Elazığ neden Afet Bölgesi ilan edilmedi tartışmaları üzerine...

Erdoğan konuşmasında Rize'de afetten etkilenen kısmın Afet Bölgesi ilan edileceğini açıkladı. İşte o açıklamadan sonra Elazığ'da ve İzmir'de eş zamanlı 'neden biz Afet Bölgesi' ilan edilmedik tartışmaları başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 17 Temmuz günü Erzurum'daki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada Rize'nin Güneysu ilçesi Ballıdere köyünde meydana gelen sel felaketiyle ilgili değerlendirmeler yaptı.

Erdoğan konuşmasında Rize'de afetten etkilenen kısmın Afet Bölgesi ilan edileceğini açıkladı. İşte o açıklamadan sonra Elazığ'da ve İzmir'de eş zamanlı 'neden biz Afet Bölgesi' ilan edilmedik tartışmaları başladı.

Erdoğan'ın konuşması aynen şöyle: "Bakan arkadaşlarımızın çok büyük felakete maruz kalan yerlerin afet bölgesi ilan edilmesi noktasında bizden beklentileri oldu. Oraların yapılacak çalışmayla afet bölgesi ilan edilmesi konusunda kendilerine bu haberi verelim dedim."

Yani Rize'nin tamamının Afet Bölgesi ilan edilmesi söz konusu değil! Zaten böyle bir şeyin aklen mantıken de yapılması mümkün olamaz. Ancak Cumhurbaşkanı'nın konuşması böyleyken ilginç bir şekilde eş zamanlı olarak deprem yaşayan iki ilde Elazığ ve İzmir'de 'neden biz Afet Bölgesi' ilan edilmedik tartışmaları başlatıldı.

İki şehirde de öyle bir algı estirildi ki Rize'nin bir köyünde meydana gelen sel felaketinden ötürü tüm Rize Afet Bölgesi ilan edilmiş gibi yanlış bilgiler bir anda paylaşılmaya başladı.

EROL: AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMESİ İKİNCİ FELAKET DEMEK!

Hâlbuki 24 Ocak depreminin hemen sonrasında yine aynı tartışmalar başladığında CHP Milletvekili Gürsel Erol bir açıklama yaparak Elazığ halkını uyarmış Elazığ'ın afet bölgesi ilan edilmesinin esas yeni bir felaket olacağını belirterek uyarı görevini yaptığını dile getirmişti.

Gerçi kendisine verilmeyen oylarla vekil seçilen Erol bu sözlerini arkasında çok fazla duramadı. Çünkü şehirde öyle bir hazırlık yapılmıştı ki gerçekler ortadayken Elazığ'ın Afet Bölgesi ilan edilmesi çok büyük bir hizmet olacak şeklinde Ticaret Odası'ndan, siyasi partilere STK'lardan sokaktaki vatandaşa kadar herkesin dilindeydi. Böylesi bir hazırlığı gören Erol üzerinde sörf yapmak için mi sözlerini mi değiştirdi yoksa organizasyonu yapanlardan "gerçekleri söylemek sana mı kaldı, biz o hazırlığı boşuna mı yaptık" uyarısı mı aldı bilinmez. Ancak bir süre alevlenen bu tartışma İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Elazığ TSO Başkanı Asilhan Arslan'ı uyarıp gerçekleri anlatması sonrası söndü, gitti.

Şimdi Erdoğan'ın Erzurum'da yaptığı konuşmasının çarpıtılarak Elazığ ve İzmir’de eş zamanlı yine Afet Bölgesi tartışması başlatıldı. Aslında tartışmayı başlatanlar bunun boş bir tartışma olduğunu biliyorlar. Tıpkı ülke gündeminde uzun süre tutulan “128 Milyar Dolar nerede” tartışması gibi tamamen algı oyunundan ibaret. O zaman muhalif kanattan Hulki Cevizoğlu çıkıp bunun ABD’den başlatılan yalan bir gündem olduğunu itiraf etmişti. Eğer gerçekten Devlet’in Elazığ’a ne yaptığı görmek, bilmek isteyenler için biz kısaca bir özet geçelim.

Devlet Elazığ'a ne yapmış görmek isteyen samimi insanlara depremzedeler için yapılmış olan TOKİ etaplarını gezmelerini tavsiye ederiz. Eminiz ki o gezi sonrası vicdanları Elazığ’a bir şey yapılmadığı tartışmalarının boş olduğunu söyleyip Devlet'e teşekkür etmeye zorlayacaktır.

