Avrupa Birliği ahlak normları ile MHP'deki kaset olayına bakmak

MHP’nin üçü genel başkan yardımcısı, biri 10 yıl boyunca İstanbul il başkanlığı yapmış milletvekili adayı olan dört üst düzey yöneticisine ilişkin iğrenç seks kasetlerinin internet sitelerine düşmesi üzerine ısrarla vurgusu yapılan özel hayata ilişkin retorik Avrupa Birliği ahlak normlarını esas almaktadır.

Bu sapkın ahlak normlarının aziz milletimiz ile yakından, uzaktan bir alakası bulunmamaktadır.

Bilindiği gibi bugün Avrupa Birliği ülkelerinin parlamentolarında erkeklerle erkeklerin, kadınlarla kadınların resmen nikâhlanmasını yasal hale getiren düzenlemeler yapılmaktadır.

Her türlü sapkınlığın, ahlaki dejenerasyonun dibini bulmaya çalışan Avrupa ülkelerinin sözüm ona etik kurallarını alıp Türkiye’de uygulayarak geçerli kılmaya çalışan işbirlikçi taklitçiler bilmelidir ki; aziz milletimiz bu ahlaki çürümüşlüğü asla içselleştirip kanıksamayacak ve böyle olmasına da müsaade etmeyecektir.

Siyasetin topluma örnek olması gereken üst düzey noktalarında bu yaşını başını almış insanların içine düştükleri iğrençlik çukuru özel hayat ile filan izah edilemez. Kaldı ki yaşadıkları rezillikler artık özellikten çıkıp genelleşmiş, kamuoyuna yansımış, maşeri vicdanda mahkûm olmuştur.

Bu gidişle eski Roma’daki gibi, yakalanmamak şartıyla hırsızlık da suç ve ayıp olmaktan çıkarılıp özel hayat kapsamına alınırsa şaşmamak gerekir. Zaten yargıya intikal edip mahkûmiyete yol açmadıkça her türlü yolsuzluk ayıp sayılmaktan, yüz kızartıcı olmaktan çıkmıştır.

Çağımızda batıdan kaynaklanan bir şeytan saltanatı dayatılarak tüm yeryüzüne yayılma istidadı göstermektedir. Şeytan’ın yeryüzünde insanoğluna yaptırmak için ahdettiği ne varsa hepsi batı medeniyeti adına yaptırılmak istenmektedir.

Bu yüzden her türlü suç ve günah erbabının hakları savunulurken masum insanlara yapılanlar yapıldığı ile kalmaktadır.

Bugün fuhşun ve cinsel sapıklığın her türlüsü suç kapsamından çıkarılıp aleni yapılması teşvik edilmektedir. Buna karşı namusunu ve iffetini korumaya çalışanlar her türlü baskı, zulüm ve saldırıya maruz kalmaktadır. Yeni birtakım kavramlar uydurularak her türlü ahlaksızlığa revaç kazandırılmaya çalışılmaktadır.

İnsanlık suçu denilerek idam cezaları kaldırılmakta, seri cinayetler işleyen canavarların insan hakları örgütlü şekilde savunulurken onların kurbanları suçsuz insanların durumları ise oldubitti olarak nitelenmekte, bir şey yapılmamaktadır.

Terör yapanlara sahip çıkılmakta, türlü çeşitli kılıflar, adlar altında savunulmaktadır. Güçlünün istediğini yapabildiği, güçsüzün hiçbir hakkı olmadığı, zulmün alabildiğine yaygınlaşma trendi gösterdiği bir küresel ortam oluşturulmak istenmektedir.

Barış ve huzurun hâkim olduğu hiçbir yer kalmamacasına dünyanın her noktasına fitnenin, fesadın, kargaşanın sirayet etmesi için ne elden geliyorsa ardına kadar yapılmaktadır.

