Refah Partisi ve Fazilet Partisi hakkında kapatılma davası açarak bu iki partiyi de kapatan güç kimdi?

Yazarlarımızdan Mesud Akgül'ün yorumu..

Akit gazetesinin Zekeriya Say diye mahalle karısı ağzıyla konuşan sözde bir gazeteci müsveddesi var! Fatih Erbakan'ın yerel seçimde AK Parti karşıtı pozisyon alması ve iktidarı Gazze konusunda suçlamasına cevap vermek için Erbakan'ın Refah Yol döneminde Türkiye ile İsrail ilişkileri hakkında bir yazı kaleme almış.

Yazının tamamı dezenformasyon ve manipülasyon ürünü. Tabi Say, Yahudi çeşmesinden şu içip beslendiği için böyle yazması gayet doğal. Zaten, Akit ve yazar kadrosu da Refah-Yol ve 28 Şubat post modern darbe sürecinde 11 ay Erbakan düşmanlığı yaptı.

Takiyeci Sabetayist Zümre illüzyoncu medya ve akademiyası laiklik ve Kemalizm adına Erbakan'a düşmanlık ederken; Akit ve yazar kadrosu radikal İslam adına Erbakan'a düşmanlık etti. Her iki tarafın da hedefi ortak idi; Erbakan! Bu yüzden Akit yayın hayatına başladığı andan itibaren Yahudi bir damar tarafından Erbakan düşmanlığında sistematik olarak beslenmiş bir gazete.

Son zamanlarda Fatih Erbakan'a yüklenmek görüntüsü altında asıl niyetin baba Erbakan'a olan kin, nefret ve düşmanlığı kusmak gibi bir akım başladı Yahudi işbirlikçisi münafık medyada. Zekeriya Say da bu akıma kendini kaptırmış. Yahudi sahiplerinden mutlaka aferin almıştır!

Gerçi bu “Say” soyadı kullanımı Selanik Dönmesi Sabetayist Yahudi cemaatinde oldukça yaygın (örnek: Fazıl Say) Sabetayistlerin en şiddetli Erbakan düşmanı olduğu gerçeği dikkate alındığında Zekeriya Say'a mim koymakta fayda var.

Zekeriya Peygamberin de Yahudi olduğunu, bu yüzden Sabetayist Zümre arasında kullanılan önemli bir isim olduğunu da unutmayalım. Gelelim bu Zekeriya'nın Erbakan ile ilgili kustuğu herzelere.

Köşesinde Erbakan iktidarında Türkiye-İsrail ilişkilerine yönelik o kadar çok hezeyanlarda bulunmuş ki, deve gibi, "neren eğri?" sorusuna, "nerem düzgün ki!" cevabına benzer bir durum söz konusu.

Öncelikle Türkiye ile İsrail arasındaki savunma sanayii anlaşmalarının tamamı Erbakan'ın Refah Yol öncesindeki dönemde askeri komuta kademesi üzerinden yürütülen ve kayıt altına alınmış antlaşmalardır. Erbakan, Refah Yol iktidarında Başbakan olduğunda bu anlaşmaları imzalanmış olarak önünde buldu. Ama bu Zekeriya öyle yazmış ki gerçeği bilmeyen birisi yazıyı okusa der ki, İsrail ile yapılan bütün askeri anlaşmaları Erbakan yapmış!

Bana bak bungalov Zekeriya!.. Hayatın boyunca sadece ağızından nefret söylemleri saçtın, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettin. X'de birilerine sürekli hakaret eden bir mahalle karısı ağızıyla konuşan bir tipsin. Yalnız Erbakan, gökyüzü gibidir! Ona tükürmeye çalışanın tükürüğü yüzüne bulaşır!

Senin yazdıkların doğru olsa eğer, Erbakan'ı başbakanlıktan indirmek ve Refah Yolu yıkmak için 11 ayda Meclis'e 11 gensoruyu kim verdi? 28 Şubat post modern darbesinin kaldırım taşlarını döşeyen provokasyonları (Müslüm Gündüz, Fadime Şahin, Ali Kalkancı, Kudüs gecesi, Sincan'da tankların yürümesi vb) hangi güç organize etti?

