Belediyeler suda indirime gidiyor

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Partili belediyelerin olduğu yerlerde bizler en az yüzde 7 indirdim yapmak suretiyle vatandaşımızı su parasında aydınlatacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle;

Unutulmamalıdır ki, 2023 AK Parti veya bizim şahsımızdan ziyade ülkemiz ve milletimiz için bir dönüm noktası olacaktır. Milletimiz bugüne kadar girdiğimiz hiç bir mücadelede hamdolsun bizi yalnız bırakmadı. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmamısı sağlayacak hamlenin içindeyiz. Her mücadelemiz gibi bunu da başaracağız. Bu durumun farkında olan sadece biz değiliz. Milletimizi geri bırakmak için her yola başvuranlar da bu hakikati görüyor.

"Elektrik tarifeleri konusunda vatandaşlarımız lehine yeniden bir değerlendirme yapılması talimatını verdik"

Her büyük dönüşüm gibi bu süreçte de sancılar çekiyor bedeller ödüyoruz. Vatandaşlarımızın ekonomik dalgalanmalar nedeniyle özellikle hayat pahalılığı yaşadığını biliyoruz. Devletimizin tüm imkanlarını seferber ederek her kesimin gelirlerini artırarak insanlarımızın yanında olduğumuzu göstermeye çalışıyoruz. Tarım desteklerinden enerjiye, KDV indirimlerinden gençlerimize yönelik adımlara kadar her alanda toplumumuzun tüm kesimlerini rahatlatacak müjdeler açıkladık. Elektrik tarifeleri konusunda ilgili kurumlarımıza vatandaşlarımız lehine yeniden bir değerlendirme yapılması talimatını verdik.

AKP'li belediyeler su tarifelerinde indirim uygulayacak

AK Partili belediyelerimize, su tarifelerinde biz ne ana muhalefetiz ne şuyuz ne buyuz biz AK Parti'yiz. En az KDV indirimi kadar şartları uygun olanlar bu oranda indirim yaparak enflasyonla mücadelemize katkıda bulunmalıdır. Birçok belediyemiz açıkladı, yüzde 7 indirim yapacağız suda dediler. Vatandaşımıza su parasında İstanbul yüzde 25'in üzerinde zam talebi ile Meclis'e geldi. Meclis'te tabi ağırlık bizde olduğu için arkadaşlarımız bunların zam talebine evet demediler. Biz vatandaşımızın bu noktada huzurunu istiyoruz. Çünkü bunlar seçim öncesi ne diyorlardı suya biz indirim getireceğiz, ekmeğe indirim getireceğiz diyorlardı. Tabi çıktı ağaları da Şanlıurfa'da Şanlıurfa'yı bize verin biz de elektriği bedava verelim dedi. Bir defa elektriğin kimde olduğundan haberi yok.

Burada şu an itibarıyla bizler elektrikte enerji ile ilgili tüm adımları en ideal şekilde atıyor ve vatandaşımıza zulmetmeyen bir süreci çalıştırıyoruz. Belediye olarak seçim dönemi söz verdin, koltuğa oturunca unutanlardan oldun. Geldin yüzde 25 zam talebiyle İstanbul'da işi Meclis'e getirdin. Meclis'te de arkadaşlarımız bunların zam talebine evet demediler. AK Partili belediyelerin olduğu yerlerde bizler en az yüzde 7 indirdim yapmak suretiyle vatandaşımızı su parasında aydınlatacağız.

"Kurdaki dalgalanmaların önüne geçtiğimiz, büyümeyi sürdürdüğümüz gibi hayat pahalılığının belini biz kıracağız"

Bizimki lafta kalmaz, bizimki uygulamada. Bu adımı da hemen süratle nasıl Kocaeli, Sakarya belediyelerimiz bu adımı attıysa tüm belediyelerimiz bu adımı atmak suretiyle Ana Muhalefete, yavrularına buradan sinyali veriyoruz. Seçim döneminde değil, seçim döneminin dışında biz bugün bu açıklamayı yapıyoruz ve süratle de arkadaşlarımız hemen Meclis'lerinden bunu geçirmek suretiyle vatandaşımızı rahatlatacaklar.

Kurdaki dalgalanmaların önüne geçtiğimiz, büyümeyi sürdürdüğümüz gibi hayat pahalılığının belini biz kıracağız. Marketler, çarşı pazar eğer vatandaşımıza halen zulmetmeye devam ediyorsanız tüm dolaşan teftiş ekiplerimizle sizlerin sırtına bineceğiz. Onun için belediyelerimiz çarşıyı pazarı marketleri çok sıkı denetime alacaklar. Bu çerçevede küresel dengesizliklerden kaynaklanan sorunlara çözüm ararken aç gözlülük yaparak halkımıza zulmedenleri affetmeyerek hepsinden hesabını soracağız.

Nasıl milletimizi huzurlu kıldıysak bundan sonra da huzurlu kılacağız. Büyük ve güçlü Türkiye'nin doğuşu çok yakındır. Bizim için bölgemizde ve dünyada kim olduğunu, hangi niyetleri taşıdığını, hangi miktarlara sahip olduğunu bildiğimiz hasımlarımızla rakiplerimizle mücadele etmek kolaydır. Bu hasım ve rakiplerin kullandıkları tüm sinsi yöntem ve tuzakları, devreye aldıkları senaryoları bunları biliyoruz tanıyoruz. Bizi asıl zorlayan tarih boyunca hep olduğu gibi bugün de içimizdeki gafiller, içimizdeki muhterisler, içimizdeki mankurtlardır. Türkiye, asırlardır ne çektiyse işte bu iç mücadeleden, iç kavgadan, iç çekişmeden, içeriden yediği yumruklardan çekmiştir.

Tek parti faşizminden vesayete, darbelerden siyasi istikrarsızlıklara, ekonomik krizlerden sosyal fay hatlarının derinleştirilmesine kadar yaşanan her badirede bu tablo görülebilir.

Bugün de aynı dertten muzdaribiz. CHP ve başındaki zat, maalesef ülkemizde demokrasinin kökleşmesine, ekonominin güçlenmesine, bölgesel ve küresel gücünün artmasına karşı oynanan oyunların koçbaşılığına soyunmuştur. Bu zihniyet, yalanlarıyla, iftiralarıyla ülkenin zararından, milletin felaketinden, insanımızın sıkıntısından medet uman siyaset anlayışlarıyla Türkiye'nin vaktini ve enerjisini tüketmenin peşindedir.

"Biz karşımızda siyasette eserlerimizle yarışacağımız bir muhalefet görmek isterdik"

Her ne kadar biz hedeflerimize doğru yürüyüşümüzden taviz vermesek de bu can sıkıcı tablodan üzüntü duymadan edemiyoruz. Halbuki biz karşımızda siyasette eserlerimizle ve hizmetlerimizle yarışacağımız bir muhalefet görmek isterdik. Maalesef bahtımıza Kılıçdaroğlu CHP'si gibi bir muhalefet çıktı.

Son günlerde Kılıçdaroğlu kendi aklınca sık sık bize meydan okuyor, 'karşıma çık' diye yeri göğü inletiyor. Halbuki biz sandıkta Kılıçdaroğlu'nun karşısına çok çıktık. Kemal Kılıçdaroğlu, 2010 yılının mayıs ayında CHP'ye genel başkan oldu. Aynı yıl anayasa değişikliği halk oylaması yapıldı. Kılıçdaroğlu 'hayır' kampanyası yürüttü, biz 'evet' dedik. Milletimiz yüzde 58'le yanımızda yer alarak daha ilk imtihanında Kılıçdaroğlu'nu sandığa gömdü. Ardından 2011 yılında milletvekili genel seçimi yapıldı, biz yüzde 50 ile birinci parti olduk, milletimiz yüzde 26 ile Kılıçdaroğlu'nu yine sandığa gömdü.

2014'deki Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde AK Parti yüzde 39'la birinci parti oldu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu yüzde 26'da kaldı. Yine aynı sene içinde Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı, kendisi yüreği yetip karşımıza çıkamadığı için ithal bir adayı karşımıza dikti. Milletimiz, bizi yüzde 52 ile bu makama layık görürken Kılıçdaroğlu tekrar hezimete uğradı. Türkiye, 2015 yılında iki milletvekili seçimi yaşadı. Haziran ayındaki seçimde AK Parti yüzde 41 ile birinci parti olurken Kılıçdaroğlu'nun CHP'si yüzde 25'te kaldı.

Kasım 2015'teki seçimde de AK Parti'nin oyu yüzde 50'ye yükseldi, CHP ise yüzde 25 oy aldı. Yeni yönetim sistemine geçmek için milletimizin huzuruna çıktığımız 2017 Halk Oylaması'nda bizim 'evet'imiz yüzde 52'yi bulan oy oranına ulaşarak, Kılıçdaroğlu'nun başını çektiği 'hayır'ları geçti. Bu sisteme göre yapılan 2018 seçiminde Cumhurbaşkanlığında biz yüzde 53'e yaklaşan bir oy oranıyla milletimizden onay aldık.

Kılıçdaroğlu yine kendisi yüreği yetip karşımıza çıkamadığı için ortaya sürdüğü adayla ancak yüzde 30'a çıkabildi. Aynı gün yapılan milletvekilliği seçiminde AK Parti yüzde 43 oy alırken Kılıçdaroğlu partisinin oylarını sağa sola peşkeş çektiği için yüzde 23'te kaldı. Bu seçimde Cumhur İttifakı'nın oy oranı da yüzde 54'ü aştı. 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinde AK Parti'nin oy oranı yüzde 45'e, Cumhur İttifakı'nın ise yüzde 50'ye yaklaştı. CHP ise HDP başta olmak üzere diğer partilerden aldığı tüm desteğe rağmen yüzde 30'u ancak bulabildi.

Velhasıl biz Kılıçdaroğlu ile doğrudan veya dolaylı olarak milletin huzurunda 10 defa karşı karşıya geldik, 10'unda da kendisini sandığa gömdük. Bay Kemal, senin kıratın buna yetmez. Senin daha çok çalışman lazım. Biz sana oturduğun koltukta meşruiyet sağlamayız. Bizim işimiz var, bizim işimiz milletle. Biz milletimizle beraber yola devam ediyoruz.

"O masadan bir şey çıkmaz"

Bizim öyle yuvarlak masalarda falan da işimiz yok. O yuvarlak masalarda neler görüşüyorsunuz, konuşuyorsunuz hepsi ortada. Paylaşın bakalım nereye kadar paylaşacaksınız, o masadan bir şey çıkmaz. Unutkanlığınıza geldi galiba, HDP'yi niye almadınız? Onu da yanınıza alın. Arkadaşlarımız güzel söylüyor, herhalde masanın altında mı kaldı ne oldu? Herhalde şimdi de bir ziyarete gidersin. Ziyarete git ki unutulduklarını anlamasınlar.

Bizim böyle bir derdimiz yok. Biz AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisi birlikte bu yola devam ediyoruz. Her seçim hezimetinden sonra gereğini yapacağını, yani CHP Genel Başkanlığı koltuğunu ve siyaseti bırakacağını taahhüt etmişse de tüm sözleri gibi bu da yalan çıktı.

Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına getirilmesi hangi projenin ürünüydü bilmiyoruz ama uğradığı onca seçim hezimetine rağmen orada tutulması henüz kendisine verilen misyonu tamamlamadığının işaretidir. İnşallah 2023'te milletimiz, bu zatı da temsilcisi olduğu projeyi de siyaset arşivinin tozlu raflarına kaldıracaktır.