Şeytan tam olarak tüm yeryüzünde bunları yapmak için kıyamete kadar Allah’tan mühlet istedi. Şeytanın karşı konmaz bir zevkle yapmaya çalıştığı yeryüzünde kan dökme, cinsel sapkınlığı, fuhşu, fitneyi, zulmü, kargaşayı, fitne ve fesadı yaygınlaştırma, bugün batı tarafından resmen icra edilmeye çalışılmaktadır.

Bugün batı medeniyeti adına bütün bunlar devletler, yönetimler eli ile resmen ve sistematik şekilde tüm yeryüzünü kapsayacak şekilde yürütülmektedir.

Bu insanlık düşmanı zihniyetin hemen her ülkede temsilcileri var, taraftarları oluşturuluyor, etkin konumlara gelmeleri için her şey ardına kadar peşkeş çekiliyor.

Bu zihniyet siyasi partilere, medya kuruluşlarına, eğitim, öğretim kurumlarına, vakıflara, derneklere, sivil toplum kuruluşlarına ve ülke yönetimlerine hâkim olmak için canhıraş mücadeleler veriyor.

Kitlelerin bu tür sapkınlıkları kanıksaması, duyarlılığını yitirmesi için her türlü propaganda ve retorik bilinçli, sistematik şekilde yapılıyor.

CHP Genel Başkanı olarak Deniz Baykal’ın, partisinin evli barklı bir bayan milletvekili ile yaşadığı cinsel ilişki özel hayat sayılıyor, bunu ayıp sayanlar ise özel hayata müdahale etmekle suçlanıp kınanıyor.

MHP’nin moruk genel başkan yardımcıları torunları yaşındaki kızlar ile fuhuş yaparken özel hayatlarını yaşamış oluyorlar. Onları ayıplayanlar ise özel hayata müdahale etmekle suçlanıyor.

Bazı af buyurun pz.ler de tecessüs günahtır diye İslami bir koruma getirmeye kalkışıyorlar. Ne demek tecessüs? Bir suçun gizli işlendiği fark edilirse izlenip ifşa edilmesi gerekmez mi?

Ama Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde zina suç olmaktan çıkarıldı diyorsanız, ayıp olmaktan da çıkaramazsınız ya. İnsanda vicdan ve idrak kaldırılmadığı sürece zina suç olmaktan çıkarılsa da asla ayıp olmaktan çıkartılamaz. Nitekim özel hayat diye diretseler de sonuçlarına katlanmaktan kurtulamıyorlar.

Birilerine zinayı ve her türlü cinsel sapkınlığı özel yaşam adına bir hak olarak tanıyorsanız, ötekine de bunları filme alıp ifşa etmeyi de özel merak olarak hak tanımalısınız.

Mademki zevkler sınır tanımıyor; röntgencilikten ve teşhircilikten zevk alanların arzu ve isteklerini yerine getirmelerine de saygı duymak zorundasınız.

Yani bir partinin koca genel başkan yardımcıları partilerinin parası ile torunları yaşındaki fahişelere ev ve araba alma vadinde bulunarak fuhuş yapacak, kimse bu ahlaki dejenerasyonu ve insani kokuşmuşluğu eleştiri konusu yapamayacak, adamın özel hayatı diye koruma altına alınıp dokunulmazlık sağlanacak.

Yuh be… Bu kadarı da olamaz!

İnsanlık tarihi içinde yer yer ve zaman zaman bu tür bozulmalar, çürümeler olmuşsa da insanlığın topyekûn zina ve fuhşu makul gördüğü asla vaki değildir. İnsan ile hayvan arasındaki en temel fark nikâhtır.

İnsanlığın canavarlaşmasının yolunu açan en etkili faktör de zina ve fuhuştur.

Zina ve fuhuş serbest bırakılırsa artık başka hiçbir kötülüğün önü alınamaz.

Konuyu, ufak bir ilave yaparak Bediüzzaman Hazretlerinin bir sözü ile bitirelim: Zalimler ve alçak sapkınlar içinyaşasıncehennem!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vahit Şekerci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 2023 seçimlerinde hangi vaade oy vereceksiniz?