İllüzyonist medya/akademiya Türkiye’nin beka sorunudur

Dördüncü kuvvet olarak bilinen medyanın 28 Şubat döneminde toplum üzerinde artan etkinliğini dile getirmek için birileri de çıkıp medya birinci kuvvet...

Dördüncü kuvvet olarak bilinen medyanın 28 Şubat döneminde toplum üzerinde artan etkinliğini dile getirmek için birileri de çıkıp medya birinci kuvvettir diye yeni bir tartışma başlatınca Erbakan “medya ne birinci ne dördüncü kuvvettir. Medya tek kuvvettir” diyerek bir gerçeği dile getirmişti.

O dönemde yaptığı yayınlarla 28 şubatın önemli bir ayağı olan medya dezenformasyonlarla adeta bir illüzyonist gibi toplumu büyülemeyi başarmıştı.

Bir uyuşturucu imalatçısı ayyaştan şeyh, pavyon konsomatrisinden de mağdur mürit çıkarıp sonra da bunların yüzündeki karayı bütün müslümanların yüzüne çalarak irtica yaygarası koparan medya en değme illüzyonistlere bile taş çıkarmıştı. Erbakan bu gibi durumları izah etmek için “Yahudi şaheseri” benzetmesi yapardı.

O günden bugüne kimi el değiştirdi, kiminin kadrosu değişti ama misyonu değişmedi.

Medya ve akademiya hep Türkiye’deki İsrail oldu. Bunlar bir yandan İsrail adına yazıp konuşurken bir yandan da medya, ekonomi, siyaset, sanat camiası ve hatta tarikat ve cemaatlere konuşlanmış İsrail’in Türkiye’deki enstrümanlarını illüzyonlarla gizlemeyi başardı. O yüzden Türkiye’deki İsrail İsrail’den daha güçlü deniyor.

Bu medya/akademiyanın illüzyonları sayesinde Yahudi Soros’un gezi zekalı bozguncu vandallarını toplum “doğa sever” olarak tanıdı. Gezi operasyonu ise yeşili korumak için masum bir eylem.

İsrail’in içimizdeki unsurlarını devreye sokarak darbeye zemin hazırlamak için başlattığı iç ayaklanma üç beş ağacın gölgesinde kaldı.

Yine iktidara yönelik bir darbe girişimi olan 17-25 Aralık operasyonları hokus pokus ile ayakkabı kutularının içine sığdırıldı.

İsrail, ABD, NATO’nun içimizdeki unsurları Ergenekon ve FETÖ’yü kullanarak gerçekleştirmek istediği Türkiye’yi işgal hareketi olan Balyoz darbe planı “kumpas”, 15 Temmuz ise “tiyatro” oldu.

Onlar, tıpkı eskisi gibi ABD’ye el pençe itaatkar, AB kapısında koşulsuz bekleyen, Ortadoğu’da İsrail için sorun olmayan, gırtlağına kadar İMF’ye borçlu bir ülke arzuluyorlar. Türkiye küçük olsun bizim olsun istiyorlar. Ancak Türkiye onların arzuladıkları bir ülke olmaktan çıkıp Milli Görüş çizgisinde izlediği politikalarla her yönden güçlü ve bağımsız bir ülke haline gelince bu illüzyonist medya/akademiya toplumun Zihni’nde ABD ile ilişkileri kötü, AB’nden dışlanmış, Ortadoğu’daki her ülke ile sorunu olan, ekonomisi SOS veren bir Türkiye profili çizmeyi başardı.

Erbakan’ın projesini çizdiği yerli savunma sistemleri sayesinde Türkiye’nin küresel güç haline geldiğini dile getiren var mı? Yerli savunma teknolojisini üreten ASELSAN, TÜMOSAN, ROKETSAN, TAİ gibi kuruluşların yine bizzat Erbakan tarafından kurulduğunu kaç kişi biliyor.

Toplumun gerçekleri görmesini engelleyen, dezenformasyonlarla olayları çarpıtıp zihnini bulandıran bu illüzyonist medya/akademiya tam bir beka sorunudur.

İyi de...

Aklını bunlara teslim edip duygularıyla hareket eden topluma ne demeli?

“Müminin ferasetinden korkunuz. Çünkü o iman nuru ile bakar” Hadis-i Şerifini Erbakan “alıktan, ağzı açıktan, dangalaktan mü’min olmaz” diye açıklamıştı.

Gerçekleri öğrenmek için aklını kullanmayan feraset yoksunu ağzı açık toplum da en az bu illüzyonist medya/akademiya kadar beka sorunudur.

18 Tem 2019 - 12:10 - Zeki Geçkil



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?