Millet İttifakı Kemalcılar'ın gerçek hedefi: "Güçlendirilmiş vesayet rejimi!"

Millet İttifakı'nın ezber yaptığı, "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem" sloganının arka planında "Güçlendirilmiş vesayet rejimi!" var... İşte demokrasiyi ağzından düşürmeyenlerin kutsadıkları tek adam rejimi... SİHA sistemleri Siyonist Haçlı Batı'ya kök söktürüyor...

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ, eski müstemleke Kemalcı vesayet rejimi mutabakatı Millet İttifakı'nın ezber yaptığı, "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem" sloganı için muhteşem bir benzetme yaptı: "Güçlendirilmiş vesayet rejimi!"

İşte tamda bu yüzden sürekli tekrarladığımız bir tespit var. Türkiye'de Başkanlık Sistemini ilk kez gündeme getiren ve MNP'nin programına koyan Erbakan olduğu gerçeği bilinmesine rağmen, İsrail ve Siyonist Haçlı Batı koalisyonu Millet İttifakı'nın Güçlendirilmiş Parlamenter (Kemalcı vesayet) Sistemi propagandasına karşı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni savunmayan SP ile YRP'den Milli Görüş olmaz.

Küresel güç Siyonizm'in Büyük İsrail ideali için Avrupa'da faşist/ırkçı liderleri iktidara getirerek Avrupa başkentlerinde müreffeh bir hayat yaşayan dindaşları Yahudilere hayatı zindan ettiğini çok iyi bilen Sabetayist Dönmeler, Siyonizm'in kendilerini de tek kalemde satacağını bildiklerinden Milli Görüş Derin Devleti’ne karşı iktidar mücadelesinde eskisi kadar heyecanlı, aktif ve fedakâr değiller.

Sabetayist Dönmeler, Milli Görüş Derin Devleti’ne karşı verdikleri Türkiye'yi kim yönetecek kavgasında sığındıkları küresel güç Siyonizm'den kendilerine bir yarar/katkı olmayacağını anlayınca umutsuzluğa kapılarak yavaş yavaş yelkenleri suya indirmeye başladılar.

Geçmişte CB Erdoğan'ı dolaylı olarak ölümle tehdit eden Sabetayist Dönme Mehmet Barlas, bugün CB Erdoğan'ı çok sevdiğini yazıyor.

Sabatayist Dönme Mehmet Barlas'ın sosyal medyada TT olan ve Türkiye'nin Haçlı Batı'dan daha iyi yönetildiğini ifade ettiği yazısında dindaşları olan Sabatayist Dönemlere, "İsrail ve Siyonizm istedi diye yıllardır Türkiye'ye hakim olmak için verdiğimiz mücadeleyi sürdürmenin bir manası kalmadı. Çünkü Türkiye, Haçlı Batı'dan daha güçlü ve daha müreffeh bir ülke" subliminal mesajını iletti.

İşte demokrasiyi ağzından düşürmeyenlerin kutsadıkları tek adam rejimi de bu!

CB Erdoğan ve AK Parti'ye karşı tek adam rejimi diyerek sürekli demokrasiden bahseden İstanbul 1 Nolu Barosu seçimini % 32,5 oyla Mehmet Durakoğlu kazandı. % 67,5 ise yönetimde temsil edilmiyor. 26 bin 106 avukatın yalnızca 8479'nun oyunu alan Durakoğlu İstanbul 1. Bolu Barosu’nun başına geçti. İşte demokrasiyi ağzından düşürmeyenlerin kutsadıkları tek adam rejimi de bu!

Türkiye'nin Suriye'deki terör örgütlerine karşı yaptığı askeri operasyonlarını, "Katliam" olarak niteleyen; cezaevinde eylem başlatan 2 DHKP-C'li teröriste, "Onlara kayıtsız kalmayalım" diyerek hukuk camiasına destek çağrısı yapan Mehmet Durakoğlu'na İstanbul Barosu seçimlerinde oy veren 8.479 avukat slogan attı: “Mustafa Kemal'in askerleriyiz!”

İstanbul Barosu seçimine tek aday etrafında birleşip birlik ve beraberlik ile giden Selanik Dönmesi Kemalcı statüko yancısı grup aldığı 8.479 oy yani %32,5 ile yeniden kazandı. Peki, mevcut yönetime muhalif gruplar %67,5 gibi ezici bir çoğunluğa rağmen niçin kaybetti? Çünkü muhalifler çoğunluk olmasına rağmen bölündüğü ve her kesimin adayı başka olduğu için yenildiler. Peki, tek bir aday etrafında toplamak çok mu zor ya da imkânsız?

Sabetayistler Kemalcı statüko sayı olarak azınlık olduğu için karşılarında yeknesak güçlü bir muhalefet çıkmasın diye şunu yaparlar: Kendi kontrolleri altında birbirleriyle kavgalı ve uzlaşmaz birden çok muhalif grup oluşturup onları birbiriyle çatıştırırlar. Muhaliflerin oyları bölünür. Kendileri sayıca azınlıkta olsa bile tek vücut olduklarından kazanırlar. Örnek: İstanbul 1 Nolu Baro seçimi!

SİHA sistemleri Siyonist Haçlı Batı'ya kök söktürüyor!

Tarih 1994. Yer, Antalya Simena tatil köyü RP semineri. Kürsüde Erbakan konuşuyor: "Biz, İHA projesinin uçuş testini yaptık ve TSK'ya teslim ettik. ABD'nin iHA'ları ise patır patır dökülüyor!"

Yıl 2021. Savunma Sanayii analistleri Stijn Mitzer ve Joost Olirmans diyor ki, "Türkiye'nin ürettiği SİHA Akıncı'dan ne ABD'de, ne Çin'de, ne Avrupa'da ne de Rusya'da var…"

Erbakan'ın 1994'te ilk kez üretip TSK'ya teslim ettik diyerek duyurduğu İHA sistemini, 2009'da öğrencisi Özdemir Bayraktar tarafından kurulan BAYKAR SAVUNMA’yı ziyaret edip S/İHA üretimi ile ilgili projeleri denetlediği ve an itibariyle bölgede ve uluslararası alanda Siyonist Haçlı Batı'ya kök söktüren SİHA sistemlerinden tek bir AKINCI'nın bile milletimizin bağımsızlığına sağladığı katkı, Türkiye'deki ilahiyat, tarikat ve cemaatlerin toplamından daha büyüktür!


*****

Türkiye'deki İsrail Sabatayist Dönme oligarşisi, Pelikan Örgütü'nü kullanarak Cumhur İttifakı'na operasyon çekiyor. Devlet Bahçeli'nin avukatı ve MHP'nin HSK adayı Hamit Kocabey, Pelikan Örgütü uzantılarının hakkındaki itibar suikastı maksatlı yalan/palavra iftiralarına karşı istifa etti. Kocabey, istifasında hakkındaki iddiaların yargıdaki bir grup tarafından dillendirildiğini söyleyerek Pelikan Örgütü'nü işaret etti.

Mesud AKGÜL

TIKLA OKU: “$ ve €'nun yükselişinden iktidarı sorumlu tutanlar, $'ın patronu küresel Siyonist sermayenin kuklalarıdır!"

18 Eki 2021 - 12:38 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?