BAŞKAN AHMET ÖKSÜZTEPE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI’NIN 94. KURULUŞ YILINI KUTLADI

Türk Diyanet Vakıf-Sen Elazığ Şube Başkanı Ahmet Öksüztepe Diyanet İşleri Başkanlığının 94. Kuruluş yılı dolayısıyla bir basın bildirisi yayınladı…

Türk Diyanet Vakıf-Sen Elazığ Şube Başkanı Ahmet Öksüztepe Diyanet İşleri Başkanlığının 94. Kuruluş yılı dolayısıyla bir basın bildirisi yayınladı…

Başkan Öksüztepe yazılı basın bildirisinde şu ifadelere yer verdi:

“Kadrosu 5 binden 8 kişiye düştü Cumhuriyetin ilanıyla da 3 Mart 1924'te Diyanet İşleri Nezareti kuruldu. 1930'dan sonra, Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetenlerin İslam dinine ve dindarlara yaklaşımı değişince Diyanet'in de istikameti değiştirildi. 1946'ya gelindiğinde koskoca kurum 8-10 kişiden ibaret kaldı. Diyanet İşleri Başkan'ın yardımcısı bile yoktu.

1930'lu yıllarda sayıları 5 bin olan personel vakıflara bağlanarak Diyanet fiili olarak devre dışı bırakıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı var, Diyanet İşleri Başkanı var ama personeli yok. Türkçe ezana direnen Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi oldu. Kurumun ilk başkanı olan Rıfat Börekçi'nin kadrosunda namaz kıldıracak imam bırakılmamıştı. Kurulmasına ön ayak olduğu Cumhuriyet'in dine ve dindarlara savaş açmasının da karşısında durdu. Börekçi, Konya’da Türkçe ezan okuyup, Türkçe namaz kıldıran imamı görevden alarak devletin ibadeti Türkçeleştirme girişimine karşı tavrını ortaya koyan ilk başkanıdır.

ÖMER NASUHİ BİLMEN’İN ONURLU İSTİFASI

Hükümet yetkilileri Ömer Nasuhi Bilmen’den Menderes ve arkadaşlarının idamıyla ilgili 'katledilmelerinin dinen de caiz olduğu hatta vacip olduğu' şeklinde bir hutbe okumasını isterler. Bunu kabul etmez ve onurlu bir şekilde istifa eder."

“Diyanet İşleri Başkanı'nı tutuklayın!" Bu tarihin can yakıcı ayrıntılarından biri de 1924 ile 1965 yılları arasında hiçbir Diyanet İşleri Başkanının resmi bir ziyaret amacıyla, Hac vazifesi dâhil olmak üzere yurtdışına çıkamamış olmasıdır. Yurtdışı ziyareti gerçekleştirebilen ilk başkan olarak tarihe geçer.

İBRAHİM BEDRETTİN ELMALI

Görevden alınan ilk başkandı aynı zamanda. Bu ziyarete cesaret etmesi görevinin sonu olmuştu. 1965 yılında Tunus Cumhurbaşkanı Habib BURGİBA 'dan davet alan Başkan ELMALI, dönemin basınının ve kamuoyunun olumsuz tutumuna rağmen Tunus'a gitmek ister. Bakanlar Kurulu'nda, “sarığı, cübbesi ile gidebilir mi diye" tartışma çıkar. Sonunda 'kerhen' de olsa izin verilir ve ELMALI, Roma üzerinden Tunus'a gitmek için yola koyulur.

Fakat basın o daha yoldayken çok ağır yayınlar yapınca “git" izni veren devlet, ELMALI LI Hoca'yı Roma'da aktarma yaptığı sırada geri çağırtır. Hoca bu çağrıya uymaz ve “senelik iznimi kullanıyorum" diyerek Tunus'a uçar. Burada çok iyi karşılanır ve ziyareti bitince önce Bingazi'ye geçip, yurda oradan dönmek ister. Bu isteği bardağı taşıran son damla olur ve dönemin Dışişleri Bakanı, Libya Büyükelçiliği'ne Diyanet İşleri Başkanı'nın “gerekirse derdest edilerek Türkiye'ye gönderilmesi" şeklinde nota çeker.

