Davutoğlu Elazığ’da Bir Konuştu Pir Konuştu

Davutoğlu Elazığ’da Bir Konuştu Pir Konuştu

23 Haziran İstanbul BBB seçimlerinden tam bir hafta sonra, 30 Haziran Pazar günü eski Başbakan Ahmet Davutoğlu Elazığ’daydı.

Davutoğlu deyip geçmeyin!

Zira O’nun genel başkanlığında 1 Kasım 2015 genel seçimlerine giren AKP tek başına %49,5 gibi rekor düzeyde bir oy aldı.

Ayrıca PELİKANCILAR ilk kumpası Davutoğlu’na kurdu.

Konjonktör elini kolunu bağladığı için Davutoğlu istifaya mecbur kaldı.

AKP içine çöreklenen dış uzantılı ve İsrail bağlantılı PELİKANCI klik, ardından bir bir AKP’li diğer birçok siyasi duayeni de hedef alıp Reis’in eliyle alaşağı etti.

Eğer Davutoğlu 2016’da kurulan kumpas üzerine başbakanlıktan istifa etmeyip direnseydi, AKP içinde bölünmeler yaşanır ve hükümet çok ciddi zaafa uğrardı.

Dolayısıyla 15 Temmuz FETÖ (aslında NATO) darbe girişimi başarılı olurdu.

Davutoğlu görevinden feragat ederek devleti ve ülkeyi büyük bir badireden kurtardı.

Pelikan’ın AKP’yi hızla erittiği 23 Haziran seçimlerinde net ortaya çıktı.

31 Mart seçimlerinden önce Erdoğan “Ankara ve İstanbul’da teklersek, Türkiye’de tökezleriz” demişti.

Cumhur ittifakının diğer partneri Bahçeli de “Üç büyükşehri (İstanbul-Ankara-İzmir) kaybedersek, partili cumhurbaşkanlığı sistemi tartışmaya açılır” diye uyarmıştı.

Ancak demeleri işe yaramadı, uyarmaları çare olmadı.

Korktukları başlarına geldi; üç büyük şehri de kaybettiler.

PELİKAN örgütünün ihanetleri ve hileleri yüzünden yenilenen İstanbul seçimlerinde makas iyice açıldı.

Farkın 13 binden 800 bine çıkması Cumhur ittifakı ve AK Parti açısından kırmızı alarm niteliğinde.

Hal böyleyken maşallah Reis gayet rahat, Aladağ kadar serin görünüyor.

Öyle ki Türkiye’de tökezleyeceğini unutmuşa benziyor.

Belki de böylesi bir tablo işine veya kolayına geliyordur, kim bilir.

Her zamanki gibi yine PELİKANCILAR devrede elbet.

Onlarda oyun, hile, kumpas bitmez, yalan dolan gırla ama bu kez şansları yok.

Reis’in Pelikan’la birlik hareket ediyor olması karşısında sessizliğini bozanların sayısı her geçen gün artıyor.

Pelikancıların kumpasları yüzünden Cumhur ittifakının ve AKP’nin hezimet yaşadığını, ülkenin de büyük bir kaosa doğru sürüklendiğini gören Ahmet Davutoğlu 3 yıllık suskunluğunun ardından nihayet harekete geçti.

Elazığ Akgün Otel’deki Gönül Dostları Buluşması’nda konuşan Davutoğlu, Pelikan güdümündeki AKP yönetiminin izlediği politikayı ve Erdoğan’ın tutumunu sert bir dille eleştirdi.

Hedefinde Tayyip Erdoğan’ın birlikte hareket ettiği Pelikan Örgütü vardı.

İddiaların aksine Davutoğlu’nun yeni bir siyasi parti peşinde koşmadığı, 2023 hedefleri ve AKP’deki liderlik yarışı için yola çıktığı netlik kazandı.

23 Haziran seçimleri gösterdi ki hızla inişe geçen Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali düşük, zira Cumhur ittifakının desteğiyle de olsa kazanma şansı yok.

