Cumhurbaşkanı Erdoğan: Vatandaşımızı fahiş fiyat karşısında da yalnız bırakmayacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı ortak canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Vatandaşların dolar bozdurmasının parasına olan güvenin en önemli göstergesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok kısa bir sürede kurdaki stabilizasyonun gerçekleşeceğini söyledi fahiş fiyat artışı yapanlara, stokçulara ve dövizin düşmesiyle fiyatlarını düşürmeyenlere tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, A Haber - Atv - A Para - ANews ortak yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kur korumalı Türk lirası (TL) vadeli mevduat hesabının açıklanmasının ardından TL'nin yaklaşık yüzde 50 değer kazandığının hatırlatılması ve "Böyle bir gelişmeyi öngörüyor muydunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, bu gelişmenin vatandaşların Türk lirasına güvendiğini gösterdiğini, Trabzonlu bir vatandaşın bu konuda, "Ya kaybettim ama Türk lirası değer kazansın yeter bana" dediğini, bunun güzel bir gösterge olduğunu söyledi.

Türk lirasının gücünü, ekonomik altyapıdan, üretim kapasitesinden ve finansal sektörün sağlamlığından aldığına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

" Türkiye'de şu anda ana muhalefet ve yavruları, Türk lirasını bir kenara koyup daha çok dolara, avroya, buralara endekslenmek istiyorlar. Bunun üzerinden hatta asgari ücrete varıncaya kadar doları baz alarak bunun değerlendirilmesinin gerektiğini filan söylüyorlar. Bu tabii aslında çok çok ciddi bir yanlış. Hele hele yani Merkez Bankası'nda başkanlık yapmış bir insanın kalkıp o da yani dövize 'Buradan taviz vermeyin, Türk lirası yine kayba gidecektir.' filan demesi çok daha çirkin, hiç de yakışmıyor. Tabii daha sonra geri vitese taktı, geri adım atmaya kalktı ama bunu artık bu millet yutmaz."

"TL MEVDUATLAR 23,8 MİLYAR LİRANIN ÜSTÜNDE ARTTI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemlerde yurt içi ve yurt dışında, kurlarda, 2008'de de benzeri olan ve tasarruf sahiplerinin güvenini bozmaya yönelik rasyonel olmayan hareketlenmelerin meydana geldiğine işaret ederek, "Tabii açıkladığımız Türk lirası varlıkları güçlendirici paketle biz bu algıyı bozmuş olduk. Vatandaşımız da teveccüh göstererek hızlı bir şekilde Türk lirasına geçişin, o sabah bütün olduğu gibi kapılara dizilmeleri ve buralarda özellikle Türk lirasını oraya getirip, oradan dövizleri bozarak Türk lirasını almaları, bunlar da tabii vatandaşımızın kendi milli ve yerli olarak parasına olan güveninin en güzel göstergesiydi. Programın açıklanmasından beri Türk lirası mevduatlar bugün saat 15.00 itibarıyla 23,8 milyar liranın üzerinde arttı ve ivmelenerek artmaya da devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bugün ekonomi yazarları ve akademisyenleriyle Dolmabahçe'de bir toplantı yaptığını anımsatarak, bu konuları toplantıda ele aldıklarını aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Amacımız, yatırımcı, sanayici, tasarruf sahibi vatandaşlarımız için kur oynaklığını azaltmak, Türk lirasını değerli hale getirmek, yine Türk lirasının değerine itibar katmaktır. Çünkü kur düzeyi, serbest piyasa işleyişi içerisinde olması gereken seviyeye kendisi zaten gelecektir. Benim her zaman bir ifadem var, 'Para yatağında akar', buna dikkat etmemiz lazım. Ve bu yatağını da şimdi buluyor, buldu, daha iyi olacak, acele etmiyoruz. Bir ara biliyorsunuz 10'un da altına düştü, şu anda 11 civarında zannediyorum. Bu istikrarlı şekilde gerek Maliye, Hazine gerekse Merkez Bankamızın dayanışmasıyla ve bizlerin de katkılarıyla, bütün istişare kurullarımızla bunu yerli yerine oturtacağız. Şöyle sabırla yola devam etmekte fayda var."

