Eski Türkiye'yi bilmeyenler bugünkü modern Türkiye'yi Kemal'in Türkiye'si sanır

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, sosyal medya hesaplarından gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Eski Türkiye’yi anlatan ve sonunun 12 Eylül 1980 Darbesiyle geldiğini belirten Geçkil; Yeni Türkiye’ye geçiş sürecini anlattı. Erbakan’ın projeleri olan “ANAP ve AKP de takiye yaparak Kemalcı vesayet statükosunu değişim ve dönüşüme uğratıp bertaraf etti.” dedi.

Öne çıkan başlıklar:

  • Eski Türkiye'yi bilmeyenler bugünkü modern Türkiye'yi Kemal'in Türkiye'si sanır
  • Selanik Dönmelerinin bir şifreli sözü
  • "Hani BAE düşmandı bu ne ziyareti?" diye yangının söndürülmesine bozuluyorlar
  • "Başka Türkiye yok"

Eski Türkiye'yi bilmeyenler bugünkü modern Türkiye'yi Kemal'in Türkiye'si sanır. Oysa bu süper güç lider Türkiye Erbakan'ın Millî Görüş hareketiyle Kemalcılara karşı 40 yıllık çok çetin mücadelesi neticesinde gerçekleşti.

Eski Türkiye'de şehirlerin varoşları gecekondularla kaplıydı. Teneke, baraka, derme çatma evlerden, kaçak yapılardan oluşan; çoğunda elektrik, su, kanalizasyon bulunmayan gecekondu semtleri kriminal suçlu üreten bataklıklardı. Bugünkü modern Türkiye'de bir tek gecekondu yok. TOKİ hepsini modern semtlere dönüştürdü.

Eski Türkiye'de karakollarda suçu itiraf ettirme yöntemi resmen işkenceydi. Türküdeki "Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar" bunu anlatıyordu. Bu iktidar devlette işkenceyi suç haline getirdi ve sıfırlayıp bitirdi.

Eski Türkiye'de mafya devlet içinde devletti. Vatandaş işlerini haraç ödeyerek mafyaya yaptırırdı. Mafya bürokrasiye istediğini yaptırırdı ama bürokrasi mafyaya söz geçiremez, bir şey yapamazdı. Yasalar mafyaya işlemez, gariban vatandaşa uygulanırdı.

Eski Türkiye'de polis trafikte ceza kesmez, haraç keserdi. "Polis zenginin hizmetçisi, fakirin başının belasıdır" Eski Türkiye'yi çarpıcı şekilde ifade eden bir sözdü.

Eski Türkiye Selanik Dönmelerinin çiftliğiydi. Devleti de mafyayı da onlar yönetirdi. Karaborsa, stokçuluk ticaretin meşru yöntemiydi. Kumar, fuhuş en yaygın sektör halindeydi. Her türlü tahsilatı mafya yapardı. Yolgeçen hanına çevirdiği cezaevleri mafyanın eleman devşirme merkezleriydi.

Eski Türkiye'nin sonunun başlangıcı, Yeni Türkiye'nin miladı 12 Eylül 1980 Darbesidir. Askeri yönetim Erbakan'a Türkiye'yi emanet etti. Kemalcı resmi ideolojinin İttihatçı kökenli iki partisi CHP ve DP çizgisini kırılmaya uğratan Millî Görüş kökenli Turgut-Korkut Özal kardeşlerin kurduğu ANAP bir Erbakan projesi olarak iki dönem iktidar oldu ve Türkiye'ye çağ atlattı.

12 Eylül 1980 Darbesi sonrası 4 eğilimi birleştirme projesiyle MSP'li Özal kardeşlere ANAP'ı kurdurup iki dönem tek başına iktidar yapan Erbakan'ın yetiştirdiği öğrencilerine 28 Şubat 1997 Darbesi sürecinde benzeri yöntemle kurdurduğu AKP halen iktidardadır. Selanik Dönmeleri TC'yi takiye ile kurdular, yönettiler. ANAP ve AKP de takiye yaparak Kemalcı vesayet statükosunu değişim ve dönüşüme uğratıp bertaraf etti.

Takiye yaparak İngilizlerle işbirliği içinde Osmanlı Devletini yıkan ve TC'yi kuran Selanik Dönmesi İttihatçıların Kemalcı resmi ideolojiyle örgütledikleri CHP ve DP çizgisini iki dönem ANAP iktidarı kırılmaya uğrattı, AKP iktidarı ise tasfiye etti. Deniz Baykal'ın yeniden kurduğu, halen Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönettiği CHP M. Kemal'in kurduğu CHP değildir. Baykal da Kılıçdaroğlu da olabildiğince Selanik Dönmesi unsurları CHP'den tasfiye ettiler.

***

"Başka Türkiye yok" Selanik Dönmelerinin bir şifreli sözü

"Başka Türkiye yok" Selanik Dönmelerinin bir şifreli sözüdür. İmkânlarımız var, dünyanın her yerine gidip yerleşebiliriz. Ama çiftliğimiz gibi yöneteceğimiz bir başka Türkiye yok. Sahip olalım elimizden alınmasın anlamında. Ve Müslümanlara iktidarı kaybettiler. Kimi varlıklarını satıp göçtü çeşitli ülkelere. Kimi de Kemalcı vesayet statükosunu geri getirip tekrar yönetimi ele geçirme sevdasında. Tabii, bu ham hayal, artık geçmiş olsun.

Bir kısım Selanik Dönmeleri Kemal Kılıçdaroğlu engeli karşısında Millet İttifakı dedikleri Kemalcı vesayet statükosuna dönüş mutabakatının 2023 seçimini kazanma şansı kalmadığanı görüyor; CB Ermdoğan'a destek vermeyi öneriyor. Bir kısmı ise ya biz Türkiye'yi geri alırız ya da Türkiye bizi alır diyerek gözünü karartmış. En büyük çaresizlikleri sırtlarını dayayacakları Türkiye'nin kolunu bükecek bir dış güç olmaması.

***

"Hani BAE düşmandı bu ne ziyareti?" diye yangının söndürülmesine bozuluyorlar

Global Siyonist sermaye ve yerli uzantıları $'la Türkiye ekonomisini tutuşturup yangın çıkarmaya çalışıyor. İllüzyoncu medya ve akademiyanın üfürdüğü dalgalar üzerinde sörf yapmayı siyaset sanan muhalefet partileri zil takıp oynuyorlar. BAE Veliaht Prensi Türkiye'yi ziyaret edip 10 milyar $ fon ayırdık diyor. "Hani BAE düşmandı bu ne ziyareti?" diye yangının söndürülmesine bozuluyorlar. Bunlar iktidar karşıtı değil Türkiye düşmanı!

"Türkiye 28 Şubat 1997 darbe sürecine menfi sermaye, menfi medya, menfi siyaset ile sokuldu" diyen Başbakan Erbakan hiç askeri suçlamadı. Şimdi de Türkiye ekonomisini Dolar operasyonlarıyla dar boğaza sokmaya çalışan yine o menfi sermaye, menfi medya ve akademiya, menfi siyasetçilerdir. Toplum bunlara karşı şerbetlenmeden Türkiye'nin iki yakası bir araya gelmez.

O.G.

# 12 EYLÜL 1980 DARBESİ VE ERBAKAN İLE İLİŞKİLİ:

27 Kas 2021 - 19:06 - Manşet

Mahreç  Osman Gürses



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Elazığ Belediye Başkanı kim olmalı?