Eğer Davutoğlu devlet desteğini arkasına almışsa ve de Abdullah Gül adaylığını göstermezse, Davutoğlu’nun ilk seçimde Cumhurbaşkanlığını alması işten bile değil.

Doğru bir zamanlamayla yepyeni bir çıkış yapan Davutoğlu, yeni başlangıcın fitilini yakmak için Elazığ ilini seçti.

Peki, iyi de neden Elazığ?

Erbakan Hoca Elazığ söz konusu olduğunda hep “Milli Görüş’ün inanç kalesi, minberi ve hünkâr mahfili” diye vurgu yapardı.

Nitekim 28 Şubat post modern darbesinden sonra siyasi konjonktür el vermediği için 4 yıl boyunca kutlanamayan İstanbul’un Fetih Günü, Erbakan’ın katılımıyla “yepyeni bir devrin başlangıcı” olarak Elazığ’dan başlatılmıştı.

El-aziz defalarca projeksiyon tuttu; PELİKAN örgütü AKP’nin, medyanın, bürokrasinin, ordunun, diğer devlet kurumlarının dip noktalarına kadar ayrık otu gibi yayılmış, İsrailci yeni paralel devlet yapılanması olarak FETÖ yerine ikame edilmiştir diye.

Davutoğlu, Pelikancılarla sürekli mücadeleyi hayati önemde bir milli görev addeden El-azizcilerdeki şuuru görmüş olmalı ki yepyeni bir devrin başlangıç yeri olarak Elazığ’ı seçti.

“Ak Parti bölünmesin diye başbakanlığı bıraktım. Çıkışımız bölmek için değil. Tabanda kayma/kopma yaşanıyor. Ahlaksız troller saldırdı, konuşmadım, 3 yıl sustum. Eğer tabanda kopma-kayma yaşanmasaydı yine konuşmazdım” diyen Davutoğlu Elazığ’daki konuşmasında daha neler söyledi neler.

Konuşmasından diğer hususları hatırladığım ve anladığım biçimiyle özetlemem gerekirse…

— Son üç yılda AK Parti ilkelerinden sapmış, parti yönetiminde odak kaymaları ve savrulmalar olmuştur.

— Muhasebe yapılması kaçınılmaz olmuş, susma vakti geçmiş, konuşma vakti gelmiştir.

— Bir seçimde herkesi terörist olarak itham edip diğer seçimde İmralı'ya başvurmak milletin vicdanından kopuştur.

— FETÖ ile ilişkili sıradan kişiler tutuklanırken en üst düzeydeki FETÖ mensupları yüksek makamlarda görevini sürdürmektedir.

— Vicdan odaklı temiz bir siyasetten kopma olmuştur.

— Bugün temiz siyasetin yeniden keşfedilmesi gerekmektedir.

— Devlet makamları bir takım trol çetelerinin tuzaklarına mahkûm edilmiştir.

— Cumhur ittifakındaki AK Parti oyları %35’lere çekilmiştir.

— AK Parti bir kişinin, bir ailenin, bir grubun, bir kesimin, bir bölgenin partisi değildir.

— AK Parti bir takım trol örgütlerinin etkisi altına girmiştir.

— Hesap verme sorumluluğu, AK Parti’yi ahlaksız Pelikancı trollere teslim edenlerdedir.

— Adaletteki çifte standart, insanların adalete ve hukuk sistemine güvenini sarsmıştır.

— Cumhurbaşkanlık makamıyla genel başkanlık makamının birleştirilmesi, hem cumhurbaşkanlığına hem de AK Parti'nin kurumsallaşmasına zarar vermiştir

— Çarpık parlamenter sistemden çarpık bir başkanlık sistemine geçilmiştir.

— Başkanlık sistemi kuvvetler ayrılığı ilkesine uymalıdır.

— Devlet yapısıyla aile ilişkileri ayrılmalıdır.

— Çok köklü reformlarla ülkenin psikolojisi ve devlet yapısı yeniden inşa edilmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları