Külliye karnından konuştu: Hükümet sistemi, ABD ziyareti, Osman Kavala..

Hürriyet'ten Abdülkadir Selvi bugün ilginç bir yazı yazdı. Takiyeci Zümre'nin son örgütü Pelikan'ın ele geçirdiği Külliye'nin yazarı olarak tanınan Abdülkadir Selvi'yi okuyanlar Millî Görüş derin devletinin Türkiye'de nasıl muktedir olduğunu hissedebilir. Zira Abdülkadir Selvi'nin yazsı Külliye'nin karnından konuşması mahiyetinde.. Selvi başkanlık sistemi, ABD ziyareti gibi konularda Zümre'nin sesi olmuş..

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, uzun zamandır AKP'nin de Külliye'nin de takiyeci Zümre'nin kurduğu son örgütü Pelikan tarafından ele geçirildiğini ısrarla dile getiriyor.

14-28 Mayıs seçimleri sonrası da iktidarı kurduğu Pelikan Kabinesiyle takiyeci Zümre'nin ele geçirdiğini belirtiyor. Ancak Zümre'nin 11 aydır iktidarı ele geçirmesine karşın hiçbir istediklerini bir türlü yapamadığına dikkat çekiyor Geçkil..

Yani Türkiye'de iktidar Zümre ama muktedir olanın Millî Görüş derin devleti..

İşte bu durumu Külliye'ye yakınlığı ile bilinen Abdülkadir Selvi yazdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yapacağı konuşmasında neler isteyebilir ihtimalleri üzerine değerlendirme yapan Selvi'nin yazısı adeta Külliye'nin karnından konuşması mahiyetinde..

Başkanlık sisteminin değişmesi, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılması, Erdoğan'ın iptal edilip edilmeyeceği belli olmayan ABD seyahatine ilişkin temennilerinin tamamı aslında Zümre'nin istekleri..

Yazıyı okuyunca iktidarı ele geçiren Zümre'nin muktedir olamadığını Abdulkadir Selvi'in bu yakınmalardan anlayabiliyorsunuz. Bu yazı Külliye'yi ve AKP'yi Pelikan'la ele geçiren takiyeci Zümre'nin karnından konuşmasıdır.

İşte o yazı:

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi konuşulacak mı

SİYASET, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yapacağı görüşmeye kilitlendi.

Özgür Özel ne önerecek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ne yanıt verecek? İlk görüşmeden sonra ipler kopacak mı yoksa ilerleme sağlanacak mı? Merak edilen noktalar bunlar. 

YENİ SİYASİ İKLİM

Kıran kırana geçen bir seçimden sonra siyasi iklim daha da sertleşmeyip tam tersine yumuşadıysa bunda diyalog havasının doğmasının çok büyük bir payı oldu. Eğer iki lider görüşmeleri sürdürme kararı alırsa yeni bir siyasi iklim yaşanacak demektir. Yok aksi olursa büyük bir fırsat heba edilmiş olacak.

Türkiye’nin yeni bir siyasi iklime ihtiyacı var. Yoksa 4 yıl böyle gitmez. Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın atacağı adımlar ile Özgür Özel’in yaklaşımı belirleyecek.

Özgür Özel bu süreçte çok yapıcı bir rol oynayabilir. Türkiye’nin önünün açılmasına katkı yapabilir.

MİLLET İŞBİRLİĞİ GÖREVİ VERDİ

Bu açıdan iki liderin yaklaşımları önemli. Çünkü genel seçimler Erdoğan’ı, yerel seçimler Özgür Özel’i öne çıkardı. Millet sandıkta iki lidere bir rol biçti. “Türkiye’nin sorunlarının çözümünde işbirliği içinde olun” dedi. Ama daha da önemlisi ne konuşacakları. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceliğinin yeni anayasa olduğu biliniyor. Özgür Özel’in de buna bir itirazı yok. 

Yeni anayasa konusunu Türk demokrasisi açısından çok kıymetli buluyorum, ama Meclis’teki sandalye dağılımı nedeniyle zor görüyorum.  

Ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde birtakım düzenlemeler yapılabilir. 

50 artı 1 sisteminin, ittifakların gözden geçirilebilmesi gibi.

50 artı 1 sistemi, yüzde 50’lik partileri yüzde birlik partilere mahkûm ediyor. Aynı şekilde ittifak sistemi de. CHP son seçimde bunun bedelini ağır bir şekilde ödedi. Yüzde 1 oyu bile olmayan partiler CHP’nin sırtından 39 milletvekili çıkardı.

Siyasetin normalleşmesi ve küçük partilerin şantajından kurtulması için bu gerekli.

GÜVEN ARTIRICI ADIMLAR NELER

Bu arada Özgür Özel bir şey söyledi. Güven artırıcı adımlardan söz etti. Bunlar ne olabilir? 

Özgür Özel’in iki öneri götürmesi bekleniyor. 

1- Geziden dolayı hapiste olanların durumu,

2- Cezaevinde olan 28 Şubat generallerinin affedilmesi.

YENİDEN YARGILANMA 

Gezi davasından mahkûmiyetleri onanan Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku için yapılacak bir şey var mı? İstenirse hukuk içinde yol bulunabilir. Örneğin yeni deliller bulunduğu taktirde yeniden yargılanma kapısı açılabilir. Bunlar irade meselesi.

ERDOĞAN’IN ABD GEZİSİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 9 Mayıs’ta yapacağı açıklanan ABD gezisiyle ilgili spekülasyonlar sürüyor. O nedenle sık sık haber kaynaklarıma bu gezi olacak mı diye sorma gereği duyuyorum.