"KUR STABİL HALE GELECEK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet partilerinin, kur korumalı TL vadeli mevduat hesabı sisteminin sürdürülebilirliğiyle ilgili endişelerinin ve "Bu sistem Hazine'ye çok büyük yük getirecek" yönündeki eleştirilerinin sorulması üzerine, şunları söyledi:

"Bu ana muhalefetin, yavrularının, bunların bugüne kadar gerçekçi bir yaklaşımları hiç oldu mu? Olmadı, bundan sonra da olmaz. Bunu bir defa böyle bilecek, böyle inanacaksınız. Birçok bu ara yalanlar, dolanlar filan falan aldı başını gidiyor. İşte Bay Kemal, her alanda olduğu gibi ekonomi alanında da yalanlarına, halkımızı aldatmaya devam ediyor. Çünkü ekonomiden hiç anlamaz. Ülkemizde tasarruf kompozisyonunun makro ekonomik politikalarla uyumlu olması için Türk lirası finansal enstrümanların özendirilmesi önem arz ediyor. Geliştirilen bu araçla hem kısa vadede vatandaşımızın kur oynaklığından kaynaklı mağduriyetini gideriyor. Dikkat edin bu çok önemli. Yani vatandaş şu anda iki garantiye sahip. Bir, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, iki Hazine. Yani vatandaşın kaybı olmayacak. Özellikle de buradaki mağduriyet ortadan kalkmak suretiyle 3, 6, 9, belirlenen tarihlerde neyse döviz kuru ve burada bunun üzerinden parasını bozduracağı zaman karşılığını aynen alacak. Dolayısıyla yani biz burada Türk lirası mevduat vadesinin de uzatılmasına katkı sağlıyoruz. Vatandaş da burada 'Benim burada mağduriyetim yok, zaten devletim benim arkamda...' Türk lirası enstrümanlara olan talebi artırarak, finansal piyasaların daha etkin işlemesini de sağlamış oluyoruz."

Sisteme ilişkin 'Vadeden önce para çekilebilir mi?" şeklinde soru geldiğini aktaran Erdoğan, "Evet çekilebilir, bir manisi yok. Daha önceden de belirlendiği şekliyle hesap, vadesiz hesaba dönüşecek. Sen de alman gereken paranı rahatlıkla alacaksın. Ama bir şeye güveneceksin, benim artık kaybım olmayacak." dedi.

Erdoğan, tasarruf kompozisyonunun Türk lirası lehinde gerçekleşeceğini belirterek, "Uygulanan ekonomik program, piyasalarda özellikle bu güveni artıracak. Döviz kurunun istikrara kavuşmasını sağlayacak. Özellikle kur stabil hale gelmiş olacak. Yani kurun stabilizasyonu burada önem arz ediyor. Bu adımın uzun vadede bütçeye yük olmak yerine olumlu katkı sağlamasını da öngörüyoruz ve bu attığımız adımla bu da sağlanmış olacak." ifadelerini kullandı.

"TÜRK LİRASI KENDİ ASLİ GÜCÜNÜ BULACAK"

"Bugün de söylediğim gibi bu matematiksel bir olay değil. Çok kısa bir sürede kurdaki stabilizasyon gerçekleşmiş olacak. Merkez Bankası aceleci davranmayacak. Kademeli bir şekilde geldiği yere doğru dönecek. Türk Lirası da kendi asli gücünü bulacak." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik ve finansal istikrarın sağlanması, toplumsal refahın artırılması, kamusal hizmetlerin etkin bir şekilde sunulmasının hükümetlerin görevi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Biz de bu amaçla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kamusal, finansal, mali birçok aracı nasıl dünyada kullanılıyorsa biz de kullanıyoruz ve kullanacağız. Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına kur koruması sağlanması da dönemin şartları gözetilerek oluşturulmuş önemli bir araç. Diyoruz ya, bunu stabil hale getirmiş olacağız. Bu araç özellikle vatandaşı rahatlatacak. 'Ben bu araca giderken bir defa kaybım olmayacak.' diyecek. Bu araç sayesinde de kurdaki oynaklığın kontrol altına alınmasına katkı sağlanıyor ve sonuçları itibarıyla toplumun tüm kesimleriyle finansal ve ekonomik sisteme fayda sağlamış oluyoruz. İlaveten bu uygulamadan isteyen her vatandaşımız faydalanacak, belli bir kesim diye bir şey yok. İstikrarın sağlanması adına yeni geliştirilen bu aracın Anayasa'ya aykırılık teşkil etmesi söz konusu değil. Aksine, yürütmenin fonksiyonlarının doğal bir gereğidir. Biz bunu böylece gerçekleştirmiş oluyoruz. Daha önce, geçmişte de uygulanmış olan bu adımı, şimdi biz yeniden uygulamak suretiyle çok kısa bir zamanda nasıl bu işi stabil hale getirdiysek, bundan sonraki süreçte de bu stabil olarak inşallah yürümüş olacak ve bizim paramız kurdaki bu oynaklıklara esir olmayacak. Stabil bir kur olayı gerçekleşmiş olacak."

