54 YILDAN BERİ TÜRKİYE'DE HİÇBİR ŞEY NORMAL SEYRİNDE DEĞİLDİR

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, aktüel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Başlıklar:

  • 54 yıldan beri Türkiye'de hiçbir şey normal seyrinde değildir
  • İstanbul Valisi Davut Gül'ün genelgesi..
  • Şu illüzyoncu medya ve akademiya 85 milyonu enayi yerine koyuyor
  • Ne meydan muharebesi, ne zaferi, hepsi uyduruldu. YALAN!
  • Takiyeci Zümre'nin yeni projesi şu Halil Konakçı'ya kürekçi olan..
  • Ya, sahabeyi sevelim ama gerçekliği ile sevelim, efsaneleştirmeyelim

***

54 yıldan beri Türkiye'de hiçbir şey normal seyrinde değildir

Başkent İstanbul İngilizlerin işgalindeyken TC'yi kuran takiyeci Zümre oligarşisine karşı Milli Görüş derin devletinin özgürlük, bağımsızlık mücadelesi başlattığı 54 yıldan beri Türkiye'de hiçbir şey normal seyrinde değildir. İki derin gücün ölümüne iktidar ve rejim mücadelesi ortamında her şey şekillenmektedir. Ne siyasi, ne ekonomik, ne askeri hiçbir gelişme oturmuş stabil bir zeminde ortaya çıkmaktadır. Her şey bu mücadele ortamında bazen ileri bazen geri gitse de 54 yılda oluşan istikrarlı trend Milli Görüş derin devletinin gücünün, kazanımlarının, etkinliğinin arttığı Siyonist Haçlı Batı destekli takiyeci Zümre'nin her alanda mevzi kaybettiğidir.

***

İstanbul Valisi Davut Gül'ün alkol genelgesi..

İstanbul Valisi Davut Gül'ün alkol satışı ve tüketilmesi ruhsatı bulunan işletmeler dışında kalan halka açık alanlarda alkollü içki içilmesini yasakladığı genelgesine tepkiler gelince yasağın zaten var olduğu sadece hatırlatma yapıldığı belirtildi. Ülke ve millet için hayırlı olan her şeye karşı çıkıp zararlı olan her şeyi destekleyen takiyeci Zümre medya ve akademiyası iktidarların icraatlarını, yürürlükteki mevzuatın bile uygulanmasını küstahça eleştirip, engelleyebilmektedir. Müstemleke tipi Kemalcı vesayet rejiminin asimile edip köleleştirdiği Müslüman olmayan Müslümanlar ise olup biten karşısında tepkisiz kalmakta, sindirmekte, her şeyi iktidardan beklemektedir.

***

Şu illüzyoncu medya ve akademiya 85 milyonu enayi yerine koyuyor

Şu illüzyoncu medya ve akademiya 85 milyonu enayi yerine koyuyor. 28 Mayıs'tan önce abartılı bir yoksulluk edebiyatı yaparak maaşlara az zam yapılıyor diye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alıp toplumu kışkırtıyordu. Seçimden sonra yeniden seçilen Erdoğan iktidarı takiyeci Zümre'ye devredip Pelikan Hükümetine onay verince şimdi de önceki hükümet seçim ekonomisi uyguladı, maaş ve ücretlere yüksek zamlar yaptı. O yüzden ekonomi kötüleşti. Bozulan ekonomiyi düzeltmek için yatırımlar durmalı, kamu harcamaları kısılmalı, maaş ve ücretler düşük tutulmalı diyor. Ülke kaynakları nereye gidiyor diye soran yok. İllüzyoncular ne derse o.

Şu illüzyoncu ekonomi medya ve akademiyasına bir bakın! 28 Mayıs öncesi milli ve yerli ekonomi izleyen iktidarın her başarısına bir kulp takıp olumsuz gösteriyordu. Rekor kıran büyüme, üretim, ihracat, istihdam rakamlarını tersyüz edip sürekli enflasyon çığlıkları atıyordu. Siyonist küresel sermayenin dayattığı müstemleke tipi ortodoks ekonomiye geri dönen Pelikan Kabinesi önceki hükümet döneminde belirlenen enflasyon hedefini üç kat arttırarak revize ediyor; alkışlıyor. Vergileri arttırıyor; bravo diyor. Yatırımları durdurup kamu harcamalarını kısıyor; yaşa, var ol diyor. Her şeye zam yapıp maaş ve ücretleri düşük tutuyor; olması gereken bu diyor. MB 130 ton (130 bin kg) altın satıyor, doğru yaptı diyor. Bakın, eğer bu millet medya ve akademiyanın sahibi takiyeci Zümre'yi tanıyamazsa daha çook enseyi karartacaktır.

***

Ne meydan muharebesi, ne zaferi, hepsi uyduruldu. YALAN!

