MİT kumpası üzerine 'enteresan' bir yazı

MİT kumpası üzerine 'enteresan' bir yazı

FETÖ’nün MİT’e düzenlediği manipülatif algı operasyonunun yıl dönümü nedeniyle toplum olarak günlerdir “MİT Kumpası” haber ve yorumları ile yatıp kalkıyoruz. 

Medya her nedense bu olayda hiç olmadığı kadar ağız birliği yaparak yine manipülatif şekilde 9 yıl önce yaşananları temcit pilavı gibi aynı çerçeveden toplama yansıtıyor.

Her gelişmede birinin ak dediğine öbürünün kara dediği yandaş medya ile muhalif medya bu olayda neden aynı ortak paydada buluştu diye kafa yoran var mı?

Yok!

Enteresan...


*

Tarih 9 Şubat 2012. 

MİT kumpası.

Konunun öznesinde FETÖ hedefinde güya Hakan Fidan vardı ve Hakan Fidan ameliyat masasında olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir şekilde ulaşarak durumdan haberdar etmiş, Erdoğan da yargıyı ve emniyeti karşısına alacak kadar gözünü karartıp Hakan Fidan’a sonuna kadar sahip çıkmıştı. 

Tarih 15 Temmuz 2016.

Darbe girişimi.

Olayın öznesinde yine FETÖ ama bu kez hedefinde Cumhurbaşkanı Erdoğan vardı. Ancak Tayyip Erdoğan kendi ifadesiyle darbe girişimini eniştesinden öğrenmiş MİT Müsteşarı Hakan’a Fidan’a ise ulaşamamıştı.

Bu ilginç durumu gündeme getiren var mı?

Yok!

Başbakan Binali Yıldırım da o gece Hakan Fidan’a bir türlü ulaşamadığını söyleyerek açıkça eleştirmişti.

Dile getiren var mı?

Yok!

Enteresan.

*

Son zamanlarda medya gerek yurt içinde gerekse yurt dışında emniyet güçlerinin düzenlediği büyük/küçük her operasyon haberine  “MİT”i iliştirerek terörle mücadeledeki başarıyı adete O’na mal ediyor.

En ücra kırsalda bile uçan kuştan haberdar olan MİT’in nasıl oluyor da yakın tarihin en büyük ve en komplike darbe girişiminden haberi olmuyor diye soran var mı?

Yok!

Enteresan...

*

7 Haziran 2015 seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan müsaade etmemesine rağmen Hakan Fidan’ın görevinden istifa ederek bir emri vaki ile milletvekilliğine aday olmasını hatırlayan var mı?

Yok!

Cumhurbaşkanına rağmen buna nasıl cür’et ettiğini sorgulayan var mı?

Yok!

Enteresan...

*

Bütün bu enteresanlıklara rağmen Hakan Fidan’ın neden ve nasıl hala daha görevinin başında kalabildiğini merak eden var mı?

Yok!

Enteresan...

*

İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, MİT müsteşarlığına getirilmesinin ardından Hakan Fidan’ı İran yanlısı olmakla suçlamış ve Tahran’ın İsrail sırlarına ulaşmasından endişe duyduğunu dile getirmişti.

Oysa İsrail ile İran arasında hiç bir alanda su sızmadığını bilmeyen var mı?

Yok!

İşte enterasanlık da burada başlıyor zaten.

Yazarın Diğer Yazıları