30 Ağustos meydan muharebesi ve zaferi diye bir olay hiç yaşanmadı

Yarın TC 98. kez kutlanacak. Büyük taarruz, yıldırım orduları, Dumlupınar meydan muharebesi, düşmanın İzmir'de denize dökülmesi gibi asılsız palavralarla, Cumhuriyetin değerleri, kazanımları yakıştırmalarıyla kafalar tütsülenip beyinlerdeki uyduruk ezberler tekrarlanacak. Ama TC, başkent İstanbul 5 yıl boyunca İngilizlerin işgalinde iken kuruldu, Lozan'da tescillendi. İngilizler tek mermi sıkılmadan öyle çekildiler gerçeği asla dillendirilmeyecek.

1. Büyük taarruz büyük bir yalandır. Haçlı işgal ordularına karşı Anadolu'da İslam âlimleri direniş başlattı. İşgalin sürdürülemeyeceği görüldü. Hilekâr İngilizler takiyeci Selanik Dönmesi paşalara Samsun'dan Anadolu'ya çıkarma yaptırarak çakma bir cihadla kurtuluş savaşı başlattı. İşgal orduları aldıkları talimatla hızla çekilirken derme çatma Ankara güçleri kovaladılar. Böylece inisiyatif gerçek kurtuluş savaşını yürüten İslam âlimlerinden çakma kurtuluş savaşı başlatan takiyeci işbirlikçilere geçti.

2- Yıldırım orduları müthiş bir ironidir. Dağıtılan Osmanlı Ordusu artıklarından oluşturulan derme çatma birlikler... aldıkları talimatla çekilen işgal ordularına yaklaşıp tozunu bile yutmadılar. O zamanın taşıtı hayvanlarla 10 günde ( 30 Ağustos ilâ 9 Eylül) hiç savaşmadan sürekli yol alarak Afyon'dan İzmir'e ancak vardılar. Bu gerçeği Yıldırım orduları palavrası ile örterek göz boyadılar.

3- 30 Ağustos meydan muharebesi ve zaferi diye bir olay hiç yaşanmadı. Tamamen masa başında uydurulan bir hayal ürünüdür. Dumlupınar ile İzmir arası 400 küsur km. yolu 30 Ağustos-9 Eylül arası 10 günde dönemin hayvansal taşıtları ile sürekli yol alarak ancak alabildiler. Savaş için hiçbir vakit yok, sözkonusu da değil. Zaten çekilme talimatı alan işgal orduları hazla çekilirken Ankara güçleri onların silüetini bile görmediler. Bir tek şehit, yaralı dahi yoktu. Ama Kemal Paşa gazi ve mareşal olmuştu!

4- İsmet İnönü sen mareşal olursun da ben olamaz mıyım diyerek masa başında 1. ve 2. İnönü Meydan Muharebelerini uydurdu. Ancak olayın sulandırılmasından korkularak bundan vazgeçilince kabul görmemiş bir iddia olarak ortada kaldı. Kurtuluş Savaşı ve kahramanları Osmanlı döneminden beri süregelmekte olan İttihatçı Selanik Dönmelerinin maceralarından ibaret bir ihanet hikayesidir.

5- Cumhuriyet değerleri ve kazanımları tam bir safsatadır. 1000 yıllık Selçuklu Osmanlı Türk İslam Medeniyeti karşıtı Siyonist Haçlı  Batı ile işbirliği içerisinde gerçekleştirilen bir yıkım, gerileme, ilkelleşme sürecidir. Osmanlı'da her görüşten 34  parti faaliyette, sayısız gazete yayındaydı. TC döneminde bütün partiler kapatılıp tek parti  CHP despotizmine geçildi. Bütün gazeteler kapatıldı Selanik Dönmelerinin çıkardığı iki gazeteye izin verildi.

6- TC döneminde başına cellatların getirildiği İstiklal Mahkemeleri ile adalet, hukuk, insan hakları yok edilerek kitlesel idamlar, katliamlar, seri suikastler yapıldı. Baskıcı rejimle herkesin susturularak oluşturulduğu karanlık ortamda uyduruk hikâyelerle, yalanlarla, palavralarla dolu bir resmi tarih yazdırıldı eğitim kurumlarında belletildi. Oluşturulan bu hipnotizma büyüsü TC'nin 98. yılında hâlâ bozulamadı. 5816 sayılı yasayla da korunuyor.

