Bahçeli konuşmasında Sabetayci Zümrenin ihanetine dikkat çekti!

MHP Lideri Devlet Bahçeli bugün yaptığı grup konuşmasında Sabetaycı Zümrenin ihanetine dikkat çekti. İstanbul İngilizlerin işgali altındayken ve II. Dünya Savaşı yıllarında ekonomik vurgun yaparak topluma büyük sıkıntılar, acılar yaşatan fırsatçılara vurgu yaptı.

Devlet Bahçeli bugünkü grup toplantısında önemli mesajlar verdi. Sabetaycı ZÜmrenin ihanetine dikkat çeken Bahçeli İstanbul'un işgal altında olduğu ve 2. Dünya Savaşında yaptığı ihanetlerine vurgu yaptı.

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki geçkil Bahçeli'nin konuşmasını şöyle değerlendirdi:

"Devlet Bahçeli gruptaki konuşmasında başkent İstanbul İngilizlerin işgali altındayken ve II. Dünya Savaşı yıllarında ekonomik vurgun yaparak topluma büyük sıkıntılar, acılar yaşatan fırsatçılardan söz ederken ismini anmadan takiyeci Sabetayci Zümrenin ihanetini anlattı. Bahçeli bu sözleriyle bugün Türkiye'ye yaşatılan ekonomik sıkıntıları da bu zümrenin yaptığını ima etti."
- GEÇKİL -

Bahçeli'nin konuşmasında öne çıkan kısımlar şöyle:

"Tehditlere boyun eğen milletlerin kaçırdıkları fırsatlar onları sömürülen, kafeslenen ilkel bir duruma sürüklenmelerine neden olmuştur. Tarih sadece muktedirlerin yazdığı, muzafferlerin yaptığı sürükleyici bir serüven olmayıp, onuruna düşkün zulme düşman toplum ve milletlerin marifetidir. Böylesi bir hakikate en layık millet büyük Türk milletidir. Akan tarih nehrinin içinden Türk milletini çıkardığınızda geriye hiçbir şey kalmayacaktır.

Ne kadar geriye bakarsak o kadar uzak geleceği görebileceğimizin idrakinde olduk. Millete adanmış, ecdada vakfedilmiş, tarihe mal olmuş bir mücadele şerefiyle siyasetin temelini oluşturduk. MHP bir millet eseri, bir irade estetiğidir. Dışımız milletle, içimiz de Allah'la beraberdir. İlkelerimizden taviz vermeden ilerliyoruz. Düğüm içindeki düğümleri çöze çöze hızımıza hız, gücümüze güç katıyoruz. MHP, teşkilat kapasitesi, fikir kalıbı, siyaset kalitesiyle şükürler olsun ki gıpta edilecek bir seviyededir.

RUSYA- UKRAYNA KRİZİ

Dünya nefesini tutmuş Rusya, Ukrayna arasındaki yüksek tansiyonun ağır sonuçlarına, neden olacağı küresel alaboraya odaklanmıştır. ABD'den Avrupa'ya alarm zilleri şiddetle çalmaktadır. Bu iki ülkenin sıcak bir çatışmaya girmesi büyük bir risk ve tehdittir. ABD Başkanı Biden'ın dünya savaşı ihtimalini telaffuz etmesi, covid salgınından çok daha vahim bir tehlikenin ayak sesi, krizin çok geniş bir coğrafyaya yayılabileceğinin ön haberidir. Böylesi bir cinayete hiçbir ülke kalkışmamalıdır.

Muhatap devlet veya hükümet başkanlarının gün aşırı görüşmeleri, liderlerin telefon diplomasileri, biri biterken diğeri başlayan görüşmeler beklenen yumuşamayı sağlayamamıştır. Rusya Dışişleri Bakanı'nın 'Müzakereler için ışık görüyoruz' açıklaması önemlidir.

Rusya-Ukrayna kutuplaşması yalnızca bu iki ülkenin sorunu olmaktan çıkmış, dünyanın kafa yorduğu bir numaralı gündem konusu haline gelmiştir. Bir yanda krizin kademe kademe artışını kışkırtan ülkeler varken, diğer yandan gerginliğinin yatışmasını arzulayan ülkeler bulunmaktadır. Türkiye bu ikinci seçenekte yer alan ülkelerin başını çekmektedir.