"Türkiye artık 30 milyona dayanan istihdamı ile insanlarının çalışacak iş sıkıntısı çekmediği bir ülkedir"

Milletimizin çelikten iradesini kıramayanlar son çare olarak ekonomi kozunu sahaya sürmüştür. Bu oyunun unsurlarından biri de ülkemizi yaşanmaz bir yer gibi göstererek insanlarımızın moralini bozmaktır. Halbuki sıkıntılarımız var ama hamdolsun elimizdeki imkanlar çok daha kıymetli. Türkiye vatandaşları can ve mal güvenliği endişesi taşımayan bir ülkedir. Türkiye artık 30 milyona dayanan istihdamı ile insanlarının çalışacak iş sıkıntısı çekmediği bir ülkedir. Türkiye, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kendi içlerine kapandığı bir dönemde krizi fırsata dönüştürerek hedef yükselten bir ülkedir. AK Parti olarak son dönemde de Cumhur İttifakı ile demokrasi ve kalkınma mücadelesini tarihimizin en üst seviyesine çıkarmayı biz başardık. Ülkemizin asırlık sorunlarını nasıl çözüp çağ atlattıysak bugünkü sorunların üstesinden de biz geleceğiz, AK Parti gelecek. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürene kadar bu gayreti göstereceğiz. Bizim sözümüz muhteris üfürmesi değildir. Biz milletimize ne söz verdiysek yaptık. Durmayacağız, duraksamayacağız bu böyle biline. 

"Yedi düvele meydan okuma pahasına ülkemizin haklarını ve çıkarlarını savunuyoruz"

Bugün de milletimizden aldığımız güçle her alanda gerektiğinde yedi düvele meydan okuma pahasına ülkemizin haklarını ve çıkarlarını savunuyoruz. Dün Türkiye'yi küçümseyerek bakanlar bugün aynı masada eşit şartlarda oturarak müzakere yürütüyor, gözümüze bakıyor, tavrımızı merak ediyor. 

Dün bu milleti geçmişinden, inanç, kültür ve medeniyet birikiminden koparmak için her yolu deneyenler bugün yeniden bir şahlanışı seyrediyor. Dünya yeni ve köklü bir değişimin sancılarını yaşıyor. Ekonomik ve sosyal boyutları ile derinleşen bu sürecin yükselen yıldızı Türkiye'dir. Siz kendi ülkelerinin engellemek için paçasından sarılıp dibe çekmeye çalışanlara aldırmayın. Onların hayallerindeki siyaset tek partili faşist siyasettir. Dikkat ederseniz kendilerini ne kadar tutmaya çalışırlarsa çalışsınlar oynadıkları tiyatro oyununda mutlaka bir açık veriyorlar. Türkiye düşmanlarına selam çakıyorlar. Çünkü bunların derdi ülkeye ve millete hizmet değildir. Eğer öyle olsaydı bunca yıldır ülkenin ve milletin hayrına bir projelerini tekliflerini üzüntülerini azıcık da olsa gayretlerini görürdük.

"Bugünlerde yaşanan sıkıntılar gelip geçicidir"

Tek gayretleri eski Türkiye'yi geri getirmek. Kimsenin eski Türkiye'nin o karanlık siyasi ve ekonomik iklimini geri getirmesine izin vermeyeceğiz. Bugünlerde yaşanan sıkıntılar gelip geçicidir. İnşallah bu sıkıntıları atlatıp ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırdığımızda verdiğimiz tüm emeklerin, fedakarlıkların, alın terinin karşılığını almış olacağız.

Bu yılın ilk dönemini hiç ara vermeden yüz yüze eğitim ile tamamladık. Aynı kararlılıkla ve tüm önlemlere uyarak yüz yüze eğitime devam ediyoruz. Eğitimin lokomotifi olan öğretmenlerimizi ihmal etmiyoruz. Nitekim 2000’li yıllarda 500 binlerde olan öğretmen sayısını 1,2 milyona ulaştırmış bir ülkeyiz. Uzun yılların özlemi olan Öğretmenlik Meslek Kanunu da geçtiğimiz günlerde yasalaştı. Öğretmenlerimize hayırlı olsun. Mesleki eğitimlerde öğrenci sayısı 159 binden 335 bine yükseldi.

Trthaber - O.G.

17 Şub 2022 - 16:45 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.