7- 1000 yıllık Selçuklu Osmanlı Türk İslam Kültür ve Medeniyetinde, toplumun  milli karakter ve hasletlerinde Siyonist Haçlı ordularının işgali sürdürerek asla yapamayacakları tahribatı takiyeci Selanik Dönmeleri fazlasıyla gerçekleştirdiler. Osmanlı Devletini yıkıp TC'yi kuranlar Mesih olduğunu iddia ederek isyan çıkarmış olan İzmirli Kabalacı Haham Sabetay Sevi'nin takipçileri takiyeci Selanik Dönmeleriydi.

8- Takiyeci Selanik Dönmesi İttihatçılar Osmanlı Devletini yıkıp TC'yi kurarak başlattıkları devrimlerde Tapınak Şövalyelerinin gerçekleştirdiği Fransız Devrimini örnek aldılar. Yahudi oldukları halde Hristiyan gözüken Tapınak Şövalyeleri gibi Selanik Dönmeleri de Müslüman görünümlü Yahudilerdi. İttihatçılar İzmirli Haham Sabetay Sevi'nin Tapınak Şövalyeleri yöntemiyle Selanik'te örgütlediği Yahudilerdi.

9- Osmanlı Devletinin yıkılması İttihatçı Selanik Dönmleri için TC'nin kurulması planı Theodor Herzl'in Yahudi Devleti kurmak için Sultan Abdülhamid'den Filistin'den toprak talebinin reddedilmesi üzerine İsviçre'nin Basel kentinde gerçekleştirilen 1897 Siyonist Kongresinde planlandı. İttihatçı Selanik Dönmeleri için oluşturulacak oligarşik rejime sıkıntı çıkaracakları için Osmanlı'da iki etkin azınlık unsur olan Ermeniler tehcirle Rumlar mübadele ile Anadolu'dan sürüldüler.

10- Anadolu'dan sürülen 1.5 Milyon Ermeni, 2.5 Milyon Rum nüfusun mülklerine Lozan'daki mübadele maddesi uyarınca Selanik'ten 350 bin Dönme Yahudi getirilip yerleştirildi. İstanbul'daki Rum ve Ermeni nüfusun sürülmesi ise Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül yağma çapul olaylarıyla gerçekleştirildi. Daha önce çıkartılmış olan Tekalif-i Milliye Kanunu ile de Müslümanların malları gasp edildi. Ülkenin bütün zenginlikleri Selanik göçmenlerine verilerek zenginleştirildiler.

11- Osmanlı Döneminde İttihat ve Terakki iktidarı Ermeni tehcirini yaparken TC döneminde Rum ve Ermeni azınlığı için Varlık Vergisi çıkartılıp 6-7 Eylül olaylarında malları çapul edilip yağmalanırken bu iki Hristiyan topluma yönelik işlenen insanlık suçuna Hristiyan Batı Dünyası sessiz kaldı. Ta ki  12 Eylül 1980 darbe yönetimi  ABD'ye dirsek çevirip  Erbakan'ın kontrolüne girinceye kadar. Ermeni soykırım iddiaları, ASALA ve PKK terörü öyle başladı.

12- Osmanlı Devleti yıkılarak Selanik Dönmeleri için TC'nin kurulması 1897 Siyonist Kongresinde alınan bir karar gereği olduğundan Lozan'a konulan mübadele maddesi ile Hristiyan Anadolu'daki 2.5 Milyon Rum nüfusun Yunanistan'a sürülmesine Hristiyan Batı dünyası göz yumdu. Ermeniler tehcirle, Rumlar mübadele ile Anadolu'dan sürülürken Tekalif-i Milliye Kanunu ile malları gasp edilen Müslümanlar baskı rejimi ile köleleştirilerek TC bir Yahudi cennetine dönüştürüldü.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Geçkil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?