Devlet TOKİ eliyle Elazığ'da modern şehircilik örneği muhteşem bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Normalde 10 yılda yapılabilecek hizmetleri 1 yılda tamamlayarak binlerce konut, camiler, okullar, karakollar, sağlık ocakları inşa etti. Sadece yollarının bile bir yılda açılabilecek gibi olmadığını göreceklerdir.

İşte o büyük hizmetler şehrimizde bir yıl gibi kısa sürede tamamlandı. Ancak medya bu hizmetleri anlatmıyor. AKP teşkilatlarının da ne hizmetler ne de anlatılması umurlarında değil. Tam bir rehavet içerisindeler. Bu durumu görüp fırsat bilen muhalefet de hizmetler bilinmesin diye algı oyunu peşinde...

Bir hizmetin iyi mi kötü mü olduğu ancak kıyaslamayla net bir biçimde ortaya konabilir. Gelin size Eski Türkiye’den 2 örnek vererek bugün ile karşılaştırmanızı kolaylaştıralım...

DEMİREL'İN BARAJ EVLERİ ESKİ TÜRKİYE'NİN HALİNİ ORTAYA KOYUYOR

Eski Türkiye'de devlet nasıl konut yapıyordu görmek isteyen Demirel'in Elazığ'da inşa ettirdiği baraj evlerinin haline baksın. Yerleri küçük olduğu, karşılığı bir daire dahi etmediği için şimdilerde kentsel dönüşüme bile girmiyor. İşte böyle zulmediliyordu millete...

Yıkılmaması iyi bir şey aslında yıkılmasın ki şimdilerde TOKİ'yi, devleti kötüleyenlerin savunduğu Eski Türkiye'nin millete nasıl zulmettiği, aciz olduğu o evlere bakılarak görülebilsin.

ECEVİT DEVLETİN TÜM İMKANLARINI SEFERBER EDEREK BİR KÖY KENT İNŞA EDEMEMİŞTİ

Bir örnek de Ecevit’ten verelim…

Eski Türkiye'de Ecevit devletin tüm imkânlarını seferber ederek yıllarca bir köy kent bile inşa edememişti. Tüm çabalara rağmen Ordu'nun Mesudiye köyünde yapılan proje o kadar kötüydü ki 5. yılında çökmüş Ecevit o köyden sadece 3 oy alabilmişti. O Türkiye'den şimdi sadece Elazığ'da bir yıl gibi sürede 40 bine yakın konutu parasını peşinen verip halkına 20 yıl taksitle ödeme imkânıyla sunan Türkiye'ye geçiş bir Erbakan inkılabıdır...

İşte İzmir ve Elazığ’da koparılan yaygaralar bu gerçekleri örtmek için! Devletin Elazığ’a yaptığı bunca hizmeti görmezden gelip de illüzyoncu medya ve akademiyanın gazıyla Marmara Depremi sonrası depremzedelere bir battaniye dahi veremeyen, toplanan yardım paralarıyla memur maaşlarını ödeyen, ölü ve yaralıların konacağı hastaneleri bulunmayan, deprem bölgesine ancak üç gün sonra girebilen Eski Türkiye’yi arar hale gelen bir kitle oluşturuldu. Bakın Erbakan’ın 11 aylık iktidarı döneminde maaşlara yaptığı zam miktarı yüzde 300’leri bulmuştu. Yani insanların cebine giren para 11 ay içerisinde 3 kat artmıştı. Ama medya o zaman da halkı bizzat görüp yaşadığı gerçekleri yalanlarla örtüp başka partilere yönlendirmişti.

Ve Erbakan o illüzyonlardan ötürü bir sonraki seçimlerde yüzde 300 zam verdiği halktan yüzde 50’ye yakın daha az oy almıştı. İşte şimdi Elazığ’a, İzmir’e bir şey yapılmadı her şey Rize’ye yapılıyor propagandaları da böylesi bir algı oyunu. Erbakan hükümetten düşürülünce halk nasıl ki DSP iktidarında yokluk ve yoksulluk altında ezildiyse bugün de yine aynı akıbete uğraması mutlak... O sebeple devletinize güvenin gidip hizmetleri bizzat kendiniz görüp sahip çıkın, anlatın!

#

19 Tem 2021 - 15:29 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.