İsrail ile silah sanayii anlaşmalarının sorumlusu Erbakan ise 28 Şubat post modern darbesini hangi küresel güç organize etti? İsrail, kendisiyle bu kadar askeri işbirliğine imza atmış Erbakan'ı devirmek için neden 28 Şubat post modern darbesini destekledi?

Refah Partisi ve Fazilet Partisi hakkında kapatılma davası açarak bu iki partiyi de kapatan güç kimdi? Erbakan'a siyaset yasağını hangi karanlık oda koydu?

28 Şubat post modern darbesinin bir numaralı isim Çevik Bir, İsrailli siyaset bilimci Martin Sherman'la birlikte, 2002'de, "Middle East Quarterly" adlı dergisinde, "İstikrar için formül: Türkiye artı İsrail" başlığıyla yazdığı makalede, "1990'lı yıllarda, İsrail-Türkiye ticaret hacmi sürekli arttı. Sivil değişim hacmi de (turistik, akademik, mesleki, sportif ve kültürel) önemli ölçüde genişledi. Fakat bu bağlar 1996'da, Necmettin Erbakan'ın iktidara yükselişi ile yıprandı. Erbakan, iç ve dış politikada İslami bir gündeme girişti. Erbakan'ın İsrail karşıtı söylemi, geleneksel Yahudi karşıtı motifler ve efsaneler ile dolu idi. Erbakan için, İsrail bir 'ebedi düşman' ve 'Arap ve İslam dünyasının kalbinde bir kanser.' Erbakan, İsrail ile ilişkileri dondurmaya söz verdi. Ordu, dedi ki: Ülkenin yüzünü İslam'a dönmesini ve İsrail ile ilişkilerin riske atılmasını izlemeyeceğiz. Erbakan, kontrol altında tutuldu. Türkiye ve İsrail MGK baskısıyla İslamcı Başbakan istifasını sundu" diyerek 28 Şubat'ın İsrail için yapıldığını neden belirtti?

İsraille bu kadar çok askeri işbirliği anlaşması imzalayan Erbakan'a İsrail, TSK içindeki MOSSAD ajanı Selanik Dönmesi Sabetayist Yahudi komuta kademesi ile neden askeri darbe yaptı?

Zekeriya Say ağzından kime s.çacak isen s.ç ama dışkı kustuğun ağzını Erbakan'a bulaştırma... Zira zekerini üreme organı olarak değil de düşünme organı olarak kullananlar Erbakan'ı idrak edip kavrayamaz, anlayamaz.

**

Cumhurbaşkanı Erdoğan şu gerçeği görmek için daha neyi bekliyor. 14-28 Mayıs seçimleri sonrası kurulan Pelikan Kabinesi sayesinde devleti ve iktidarı teslim alan takiyeci Sabetayist Zümre'nin asıl hedefi, ülkeyi 1980 öncesi terörize edilmiş eski Türkiye'ye çevirip darbe yapmak!

31 Mart yerel seçimlerinde Van'ı kazanan adayın mazbatasını alıp AK Parti'ye veren irade ile İsrail'in protesto edildiği gösteride polisin orantısız ve aşırı güç kullanmasını ermeden irade aynı! Takiyeci Sabetayist Zümre güdümlü Yeni Paralel Devlet Yapılanması Pelikan!

Bazı mızraklar vardır, uygun bir çuval bulunur ve içine konulup toplumdan saklanır. Bazı mızraklar vardır onu içine koyup saklayabilecek bir çuval yoktur. Dün akşam İstanbul Beyoğlu’ndaki İsrail protestosunda Emniyet güçlerinin orantısız ve aşırı güç kullanımını sığdıracak çuval yok! Boşuna uğraşmayın!

Van seçimine müdahale edip bir gecede 11 ili terörize eden ve Kürt toplumu ile devleti karşı karşıya getiren güç ile bugün İstanbul'da İsrail'i protesto mitinginde polisin aşırı güç kullanımı sonrası Müslüman toplumu da devlet ile karşı karşıya getiren güç aynı; Sabetayist Zümre!

Dün akşam İstanbul'da meydana gelen ve polisin başrolde olduğu nahoş görüntülerde bir provokasyon konuşulacak ise göstericiler içindeki kötü unsurlar kadar emniyetin içindeki unsurlar da hedef alınmalı! 22 yıldır ilk kez böyle bir polis ile karşı karşıya kaldı Müslüman toplum!