Hamas’ın siyasi liderlerinden İsmail Haniye ziyaretinden sonra ABD’de, İsrail lobisiyle bağlantılı bir grubun bu ziyareti engellemeye çalıştığını anlıyorum. ABD ve Türkiye bu tür lobilerin oyununa gelmemeli. Bu ziyaret gerçekleşmeli. Çünkü bizim ABD ile görüşmemiz gereken çok önemli başlıklarımız var.

ÖNEMLİ BAŞLIKLAR

F-16 satısı, F-35’lere yaptığımız ödemenin tahsili, Irak’a yapacağımız büyük operasyon, Suriye’deki PKK varlığı, İsrail-İran geriliminin bölgeye yayılması ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi.

İsveç’in NATO üyeliğine verdiğimiz destekle çok önemli bir konjonktür yakaladık, bunu lobilere kurban etmemeliyiz.

GEZİ PROGRAMI KONUŞULUYOR

Son durum şu şekilde;

1- ABD’den gezinin iptaline ilişkin bir bilgi gelmiş değil.

2- Cumhurbaşkanı Erdoğan gezi iptal edilsin diye bir talimat vermemiş.

3- Türk ve ABD heyetleri gezi programını müzakere ediyor.

Bu durumda bana düşen ise her gelişmeyi izleyip, paylaşmak...

KILIÇDAROĞLU’NUN YANLIŞLAR DİZİSİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Özgür Özel arasında kurulan diyalog ve iki liderin görüşmesi kamuoyunda büyük destek gördü. Bizim milletimiz kutuplaşmayı ve devletin tepesinde kavgayı sevmiyor. Çünkü bunun çok ağır bedellerini ödedik.

DEMİREL VE ECEVİT ÖRNEĞİ

12 Eylül öncesinde Demirel ile Ecevit cenazede bile tokalaşmıyordu. İki lider arasında diyalog olmadığı için sonsuz cumhurbaşkanlığı turları yaşanıyordu. Bir cumhurbaşkanı seçilemiyordu. Erken seçim kararı alınamıyordu. Hep onu düşünürüm; cumhurbaşkanı seçilse, erken seçim kararı alınsa 12 Eylül önlenebilir miydi? Neden olmasın?

Olumsuz örnekler üzerinden hareket etmek istemem. 

Çünkü iki lider, askerin dayatmasına rağmen, Meclis’in üzerinde ses hızını aşan uçaklar uçurulmasına rağmen Faruk Gürler’in seçilmesini önleyip AP ve CHP’nin ittifakıyla Fahri Korutürk’ü seçmişlerdi. 

8 YIL

Kılıçdaroğlu’na gelecek olursak 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 25 Temmuz 2016 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmüştü. Kamuoyu baskısı nedeniyle Yenikapı’daki mitinge katılmıştı. Kılıçdaroğlu diyalog değil, hakaret siyasetini tercih etti.

Türkiye Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanı’na en çok hakaret eden muhalefet lideri oldu. Ne kazandı? 

ÇARŞI HER ŞEYE KARŞI

Kılıçdaroğlu geldiği nokta itibarıyla ise her şeye karşı... Oysa CHP içinde Ekrem İmamoğlu’na karşı Özgür Özel’e daha yakın duruyordu. Şimdi ona da karşı.

Ekrem İmamoğlu’na karşı. 

Özgür Özel’e karşı.

Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın varlığına karşı.

Çarşı, her şeye karşı.

Kılıçdaroğlu, CHP Kurultayı’ndan itibaren bir yanlışlar dizisi içine girdi.

KILIÇDAROĞLU’NUN YANLIŞLARI 

1- CHP Kurultayı’nda ilk turda seçilemeyince ikinci turda aday olması yanlıştı.

2- Kurultayı kaybettikten sonra CHP’nin menfaatleri için çalışan eski bir genel başkan ve tecrübeli bir siyasetçi olması gerekirken, paralel genel merkez açması yanlıştı.

CHP KAYBEDECEK DİYE BEKLEDİ

3- Özgür Özel’in seçim kampanyasına katılması, bazı illerde birlikte kürsüye çıkma talebini geri çevirmesi yanlıştı.

4- Kendisini ziyaret eden gazeteciler aracılığıyla CHP seçimleri kaybedecek mesajları vermesi ve ‘1 Nisan’dan sonra olağanüstü kurultay için harekete geçeceğim’ şeklinde bir hava oluşturması yanlıştı.

ZAFER SARHOŞU OLMADI

5- CHP, seçimden başarıyla çıktı. Kılıçdaroğlu’nun 13 yılda başaramadığı başarıldı. Yüzde 25’lik tavan aşıldı. Başarıya rağmen Özgür Özel zafer sarhoşu olmadı. Bu birçok insanı şaşırttı ama Özgür Özel doğru olanı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir diyalog sürecini başlatmak için adım attı. Erdoğan uzatılan eli geri çevirmedi. Siyasi iklim yumuşadı.  Toplum bunu satın aldı. Bir tek Kılıçdaroğlu’nun karşı çıkması yanlıştı.

ÖZGÜR ÖZEL MUHALEFET ETMEYECEK Mİ?

6- Kılıçdaroğlu, “Bu düzen kurucusu sarayla müzakere edilmez, mücadele edilir...!” diyor. Peki Özgür Özel’in mücadele etmeyeceğini nereden çıkarıyor? Özgür Özel diyalog yolunu deniyor. Eğer bir ilerleme sağlayamazsa muhalefet edecek. Hem de Kılıçdaroğlu’ndan daha sert muhalefet edebilir.

26 Nis 2024 - 09:59 - Analiz



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Elazığ Belediye Başkanı kim olmalı?