APO-BDP-Kandil şeytan üçgeni kürt halkının temsilcisi yapılmak isteniyor

Türkiye’deki İsrail medyası da diyebileceğimiz bir kısım medya organları, bazı siyasi çevreler, kısaca Ergenekon Cephesi ne yapıp edip Apo-BDP-Kandil üçlüsünü Kürt halkının tek meşru temsilcisi yapmaya çalışıyor.

Müslüman Kürt halkını 1000 yıldan beri önemli bir unsuru olduğu İslam medeniyetinden ve ümmetinden koparıp ilkel bir paganist kavim haline dönüştürmek isteyen İsrail; kendine yandaş bir toplum, işbirlikçi bir kukla devlet oluşturmayı öngörüyor.

İsrail, bu yüzden bölücü terör örgütü PKK’yı Marksist-Leninist bir siyasi parti kimliği ile kurdu. Böylece Arzımevud diye nitelediği Nil ve Fırat arası toprakları kapsayan bölgenin içinde saydığı Güneydoğu’yu Büyük İsrail için yumuşak lokma haline getirmek istiyor.

Dünya Siyonizm’i, Filistin topraklarını dönemin süper gücü haline getirdiği İngiltere’ye işgal ettirip İsrail devletini kurmak için hazırlarken bu toprakların ait olduğu Osmanlı Devleti’ni de başkent İstanbul’u işgal edip ortadan kaldırıyor, yerine Sabetayist toplumu başına getirip Türkiye Cumhuriyeti’ni zümrevi bir oligarşi halinde geçici bir örtülü Yahudi devleti olarak kuruyordu.

Bunun için Sevr Planını geçici bir süre rafa kaldırıp yerine Lozan Anlaşması ikame edildi. Bugün PKK’nın yapmaya çalıştığı, Sevr Planını hayata geçirmesi için İsrail’e askerlik yaparak ölmekten başka bir şey değildir.

Dünya Siyonizm’i, başkent İstanbul’u İngiltere’ye işgal ettirerek, İslam’ı yeryüzünde temsil eden Osmanlı Devleti’ni yıkarak ve Ankara’yı merkez yaparak yerine Türkiye Cumhuriyeti’ni de ırkçı, paganist, ilkel bir zihniyetle kurdu.

Türkiye Cumhuriyeti, 1000 yıllık Müslüman Selçuklu ve Osmanlı devletinin mirası üzerine kurulmasına karşın; İslam düşmanlığında, Çanakkale savaşı ile yarım milyon Müslüman’ın kanını döken Haçlı zihniyetini aratmadı.

İstanbullu Yahudi bir tüccarın İtalya’dan gemiler dolusu ithal ettiği ikinci el şapkalar çıkarılan yasa zoru ile bütün millete giydirilirken giymemekte direnenler idam edildi.

Kurulmak istenen faşist devletin yönetimine getirilecek olan PKK terör örgütünün de şimdi Müslüman Kürt halkına yönelik uygulamaları hiç farklı değildir. Çünkü Siyonistlerin dünyanın her yerinde Müslüman toplumlara yaptıkları uygulama da aynıdır, hiç değişmiyor.

İsrail devletini de PKK gibi İrgun denilen bir terörist örgüt kurdu. Terörist liderler hep cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanı oldular. İsrailli yöneticiler çekirdekten yetişti, bu işi iyi bilirler.

Ne var ki Yahudi zihniyeti hangi topluma nasıl bir kötülük yapsa bunu asla kendi açık kimliği ile yapmaz; başka dinlerden, toplumlardan unsurlar bularak onlara yaptırır, onların arkasına saklanarak yapar. Filistin halkını da İngiltere yönetimini kullanarak yurtlarından sürdüler.

Irkçı bir din olan Yahudilik en azından Yahudi anneden doğanları ancak kabul eder. Bu yüzden Yahudilik dininin mensupları çoğalamayıp diğer din mensupları karşısında hep azınlıkta kalmışlardır.

Irkçı dinlerinden doğan bu zaaflarını gidermek için Yahudiler hep başka dinler, ırklar, toplumlar içerisinde kendilerine işbirlikçi yandaş gruplar oluşturmuşlar ve bu hususta uzmanlaşmışlardır.

Hıristiyanlığı tahrif edip içinde farklı mezhepler oluşturarak onları Yahudiliğe hizmet ettirmişlerdir. Protestanlar ve Evanjelikler Yahudiliğe hizmet etmeye kendini adamış Hıristiyanlardır.

Müslümanları çeşitli dalalet fırkalarına ayıranlar da Yahudilerden başkası değildir. Özellikle Şiilik tarih boyunca Yahudiliğin İslam ümmeti içerisindeki yandaş mezhebi olarak misyon ifa etmiştir.

Bugün de hala İslam toplumları içerisinde çeşitli tarikat, cemaat ve dini gruplar oluşturup İsrail’e hizmet ettirmektedirler. İsrail çıkarları için çalışan dini, siyasi, sosyal, ideolojik birçok grup vardır.

Yahudilerin geliştirdikleri tarihi kadim kabiliyetlerinden biri de her türlü rejime, yönetime, saraya sızarak Yahudiliğe hizmet ettirmektir.

