Şu gündemdeki mülakat mevzusu: Sebep olanlar şikayetçiler!

Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen adaylarının sözlü sınav sonuçlarını yayınladı. Sonuçlarda bazı adaylara sınavda yüksek puan almasına rağmen mülakatlarda düşük puan verildiği öğrenildi. Tabi illüzyoncu medya ve akademiya da basıverdi yaygarayı; "Mülakatlarla haklarımız gasp ediliyor" diye! Tabi yine sadece algıdan ibaret her şey... Tamamı yalan tamamı dezenformasyon. Anlatalım...

Eski Türkiye'de devlet kadrolarına alımlar iki şekilde olurdu. Alt kadrolara kim iktidar olursa o adamlarını doldururdu. İktidar değişince bu kez onlar sürgün yer yeni iktidarın adamları yerlerine gelirdi.

Üst kadrolar ise Türkiye'yi çiftliği gibi yöneten Selanik Dönmelerine aitti. Genelde akraba evliliğinden olan gerizekalı çocukları o kurumlara atanırdı.

İşte bu sistem Kamu Personel Seçme Sınavları (KPSS) ile son buldu.

Artık devlet kurumlarındaki Selanik Dönmelerinin gerizekalı çocukları için kullandıkları imtiyazları ellerinden alınmış Müslüman çocukları de devlet kadrolarına yerleştirilmeye başlamıştı.

Öyle ki bir bakan bile bu sistemde ancak kurumların özel güvenlik birimlerine eleman alımlarına müdahale edebiliyordu. Başka hiçbir alana müdahalesi söz konusu değildi. Ve mülakat da uygulanmıyordu. Sınavda hakkıyla yapıp kazanan devlette kadrosunu alıyordu.

Peki o zaman illüzyoncu medya ve akademiya bu sistem için ne diyordu? Çok mu memnundu sanıyorusunuz? Yine kara propaganda yapıyorlardı. Çünkü sahipleri artık elini kolunu sallayarak devlete personel sokamıyor Müslüman çocukları da yerleştiriliyordu.

Sınavlar çok sağlıklı ölçmüyormuş da, sistem sağlam değilmiş de deyip KPSS'yi yerin dibine sokuyorlardı.

İşte o sistem 15 Temmuz sonrası kalktı. 15 Temmuz'daki başarısız darbe girişiminden sonra Türkiye'deki İsrail'in FETÖ kamuflajıyla devlet kurumlarında sınav sorularını çalıp örgütlendiği ortaya çıkınca işleyiş değişti.

Şimdilerde muhalefetin üzerinden şov yaptığı mülakat sistemi o zaman devreye girdi. Yani şu an mülakatlardan şikayetçi olanlarla sistemin geri gelmesine sebep olanlar  aslında aynı ağızlar. Türkiye'deki İsrail illüzyoncu medya ve akademiyasının mülakat karşıtlığının arkasında bu gerçekler var.

Mülakat uygulaması insan eliyle yürütüldüğünden suiistimallerin olması çok mümkün... Ancak illüzyoncu medya ve akademiya ile onun güdümünde siyaset yapan muhalefetin derdi dillendirdikleri gibi hak, hukuk, liyakat değil!

Devlet Türkiye'deki İsrail'e karşı 15 Temmuz sonrası bu sistemi kurduğu için onun tetikçiliğini yapıyorlar. Yoksa mülakat devletin de normalde yürürlüğe koyduğu bir sistem değildi.

Şimdilik yeni yapılanmaları engellemek için uygulanan geçici bir çözüm!

Ondan kuduruyorlar.

İşte İBB'deki olayları gördünüz. İşe alımlardaki adli sicil kaydının iptali için AYM'ye başvuru yapıp iptal ettirenler hemen arkasından belediyeleri sabıkalı asker, polis katili terör örgütü militanları ile doldurmuş.

İşte belediyelerini sınavsız, liyakat aramadan teröristlerle dolduran muhalefetin mülakat diyerek hak, hukuk, liyakat derdine düştüğüne inanmak ahmaklıktan öte bir şey değildi.

O.G.

30 Ara 2021 - 04:28 - Analiz

Muhabir  Osman Gürses


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.