Türkiye İngiliz Milletler topluğu gizli üyesi mi?

Kaç gündür ülke gündemini iki olay adeta rehin almış durumda. Biri İngiliz Kraliyet Hanedanının düğünü, diğeri ise El Kaide Lideri Üsame Bin Ladin’in ABD ramboları tarafından kahramanca öldürüldüğüne dair iliştirilmiş haberler.

Dünyayı yönetmiş tarihin en muhteşem 6 asırlık imparatorluğunun, siyasi emellerini müstevlilerin emelleri ile tevhit eden bir işbirlikçi topluluk tarafından yıkılıp hanedanının yurt dışına sürgün edildiği, uzun yıllar resmen aşağılandığı ülkenin medyası eğer günlerce İngiliz Kraliyet hanedanının bir düğününü ağız suyu akıtıp ballandırarak anlatıyorsa bir dakika durup düşünmek gerekir…

Hele bu ülke İngiliz Krallık ordusunun işgali altında iken kurulduysa ve kuruluş anlaşmasının altında bu kraliyetin imzası varsa bir dakika da bunun için durup düşünmek gerekir…

Ve eğer bu medya ülkesini işgal eden İngiliz Kraliyetinin düğününü naklen yayınlamak için saatlerce ekranlarını olaya kapatıyorsa bir de bu medya kimin medyası diye sorup bir dakika daha düşünmek gerekir…

Arkasından, ABD işgal ordularına ait timlerin bizzat ABD tarafından yetiştirildiğini tüm dünyanın bildiği… El Kaide Lideri Üsame Bin Ladin’in bir baskında öldürüldüğüne dair servis edilmiş haberi, iliştirilmiş olan olayın nasıl yapıldığına dair mizansenle birlikte harfine dokunmadan, hiçbir şekilde sorgulamadan saat başı ve ana haber bültenlerinde bıkıp usanmadan tekrarlayıp duruyorsa yine bir dakika durup düşünmek lazım.

Peki, bunca dakika durup daha neleri düşünmek lazım?

1-Osmanlı Padişah Hanedanı düşmanı ve İngiliz Kraliyet Hanedanı hayranı Cumhuriyet medyasının, İstanbul’u işgal eden İngiliz Kuvvetlerini İskoç Bölüğü marşının bestesi ile bestelenmiş Kâtibim Şarkısını okuyan koro ile rıhtımda karşılayan İttihatçı zihniyetin bir devamı olduğunu…

2-Osmanlı Devletinin yıkılması ile sonuçlanan Birinci Dünya Savaşı ve iki kutuplu dünya düzenini şekillendiren İkinci Dünya Savaşının galibi İngiltere’nin Yalta Konferansında üzerinde güneş batmayan imparatorluk rolünü ABD’ye devrettiğini…

3-Çünkü İngiltere’yi Büyük Britanya İmparatorluğu haline getirip art arda çıkardığı iki dünya savaşının galibi yapan, Türkiye Cumhuriyeti devletini Sabetayist Yahudilere, İsrail Devletini dünyanın şurasından burasından göç ettirdiği Yahudilere kurduran, Yalta Konferansını yapıp Birleşmiş Milletler Teşkilatını ve onun çatısı altında iki kutuplu bir dünya düzenini kuran gücün Siyonizm olduğunu…

4- Üzerinde güneş batmayan Büyük Britanya İmparatorluğunun devamı niteliğindeki ABD’nin, Komünizm çöküp SSCB dağıtılınca tek kutuplu olarak oluşturulmaya çalışılan Yeni Dünya Düzeninin lideri ve Siyonizm’in küresel jandarması tek süper güç haline getirilmek istendiğini…

5-El Kaide Lideri Üsame Bin Ladin’in öldürüldüğüne ilişkin haberi ve nasıl gerçekleştirildiğine dair kahramanlık öyküsünü hiçbir sorgulama ve değerlendirme yapmadan aynan veren şanlı medyamızın İngiliz İşgal Kuvvetlerinin işbirlikçisi İttihat ve Terakki Fırkası (partisi) mensuplarınca kurulduğunu…