Van'daki mazbata değişimi kararı ile sokaklarda güvenliği sağlamak için görevli emniyet güçleri ile İsrail'i protesto eden gruba müdahale edip aşırı ve orantısız güç kullanan emniyet mensuplarıyla 22 yıldır bu toplum ilk kez karşı karşıya kaldı! Neler oluyor?

Emniyet içindeki kripto parelel yapılanma (uykudaki FETÖ hücreleri ya da yeni versiyonu Pelikan Örgütü unsurları) bağlı bulundukları küresel güçten emir ve talimat mı aldılar? Suçlu/suçsuz ayırım yapmadan vatandaş karşı kullanılan şiddet, aşırı müdahale ve orantısız güç kullanımı neyin nesidir?

İsrail'i protesto mitinginde polislerin kullandığı aşırı ve orantısız güç kullanımını olaylarda provokatörler var, işte kimlikleri deyip meşrulaştırma çabalarının ne CB Erdoğan'a, ne AK Parti'ye ne de millete hiçbir faydası yok. Aksine iktidara olan öfkeyi çoğaltırsınız.

CHP'lilerin, Kemalistlerin, Atatürkçülerin İstanbul'daki İsrail karşıtı eylemlerde polisin uyguladığı aşırı güç karşısında başörtülü kadınları savunması siyasi mücadele ve rekabet içinde gayet doğal ve anlaşılır bir durum. Doğal ve anlaşılır olmayan AK Partililerin bu desteği bahane edip protestocuları toptan İsrail ajanı terörist unsurlar olarak ilan etmesidir. Oysa bu gösteriye katılanlar içinde Mavi Marmara şehitlerinin yakınları ve çocukları var! İktidar hırsı bu kadar mı sizi vicdandan, izandan, irfan ve merhametten uzaklaştırıp çürüttü!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini ve MGK'nu baypas edip parelel bir güvenlik zirvesi ve MGK kuran Hakan Fidan, Yaşar Güler, Ali Yerlikaya, İbrahim Kalın ve Metin Gürak beşli grubun yaptığı güvenlik zirvesine sessiz kaldığı gün bu devletin, ülkenin ve iktidarın çivisi çıkmıştı!

AK Parti, İsrail karşıtı eylemde emniyetin akıl almaz, izahı mümkün olmayan aşırı derecede güç kullanımıyla ilgili her konuda olduğu gibi yine yanlış tarafta duruyor! Çünkü CB Erdoğan'ın da dediği gibi, "Siyasi iktidar olduk ama fikri ve kültürel iktidar olamadık!" Çok yazık!

Başörtüsü zulmüne son veren ve gasp edilmiş hakları hak sahibine iade eden AK Parti artık iktidarda yok! İktidarda olan AK Parti, İsrail'i protesto eden kalabalık içinde başörtülü bayanlara aşırı sert polis gücünü kullanarak döven, tartaklayan, gözaltına alan bir dönüşüm içinde!

Sayın Erdoğan hala göremiyor musun.. Devleti ve ülkeyi teslim ettiğiniz takiyeci Sabetayist Zümre sizin de, AK Parti'nin de, devletin de, ülkenin de, milletin de sinir uçlarına dokunup kaşıyarak bekamızın altına dinamit koyup tek tek patlatıyor! Derhal Pelikan Hükümeti toptan görevinden alınmalı!

İsrail aleyhine yapılan gösteride yaşanılan acayip ve Müslümanları rencide eden görüntülerin sorumlusu takiyeci Sabetayist Zümre'dir. CB Erdoğan, milli ve yerli kadroları AK Parti'den tasfiye ederek yerine atadığı gayri milli Pelikancı kadrolar ile bugünlerin taşlarını döşedi!

İşte bu yüzden “CB Erdoğan daha ne yapsın” diyenlerin sesi gür çıkıyor. Nasılsa Türkiye İsrail büyükelçisini kovdu ve Tel Aviv büyükelçisini geri çekti! İsraille siyasi, ekonomik , askeri ve diplomatik bütün ilişkileri askıya aldı! İki ülke arasındaki ticareti yasakladı! Güney Afrika, Brezilya ve İspanya'dan neyi eksik kaldı?

