TAKİYECİ ZÜMRE OLİGARŞİSİ YENİDEN OLUŞTURULUP DEVLET ELE GEÇİRİLECEKTİR

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, aktüel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Başlıklar:

  • Cuma mesajı
  • Mevlid Kandili mesajı
  • AKP'nin MHP ile ittifakı bozup İyi Parti ile ittifak kurması halinde…
  • Milli Görüş derin devletinin CHP ve AKP ile yazı tura demokrasisini işletecek noktaya geldiği gözlemleniyor
  • Bu Türkiye Kemal'in Batı uydusu Türkiye'si değil Erbakan'ın Yeniden Büyük Lider Türkiye'sidir
  • Takiyeci Zümre Oligarşisi parçala-böl, ayrıştır-vuruştur yöntemini uygulayarak kirli bir hegemonya oluşturdu
  • Toplum kesimlerini karşıt kesimlerin liderleri aleyhine şartlandırıyor
  • Son zamanlarda MİT'i kahramanlaştırma atağında
  • Recep Tayip Erdoğan bu siyasi akılla mı 20 yıldır girdiği bütün seçimleri kazanıp…
  • Zümre bütün gücüyle Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığını engellemeye çalışıyor
  • Prof. Dr. Metin Feyzioğlu Lefkoşa büyükelçiliğine atandı diye…

***

Bugün mübarek Cuma. Yıkılmakta olan kurulu küresel düzenle birlikte Siyonist Haçlı Batı vahşi güce, sınırsız sömürüye, acımasız zulme dayalı hegemonik üstünlüğünü yitiriyor. Erbakan'ın vaadi, Millî Görüş'ün vizyonu Yeniden Büyük Türkiye liderliğinde Yeni Bir Dünya, Adil Düzen kuruluyor. Allah Nurunu Tamamlıyor. Allahu Ekber.

***

Bu gece mübarek Mevlit Kandili. Yeniden Büyük Türkiye liderliğinde Yeni Bir Dünya, Adil Düzen kurulacağı, Allah'ın Nurunu Tamamlayacağı, ikinci asrısaadetin yaşanacağı vaat edilmiş olan izzetli barış ve huzur  dönemi yaklaşırken inananların gücüne güç, ümidine ümit, başarısına başarı katması niyazıyla kutlu olsun.

***

Darbe planları yapan Ergenekon ve kanlı darbe girişiminde bulunan FETÖ unsurlarının tırpanlanmasından sonra takiyeci Zümre yeni bir paralel devlet yapısını Pelikan Örgütüyle çok daha sinsice oluşturmuş bulunmaktadır. AKP'de, Külliye'de, bürokraside örgütlenen bu paralel yapı MHP'nin içinde yer aldığı Cumhur İttifakında yeterince etkili olamamanın sıkıntısını yaşıyor. AKP'nin MHP ile ittifakı bozup İyi Parti ile ittifak kurması halinde takiyeci Zümre Oligarşisi yeniden oluşturulup devlet ele geçirilecektir. Oluşturduğu 6'lı masa organizasyonu Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığının engellenememesi nedeniyle amacına ulaşamayıp dağılma noktasına gelince takiyeci Zümre'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'la uzlaşma arayışına girdiği gözlemlenmektedir. Seçimden önce AKP kongreye gidilerek ya da belirlenecek milletvekili adaylarıyla köklü bir değişim gerçekleştirilerek Pelikan Örgütünden kurtarılamazsa takiyeci Zümre'nin tasfiyesi zorlaşacaktır.

***

Milli Görüş derin devletinin CHP ve AKP ile yazı tura demokrasisini işletecek noktaya geldiği gözlemleniyor

Kemal Kılıçdaroğlu'nun ani bir çıkışla başörtüsü sorununun temelli çözülmesi, siyasi istismar konusu yapılmaktan çıkarılması gerekçesi ile CHP Grubuna Meclis'e yasa teklifi sunulması talimatı vermesi buna karşın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da yasa ile olmaz bunu anayasayla yapalım diyerek girişim başlatması tek merkezden hazırlanmış bir senaryonun sahnelendiği izlenimini fena halde vermektedir. Takiyeci Zümre medya ve akademiyasını çılgına çeviren de bu izlenimdir.

12 Eylül öncesi Eski Türkiye'de takiyeci Zümre Oligarşisi Türkiye'yi sağcı-solcu diye ortadan ikiye bölüp CHP ve Adalet Partisi partnerliğinde demokrasiyi işletiyordu. Bu durumu Erbakan "Yahudi Ecevit ile Demirel'e horoz dövüşü yaptırarak yazı tura demokrasisi yürütüyor. Parayı atıyor yazı gelince CHP seçimi kazanıyor Yahudi iktidar oluyor. Tura gelince Adalet Partisi seçimi kazanıyor yine Yahudi iktidar oluyor. Biz bu parayı dik tutturacağız" sözleriyle açıklıyordu. 12 Eylül Darbesi sağ ve solun üzerinden silindir gibi geçerek yazı tura oyununu bozunca Erbakan parayı dik tutturmuş oldu. Bugün gelinen noktada ise Milli Görüş derin devletinin CHP ve AKP ile yazı tura demokrasisini işletecek noktaya geldiği gözlemleniyor. Artık siyasi partiler sağcılık solculuk yaparak Batı'ya uşaklıkta yarışmıyorlar yerli ve milli olmada yarışıyorlar. İşte bu Milli Görüş'ün zaferidir.

