Artık dünyanın tek kutbu var: TÜRKİYE

Yıl 1970…

Milli Nizam Partisi’nin kuruluşunu Erbakan şu sözlerle özetliyordu:

“Tanzimatın ilanı ‘bu ülkede Hak varsa artık batıl da var’ demekti. Millî Nizam Partisi ise ‘bu ülkede batıl varsa artık Hak da vardır’ demektir.”

Yıl 1994…

Refah Partisi yapılan yerel seçimlerde başta Ankara ve İstanbul olmak üzere 28 ilin belediye başkanlığını kazanıyordu. Seçimin kazanıldığı illerden biri olan Muş’ta yaptığı konuşmada Erbakan Milli Görüş hareketinin geldiği noktayı vurgulamak için;

“Artık dünyanın iki kutbu var; biri Muş, diğeri Bush!” diyordu.

İlk günden itibaren “Hak geldi batıl zail oldu” söylemiyle mücadelesini sürdüren Erbakan, aslında Bush derken tertiplediği dünya savaşlarıyla Osmanlı’yı yıkıp egemen güç haline gelen zulüm ve sömürü düzeni Batıl küresel Siyonizmi, Muş derken de bu sömürü düzenini yıkıp yerine Adil Düzeni kurmak için başlattığı Milli Görüş hareketini kastediyordu.

Yıl 2022…

Öncesi/sonrası bütün olarak değerlendirildiğinde NATO zirvesinden çıkan sonuç şu ki Türkiye artık fiilen dünyanın tek kutbu haline gelmiştir.

NATO zirvesinin ardından imzalanan mutabakat metni Türkiye açısından bir zafer, Batı için kara gün olarak değerlendirilse de aslında FETÖ/ PKK/PYD gibi terör örgütlerine verilen desteğin çekilmesi batı için kara gün olarak değerlendirilecek kadar hezimet olamayacağı gibi Türkiye’nin bu konuda aldığı tavizler de zafer diye nitelendirilecek öneme haiz değildir.

Zira içeride ve dışarıda başarıyla yürüttüğü operasyonlar neticesinde PKK/PYD Türkiye’nin bütünlüğünü tehlikeye sokacak bir enstrüman olmaktan zaten çıkmıştır. Türkiye’nin bu konuda batıdan alacağı ne bir desteğe ne de bir tavize ihtiyacı vardır. Kaldı ki bunu yaptığı başarılı sınır ötesi hareketlerde de göstermiştir. Batı’ya rağmen giremezsin dediler girdik, Batıya rağmen başaramazsın dediler başardık.

Madem ki imzalanan mutabakat metninin bir kıymet-i harbiyesi yok o halde neden NATO zirvesi sonuç itibariyle Türkiye’nin tek kutup haline geldiğinin ilanıdır dedik?

Bugün dünyada bağımsız tavır sergileyen tek ülke Türkiye’dir. İşte Türkiye’yi dünyanın tek kutbu yapan ana etken de budur. Bütün unsurlarıyla NATO ve AB Isveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğini desteklerken Türkiye ben istemeden giremezler diyerek tek başına daha ilk günden veto edeceğini ilan etti ve bugüne kadar da geri adım atmadı.

Aslında ne Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği ne de terör konusunda alınacak taahhütler Türkiye’nin önceliği idi. Amaç bütün dünyaya lisan-ı hal ile gücünü göstermekti ve bunu da dost düşman herkese gösterdi.

Tıpkı Suriye’de, Libya’da, Akdeniz’de Venezuela’da gösterdiği gibi. Çünkü Erbakan’ın dediği gibi Batı güçten anlar ve Türkiye sahip olduğu bu güce yine Erbakan’ın temellerini attığı üstün savunma teknolojisi sayesinde geldi. Bu güç sayesinde de yine Erbakan’ın daha ilk günden hedeflediği

- Savaş değil, barış- Çatışma değil, diyalog- Çifte standart değil, adalet

- Üstünlük değil, eşitlik- Sömürü değil, işbirliği

- Baskı ve tahakküm değil, insan hakları, hürriyet ve demokrasi
ilkelerine dayalı

- Yaşanabilir bir Türkiye

- Yeniden büyük Türkiye- Yeni bir dünya kurulmaktadır.

Daha ilk günden zulüm ve sömürü düzenini yıkıp Yeni Bir Dünya kuracağını ilan eden ve bunu başaran Erbakan Mehdi’dir.

Ne mutlu tabi olanlara…

O.G.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vahit Şekercioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 2023 seçimlerinde hangi vaade oy vereceksiniz?