisini Uluslararası Lions ve Rotary Kulüplerinin kongresine katılmak üzere Antalya’ya yaparken uçakta gazetecilere Milli Görüş gömleğini çıkardık kim giyerse giysin dedi.

Anladığımız kadarıyla seçim kampanyasında Milli Görüşçülere takiye yapan Erdoğan başbakan koltuğuna oturunca Yahudi’ye takiye yapmaya başladı. Zira Tayip Erdoğan’ın başbakanlığında AKP iktidarda Eczacıbaşı’nın evinde TÜSİAD’ın yaptığı fabrika ayarlarından istikrarlı bir şekilde uzaklaşarak Milli Görüş doğrultusunda izlediği politikalarla değişime uğradı.

Muhafazakâr demokrat diye kurulmuş olan AKP iktidarda tam aksine değişimci, reformcu hatta devrimci bir parti olarak Milli Görüş doğrultusunda icraatlarda bulundu. Öyle ki TC’nin 94 yıllık statükosunu kökten değiştirerek rejim değişikliği anlamında olan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini kurdu.

20 yıllık AKP iktidarında Başbakan Erbakan’ın hazırlayıp bir basın toplantısında kamuoyuna açıkladığı kalkınma projelerinin tamamı hayata geçirildi. Keza Erbakan’ın hazırladığı üstün teknolojili savunma sanayi projeleri bir bir hayata geçiriliyor.

28 Şubat kararlarının tamamını uygulamadan kaldırarak Milli Görüş doğrultusunda düzenlemeler yapıldı. İmam hatip okullarının lise bölümü yeniden açılmakla kalınmadı bütün okullarda Kuran’ı Kerim ve Siyer seçmeli ders olarak okutulmaya başlandı. Başörtüsüne kamuda hiçbir engel bırakılmadı. Ve Milli Görüş doğrultusunda daha birçok gelişme sağlandı.

Dış politikada Avrupa Birliği’ne özünde Milli Görüşçü bir yaklaşım sergilendi. Yıllarca oluşturulmuş iç kamuoyu dikkate alınarak Türkiye’nin üyeliği için gerekli her şeyin yapıldığı ancak Avrupa Birliği’nin kapıları kapattığı şeklinde bir algı oluşturuldu.

Birleşmiş Milletler konusunda dünya beşten büyüktür denilerek Erbakan’ın yaklaşımı aynen sergilendi. ABD ile ilişkilerde Milli Görüş’ün şahsiyetli dış politika ilkesi uygulandı. İslam ülkeleriyle ilişkilerde karşılaşılan bir takım provokasyonlara rağmen daima ılımlı, hoşgörülü, anlayışlı politikalar izlendi.

AKP’nin iktidardaki Milli Görüş doğrultusunda değişimini ve kuruluşundaki fabrika ayarlarından uzaklaştığını gözlemleyen TC’nin kurucu iradesinin temsilcisi, 28 Şubat’ı başlatan, Milli Görüş’ün 4 partisini kapatmış olan, Erbakan’a 5 kez siyasi yasak getiren nihayetinde 2 yıl hapse mahkûm eden Kemalcı vesayet statükosunun yöneticisi Selanik Dönmesi takiyeci Sabetaycı Zümre Recep Tayip Erdoğan’ı hedef almaya başladı.

27 Nisan E-muhtırası, AKP’ye kapatma davası ve nihayet 15 Temmuz kanlı darbe girişimi sadece hedef alma eylemlerinin başlıcalarıydı. Zümre, Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ı hedef alma politikasını tırmandırarak devam ettiriyor.

Zümre kontrolündeki büyük sermaye, illüzyoncu medya ve akademiya her türlü dezenformasyon ve manipülasyonla hedef aldığı, siyasi ve ekonomik saldırılarla yıprattığı AKP’nin tek başına Meclis çoğunluğunu yitirmesini sağlayınca Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP’nin desteğiyle iktidarını sürdürmektedir.

Türkiye’deki İsrail de denilen Zümrenin Milli Görüş politikalarını izleyen Cumhur İktidarını devirmek amacıyla oluşturduğu ve adına Millet İttifakı dediği oluşum, Eski Türkiye Batı güdümlü müstemleke tipi Kemalcı vesayet statükosuna geri dönüş mutabakatından başka bir şey değildir.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem ambalajıyla gizlediği ise Kemalcı vesayet statükosunun yeniden inşa edilip tahkim edilmesidir. Ancak Zümrenin AKP içinde örgütlediği Pelikan sinsi şekilde bu mutabakata destek vermektedir.

Buna karşın mutabakatta yer alan Kemal Kılıçdaroğlu ile Ahmet Davutoğlu mutabakata samimi destek vermemektedir. Zira Kemal Kılıçdaroğlu ve Ahmet Davutoğlu yıllardır Zümrenin hedefindeler. Açıkçası Cumhur iktidarının Millet İttifakının içinde Millet İttifakının Cumhur İktidarı içinde işbirlikçileri vardır.

Sonuç olarak şunu diyebiliriz. Milli Görüş’ün Zümre oligarşisi ile 53 yıllık mücadelesinde tek bir yenilgi yoktur. İstikrarlı şekilde Zümre oligarşisi hep kaybeden, güç ve imkân yitiren nihayetinde yönetimden uzaklaştırılan taraf olmuştur. Milli Görüş ise hep kazanan, güçlenen, iktidar olan, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen vizyonunu adım adım hayata geçiren taraf olmuştur. 2023 finalini kazanacak olan da Milli Görüş’tür.

>>>O<<<

O.G.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Geçkil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 2023 seçimlerinde hangi vaade oy vereceksiniz?