Devletin bir yemini dayatması ağır bir laiklik ihlalidir

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, gündemi değerlendirdi. Cumhurbaşkanı, bakanlar, vekiller, devlet memurları ve hatta müftüler, vaizler, imamlar, müezzinlerin Kemal’e yemin etmeden görevlerine başlayamamasına dikkat çekti! Dayatmacı, baskıcı, tağuti rejimin önce mürted olacaksın sonra göreve başlayacaksın dediğini vurguladı. Tefekkür dünyamıza ışık tutacak bir tespitini paylaştı.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile Kemalcı vesayet statükosuna öyle bir darbe indirildi ki telafisi mümkün değil. Kim seçilse eski statükoya dönmek istemez. Dirayetli bir Müslüman seçilse şu inkârcı resmi vesayet ideolojisinin yasalarla tüm topluma dayatılması garabetine son verir, millî bir anayasa hazırlatır.

Şu bir gerçek ki, Kılıçdaroğlu'nun CHP'yi değiştirdiği kadar CB Erdoğan eğer Türkiye'yi değiştirebilseydi şu Kemalcı resmi ideolojinin tüm topluma yasalarla dayatılması uygulaması artık son bulmuş olurdu. Bu tür ilkellikler dünyada kalmadı, hepsi tarih oldu. Takiyeci Sabetaycı oligarklar Zümresi bunu ısrarla sürdürüyor.

Cumhurbaşkanı, bakanlar, vekiller, devlet memurları Kemal'e ve öğretisine yemin etmeden görevine başlayamıyor. Müftüler, vaizler, imamlar, müezzinler de. Allah'a ve Kur'an'a yemin yok. Nedir bu? Dayatmacı, baskıcı tağuti rejim önce mürtet olacaksın; ondan sonra göreve başlayacaksın; diyor. Kur'an ise önce tağutu reddet, sonra iman et ve Müslüman ol; diyor.

Tağuti Deccal rejiminin bir asırdır inkârcı Kemalcı eğitimle asimile edip köleleştirdiği Müslümanlar mürtet yemini ederek göreve başlamayı kanıksamışlar. Zorunlu tutulduklarından takiye yapmayı da caiz görüyorlar. Yemin inanca dair bir kavramdır. Devletin bir yemini dayatması ağır bir laiklik ihlalidir. İnsanlar ancak inandıkları şeye yemin etmeliler.

Zor karşısında takiye İslam'a göre caizdir. Ancak 1. işin ucunda ölüm ya da bir uzvunun kesilmesi söz konusu ise. 2. Tağuti zorba yönetimi ve rejimi karşısında cihad ediyorsanız; takiye caizdir. Yoksa herhangi bir çıkar ve yarar için caiz değildir. Erbakan "Hile rejimi ve köle düzeni" diyerek Kemalcı vesayet statükosuna karşı cihad etti. 4 partisi kapatılıp yasaklı, 5.de ise mahkûm edildi. Savaşta hile ve takiye caizdir.

***

Bedenimizin ne kadarı kontrolümüzde?

Bedenimizin ne kadarı kontrolümüzde? Kalp, ciğerler, sindirim ve diğer sistemler tümden kontrolümüz dışında. Beynin ne kadarını kontrol ediyoruz? Vücudumuzu ne kadar biliyoruz? Aklımıza gelenleri, unuttuklarımızı biz mi belirliyoruz? Görüyoruz ki benim dediğimiz bu aygıtın sahibi biz değiliz onu Yaratan yönetiyor. Biz Allah'ın yarattığı, yönettiği robotlarıyız. Bize verilen cüzi irade bedenimizin ne kadarını kontrol edebiliyorsak o kadardır. Gerçekte vücudumuz zannettiğimizden çok daha az kontrolümüzdedir.

O.G.

07 Şub 2022 - 20:38 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.