Tüm planlar belediye başkanını devirmek üzerine ama belediye Aladağ kadar serin, ne iş?

AKP’deki iç muhalefetin de diğer muhalefet partilerinin de hedefinde olan belediye Aladağ kadar serin! Ve en büyük handikap belediye içinde belediyenin ağır aksak çalışmasını sağlayan bir kliğin varlığı! Belediyede pek çok başkan değişti ama o kemik yapı değişmediği için işleyiş aynı tas aynı hamam devam ediyor. Elazığ Belediyesi’nin mevcut başkanı da diğer başkanlar gibi şimdi bu sıkıntıyı en ağır bir şekilde yaşıyor.

Şehrin bu haftaki gündemi Elazığ Belediyesi’nden yapılan ve siyasi kazaya yol açan açıklamayla başlayan Hamzabey Barajı tartışmalarıydı. Açıklama talihsizdi çünkü belediye şehrin su sorununun tamamını bu barajdaki suyun bitmesine bağlamıştı. Hâlbuki belediye bu suyu daha şehrin her noktasına ulaştıramamıştı bile… Ve en önemlisi önceki belediye döneminde şehirde bu boyutta bir su kesintisi yaşanmamasına rağmen Hamzabey de şehir şebekesine bağlanmamıştı.

Yani şehrin tamamını etkileyen su sorununun Hamzabey Barajı tek başına sorumlusu değildi, olamazdı. Açıklamada su kesintisi sorununu belediyenin üzerinden atmak için düşünülen küçük bir uyanıklık güdülmüştü ama iktidar partisini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı şehrimizde bir anda hedef haline getirivermesi açısından bir siyasi kazaya sebep oldu.

Belediyeden yapılan açıklamadan hemen sonra zaten pusuda olan muhalifleri anında gündeme Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hamzabey Barajı ve İçme Suyu Projesinin Elazığ’ın 40 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılayacağı sözünü getirdi. Ve haliyle belediyenin başlattığı gündemin tam ortasında hedef olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidar partisi yer aldı. Belediye birimleri dostunu düşmanını görmek için açıklamayı kasıtlı olarak mı yaptı bilinmez ama bir anda oluşan bu tablodan mutlaka bir ders çıkarmaları lazım.

Yukarıdan uyarı mı geldi yoksa refleks bir tepki miydi anlaşılmadı ama Devlet birimleri konunun hassasiyetini bildiğinden DSİ tarafından basına detaylı bir açıklama yapıldı. Açıklama uzun ve fazlasıyla teknik hesaplamalar içeriyordu ama özetle Hamzabey Barajının şehir şebekesine erken bağlandığı, henüz yeterince su tutmadığı bu şartlarda verilmesi halinde suyun tükeneceği hususunda belediyenin uyarıldığı belirtiliyordu.

Ve açıklamada “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hamzabey Barajı’nın suyu şehre 40 yıl yetecek” sözüne de sayısal veriler ortaya konarak haklı olduğu vurgusu yapılmıştı. Belediyenin işgüzar bir basın açıklaması aslında başına büyük işler açmıştı.

Ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de siyaset arenası gittikçe ısınıyor. Ve tüm hesaplar Elazığ’da belediyenin AKP’den alınması üzerine kuruluyor. Çünkü muhalefet şunu biliyor; AKP Elazığ’da bir vekil daha kaybetse mağlup olmuş sayılmaz ama belediye düşerse sancak düşer!

Ancak işin ilginç tarafı AKP’deki iç muhalefetin de diğer muhalefet partilerinin de hedefinde olan belediye Aladağ kadar serin! Ve en büyük handikap belediye içinde belediyenin ağır aksak çalışmasını sağlayan bir kliğin varlığı! Belediyede pek çok başkan değişti ama o kemik yapı değişmediği için işleyiş aynı tas aynı hamam devam ediyor. Elazığ Belediyesi’nin mevcut başkanı da diğer başkanlar gibi şimdi bu sıkıntıyı en ağır bir şekilde yaşıyor.

İcra ve hizmet makamı olduğu bir tarafa bırakılarak belediye adeta bir finans kurumu gibi sadece borç ödemeye odaklatılmış durumda… Şehirde su işlerinden, ulaşıma, park ve bahçelerden, toplu taşımaya, sosyal belediyecilikten, imara kadar hizmete o kadar çok ihtiyaç var ki belediye bu eksikleri tamamlayacak çalışmaları başlatmakla değil pek çok defa ne kadar borç ödediğini açıklamakla gündeme geldi.

Hâlbuki bir belediyenin şehre hizmet getirmek için borçlanmasının nesi sorun olabilir ki? Hele de bu borçlanma devlet kurumlarından yapılıyorsa… Devletin bir cebinden diğerine para koyması gibidir. Yine eğer suiistimallerin, israfların önüne geçilip şehre hizmet için kullanılacaksa borçlanmamak ve borçlanmamak için hizmet yapmamak aslında bir belediye için kusur, halkına kötülük sayılır.

