Tağutu reddetmek imanın ön şartıdır

Yazarlarımızdan Mesud Akgül'ün yorumu..

Tağutu reddetmek imanın ön şartıdır. Tağutla birlikte Allah'a iman batıldır, zira şirktir. Kemalcı paganist ritüellerin tüm topluma resmen dayatılmasına itirazı olmayan özgür birey değil boyun eğdirilmiş köledir. İslâm'da kölelerin iman etmesi kabul edilmez. Önce özgür olacak!

CHP Elmalılı Hamdi Yazır'ı anma töreni tertiplemiş. Ansın, çok yakışır. Deccal için tefsir yazmış bir Bel'am’ı anmak kime yakışır? Bir şey diyeyim mi? Siz cahillerin, fâsıkların övgülerine aldırmayın. Yazdığı tefsir beş para etmez. Kur'an ile tağuti rejime hizmet için yazmış. İçinde cihad yok, ma'rufu emir, münkeri nehiy yok. Kur'an’ın kalbini sökmüş çıkarmış.

Akıl ne büyük nimettir; bilgi ile birlikte olursa. Bilgi ne büyük nimettir; hidayet ile birlikte olursa. Hidayet ise en büyük nimettir; istikamet üzere olursa. Lakin hepsinin zirve-i gayesi Yüce Allah'ın rızasıdır. Kul," Ne yaptım ise Allah rızası için yaptım" diyebiliyor mu?

Kadın'a şiddet, taciz ve tecavüz dahil her türlü asayiş suçlarının çözümü yeni yasa ya da sözleşmeler yapmak değil. Tek çözüm, Erbakan'ın Önce Ahlak ve Maneviyat projesini hayata geçirecek adımlar atmakta. İmanlı ve inançlı bir nesil/gençlik yetiştirmekte. Bu yoksa gerisi boş.

Ahlaki çöküş yaşayan kokuşmuş bir toplumda demokrasi felaket ve yıkım getirir. Zira aşağılık adiler aşağılık adileri seçer. Türkiye'deki İsrail'i tanımak, bilmek, teşhis ve tespit etmek son derece uzmanlık, en kötüsü de cesaret isteyen bir konudur.

Tv programlarına uzman diye çıkartılanlar izleyenleri doğru bilgilendirmek için değil; oluşturulmak istenen algıya inandımak için efor harcıyorlar. Bir konuda gerçeği, doğruyu bilmeyenlere siz dilediğinizi inandırıp kabul ettirebilirsiniz. Dezenformasyon yapanlar toplumun bu zaaf noktasından hareket ediyorlar.

Çağımızın etkin/baskın eğitim ve iletişim imkanlarını kullanarak dayatılmış yalan ve telkinler ile bir toplumu güdümleyip şartlandırdıktan sonra yüz milyonlarca insana Tanrı diye ineğe taptırmak bile çok kolay.

**

Sosyal medyada aşağıdaki caps dolaşıyor... Erbakan ile Erdoğan'ın kıyaslandığı şeytani bir zekanın ürünü olduğu belli olan ihanettir bu.

Şöyle ki; 15 Temmuz FETÖ-NATO darbesini CB Erdoğan'a, AK Parti iktidarına ve bu millete kim yaptı? CB Erdoğan'a selam duran askerler değil mi? O zaman şaklabanlığın, şarlatanlığın ve yardakçılığın lüzumu yok!

Erbakan, Milli Görüş Derin Devleti ile 28 Şubat post modern darbesini destekleyen sermaye, siyaset, medya, askeri komuta kademesi, STK'lar ve sendikalardan kurulu Beşli Çeteyi 5 yılda devlet yönetiminden tasfiye etmeseydi eğer CB Erdoğan ve AK Parti'nin ömrü 1 Mart 2003 Tezkeresine kadardı. Yani sadece 6 ay!

Eğer 1 Mart Tezkeresi, 28 Şubat zihniyeti devam ediyor olsaydı TBMM'nden geçecek ve ülke tek kurşun atmadan ABD'nin işgal ettiği bir ülkeye dönüşecekti. ABD'nin işgal ettiği Türkiye'de de ilk iş CB Erdoğan ve AK Parti'ye balyoz gibi inip defterini dürmekti!

Böyle bilip bilmeden sırf amigoluk ve palyaçoluk yapmanın kimseye bir faydası/yararı yok. Hele hele Erbakan ile Erdoğan'ı kıyaslamak gibi bir mülevves ve menfur zihniyete hiç gerek yok.

**

Selçuklular ve Osmanlılar İslam'ı en doğru uygulayarak hiçbir din, mezhep, dil ve kültüre ilişmediler, asimilasyon yapmadılar. Bütün farklılıkları barış, adalet ve hakkaniyetle bir arada bin yıl yaşattılar. Ancak Osmanlı Devleti İspanya sürgünü Yahudileri Balkanlarda iskân ederek sonunu hazırladı.

İspanya'dan sürgünü Yahudilerden İzmirli Kabalist Haham Sabetay Sevi'nin dinine inanan ve Selanik'i Yahudi-Masonik İttihat ve Terakki'nin başkenti yapmış Sabetayist Zümre, 1923 TC'yi kurduktan sonrası Osmanlı Hanedanı'nı 5 parasız Haçlı Batı'ya sürgün etti!