KURDAKİ DÜŞÜŞ ETİKETLERE NE ZAMAN YANSIR?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

Her şeyden önce gerek Hazine ve Maliye gerek Ticaret Bakanımıza, Tarım Bakanımıza talimatları verdik. Burada kontrollerimizi sıklaştıracağız ve asla taviz vermeyeceğiz. Vatandaşımızı spekülatif hareketlerle ezmeye kimsenin hakkı yok. Denetimlerin sıklaştırılmasıyla birlikte vicdan sahibi olan bütün market, süpermarket zincir marketler, inerken de şimdi aynı hızla bu etiketleri indirmeleri lazım. Aksi takdirde atılması gereken adımları atacağız. Burada vatandaşımız ezilmeyecek, buna fırsat vermeyeceğiz.


"VATANDAŞIMIZI FAHİŞ FİYAT KARŞISINDA YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ"

Fiyat indirimleri hızla yapılmazsa bakanlıklarımız elindeki tüm imkanlarla üzerlerine gidecektir. İnsanlarımızı rahatsız etmelerine izin vermeyeceğiz.

Vatandaşımızı fahiş fiyat karşısında yalnız bırakmayacağız. Bu süreci devlet olarak yakından takip ediyoruz. Ticaret Bakanlığımız denetimlerini sıkı bir şekilde yapıyor. Özellikle sebze meyve fiyatlarına yönelik 9 büyük şehirde 10 toptancı haline denetim gerçekleştirildi. Tüm bu denetimlerimiz fahiş fiyat artışlarını tespit etmek için yapılıyor. Fırsatçılara göz açtırmayacağız. Bu noktada kararlıyız.
Ticaret Bakanlığınca bugüne kadar 100 bine yakın ürün denetlendi. Bu denetim sonuçları da Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'nda değerlendiriliyor.

Üretici, tedarikçi ve perakendecilerimize sesleniyorum: Fahiş fiyat ve stokçuluk gibi yollara lütfen tenezzül etmeyin. Bunların sonuçları ağır olacaktır.

"STOKÇULUĞUN SONUÇLARI AĞIR OLACAK"

Stokçuluk yapanlara yönelik çalışmalar Meclis'te tamamlanmak üzere. Bu alanda da tedbirlerimizi artırmış olacağız. Vatandaşımız mağdur eden hiçbir faaliyete izin vermeyeceğiz.

Bir otomobil bayisine en üst sınırdan ceza verildi. Stokçulukla ilgili gerekli çalışmalar dediğim gibi Meclis'te tamamlanmak üzere. Vatandaşımızı mağdur edenlere en ağır cezaları vereceğiz.

TÜSİAD'IN TEPKİ ÇEKEN BİLDİRİSİ

Özellikle ülkesinin ve milletinin hayrına düşman olanlar yine iş başında. Biz ekonomik bağımsızlık mücadelemizi bunlara rağmen sürdürüyoruz. Halkımızın desteğiyle de yolumuza devam ediyoruz.

Bunlar haziran ayında görüşme yapmışlar. Tam bu olayın patlak verdiği gün Bay Kemal bir mesaj atıyor. Türkiye'nin en önemli kuruluşu Odalar ve Borsalar Birliği bir açıklama yapıyor. Bizim dayanışma halinde olmamızın gerektiği dönemde kimse, 'Aşağıdan baskılar geliyor, o yüzden bu açıklamayı yaptık' diyemez. En çok baskıyı hükümet görür.

Böyle bir gün siyaset yapma günü değildir. Eğer burada parana değer biçiyorsan, gerçekten yerli ve milliysen gereğini yapacaksın. Demek ki sen ne yerli ne de millisin. Biz ülkemizin ekonomik bağımsızlığı için çalışıyoruz. Faiz zulüm düzenidir, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar. Biz de bu düzene savaş açtık. 19 yıldır bunlarla savaş halindeyim.

"BİZ FAİZLE AYAĞA KALKAN ÜLKE OLMAYACAĞIZ"

Bizim inandığımız değerler silsilesi içinde faizin yeri yoktur. Biz faizle ayağa kalkan ülke olmayacağız. Faiz sebeptir enflasyon neticedir. Bunun uygulamasını gördük. Nerede? Başbakanlığım döneminde faiz 4,7 ya da6'ya kadar düştü. Enflasyonda 6,7'ye kadar inmişti. Doğru orantılı olarak o da iniyor. Gezi Olayları patlak verdi. Bunun arkasında malum emperyal güçler, Türkiye'nin ayağa kalkmasını istemeyen emperyal güçlerdi. Bay Kemal yine oralarda dönüp dolaşıyordu. Orada bir sıçrama oldu. Maalesef faiz yükseldi, enflasyon da yükseldi. Maalesef yalandan sürekli nemalanan Bay Keman, 'Faizi 0'a indirin. CHP grubu olarak her türlü desteğe hazırız' dedi. Geçenlerde de artırın dedi.

