Enformasyon savaşında İsrail, ciddi bir üstünlük sağlamış durumda

Yazarlarımızdan Mesud Akgül'ün yorumu..

Hz. Adem ile başlayan Hak-batıl mücadelesi kıyamete kadar devam edecek. Bu savaşta hak'kın bayraktarlığını Müslüman Türkler; batılın askerliğini de Yahudiler yapmıştır. Hak-Batıl savaşında Türkiye hak'kın, İsrail batılın karargahıdır ve bu iki tarafın karşılaşmaları mukadderdir.

Türkiye'deki İsrail Selanik Dönmesi Sabetayist Yahudi Zümre'nin bıçkın kurmayları bağırıyor; "Kudüs bizim meselemiz değil!" Doğru söylüyorlar! Çünkü Kudüs, Müslüman Türk toplumunun sorunu! Selanikli Yahudi dönmelerinin Kudüs diye bir sorunu/derdi yok.

Takiyeci Sabetayist Zümre, "Kudüs bizim meselemiz değil" diyor ya, bu konuda yalnız değiller! İlahiyat, tarikat ve cemaatlerin de Kudüs diye bir meseleleri yok aslında. Çünkü iki tarafın da patronu İsrail.

İlahiyat,tarikat ve cemaat familyası ile dini kimlik taşıyan meşhur şöhretlerin, Filistin-İsrail savaşında 9 gündür ilgisiz ve duyarsız kalmalarının bir nedeni var! Hepsi de uluslararası ve ulusal kurulu müesses Siyonist düzenin mahsulü... Kölelerin sahiplerine isyan ettiği vaki mi?

Ümit Özdağ gibi Kripto Yahudilerin "Kudüs, Türklerin meselesi değil" demesi gayet doğal. Ancak bu açıklamalarda kullanılan, "Türkler" kelimesinden kastedilen Müslüman Türk toplumu değildir.Selanik Dönmesi Sabetayist Yahudi Beyaz Türklerdir. Kudüs'ten takiyeci Sabetayistlere ne?

İsrail'i tanımayan yok. Ancak milletimizin bilmesi, tanıması ve teyakkuzda olması gereken başka bir İsrail tehlikesi daha var; o da Türkiye'deki İsrail'dir! Kısacası takiyeci Sabetayist Zümre Oligarşi! Milletimiz bu içimizdeki İsrailcileri fark etmez ise bekası tehdit altındadır.

9 gündür inatçı ve ısrarcı bir şekilde dünya ve ülke kamuoyuna pompalanan İran-Hamas işbirliğine dair haber, yorum ve yayınlar gerçek değil, bir Siyonist dezenformasyondur. Ekranlarda bu dezenformasyonu dillendiriliyorsa kim olursa olsun ya ahmaktır ya da İsrail beslemesidir.

Günlerdir ekranlarda dile getirilen kuyruklu bir yalan da İran’ın İsrail’i tehdit etmesi yalanıdır. İran'ın İsrail'i, İsrail'in de İran'ı tehdit etmesi 50 yıldır bölgede oynanan bir Siyonist kurgudur. Bu tiyatro ile İsrail, İran tehlikesini bahane edip ABD ve AB'ye işgalci politikalarını kabul ettiriyor. İran da İsrail'i tehdit eden ülke olarak İslam dünyasının liderliğine oynuyor.

Hamas'ın İsrail'in içine taşıdığı ve sürdüğü başarılı savaş ile ilgili küresel Siyonist sermaye medyası ile takiyeci Sabetayist Zümre medya ve akademiyasında katı bir sansür, karartma ve perdeleme yapılıyor. Oysa asıl savaş İsrail'in içinde devam ediyor. İşte size özgür medya...

Filistin-İsrail savaşının Yahudi devleti, hükümeti ve halkı üzerinde meydana getirdiği büyük baskı ve travmalar ile ilgili küresel sermaye medyası ile takiyeci Sabetayist Zümre medya ve akademiyasında herhangi bir haber okumak imkansız. İmkanı olan İsrail medyasını takip etsin derim.

İsrail'in bu savaşta Hamas'a karşı üstünlük sağladığı tek bir alan var; o da dehşet propaganda gücü. Enformasyon savaşında İsrail, küresel Siyonist sermaye medyası ve takiyeci Sabetayist Zümre Oligarşi medya ve akademiyası ile Hamas'a karşı ciddi bir üstünlük sağlamış durumda.

Türkiye'deki Sabetayist Zümre medyasının 9 gündür yalnızca Gazze'yi haber yapması, İsrail'in bu savaşta yaşadığı büyük hezimeti, mağlubiyeti, başarısızlığı ve ruhsal/psikolojik yıkımı örtmek ve perdelemek içindir. Savaşı Gazze'ye indirgeyenler yakında anlayacaklar neler olduğunu.