Putin'in arabuluculuk hevesine kapılan Macron'u 4.5 metrelik masanın ucuna oturtması manidar bulunmuştur. Biden'ın, Rusya işgal ederse Almanya ile birlikte müdahale ederiz açıklaması, Polonya'ya askeri birlik göndermesi, silah yüklü 14'üncü uçağı indirmesi gerilimi diri tutan marazi adımlardır. Ortamı geren ABD, Kiev Büyükelçiliği'ni boşaltmanın yanı sıra vatandaşlarını Ukrayna'dan ayrılmaya çağırmıştır. Ukrayna'da süre gelen panik havasının sürdürülmesi sistematik şekilde ilerletilmektedir.

Temennimiz Rusya ile Ukrayna'nın silahlardan elini çekmesidir. Rusya'nın Belarus'taki askeri tatbikatları, Ukrayna sınırındaki devasa askeri varlığı akıllara her türlü kötü senaryoyu getirmektedir. Kafkasya'daki bir savaşın kazananı olmayacaktır. Her ülkenin hanesine kayıplar az ya da çok yazılacaktır.

MHP, bu sıkıntılı günlerde devletimizin ve hükümetimizin sonuna kadar yanındadır. Tarafı da barıştır.

Ahmet Cevdet Paşa, Kırım Harbi sırasında fırsatçıların, asker cephedeyken vurgunculuk yaptıklarını yazmış ve bundan şikayet etmişti. Un yoktu, ekmek pahalıydı, İstanbul'a karaborsa egemendi. Düşman postalları topraklarımızı çiğnerken hayat pahalılığı insanımızı canından bezdirmişti. Felaketten istifade edip arsa toplayanlar ön plandaydı.

"YIKICI ARTIŞLARIN ÖNÜNE GEÇMELİYİZ"

Milli Mücadele yıllarında millet istiklalinin peşinde rantiyeciler, stokçular ise varlıklarına varlık ekleme peşindeydi. Aynı şeyleri 2. Dünya Savaşı döneminde de söylemek yanlış olmayacaktır. Nimette en ön saflara geçenler sırayı külfet alınca her zaman geri planda durmuşlardır. Bugün döviz kuru artınca fiyatları kabartanlar döviz kuru indiğinde aynı ihtimamı göstermemiştir. Ekonomik adalet, ekonomik ahlak ve eşitlik toplum ve millet hayatına nüfuz etmek durumundadır. Fırsatçılara, stokçulara göz açtırılmamalıdır.

Devlet üzerine düşeni yapmış, sorumluluk sırası ekonomik aktörlere gelmiştir. Sektör indirimleriyle temel gıdadaki düşüşler vatandaşlara can suyu olacaktır. Nimet külfet dengesinin kurulabilmesi için her sektörün taşın altına elini koyması acil bir ihtiyaçtır. Enflasyonla savaş milli seferberlik ruhu refakatinde yapılmalıdır. Hiçbir şart altında vatandaşlarımızın enflasyona ezdirilmesine tahammül edemeyiz.

Yüksek elektrik ve doğalgaz fiyatları ile gıda fiyatlarının vatandaşımızın hayatına gölge düşürmesine kem duramayız. Elektrik ve doğalgaz fiyatlarının artışlarının önüne geçmek durumundayız. Milletimiz ne istiyorsa onun yanında duracağız.

Bilhassa elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki yıkıcı artışların önüne geçmeliyiz. Hükümetin çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Üzerimize düşen desteği sonuna kadar vereceğiz. Son günlerde elektrik faturalarındaki artışlar vatandaşlarımızı bilindiği üzere çok rahatsız etmiştir.

Elektriği satan dağıtım şirketleri olmayıp görevli tedarik şirketleridir. Görevli tedarik şirketlerinin tarifeleri de EPDK tarafından belirlenmektedir. Elektrik şirketlerinin zam yapması mümkün değildir. Arıza bakım ve onarım işlerini yapmak, bağlantı taleplerini karşılamak, sistem kullanıcılarına ayrım gözetmeksizin bağlantı hizmetlerini sunmaktır.

