Zümre'nin AKKA tedirginliği: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni bir U dönüşünün başlangıcı mı?

Türkiye'nin NATO ülkelerinin soğuk savaş döneminde imzaladığı Avrupa Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşmasından (AKKA) Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle çekildiği açıklandı. Bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis'e götürmeden imzasıyla çıktığı ikinci uluslararası anlaşma.. İllüzyoncu Zümre medya ve akademiyası küçültmeye çalışsa da 31 Mart hezimetinin ardından yaşanan bu gelişme Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni bir U dönüşünün başlangıcı olabilir.

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, Türkiye'nin AKKA (Avrupa Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması)'ndan çekilmesini  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni bir U dönüşünün başlangıcı olabileceğini şöyle belirtti:

"Türkiye'nin NATO ülkelerinin soğuk savaş döneminde imzaladığı Avrupa Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşmasından Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle AKP'nin ağır bir hezimet yaşadığı 31 Mart seçimi ardından çekilmesi 14-28 Mayıs 2023 seçimlerini Cumhur İttifakı kazandığı halde iktidarı teslim alan takiyeci Zümre'ye karşı bir ilk adım girişimi midir? Cumhurbaşkanı Erdoğan yerli ve milli politikalara yeniden dönüş sinyalini mi vermektedir? Zira daha önce AKKA denilen bu anlaşmadan çekilen Rusya'ya geri dönmesi çağrısı yapan Türkiye'nin şimdi kendisinin anlaşmadan çekilmesi manidardır.

İmzaladığı kararname ile Türkiye'nin AKKA Anlaşmasından çekilmesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni bir U dönüşünün başlangıcı mı? Milli ve yerli bir söylemle 14-28 Mayıs seçimlerini kazandıktan sonra kendisini ve Cumhur İttifakını devirmek amacıyla kurduğu 6'lı masa ittifakı fiyaskoyla sonuçlanan takiyeci Zümre'ye iktidarı bütünüyle teslim etmesi keskin bir U dönüşüydü. Zümre Pelikan Hükümetini kurarak 12 Eylül 1980'den itibaren eksen kayması diye nitelenen Türkiye'nin Siyonist Haçlı Batı uydusu olmaktan kopup özgür, bağımsız politikalar izlemeye başladığı 40 yıllık bir süreçten sonra yeniden Eski Türkiye eksenine döndürme çabası sergiledi. Bu amaçla Merkez Bankasının başına azılı Siyonist kuruluş CFR Üyesi bir kadını getirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığının başına Mehmet Şimşek'i getirerek izlenmekte olan faiz karşıtı yerli ve milli ekonomi uygulanmasından vazgeçti. Batı'nın faizci, kapitalist, ortodoks ekonomi sistemine geri döndü. Hakan Fidan Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Netanyahu'yu ABD'de görüştürerek Türkiye-İsrail ilişkilerini yeni bir rotaya koydu. Eğer HAMAS'ın saldırısı olmasaydı Erdoğan İsrail'i, Netanyahu Türkiye'yi ziyaret edecekti. İsrail işbirlikçisi Hakan Fidan, İbrahim Kalın, Yaşar Güler MGK ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı baypas ederek 3'lü güvenlik zirvesi yapmaya başladı. ABD ve İsrail yanlısı daha birtakım irili ufaklı adımlar da atıldı. Süreç devam ederken AKP 31 Mart seçiminde ağır bir hezimet yaşadı. Ve Batı'dan kopuş anlamına gelen AKKA Anlaşmasından Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Türkiye çekildi. Bir de şu var: Biden Erdoğan'ı ABD'ye davet ederek Putin ile ilişkilerini bitirmesi talimatı vereceğine dair haberler ABD medyasında yayınlanmışken AKKA Anlaşmasından çekilme kararı ayrı bir anlam taşımaktadır. Yani bu yeni bir U dönüşü gibi görünüyor."

-GEÇKİL/5 Nisan 2024-

Geçkil'in bu tespitlerine teyit Zümre mensubu gazeteci Tülin Daloğlu'ndan geldi.

Bir dönem Habertürk'ün Washington temsilciliğini yapan, masterını Washington’da, Amerikan Üniversitesi’nde yapacak kadar Zümre'den olan Tülin Daloğlu Türkiye'nin AKKA'dan çıkmasından tedirgin olduğunu belirtti.

Daloğlu'nun sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı şöyle:

"Türkiye 32 yıllık anlaşmadan geri çekildi. Türkiye konvansiyonel silah kategorisindeki 5 konvansiyonel silahtan ne kadar ürettiğini artık kimseyle paylaşmayacak. Anlaşmanın üretim sınırı koyduğu silah sınırını ciddiye almayacak. İstediği silahtan, istediği kadar üretecek ve sayısını kimseyle paylaşmayacak. ÖNEMLİ: ERDOĞAN, İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN SONRA İKİNCİ DEFA CUMHURBAŞKANI YETKİSİ İLE ULUSLARARASI BİR ANTLAŞMADAN ÇIKTI."

Bir takipçisinin Almanya da AKKA'dan çıkmıştı bilgisini iletmesi üzerine ise şu dikkat çeken cümleleri kuruyor Daloğlu:

"Sevgili Joseph, Paylaşım için teşekkür ederim. Yine de kararın, TBMM’den geçmemesine karşın tedirgin bir yaklaşım içinde olduğumu söylemeliyim."

Tülin Daloğlu'nun tedirginliği demek Zümre'nin tedirgin olması demek..

O tedirginlik ise şundan; "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bu kararnameyi bu zamanlamada kim imzalattı?"

Yani, özetle 14-2 Mayıs seçimleri sonrası ilk gün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın iktidarı takiyeci Zümre'ye teslim ettiğini tespit eden ve haklı çıkan Geçkil şimdi ise Erdoğan'ın yeni bir U dönüşü yaptığını ilk olarak söylüyor.

Önümüzdeki günler çok önemli gelişmelere gebe..

O.G.

06 Nis 2024 - 09:11 - Analiz

Mahreç  Osman Gürses



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Elazığ Belediye Başkanı kim olmalı?