Başkan ELMALI planladığı programı yarıda keserek Türkiye'ye döner ve istifa etmesi için kendisine baskı yapılır. Direnir ve görevinden ayrılmaz. Devlet kararlıdır, iki ay sonra Bakanlar Kurulu kararıyla görevine son verilen ilk başkan İBRAHİM BEDRETTİN ELMALI olur.

Başkan Yardımcısı Albay 12 Mart 1971 darbesinden sonra muvazzaf bir Albay Diyanet'e başkan yardımcısı yapılır. Cunta yönetimi, halkın dini inançlarını merkezinden kontrol etmek istemiştir. Öyle ki bu dönemde fetvalara da müdahale ederek, Diyanet'e “futbol milli bir ibadettir" dedirtmişlerdir.

MEHMET NURİ YILMAZ

28 Şubat ve aranan adam: MEHMET NURİ YILMAZ Emekli Albay OĞUZ KALELİOĞLU, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ'A danışman yapılmıştı. Albay Kalelioğlu, YILMAZ'IN odasının karşısındaki odaya kurulmuş ve din hizmetlerini denetlemeye başlamıştı. Albay KALELİOĞLU, müftüleri toplayıp onlara çeşitli telkinlerde bulunup talimatlar veriyordu.

PROF. DR. ALİ BARDAKOĞLU’nun başkanlığı ile Mehmet Nuri YILMAZ dönemindeki 28 Şubat izleri silinmeye başlandı ve Diyanet yeni bir sürece girdi. Daha sonra Sabık başkan Prof. Dr. Mehmet Görmez ile bu Diyanet İşleri Başkanlığının Türkiye ve dünya çapındaki hizmetleri hız kazandı. Geçen yıl Diyanet İşleri Başkanlığı 135 Ülkede 260 bin kurban kesti ve dağıttı. Böyle bir kurum şuan dünyada başka bir ülkede yok.

"Vatan Sevgisi İmandandır"

Günümüz Türkiye’sinde Bu aziz vatanın en ücra köylerinde bile bizler varız. "Vatan sevgisi imandandır" hadis-i şerif gereği 15 Temmuz darbe kalkışmasında bela okuyanlara sala ve ezan okuyarak Milletimize önderlik ettik ve bu ihanet çemberine ilk önce bizler karşı durduk.

Her il, ilçe, kasaba, köy, mezra ve mahallelerde bizler hizmet etmekte, Halkı her konuda aydınlatma görevini bizler üstlenmiş birer neferleriz. Her birimizin hizmeti aynı zamanda ibadettir. Yüce Rabbimize bu göreve bizlere nasip ettiği için ne kadar şükür etsek azdır.

DİYANET’TEN TALEPLERİMİZ

Elbette bizlerin de bu kutlu görevi yürütürken bazı problemlerin olması kaçınılmaz bir gerçektir. Bunların başında Cami lojmanları ve köylerde okulların kapanması nedeniyle görev yapan görevlilerimizin eğitim problemi, köylerde muhtarların şehirlerde Cami dernek yönetiminin görevlilerimizle uyumsuzluğu, MBSTS sınav ve ücreti, Kur an Kursu öğreticilerinin öğretmen statüsüne kavuşturulması, yılda iki kez tayin isteme hakkı, sendikal anlamda mobbing uygulamaları v.s.

Daha verimli ve huzurlu görev için el ele, gönül gönüle verip şartlarınızın iyileştirilmesi için hoşgörü ve çabaya ihtiyaç vardır. Sendikalar bu konuda varlığını ortaya koymalıdır.

Türk Diyanet Vakıf Sen Diyanet ve Vakıf çalışanlarının sendikal ayrım gözetmeksizin her zaman yanındadır ve yanında olmaya devam edecektir. 3 Mart 1924 Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulması Türkiye Cumhuriyetinin bakâsı için atılmış bir temeldir. Bu vesile ile Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz Diyanet işleri Başkanlığımızın kuruluşunun 94. Yıl dönümünü tebrik ediyor. Diyanet ve Vakıf Çalışanlarına hayrılar getirmesini diliyorum.

Ahmet ÖKSÜZTEPE-Türk Diyanet Vakıf-Sen Elazığ Şube Başkanı

M.T

03 Mar 2018 - 22:22 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.