Ayrıca İsrail'de ciddi bir iktidar savaşı var. İktidar, muhalefet,medya ve kamu kurumları ortadan ikiye bölünmüş. ABD/AB, Rusya- Ukrayna savaşında bataklığa batmış, çaresiz. Böyle bir konjonktürde İsrail'in dokunulamaz denilen neyi varsa hepsine dokunan kozmik akılla kimse mücadele edemez.

İsrail'in düzenli bir ordu ile savaşacak ordusu, askeri gücü yok. İsrail devleti ordusunu tasarlama şekli yalnızca Filistinli direnişçilere karşı caydırıcılık özelliği olması ile sınırlı. Dünya Siyonizm'i dış tehditlere karşı İsrail'i savunmak için Pentagon ve NATO'yu kurdu.

İsrail'in Gazze'ye yapacağı kara harekatı ile ilgili bütün yayınlar, yaklaşım ve yorumların hepsi safsata ve palavra. Zira İsrail'in kara harekatı yapacak, yürütecek ve ortaya çıkacak kayıpları içine sindirecek ekonomik, siyasi, toplumsal ve askeri bir paradigması, anlayışı yok.

***

Hakan Fidan'ın PR çalışmasına yönelik sosyal medyada paylaşılan “İsrail'in başkenti Kudüs” ibaresinin Dışişleri Bakanlığı internet sitesinden kaldırıldığı haberi asparagas çıktı.

Sahibinin sesi anket firmalarında, “En beğenilen ve başarılı politikacı" sorusunda birinciliği göğüsleyen kişi artık CB Erdoğan değil, Hakan Fidan! Yahudi'nin desteğini arkasına alan korkunç medya tufanını da arkasına alır.

AK Parti iktidarının dış politikası için yılardır, "Felaket, rezalet, iflas, eksen kaydı, kepazelik..." diyerek itibar suikasti yapan takiyeci Sabetayist Zümre medya ve akademiyası, Hakan Fidan dönemi için ise, "Başarılı, dengeli, doğru..." tabirlerini kullanıyor. Fidan'ın kerameti işte...

Hakan Fidan, Yaşar Güler, Ali Yerlikaya, İbrahim Kalın ve Metin Gürak'ın yaptığı Güvenlik Zirvesi açıkça CB Erdoğan'a kabine içinde yapılmış bir siyasi darbedir ve anayasal suçtur.CB Erdoğan'ın bu yapılan garabete sessiz kalması bu işin arasındaki gücün farkında olduğunu gösteriyor.

CB Erdoğan ve AK Parti iktidarının Filistin-İsrail savaşıyla ilgili şu ana kadar konuşmak, ahkam kesmek, söz söylemek, bağırmak ve suçlamak dışında hiçbir eylem, aksiyon ve icraatı yok. Türkiye ile İsrail arasında ki ilişkiler savaş öncesi durum, boyut ve konumunu sürdürüyor.

Erbakan: "İsrail laftan, haktan, hukuktan, barıştan anlamaz. Sadece güçten anlar."

İsrail'in zulüm, katliam, vahşet ve Aparthaid rejimine karşı güç kullanmayan ya da gücü olmayan İslam ülkelerinin diplomatik çabaları sadece gevezeliktir. Zira gücün yoksa diplomasi gevezeliktir.

***

Ukrayna savaşı devam ederken, ABD ve Avrupa'nın tüm silah stoklarını tükettiği ve büyük bir ekonomik/enerji krizine sürüklendiği ortaya çıktı. Batı'nın topyekûn bir savaşta İsrail'e yapabilecekleri ekonomik ve askeri yardımlar oldukça sınırlı hatta yok. Bu yüzden İsrail intihar sürecinde...

Filistin-İsrail savaşı ilginç şekilde bir Türkiye-ABD savaşına dönüştü. Önce ABD, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığını ulusal güvenliğine tehdit olduğunu ilan etti. Ardından Türkiye, ABD'nin Suriye'de PKK, YPG/PYD terör örgütlerine verdiği desteği ulusal güvenliğine tehdit kabul etti.

Filistin-İsrail savaşı ekseninde başlayan Türkiye ile ABD arasındaki gerginlik ve kriz şaşırtıcı olmamalı. Zira Filistin'i ayakta tutan ülke Türkiye. İsrail'i destekleyen ülke ABD. Bu açıdan bakıldığında Türkiye ile ABD'nin karşı karşıya kalması kaçınılmaz bir son gibi görünüyor.

***

Gazze'de katliam, zulüm ve vahşet yaşanırken, insanlık ölurken, etnik temizlik devam ederken; Türkiye'deki kanalizasyon şebekesi kültür ve sanat camiasından meşhur kevaşeler saçlarını tarama derdine düşmüş! En azından bu günlerde sosyal medyada anadan üryan soyunmasalar olmaz mı?

O.G.

16 Eki 2023 - 14:24 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Elazığ Belediye Başkanı kim olmalı?