Bugün 101 yıldır takiyeci Zümre bir kuyruklu yalanı millete gerçekmiş gibi kabul ettiriyor. 30 Ağustos 1922'de bir savaş olmadı, masa başında bu zafer uyduruldu. İşte basit bir matematik hesap ve mantıkla kesin net ispatı: 30 Ağustos- 9 Eylül arası 10 gün. Dumlupınar-İzmir arası 400 km. Bu mesafe hayvan sırtında o günkü yollarda ancak 10 günde alınabildi. Savaş ya da bir çatışma olsa bu mesafe asla 10 günde alınıp İzmir'e varılamazdı. Olan şudur: İttihatçılar takiye yaparak Ankara Hükümetini kurunca Anadolu illerini işgal eden Haçlı Orduları aldıkları talimatla hızla çekildiler. Mizansen bir sözde büyük taarruz başlatan Kuvvacılar oluşturdukları derme çatma birliklerle işgalcilerin tozuna bile yetişmediler, hiç karşılaşmadılar. Ne meydan muharebesi, ne zaferi, hepsi uyduruldu. YALAN!

Kurtuluş Savaşı hiç olmadı, böyle bir olay yok. Tamamen hayal ürünü. Sadece 1897 Basel  Siyonist Kongresinin kararları senaryolaştırılarak sahnelendi. Siyonist Haçlı Batılı devletler birlikte çullanıp Osmanlı Devletini yıktılar. İngilizler başkent İstanbul'u, müttefikleri Anadolu illerini işgal ettiler. Selanik Dönmesi İttihatçılar takiye yaparak Ankara Hükümetini kurunca işgalciler Anadolu'yu hızla boşaltıp ona terk ettiler. Mısırlı Haham Haim Nahum doktrinini uygulamak üzere Lozan'da TC kurulunca da İngilizler İstanbul işgaline son verip çekildiler. Kiminle yapıldı kurtuluş savaşı? Ne savaşı?

101 yıldır kutlanan 30 Ağustos Zaferi masada uyduruldu. Savaş hiç olmadı. İttihatçılar takiyeyle Ankara Hükümetini kurunca Haçlı Orduları işgal ettikleri illerden talimatla çekilip Anadolu'yu hızla boşalttılar. Mizansen "büyük taarruz" 26 Ağustos-9 Eylül arası 14 gün sürdü!

***

Takiyeci Zümre'nin yeni projesi şu Halil Konakçı'ya kürekçi olan..

Takiyeci Zümre'nin yeni projesi şu Halil Konakçı'ya kürekçi olan enayiliklerine doymayan Müslümanlar ne musibet şeyler ya!

Takiyeci Zümre'nin, kazıklarına doymayan Müslüman olmayan Müslümanlara yonttuğu yeni kazık Halil Konakçı budaklı. Yesin enayiler!

Dün FETÖ'ye övgüler düzmede, bugün lanet okumada yarışan tağuti Kemalcı rejimin cahil bırakarak asimile ettiği sığ Müslümanlar bu defa Halil Konakçı şarlatanı için yarışıyor.  Müslümanların gafleti, takiyeci Zümre'nin projeleri bitmek bilmiyor.

***

Ya, sahabeyi sevelim ama gerçekliği ile sevelim, efsaneleştirmeyelim

Hz Peygamber (SAS)'in sabah namazını kıldıktan sonra gidip Hz. Ali ve Hz. Fatıma'yı namaz için uyandırdığı rivayeti meşhurdur. Peki, bu ne demektir? Yani Hz. Ali'nin sabah namazını gidip Hz. Peygamber (SAS)'e cemaat olarak kılacak kadar bir gayreti yokmuş! Hz. Fatıma da sabah namazı vaktini uykuda geçiriyormuş. Ya, sahabeyi sevelim ama gerçekliği ile sevelim, efsaneleştirmeyelim.

O.G.

30 Ağu 2023 - 18:06 - Manşet



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

D E R İ N Ş U U R - Yav güzel kardeşim hocamız deccal siyonizm illuminatinin istediği gibi uydurulmuş kendi menfaatlerine göre islam oluşturmalarının sahte liderlerin peşine takılıp kaybolmayasınız istikametinizi şaşırmayasınız diye işini gücünü bırakmış bu yaşta bunları anlatıyor anlatmayabilir de ama niye bu yaşta hala mücadele ediyor Allah (C.C) yi ve ve hak din İslamın sayılı şuurlu müslüman liderlerinden olduğu için ahir zamanın yalan algı dezenformasyon bataklığında batıla hizmet etmemeniz namaz kılan tesbih çeken yahudi kölesi olmamanız için gece gündüz hakkı tebliğ ediyor ister inanın ister inanmayın bu ülkede herkes fetönün elini eteğini öpme sırasındayken en güçlü dönemlerinde sadece Zeki hocamız ne mal olduklarını yazıyordu haklı çıkıyordu arşivimiz ortadadır açın bakın tabi samimiyetle hakikatleri arıyorsanız eğer hep yanlış bilgilerle beyinlerimiz doldurulduğundan hakikatler ağır geliyor ! . . .

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Ağustos 01:15


Anket Elazığ Belediye Başkanı kim olmalı?