Kur'an-ı Kerim'in çoğunluğa ve azınlığa bakış açısı...

Kur'an-ı Kerimde birçok hususta çoğunluğun yanlış, sapkın ve batıl yolda olduğu bildiriliyor.

Çoğunluk; Allah'a karşı isyankar, nefsine uyan, günahkar, nankör, vefasızlıkla suçlanıp gaflet, delalet ve ihanet içinde olmak şeklinde tanımlanıyor!

Çoğunluğa uymanın zararlarını bildiren âyet-i kerime meallerinden bazı örnekler:

1- İnsanların çoğuna uyan sapıtır. (Enam 116)

2- Allah'ın mucize yaratabileceğini çoğu bilmez. (Enam 37)

3- Rızkı Allah'ın verdiğini çoğu bilmez. (Sebe 36)

4- İnsanların çoğu kâfirdir. (Nahl 83)

5- Çoğu fâsıktır. (Maide 49, 81,Tevbe 8, Hadid 16, 27)

6- Çoğu müşriktir. (Rum 42)

7- Çoğu inanmaz, iman etmez. (Bekara 100, Hud 17, Rad 1)

8- Çoğu inkârcıdır. (İsra 89)

9- Çoğu gâfildir. (Yunus 92)

10- Çoğu şükretmez. (Bekara 243, Yunus 60, Yusuf 38)

11- Çoğu zanna uyar. (Yunus 36)

12- Çoğu nankördür. (Furkan 50)

13- Çoğu yalancıdır. (Şuara 223)

14- Çoğu Allah'a ortak koşar. (Yusuf 106)

15- Çoğu haktan hoşlanmaz. (Zuhruf 78)

16- Çoğu Kur'andan yüz çevirdi. (Fussilet 4)

17- Kâfirlerin çoğu akıl etmez, kafası çalışmaz. (Maide 103)

18- Ölüleri Allah'ın dirilteceğini çoğu bilmez. (Nahl 38)

19- Kıyametin geleceğine çoğu inanmaz. (Mümin 59)

20- Doğru olan dinin Müslümanlık olduğunu, çoğu bilmez. (Rum 30, Yusuf 40)

21- Kıyametin ne zaman kopacağının bilinmeyeceğini çoğu bilemez. (Araf 187)

Oysa Kur'anı Kerim'de en değerli, önemli ve kıymetli şeylerin azınlıkta olduğu bildiriliyor.

Genelde kıymetli şeylerin azınlıkta olduğuna dair ayetlerden bir demet.

1- Verilen nimetlere şükretmek çok iyidir, fakat şükreden azdır. (Sebe 13, Araf 10, Müminun 78, Secde 9, Mülk 23, Bekara 243, Yunus 60 Yusuf 38, Mümin 61, Neml 73)

2- Hazret-i Nuh'a inanıp, gemisine binip kurtuluşa erenler çok azdı. (Hud 40)

3- İman edip iyi işler yapan, hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariç, insanlar zarardadır. Zararda olmayan kimseler ise azdır. (Asr suresi, Sad 24)

4- Gayrimüslimlerden pek azının iman ettiği bildiriliyor. Bu azlar övülüyor. (Bekara 88)

5- Musa aleyhisselamın kavmi, Allah için elbette savaşırız dedikleri halde, savaş emri gelince çok azı savaşa iştirak etti. Bu azlar övülüyor. (Bekara 246)

6- Allahü teala, (Şunları emretseydik pek azı hariç hiç kimse emrimizi dinlemezdi) buyurarak az olan övülmektedir. (Nisa 66)

7- Ehl-i kitabdan çok azının iman edeceği bildiriliyor. Bu az övülüyor. (Nisa 155)

Ayetlerden de anlaşılacağı gibi tarih boyunca hak'kı üstün tutan, hak'tan taraf olan, hak aşığı/sevdalısı insanlar sayısal olarak daima azınlıkta kalmıştır.

Küfür, şirk, inkar, Tağut yanlısı/destekçisi insanlar ise her zaman toplumda geniş kitleleri ve kalabalıkları temsil ediyor.

Peki, madem insanların çoğunluğu ile kalabalık kitleler batıldan, nefsinden, şeytandan taraf öyleyse azınlıkta ve maddi imkânsızlıklar içinde olan hak'kın paydaşları, destekçileri nasıl olacak da zafer kazanacak?

Hak, batıla nasıl galebe çalacak?

"Talut, orduyla birlikte ayrıldığında dedi ki: 'Doğrusu Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariç onu tadmazsa bendendir. Küçük bir bölümü hariç (hepsi sudan) içti. O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): 'Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok' dediler. (O zaman) Muhakkak Allah'a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: 'Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir.

Tâlût'a itaat eden o çok azıcık mü'min gurup, Câlût ve kuvvetleriyle karşı karşıya geldiklerinde: “Ey Rabbimiz! Bize zorluklara karşı tahammül gücünü adeta boşalt, adımlarımızı sağlam kıl ve Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden bu topluma karşı bize yardım et” diye dua ettiler.

Bunun üzerine Câlût ve askerlerini Allah'ın izniyle bozguna uğrattılar. Dâvut da Câlût'u öldürdü… (Bakara 249-250-251.)

Gerçek şu ki, onlar hileli-düzenler kurdular. Oysa onların düzenleri, dağları yerlerinden oynatacak da olsa, Allah katında onlara hazırlanmış düzen (kötü bir karşılık) vardır.(İbrahim: 46)

Allah'ın ayetlerinden de anlaşılacağı gibi hakkı üstün tutup hakkı hakim kılmak için cihad eden sayıca azınlıktaki Müminlerin Batıl'dan, Tağut'tan ve şirkten yana olan müşrik, münafık ve fasık çoğunluğa karşı galip gelmesi tamamen Allah'ın yardımı, himayesi, korumasıyla ilgili bir konudur.

Güç, kuvvet ve kudret sahibinin yalnızca Cenab- Hak olduğuna iman eden, Allah'ı dost edinmiş Mü'minler zafer için Allah'ın yardımı, hikmeti, desteği dışında hiçbir beşeri/maddi güç ve varlığa ihtiyaç hissetmezler.

Çünkü Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın salih kulları Mü'minleri küfre/batıla karşı görünmez ordularıyla desteklediği bildiriliyor!

"Sen mü'minlere: "Rabbinizin size meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle yardım iletmesi size yetmez mi?" diyordun.

Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar da aniden üstünüze çullanıverirlerse, Rabbiniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır."(Ali İmran: 124-125)

"Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve biz onları ordan horlanmış, aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız." (Neml: 37)

Hakka iman edip hak aşığı olan ve hakkı üstün tutarak hakkı hakim kılmak için cihad eden Mü'minler zaferden kesin bir teslimiyetle emindirler. Asla karamsarlığa, açmazlara ve çıkmazlara düşerek Allah'tan umut kesmezler.

"(Bu,) Allah'ın va'didir; Allah vadinden geri dönmez. Ancak insanların çoğu bilmezler." (Rum: 6)

Bu İlahî hükme tüm benliğiyle iman etmiş Mü'minler için umutsuzluğa düşmek gibi bir sapkınlığa esir olmak imkânsızdır.

"Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (etraflı bir araştırma yapıp) bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez." ( Yusuf: 87)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesud Akgül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?