6- İngiliz Kraliyet Hanedanının düğününü de bu yüzden gündemin başına büyük bir zevkle ve keyifle getirip yerleştirdiğini…

7-Artık alternatifi kurulduğu için bir kısım medya diye nitelenen bu özelde İngiliz, genelde batı işbirlikçisi medyanın Türkiye’yi Siyonizm’in güdümünden, vesayetinden çıkarmaya, bağımsızlaştırmaya ve özgürleştirmeye yönelik millî karakterli her türlü siyasi oluşuma, harekete ve faaliyete düşmanca saldırmayı bu yüzden misyon haline getirdiğini…

8- Ve son olarak… Başlangıçta, ABD tarafından yetiştirilen Üsame Bin Ladin’e kurdurulmuş olsa da daha sonra İslam Ülkelerini işgal eden batılı güçleri ve onların işbirlikçilerini hedef alan saldırılar gerçekleştiren El Kaide örgütüne şiddetle düşmanlık edip… Diğer yanda İsrail’in Türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştirmeye alet olan, ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin her türlü desteği sağladığı bölücü PKK terör örgütüne ve onun siyasi uzantılarına sempati ile bakan bu bir kısım medyanın gerçekte ne yapmaya çalıştığını…

ÇOK İYİ DÜŞÜNMEK GEREKİR.

Yoksa Türkiye’de ve dünyada olup bitenlere doğru bir anlam verip sağlıklı yorumlar yapmak imkânsızdır.

Neyse ki 40 yıllık efsanevi Millî Görüş mücadelesi sonunda Türkiye, siyasi emellerini müstevlilerin emelleri ile tevhit eden bu mandacı, işbirlikçi, vesayetçi, darbeci, entrikacı, baskıcı hile rejimi ve köle düzeni yapılanmalarından kurtulmuş bulunuyor.

Türkiye, İngiliz işgal kuvvetlerinin himayesinde yeni bir devlet ve rejim kurup yöneten İttihat ve Terakki kökenli sermaye, siyaset, medya, bürokrasi, sivil toplum kuruluşlarından…

Başta üniversiteler, eğitim sistemi, kurumları olmak üzere sinema, tiyatro, yayıncılık gibi her türlü kültürel faaliyet alanlarındaki sömürgeci zihniyete ait unsurlardan hızla arınıp milli karakterli yenileri ile ikame etmekte, ülke, toplum ve her şey hızla değişmekte, tarihi kırılma onarılmaktadır.

Türkiye’nin ekseni kayıyor, batıdan uzaklaşıyor, yeni Osmanlıcılık akımı güçleniyor, laiklik elden gidiyor, modern yaşam tarzı tehlikede… Türünden koparılan vaveylaların bir gerçekliği varsa oda şudur:

Türkiye Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu coğrafyası başta olmak üzere tüm dünyada sözü dinlenen, görüşlerine itibar edilen bölgesinin lideri bir küresel güç haline gelmiş bulunuyor. Bu, batılıları ve içerideki işbirlikçi uzantılarını korkutuyor.

Güçlü ekonomisi, üstün teknolojiye dayalı savunma gücü ve ileri demokrasisi ile bölge ülkeleri başta olmak üzere dünyanın hayranlıkla izlediği bir model ve lider ülke haline gelmektedir. Bu da batılıları ve batıcıları üzüyor.

İngiliz mandacısı zihniyetin her iyi yeniliğe, ülkenin, milletin, bölge halklarının yararına olan her türden hayırlı gelişmeye ataş püskürtüp tefe koyarak karalaması, yıkıcı eleştiriler yöneltmesi bundandır.

Anlatmaktan büyük haz duyduğumuz bu büyük hakikatleri ilgililere duyurmak istedik.

Hepsi bu kadar!

Sayı:655

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vahit Şekerci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 2023 seçimlerinde hangi vaade oy vereceksiniz?