Faiz ve tefecilikle altını, gümüşü, parayı, malı ele geçirmeyi ve rüşvetle ülke yöneticilerini emellerine hizmet ettirmeyi de spesifik bir yetenek haline getiren Yahudilik 5769 yıllık uzun geçmişin birikimlerini kullanarak bugün Siyonizm ideolojisi ile bir dünya hakimiyeti kurmuş bulunuyor.

İnsanlık tarihi boyunca sürüp giden HAK-BATIL mücadelesinde daima batılı temsil eden Yahudilik esas itibariyle Firavunlar döneminde Kabala adlı kişinin uydurduğu dini tahrif ettiği Tevrat’a sokmasıyla başladı. Yahudiliğin ve Siyonizm’in asıl kitabı ve dini Kabala’dır.

Büyücülük, sihircilik, simyacılık gibi sapkınlıklarla uğraşan Kabalacı hahamlar öğretilerini şifrelerle, sembollerle, esrarengiz yöntemlerle ve gizli örgütlerle yayıp kuşaktan kuşağa aktarırlar.

Tapınak Şövalyeleri, Gül-Haçlar, Masonluk gibi gizli, esrarengiz örgütler Kabalist hahamlar tarafından kurulup yönetilmişlerdir.

Yahudilerin yaşadıkları toplumlar aleyhine çevirdikleri dolaplar ve kurdukları komplolar gizli yürütüldüğü, ortaya çıkarıldığında ise inanılır gibi olmadığı, ayrıca etkili şekilde karşı propaganda yöntemleri kullandıkları için sonuçta başarılı olmaktadırlar.

Ekonomik sahada ve diğer bütün alanlarda başkaları kıran kırana bir rekabet içerisine girip birbirilerini yok etmeye varan mücadeleler içine girerken; Yahudiler gizli bir dayanışma ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri için büyük güç ve üstünlük elde etmektedirler.

Buna rağmen tarih boyunca Yahudiler içerisinde yaşadıkları toplumlar tarafından işledikleri melanetler fark edilerek büyük katliamlara uğramışlardır. Ancak her defasında yeni tecrübeler kazanıp farklı yöntemler geliştirerek daha önce yaptıklarını içinde yaşadıkları toplumlarda daha sofistike şekilde yapmaktan vazgeçmemişlerdir.

Bugün de her taşın altında Yahudi aramak türünde savunma mekanizmaları ve dezenformasyonlar geliştirseler ve Yahudilerin nasıl kirli işler çevirdikleri tam olarak bilinmese bile önemli ölçüde hissedilip fark edilmektedir. Bu yüzden tüm dünyada yükselen bir Yahudi karşıtlığından söz edilebilir. Siyonizm insanlığın ortak düşmanı haline gelmiş bir ideolojidir. İsrail politikaları da buna katkı yapmaktadır.

Ergenekon ve PKK gibi terör örgütlerinin ve çeşitli şer odaklarının Yahudilik tarafından örgütlenip yönetildikleri her geçen gün toplumun her kesimince daha iyi algılanıp kavranmaktadır.

Yahudiliğin asıl gücü kendini çeşitli kılıflar içerisinde gizlemesinde ve her türlü kötülüğü başkalarının ırki, dini, siyasi, felsefi kimliklerinin arkasına saklanarak yapmasındadır.

Ancak dikkatli ve biraz da tecrübeli bir yaklaşımla Yahudilerin ve çevirdikleri dolapların farkına varmak çok da zor değildir. Ne var ki her türlü tehdit, sindirme, suikast ve bertaraf etme yöntemi ile karşılaşan insanlar, cesaretleri kırıldığı, yılgınlığa düştükleri ve sindirildikleri için Yahudi komploları başarılı ve sürdürülebilir olmaktadır.

Yahudiliği, Siyonizm’i ve her türlü yapılanmalarını, yöntemlerini çağımızda en iyi bilen, en iyi anlatan, en iyi öğreten ve en etkili şekilde mücadele eden şahsiyet hiç tartışmasız Erbakan oldu.

Buna karşın Siyonizm’in Erbakan’a karşı kışkırtmadığı, aleyhine çevirmediği, hiçbir kişi, kesim neredeyse kalmadı.

Ancak bütün her şeye rağmen Erbakan da yapacağını yaptı. Artık Siyonizm, kafası henüz ezilmedi ise bile yaralanmış yılandır. Kullandığı simgelerinden biri de yılan olan Siyonizm bu yaralı haliyle karıncalara kalsa mutlaka öldürülecektir.

Dünya Siyonizm’i Erbakan’ın kendisinden bağımsızlaştırdığı Türkiye’yi yeniden kuşatma altına alıp Osmanlı Devleti’ne yaptığını yine yapmaya kalkışmaktadır.

Ancak Türkiye giderek güçleniyor ve yükseliyor. Siyonizm ise sürekli zayıflıyor, irtifa kaybediyor. Erbakan’ın kurduğu sistem ve mekanizmalar işini bitirecektir. Kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın 21. Asır Yeniden Büyük Türkiye liderliğinde İslam’ın asrı olacaktır.

Erbakan bu olguyu geri dönülmez noktaya getirip öyle ayrıldı aramızdan.

Sayı:660

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vahit Şekerci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 2023 seçimlerinde hangi vaade oy vereceksiniz?