Şu anda yine faizi indiriyoruz. MB'nin attığı adımlarla birlikte enflasyonun nasıl indiğini göreceğiz.

ESKİ MERKEZ BANKASI BAŞKANI DURMUŞ YILMAZ'A TEPKİ

Merkez Bankası'na zarar veren açıklamalar yapamazsınız. Merkez Bankası'nda geçmişte başkanlık yapmış olan zat, o suçu işlemiştir. MB'de görev alacaksın, bu şekilde yol göstericiliğe kalkışacaksın. Cezalarını çekecekler. Bunun bedelini ödeyecekler. Şu an milletvekilliği sebebiyle yırtar ama tazminat noktasında bedelini öder.

AMACI DIŞINDA KULLANILAN KREDİLER İÇİN HAREKETE GEÇİLDİ

Ülkemizde de küresel ekonomik yavaşlamanın ve salgının olumsuz etkilerini gidermek üzere çeşitli tedbirleri uygulamaya aldık. Üretimin ve istihdamın devam etmesi için hem bireylerin hem şirketlerin krediye ulaşım imkanını sağladık. Ancak bazılarının farklı harcamalarda bunu kullandıklarını biliyoruz. Amacı dışında kullanılan kredilere ilişkin olarak ilgili kurumlarımız gerekli değerlendirmeleri yapıyor. Bunda da kararlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz.

ENFLASYONLA MÜCADELE

2020 yılında salgın sebebiyle küresel ekonomi daralma yaşadı. Bu dönemde G-20'de Çin'le beraber büyüyen iki ülkeden biri olduk. Diğer 18 ülke berbat durumdaydı. Ama ana muhalefet Türkiye'nin G-20'den dışlandığını söyleyecek kadar ileri gittiler. Şu anda önde gelen birçok ülke tarihin gördüğü en yüksek enflasyon oranını yaşıyor. Örneğin ABD'de enflasyon yüzde 6,8 ile son 39 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

IMF enflasyonunun 2022 yılının ikinci yarısından itibaren gerileyeceğini düşünüyor. Ama yukarı yönlü riskler bulunuyor. Bu çerçevede TCMB etkin bir şekilde iletişim kanallarını kullanıyor. TMCB doğrudan müdahalelerde bulunuyor. 5 müdahale yapıldı. Hemen muhalefet saldırdı. Merkez Bankası'nın bu yetkisi var. Bu yetkisini gerekli gördüğü hallerde kullanır. Lafa geldiği zaman 'MB bağımsız değildir' diyorsun. Bu bağımsızlığını sana sorarak mı yapacak?

Önce MB'ye ardından da TÜİK'e gitmek istediler. Bu, devletin kurumlarını yıpratma anlayışını getiriyor.

Ama ben görüyorum ki açıkladığımız önlem paketi işe yaradı. Mal ve hizmet piyasasına da yansımasını bekliyorum. Başta kamu bankaları olmak üzere reel sektöre her türlü proje bazlı desteği vermeye hazırız.

TÜRKİYE EKONOMİ MODELİ

Büyümede istikrarlı bir ortamı sağlıyoruz, sağlayacağız.

Şu bütün köprülerden Kuzey Marmara Otoyolu'ndan, Marmaray'dan, Avrasya Tüneli'nden geçen otomobillere, TIR'lara bakın... Bu kadar TIR buradan geçtiğine göre bunlar bir şeyler taşıyorlar. Fakir bir ülke olsa bunlar olur mu? Yoğun bir şekilde TIR'lar geliyor, gidiyor. Türkiye, son dönemdeki güçlü performansı ile örnek olan bir ülke olarak öne çıkıyor. Bir ülkenin lojistiği, o ülkenin diğer ülkelerle olan yarışmasında onun önceliğidir.

Şu anda bizim lojistik muhteşem ve her geçen gün daha da ileri gidiyor. Serbest piyasa ekonomisinin kurallarından taviz vermeden istikrarlı bir ortamın tesisini sağlıyoruz. Üretim, istihdam ve ihracatı da artıracağız. Teşvik ve desteklerimizi daha da artıracağız.