TEDAŞ'a denetim yetkisi tekraren geri verilmelidir. Elektrik dağıtımının devlet eliyle yapılması maruz kaldığımız sorunları hafifletecektir.

KILIÇDAROĞLU'NU HEDEF ALDI

CHP Genel Başkanının "fatura ödemeyeceğim" sözü yasadışı bir eylemin, sivil itaatsizlik kılıflı bir isyan teşebbüsünün, siyasi bir hezeyanın mahsulüdür. Ödemezse sonucu bellidir. Elektriği derhal kesilmelidir. CHP Genel Başkanına öncelikle HDP'nin destek vermesi kirli ilişkiler ağını bir kez daha somutlandırmıştır. "Fatura ödemem" çıkışı bir protesto değil provokasyondur.

Elbette Kılıçdaroğlu'nun karanlıkta kalması istemeyeceğimiz bir durumdur. Yeni adımlar atacağından bahsetmişsin, layık olduğun cevabı hemen alırsın. CHP Genel Başkanı, Kandil'e uzak ve mesafeli hiç değildir. CHP'nin trafosu, ana şebekesi Kandil'dir. Türk milleti teröristlerin Kandil'ine Türk bayrağını dikecek, Kılıçdaroğlu'nun Kandil'ini de başına geçirecek.

Ne CHP ne de diğer zillet paydaşlarının küresel konular hakkında tek kelime ettiklerine şahit olan yoktur. Bunların işi gücü masa etrafında ömür tüketmektir.

6 PARTİNİN BULUŞMASI

Ne CHP ne de diğer zillet paydaşlarının küresel konular hakkında tek kelime ettiklerine şahit olan yoktur. Bunların işi gücü masa etrafında ömür tüketmektir. Dış politikada çıtları çıkmaz, esameleri okunmaz, bir CHP'linin herhangi bir ittifak ortağının milli bir duruşla itiraz ettiği görülmemiştir. Zillet ittifakı akşam yatıyor güçlendirilmiş parlamenter sistem diyor, sabah kalkıyor aynı ezberi tekrarlıyor. Politikaları yok, geleceğe dair en ufak bir planları yok. Oturma düzenin nasıl olacağını günlerce konuştular. Yeni bir şey söylemekten, ortak bir siyasi program üretmekten mahrumiyetlerinin ileri düzeyde olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Görünüşte 6, gerçekte 7 partinin bir siyasi dağılma içinde oldukları bir kez daha görülmüştür. Eskiye dönme niyeti reform değildir. Zillet ittifakı havlu atmıştır. Yapılan açıklamada yeni ve dişe dokunur hiçbir şey yoktur.

Hiç mi hazırlık yapmadınız? Açıklamada çok daha vahim savrulmalar vardır. Avrupa Konseyi'nin ve Avrupa Birliği'nin normlarına bağlı kalacaklarmış. Bu nasıl bir gayri milliliktir. Bu kadar mı yabancılaştınız? Bahsedilen bu normlar nelerden ibarettir? Açıklasınlar da öğrenelim. Türkiye'nin aleyhtarı tutumuna destek olacaklar mı? Şimdi bu toplantıyla ilgili bir değerlendirmeyi size sunmak istiyorum. Bu kara kalem çizilmiş bir şey. Burada 6 yuvarlak masa, altında HDP, onun ayaklarının altında Avrupa Konseyi ve ABD var. Masa dikdörtgen olsa 4 ayağı olurdu ama yuvarlak olunca ayak 1, o da gizli ayak. O da HDP. Şu hale bakın! 6'lı ganyan, HDP ve Avrupa Konseyi, ABD, AB. Bunların normlarına kalacakmış. Birleştikleri yer HDP, kullandıkları yer altılı ganyan.

Bizim için tek geçerli norm, Türkiye normudur. Herkesin kendini eşit gördüğü, demokratik bir Türkiye'yi kurmak istiyorlarmış. Bunu külahıma anlatsınlar.

Bizim masamız yuvarlak değil köşelidir. Bunların 6'sını toplasanız bir etmez ama bizim Cumhur duruşumuz dünyaya en güçlü cevaptır.

O.G.

15 Şub 2022 - 18:45 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.