Lozan'a konulan mübadele maddesi gereği Yunanistan'a sürülen 2,5 milyon Rum'a karşılık 350 bin Yahudi kimlikleri gizlenerek Türk diye getirildi. Mübadiller ilk yıllarda şivelerinden tanınıyordu. Sonra en iyi okullarda okudular, en önemli görevlere geldiler ve Türkçe'yi en güzel konuşanlar oldular. Kendilerine Beyaz Türk diyerek üstün ırk anlayışıyla ayrıcalıklı konumlandırdılar. Asimile olmamak için gettolaştırdıkları lüks semtlerde münhasır yaşam alanları ve tatil beldeleri oluşturdular. Bu millet, takiyeci Sabetayist Zümre'yi tanımalı. Beka sorunudur!

Başkent İstanbul, İngiliz işgal güçleri tarafından işgal edilmişken; Sütçü İmam, Vehbi Çıkrıkçı, Rıdvan hoca, Hasan Basri Çantay'ların önderliğinde yerel milis orduları işgale direniş gösteriyorlardı.

Erbakan'ın kurduğu üstün teknolojiye dayalı savunma sanayii ile küresel bir güç Türkiye karşısında diz çökmüş ama İstanbul ve Ankara'daki Sabetayist Yahudi Cemaati hala direniyor. İstanbul'un İngilizlere ihanetle verildiğinden habersiz Medine Fatih'i Fahrettin Paşa gibi!

Atatürk'e İzmir suikastı ile başlayan ve 15 idam 150 kişinin sürgün ile biten Sabetayist Zümre oligarşi arasındaki iktidar kavgası 1960 darbesini getirdi. Ancak Erbakan tehlikesine karşı Takiyeci Zümre aileler arasındaki kavganın üzeri örtüldü ve ortak düşmana karşı birlik sağlandı.

Erbakan'ın 40 yılda Milli Görüş cihadıyla Selanik Dönmelerini devletten tasfiye edip Müslümanları iktidar yapmasıyla küllenmiş bu kavga yeniden alevlendi. 14-28 Mayıs seçimleri sonrası kurulan Pelikan Kabinesi ile Zümre yeniden devleti ve iktidarı ele geçirdi! Ama maç bitmedi!

**

İsmailağa Cemaati yüksek konseyi Cübbeli Ahmet'i giyotine gönderip afaroz etti! Oysa aynı cemaate mensup İsmail Hünerlice, Türkiye ile İsrail'in ticari ilişkiler içinde olmasını savunmuş ve İsrail'i tüm hüneriyle desteklemişti. Cübbeli Ahmet, İsmail Hünerciye karşı çıkmıştı.
İsmailağa Cemaati, İsrail'e ticareti savunan İsmail Hünerlice'yi değil, buna karşı çıkan Cübbeli Ahmet'i kovdu! Böyle yüksek fetva kurulu mu olur? Bu fetva kurulunda karar alanlar Müslüman fistanı giyinmiş Kripto Hahamlar mı? Ne diyoruz yıllardır? Osmanlı'dan kalma hakiki tarikat ve cemaatler devrim yasaları ile kapatıldı.
Yerlerine de tağuti, inkarcı, paganist küresel Siyonist düzen ile Kemalist vesayet rejimine itaat eden, Yahudi düzenine entegrasyonu tamamlanmış sahte ve batıl tarikat, cemaatler ihdas edildi. İspatı da karşımızda duruyor.
*****
Böyle akılsız, ucube, garabet, mendebur ve haşarat bir muhalefet olabilir mi Allah aşkına? Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Yüce Rabbim Kadir Gecesi’nde mi doğur muş nedir?
22 yıldır AK Parti'nin karşısında akıllı, proje üreten, topluma güven veren ve tüm kesimlerin ortak sorunlarına odaklanmış alternatif bir muhalif anlayış yok. Muhalefet, AK Parti kazansın diye AK Partili teşkilatlardan, Milletvekillerinden ve belediye başkanlarından çok daha fazla çalışıyor inanın bana.
*****
Yıllardır 55 bin şubesi ile ülke siyasetini dizayn etmek için aralarında anlaşıp tedarik zinciri şirketleri ile yüksek etiket fiyatları uygulayarak suni hayat pahalılığı, enflasyon, yokluk/kıtlık yapan Beşli Çete harami market zincirlerindeki Yahudi/Masonik semboller!
*****
Saadet Partisi İstanbul Adayı Birol Aydın, takiyeci Sabetayist Zümre Oligarşi'nin P!NÇ'inin programına çıktı ve ayağa kalkarak arkasındaki Atatürk posterlerine askeri selam çaktı. Erbakan'a ve Milli Görüş'e ihanetin danıskası bu olsa gerek. Yazıklar olsun. https://twitter.com/ruyaatlasi/status/1773052905857102246
*****
Ekrem İmamoğlu ne bahtsız birisi çıktı böyle!
-Kılıçdaroğlu'nu devirmek için takiyeci Sabetayist Zümre ile işbirliği yaptı, Zümre kongrede kullanılan paraları deşifre edip İmamoğlu'nu sattı!
-Para dağıttığı Alevi delegeler, oy yok afişleri ile İstanbul'u donattılar!
-Sonunda iyi destekçisi İngilizler de sattı!

28 Mar 2024 - 18:01 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Elazığ Belediye Başkanı kim olmalı?
Tüm anketler