Bütün bunlarla kimin yanında olduğumuzu ortaya koyuyoruz. Amacımız cari fazlaya geçmektir. Böylece toplumsal refahımızı artırmayı hedefliyoruz.

KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ: SEN BİR DEFA ELEKTRİĞİ KİMİN ÜRETTİĞİNİ BİLE BİLMİYORSUN

Bay Kemal bu işlerden anlamıyor. Bakın, bu ara Şanlıurfa'ya gitti. Şanlıurfa'da istediği kalabalığı göremeyince ileri geri savruldu. 'Buranın belediyesini bize verin, çiftçiye elektriği bedava vereceğiz' dedi. Ben İBB'nin belediye başkanlığını yaptım. Elektriği kimin ürettiğini bilmiyorsun. Elektrik, Enerji ve Tabii ve Kaynaklar Bakanlığı'na aittir.

Böyle bir imkanın var, Adana sende. Çiftçisi bol olan bir memleket. Elektriği ver o zaman. Hep ata ata geldiniz buraya kadar. Aydın'a gideceksin şimdi. Orada neyi vaat edeceksin?

Hayatı yalan, akşam yalan sabah yalan. Siyaset bu kadar yalanı kaldırmaz. Cumhurbaşkanı olarak tavsiyem şudur... Daha siz cumhurbaşkanınızı belirleyemediniz. Açıklayın da bilelim. Adı sanı belli olmayan birine tavsiyede bulunuyorum.

"İŞSİZLİKTE TEK HANELİ RAKAMLARA İNECEĞİZ"

İşsizliği daha da aşağı indireceğiz. Tek haneli rakamlara indireceğiz. Turizmden de büyük bir gelirimiz oldu. Turizmde 35 milyonu yakalamıştık turist olarak. Bu dönemde Rusya bizi yalnız bırakmadı. Aynı durum Avrupa'dan da olabilirdi. İstanbul turizmde iyi bir sıçrama yaptı. İnanıyorum ki 2022'de bu konuda iyi bir konuma geleceğiz. İşsizlikte de hedefleri yakalayacağız.

LÜTFÜ TÜKKAN'A KÜFÜR TEPKİSİ

Siyasi ahlaktan uzak bir tutum. Bu millet bunlar daha fazla kaldıramaz. Kaldıramayacağına göre de 2023 seçimlerinde gereken dersi vermek suretiyle bunları geldikleri yere gönderecektir. Millete karşı kibirleri o kadar büyük ki; ahlak ve seviye bırakmadılar. Arkadaşlarıma hep söylüyorum, bunların terbiyesizliklerine uymayın, millete yaptığımız projelerden bahsedin.

Bir genel başkana bu el hareketi yakışır mı? Bu ruh halini sağlıklı bulmuyorum. Bay Kemal şirazesini kaybetmiş. 'Elime değil, sözlerine bakın' demiş. Hadi senin sözlerine baktık, peki şehit yakınına küfür edeni ne yapacağız? O da senin ortağın. Şehit yakınına söveni yakından takip ediyoruz, bunun Gazi Meclis'te işi olamaz. Bunların milletin hayrına işi olmaz.

Kocaeli'ndeki davaları devam ediyor. Millet bunun hesabını soracaktır.

YERLİ AŞI AÇIKLAMASI: YOĞUN TALEP ALDIK

Uzun süreden beridir ülkemizde aşı üretimi ile ilgili zihinsel çalışmaları yürüttük. Salgın, bir yerde hızlandırıcı bir faktör oldu. Hedefi Kovid aşısı şeklinde daraltınca hızlı bir şekilde koronavirüs aşısı üreten 9 ülkeden biri oldu.

Aşımızın hem etkinliğini hem güvenilirliğini test ettik, emin olduktan sonra insanlığın kullanımına sunduk. Aşımız tüm insanların kullanımına sunulacak. Artık vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla aşılarını olmalıdır. TURKOVAC aşımız öncelikle vatandaşlarımızın kullanımına sunulacak, daha sonra aşı tedarikinde zorlanan ülkelere gönderilecek. Talepler başladı. Afrikalı liderlerden bu konuda yoğun talep aldık.

Bu arada dünyanın en büyük kapasiteli aşı araştırma, geliştirme ve üretim tesisi Hıfzıssıhha projesini Ankara'da hayata geçireceğiz. İhale süreci haftaya bitiyor.

NAFAKA AÇIKLAMASI

Titiz bir istişare yapılıyor. 2022'de nafakayı da içine alan konuları kapsamlı bir şekilde ele alacağız.

25 Ara 2021 - 06:12 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?