Mücahit yanılmaz dedikoduları üretmeyi iş edinip görev bilenler

Elazığ’da neden iyi bir iş başarılamıyor? Size söyleyeyim: İş yapanın, bir şey başaranın, öne çıkanın yoluna barikat kurup engellemek Elazığlıların geleneksel sporu haline geldi. Bunu bir güruh yapsa da her defasında tüm Elazığ’a mal etmesini beceriyor. Örneklerini çoğaltmak mümkün ama birini vermekle yetineceğim…

Yasin Altunyuva Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü görevini yaparken, 15 yıllık AKP iktidarı boyunca bir düzine milletvekilinin yapamadığı kadar tesisi Elazığ’a kazandırıp hizmetine sundu. Güney Çevre Yolunu standartların üzerinde gerçekleştirdi. Malatya’dan girişin ve Kekliktepe ile Çaydaçıra altgeçitlerinin projelerini yaptı, hayata geçirdi. Elazığ’ın yollarını birçok ilden önce yapıp hizmete koydu.

Yasin Altunyuva periyodik olarak basını davet eder, inşaat alanlarını gezdirir, görüşlerini alır, eleştirileri cevaplar ve sonunda bir lokantada öğlen yemeyi yedirir, orda da sohbetin devamına ortam sağlardı. Yasin Beyden sonra kaç genel müdür gelip gitti, neler yaptılar doğrusu bendeniz bilmiyorum. Hiçbiri ile doğru dürüst tanışmak/görüşmek nasip olmadı. Ne dedikoduları yapıldı, ne de eleştirileri. Sessiz sedasız ne yaptılar, ne yapmadılar kim biliyor bilgim yok.

Yasin Altunyuva her projeyi hayata geçirirken, Elazığ’a karşı bir meydan muharebesi de yapıp kazanmak zorunda bırakılıyordu. Projeleri hararetli televizyon programlarına konu olur heyecanla, inatla tartışılır, ağzı olan konuşurdu. Gazete manşetleri, köşe yazıları ve dedikodu kulisleri Yasin Altunyuva’ın icraatları aleyhindeki anlatımlarla dolar taşırdı.

Özellikle Çaydaçıra Altgeçidinin başına getirilmeyen kalmadı. Bu proje gerçekleştirilir ve hizmete girerse trafik Zübeydehanım Caddesinde yığılır, tıkanır, allak bullak olur diye bir sürü laf edip ahkâm kesiyorlardı. Bir yanda davalar, mahkemeler, diğer yanda dedikodu kampanyaları Yasin Beyi bunaltıyordu. Çaydaçıra Altgeçidinin üstü kapatılacak diye her tarafa dedikodu yayanlara Yasin Bey “Mezarın üstünü mü kapatıyorsunuz; devlet bunca para harcadı buraya?” şeklinde cevap verip yüreklere su serpmeye çalışıyordu. Nihayet Çaydaçıra Altgeçidi çok şükür hizmete girdi. Trafikte nasıl bir ferahlık sağladığını herkes görüyor yaşıyor. Öyle Zübeydehanım Caddesinde bir yığılma filan da hiç olmuyor. Peki, bütün bunlar niçin mi yapılıyordu? Yasin Altunyuva aday olacak diye önünü kesmek için kopartılıyordu bunca yaygara! Evet, dertleri oydu…

Şimdi o minvalde kesme, biçme, doğrama, yıpratma, karalama kampanyalarına Mücahit Yanılmaz hedef yapılıyor. Ne yapsa bir kulp takılıyor, hangi projeyi hayata geçirse ayıbı, kusuru, yanlışı bulunup aleyhinde kampanyaya dönüştürülüyor. Üretilen dedikodulardan televizyon dizisi çekilebilir. Gözaltına alındığını, tutuklandığını, görevden alındığını, üstü çizildiğini kaç kere yaydılar, kaç defa yeniden vizyona soktular çetelesini tutamazsınız.

Eski adıyla İstasyon Caddesindeki altgeçit hakkında anlatılanlar Çaydaçıra altgeçidi için söylenenleri geçti. Ağaçların kesildiğinden halkın dinlenme yerinin ortadan kaldırıldığına ve esnafı mağdur ettiğine kadar bir sürü lafügüzafı her ortamda bıkmadan, usanmadan, yorulmadan dillendiriyorlar. Üstelik altgeçidin hiçbir işe yaramadığını, trafiği rahatlatmak şöyle dursun daha da zorlaştırdığını eklemeyi ihmal etmiyorlar. İnsaf diye bir şey yok!