Yaklaşık 5 ay sonra Elazığ Belediyesi’nde Şahin Şerifoğulları dönemi üçüncü yılına girecek. Yani seçim sath-ı mailinde geçecek son yıl sayılmazsa Başkanın önünde yaklaşık 1,5 yıl var. Artık partisinin sloganındaki gibi ‘durmak yok yola devam’ mı diyecek yoksa havlu mu atacak 1,5 yıllık performansı belirleyecek. İşe kendisine borç ödeyip hizmet yapmamasını tavsiye eden danışman, birim müdürleri, başkan yardımcıları veya her kim varsa yolunu ayırarak başlamalıdır.

Şehrin artık kronik sorunu haline gelen su kesintilerine parmak basıp çözüme ulaştırmalıdır. Çok değil başkanlığa gelmeden önceki dönemde aynı alt yapıyla, Hamzabey de şebekeye bağlanmamasına rağmen şehirde neden bu kadar kesinti olmadığını araştırarak devam etmelidir.

Görülecektir su arızalarına müdahalede uzman olan pek çok isim küstürülmüş, geri planda kalmıştır. Arızalara müdahaleler çok geç yapılırken kalıcı çözümler yerine palyatif yöntemlerle sorunların üstünün örtülmesi bir süre sonra daha da büyüyerek önlerine gelmesine sebep oluyor.

YEMİŞLİK TOKİ’LERİN SU SORUNU ARTIK KRONİKLEŞİYOR!

1072 konutluk Yemişlik TOKİ’ler mesela… Son iki ay içinde defalarca günler boyu süren ve binlerce sakini mağdur eden kesintiler yaşandı. Bir kısmı Rönesans Şantiyesi’nden kaynaklansa da ana sorun bölgeye yeterli miktarda su verilememesi ve Hamzabey hattının aylardır bölgeye bağlanamaması… 4 bar verilmesi gereken su 1 bar olarak bölgeye aktarılıyormuş ve haliyle de yetmiyor.

Şu an için Hamzabey’de yeterli su olmayabilir ancak önümüzde yağışlı aylar var. İstanbul’daki Alibeyköy Barajı geçen yıl kurumasıyla gündemdi bu yıl çok büyük yağış alarak şehrin içme suyunu ihtiyacını karşılamasıyla haber oluyor. Yani doğal sebeplerle barajın kuruması geçici bir sorun… Ama baraja su dolsa bile bölgenin bundan faydalanamayacak olması Elazığ Belediyesi’nin sorumluluğunda! Temmuz sonu, Ağustos sonu, Eylül sonu bağlantı yapılacak diye belediye birimlerinden açıklama yapılsa da Ekim’e ulaştık halen hiçbir çalışma bölgede yok.

Ve çok büyük bir tehlike de kapıda… Bu ay içerisinde Yemişlik’te bir etap daha sahiplerine teslim edilecek ve şu haliyle yetmeyen su artık ciddi bir kriz oluşturacak. Belediye bunu bilmesine rağmen bölgede bir çalışma yürütmüyor. Zira bunu gören muhalefet de pusuda bekliyor. Şimdiden gündeme getirip halkın sorunun çözülmesine fayda sağlasa müspet muhalefet yapmış olurlar ama artık Elazığ’da da menfi muhalefet anlayışı bir süredir yürütülüyor.

Geçen hafta Yemişlik’te yaşanan su kesintisi sonrası CHP’nin kendisine verilmeyen oylarla seçilmiş vekili Gürsel Erol’un FOX TV’yi de alarak bölgede taraftarlarıyla bir toplantı yapacağı ve olayı ulusal gündeme taşıyacağı bir organizasyon vardı ancak kesinti erken bitince bu çalışma ertelendi.

Başka sorun olsa vatandaş anlayış gösterip sabredebilir de bir evde artık su da yoksa insanlar nasıl ve ne kadar idare etsin? Olayın çözümü için bir muhalif vekilin şov yapmasının beklenmesi yerine Başkan Şerifoğulları bizzat ilgilenip, çözüp siyasi pastayı kendisi ve partisi yese ya! Bölgede devletinin kendisine sunduğu imkânlardan dolayı minnet duyan taraftarı da olan pek çok insan yaşıyor, bundan memnun ve müteşekkir olurlar. En azından onları kaybetmiş olmaz.

KRONİKLEŞEN BİR DİĞER SORUN İMAR!