AK Partililerin anlamadığı ya da kafa konforları bozulmasın diye anlamazlıktan geldikleri gerçek şu: Ne Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı Erdoğan, ne AK Parti aynı AK Parti! İnanın bana, eğer Erdoğan ve AK Parti eski Milli Görüş çizgisinde olmaya devam etseydi, İsrail Gazze'ye taş atamazdı!

İstanbul'da İstiklal Caddesi'nde İsrail'i protesto edenler var ya, bunların alayı; PKK'lı, DHKP-C'li, MOSSAD ajanı, CIA ajanı, İsrail'in Truva atı, Devlet ve millet düşmanı, Alayı marjinal solcu, komünist! Nasıl rahatladınız mı ey AK Partililer? Böyle deyince mesele çözüldü mü şimdi?

Yoksa artık niyet okumaya mı başladınız? Taksim'deki göstericilerin Filistin diye bir dertleri yok diyenlerin hayatlarında ve yaşamlarında siyasi istismar ve rant elde etmek dışında Filistin ve Gazze ne kadar yer kaplıyor? Peki, sizin Filistin diye hakiki ve gerçek bir derdiniz var mı?

Sosyal medyada aylardır İsrail'in Gazze'de ki vahşet ve etnik temizliğine karşı hiçbir tepki ortaya koymadığı için İran ve Hizbullah'ı İsrail işbirlikçisi olarak suçlayan kitle dün Taksim'deki İsraille ticareti protesto edenleri İran ajanı olmakla itham ediyor!

Artık bir karar verin!

AK Partililer gittikçe Kemalistleşmeye başladı! Kemalistler yıllardır kendisi gibi düşünmeyen, inanmayan Müslüman kitleyi irtica ile yaftalayıp İran ajanı olmakla suçluyordu! AK Partililer de iktidar gibi düşünmeyen Müslüman toplumu İran ajanı ilan etmeye başladı! Değişime bak!!!

Ey AK Partililer ne istiyorsunuz? CB Erdoğan ve AK Parti iktidarını korusun diye sizin yaptığınız gibi tüm Müslüman toplum da Gazze'deki İsrail vahşetine, zulmüne, katliam ve vahşetine üç maymunu mu oynasın? Siz iktidar koltuklarındaki nimetlerinizden olmayın diye susalım mı?

Türkiye yaşasın diye Gazze yansın! BOP eş başkanlığını yapalım ki Irak ve Suriye gibi 22 İslam ülkesine demokrasi gelsin! Arzı Mevud içinde Büyük İsrail Krallığı kurulsun! Doğu, Güneydoğu ve Kıbrıs da İsrail 'e verilsin! Türkiye yaşasın, var olsun! Müslümanların keyfi bozulmasın! Oh ne güzel dünya...

İsrail ile ticareti protesto için yasal gösteri ve protesto hakkını kullanan insanları İsrail, ABD ve İran ajanı olmakla kim suçluyor? Takiyeci Sabetayist Zümre. İllüzyoncu medya ve akademiya. CHP. Laik ve Batıcı kesimler. Kemalistler. Atatürkçüler. AK Parti. Sizce hangisi?

Yazık ki ne yazık? Müslümanların oyu ile 22 yıldır iktidarda olan AK Parti döneminde bile hala Müslümanlar sahipsiz, kimsesiz! İktidar yandaşı medya ile fondaş muhalif medya elele verip dün başörtülülerin ters kelepçe ile gözaltına alınmasına oto sansür uyguluyor! Özgür medya bu!

Dün Taksim'de protesto yürüyüşü yapanlar PKK, YPG/PYD terör örgütü yandaşları ve sempatizanları olsaydı ve polisin başörtülülere uyguladığı orantısız ve aşırı güç kullanımı terörist unsurlara yapılsaydı şimdi sosyal medyada ve konvansiyonel medyada kıyamet kopuyor olacaktı.

Yandaş medya ve ana akım merkez medya gazete ve tv ekranlarında dün Taksim'de İsraille ticareti protesto eden göstericilere yönelik polisin uyguladığı aşırı ve acımasız güç kullanımına dair görüntü ve tartışmalara üç maymunu oynuyor! Takiyeci Sabetayist Zümre medyanın tek hâkimi!

O.G.

07 Nis 2024 - 17:29 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Elazığ Belediye Başkanı kim olmalı?