Diyorsunuz ki, ya kardeşim bir kere o ağaçlar yaşlanmış, çoğu çürümüştü; vasıfsızdı da. Halkın o trafik yoğunluğunda dinlenmesi, çay içmesi de egzoz gazı yoğunluğunda doğru değildi, sağlığa aykırıydı. Üstelik gürültü kirliliğinin çok fazla olduğu o ortamda oturmaya ve dinlenmeye imkân da yoktu. Tamam, vatandaş oturuyordu ama iyi mi ediyordu yani? Yeraltı geçidinin trafiği rahatlattığını, kenardaki yollarınsa ilave ferahlık sağladığını izaha bile lüzum yok. Kaldı ki, proje bitmiş, hizmete girmiş, dönüşü imkânsız; hala ne diye atıp tutuyorsunuz kardeşim, amacınız ne? Tabii, amaç belli, Mücahit Yanılmaz’ı doğramak…

Ne var ki, Mücahit Yanılmaz karşıtlığını herkes dedikodu ve fısıltı gazeteciliği ile yürütüp götürüyor. Henüz televizyonlara çıkıp bunları anlatmaya kimsenin gözü kesmiyor. Yazar ve gazeteci arkadaşlardan da şahsen ciddi bir eleştiri gördüğüm yok. AKP içinden ya da dışından rakip politikacıların kamuoyu önünde Belediye Başkanı Yanılmaz’a eleştirilerini yönelttiğine şahit olmadım. Tartışmalar medya üzerinden yapılacak olsa dileyenin lehte, dileyenin aleyhte görüş, düşünce beyanı kamuoyunu sağlıklı oluşturur. Ama dedikoduya cevap vermek mümkün değil. Dinleyenin de doğrulatmak, yalanlamak imkânı yoktur.

Belki yanlış anlaşılacak, Mücahit Yanılmaz’ı savunduğum zannedilecek; ama meselenin kişiler olmadığını anlatmaya çalışıyorum. Belediye Başkanı zaten kendini iyi savunuyor, bana ihtiyacı olmaz. Lakin dün Yasin Altunyuva, bugün Mücahit Yanılmaz yarın başkası bu adam öğüten tezgâh Elazığ’a zarar veriyor. Bu yüzden de işe yarar kimseler Elazığ’a veda edip başka diyarlara göçüyorlar. Kadir bilmez, iyilikten anlamaz bir Elazığ olmasın; insanına hak ettiği değeri vermekten imtina etmesin istiyorum.

Gördüğüm o ki; Elazığ’da küçük ve orta boy ölçekli kişiler revaç buluyor, yüceltiliyor, ilgi, alaka görüyor. Biri standardın üzerine çıktı mı; herkes onu hedef alıp bir şekilde bertaraf etmeye çalışıyor. Böylece ortalama insanların elinde kalan Elazığ başka illerle rekabette hep nal topluyor. İlginçtir; yerli adamı, yerli firmayı, yerli üretimi sevmiyor ama Elazığlılık milliyetçiliğinde de -dünyayı bilmem ama- Türkiye’de Elazığ’ın eşi yok.

Hep dile getirdiğim bir hususu bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Elazığ’ın hasetçiliğini, dedikoduculuğunu yok etmenin çaresini demografik yapısının değişmesinde görüyorum. Çevre illerden gelen göç ve Suriyeliler toplumumuzun bu olumsuz karakteristik özelliğini değiştirirse değiştirir yoksa ümit yok. Eğer Evliya Çelebi, Seyahatnamesine Elazığ hasut diye yazmışsa, geçen bunca asır bu huyumuzu değiştirmemiş demektir!

Çağırırlarsa gitmiyek, çağırmazlarsa küsek; gözümüz yok ama niye olsun ki, türü absürt atasözleri olan başka bir toplum var mı; doğrusu bilmiyorum. Hani, Elazığlı olmayı gurur vesilesi yapanların biraz da bu olumsuzluklara kafa yorması gerekir diye düşünüyorum.

Sayı: 984

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sururi Seçmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 2023 seçimlerinde hangi vaade oy vereceksiniz?