Yine ilimizde en büyük sorunlardan biri de imarda yaşanıyor. Öyle bir imar planı yürürlüğe koyuldu ki depremde evleri hasar gören insanlar kentsel dönüşümle yenileyemez hale geldiler. Müteahhitler emsal ve kat sayıları düşen yeni imar planıyla evleri yenilemek istemiyor. Çünkü kâr edemiyor. Diğer türlü de vatandaşa büyük bir maliyet çıkıyor. Belediye bu imar planının müsebbibi olarak Bakan Kurum’un yaptığı baskıyı gösterse de sonuçta altında yıpranan yine kendisi oluyor.

Başkanın acilen el atması gereken sorunlardan biri de imar… Batı Sitesi bu konuda çok ibretlik bir örnek! Belediyenin kendisinin yıkıp yapacağını ve örnek bir kentsel dönüşüm gerçekleştireceğini açıkladığı bölgede aylardır hiçbir çalışma yürütülemiyor. Depremde evlerini kaybeden vatandaşlar insafsız ev sahiplerinin ellerinden kurtulma umudu ararken bölgenin yeni imar planı yapılaşmaya izin vermiyor. Yani belediye kendi yaptığı imarla inşaat yapamıyor.

Hem emsal hem de kat oranları düşürüldüğü için müteahhitler de belediye de ek para almadan yeni inşaata başlayamıyor. En düşük ek ödemeyle yapacak firma 90 bin TL istemiş! Site sakinleri o meblağı bile ödeyecek durumda değil! İnsanlar ne rant ne kâr ne lüks istiyor. Yaşayabilecekleri boyutlarda evlerinin yapılması tek talepleri... Hazır Başkan Ankara’dayken şu imar sorununa en azından Batı Sitesi özelinde neşter vurmak için bir hamle yapmalı…

Konuyu TBMM gündemine taşıyacağını söyleyen CHP’nin ittifakla seçilen vekili Gürsel Erol’un ise aslında bu konuda hiçbir şey söyleme hakkı bulunmuyor. Yeni İmar Planı açıklanıp belediyede askıya çıkarıldığı dönemde canlı yayınlarda magazinsel, hiçbirini kanıtlayamadığı yolsuzluk ve rant iddialarıyla vakit geçirip şov yapıyordu. İmar planının halkı mağdur edeceği açıklanan oranlarla ortadayken onların mağduriyetini hiç gündeme getirmiyordu.

Eğer o açıklanan planla evlerin küçüleceğini, halkın mağdur olacağını bilmiyor idiyse bir milletvekili için bundan daha büyük bir ayıp olamaz. Yok biliyor ve pusuya yatıp halkın mağdur olmasını bekleyip bunun üzerinden siyasi rant elde etmek için bekliyorduysa bir vekilin seçmenine bundan daha büyük bir ihaneti olamaz. Bu skandalı ancak istifa paklar.

ARTIK ZAMAN ŞERİFOĞULLARI’NIN ALEYHİNE İŞLEYECEK

Benzer sorunlar park ve bahçelerde, trafik yoğunluğu hususunda da çokça bulunuyor. Neyse ki Hazardağlı Kavşağı’na yapılacağı açıklanan alt geçitle bazı çözümler üretilmeye başlandı. Başkan tepkilere bakmadan bu tür hizmetlerinin sayısını arttırmalı… Unutmasın ki bu şehirde en çok karşı çıkılan iki proje Çayda Çıra Alt Geçidi ile Güney Çevre Yolu Projeleriydi. Şimdi onları Elazığ trafiğinden çıkaracak olursa şehrin nasıl büyük bir sorun yaşayacağını görüyordur. O sebeple iyi bir planlama yapmışsa hizmeti engelleyici tepkilere kulak tıkamalıdır. Bu konuda en büyük tepkiyi liderleri Cumhurbaşkanı Erdoğan görüyor ama hizmetten geri durduğu da yok, örnek almalı…

Başkan Şerifoğulları’nın belediye yönetimine artık duygusal değil pragmatik bakması gerekiyor. Eski dönemlerde işlerini iyi, sorunsuz kim yapıyorsa özellikle su işleri, park ve bahçeler ile imarda (bu üç birim doğrudan halkı etkiliyor) gönüllerini alıp makam vermese bile görevlerinde aktif hareket etmelerini sağlamalı, tecrübelerini kullanmalı… Onlar ne kadar başarılı olursa o başarı Başkan Şerifoğulları’nın hanesine yazılacaktır. Tıpkı birimlerdeki başarısızlığın kendi hanesine yazıldığı gibi…

Başkan bugüne kadar yapılan eksikleri ve kusurları bugünden sonra atacağı adımlarla rahatlıkla telafi edebilir ancak telafisi yapılmayacak tek şey var ki bugünden itibaren belediyenin boşa geçirerek, kaybedecek zamanı! Artık zaman Şerifoğulları’nın aleyhine geçiyor, durmak değil icraat zamanı…

# ELAZIĞ BELEDİYESİ İLE İLİŞKİLİ:

08 Eki 2021 - 10:44 - Analiz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?