***

Bu Türkiye Kemal'in Batı uydusu Türkiye'si değil Erbakan'ın Yeniden Büyük Lider Türkiye'sidir

12 Eylül 1980 darbesi ABD'de planlandı. Ancak darbe lideri Kenan Evren ve arkadaşları Erbakan'ın siyasete atılmadan önce ordu bünyesinde kurduğu Milli Görüş derin devletiyle birlikte hareket ettiler. 12 Eylül yönetimi Siyonist Haçlı Batı uydusu müstemleke tipi Eski Türkiye'yi izlediği bağımsız politikalarla özgürleştirmeye çalışınca takiyeci Zümre medya ve akademiyası Türkiye'nin ekseni kayıyor diye adeta alarm zilleri çalmıştı. 20 yıllık AKP İktidarında giderek yükselen trendde ABD, NATO ve Avrupa Birliği'nden bağımsız özgür politikalar izlenince Türkiye Rusya'ya yanaşıyor demeye başladı. Bağımsız, özgür bir Türkiye'yi havsalalarına sığdıramayan müstemleke aydınları bir süper güce yanaşmadan ayakta kalamayacağını hep düşündüler. Oysa bugün gelinen noktada Rusya'nın da, ABD ve Batılı müttefiklerinin de Türkiye'siz olmaz diyerek yanaşmaya çalıştıkları gözlemleniyor. Bu Türkiye Kemal'in Batı uydusu Türkiye'si değil Erbakan'ın Yeniden Büyük Lider Türkiye'sidir.

***

Takiyeci Zümre Oligarşisi parçala-böl, ayrıştır-vuruştur yöntemini uygulayarak kirli bir hegemonya oluşturdu

Yahudi 5782 yıllık kadim tarihi boyunca azınlık olarak içinde bulunduğu toplumları ayrıştırıp vuruşturarak etkili bir konum elde ederken farkına varıldığında hep katliam ve sürgünlere maruz kaldı. Siyonistler parçala böl yöntemini geliştirip gizli örgütlerle yürüterek bir dünya hakimiyeti kurdular. TC'yi kuran Selanik Dönmesi takiyeci Zümre Oligarşisi parçala-böl, ayrıştır-vuruştur yöntemini uygulayarak kirli bir hegemonya oluşturdu. İlerici-gerici, sağcı-solcu, Alevi-Sünni, Türk-Kürt gibi bölücü, ayrıştırıcı yaklaşımlarla toplum kesimlerini birbirleriyle vuruşturup uğraştırarak azınlıkçı hegemonik yönetimini devam ettirdi. Tüm kesimler birbiriyle mücadele edip perişan olurken azınlıkçı Zümre Oligarşisi ülkenin kaymağını yedi.

Bugün Türkiye Zümre Oligarşisinin toplumda açtığı derin yaraları iyileştirerek bütün kesimleri uyumlu hale getirip hakkaniyetli bir barış içinde yaşatmaya çalışmaktadır. Sağlanan ileri demokrasi, alabildiğine özgürlükler ve geniş insan hakları sayesinde her kesim konuşmakta, içini dökmekte, sesini duyurmaktadır. Bu sayede takiyeci Zümre'nin Gezi Parkı örneğinde olduğu gibi sunni sorunlar oluşturarak iktidarı devirme çabaları sonuç vermemektedir. Gezi Parkı olayları oluşturulurken İstanbul'da üs kuran küresel yayın organları olayı abarttıkça abarttılar. Türk baharı başladı diyerek de sevinç çığlıkları attı. Şu anda haftalardır İran'da kan gövdeyi götürüyor, ayaklanmalar, gösteriler ülkeyi baştan başa sardığı halde Siyonist küresel yayın organları dürbünün tersiyle dünya kamuoyuna yansıtıyor. Siyonist küresel medya organları Türkiye'deki ileri demokrasi  ve özgürlüklere rağmen dikta yönetimi diye karalarken İran'daki karanlık totaliter rejimin uygulamalarını dünya kamuoyundan gizlemektedir. Çünkü İran İsrail'in derin müttefiki Türkiye ise derin hasmıdır.

***

Toplum kesimlerini karşıt kesimlerin liderleri aleyhine şartlandırıyor

Takiyeci Zümre ahtapotunun her kesime uzanan o kadar çok kolları var ki hedef aldığını binbir ağızla karalatıp itibarsızlaştırıyor. Birini ayağa düşürünce toplumdaki genel düşük ahlak gereği vurun abalıya söyletmeyin uygulaması başlıyor. Bu kişi ya da kurum, kuruluş neden hedef alındı, haklı mı haksız mı, kime ne yaptı, kim ne istiyor gibi sorgulamalar yapılmadan düşene herkes bir tekme vurma yarışına giriyor. Takiyeci Zümre'nin hedef alıp karaladığını itibarsızlaştırdığını savunabilecek akıl, vicdan, ahlak sahibi kimseler mumla aransa bulunamıyor.

Takiyeci Zümre illüzyoncu medya ve akademiyayı kullanarak toplum kesimlerini karşıt kesimlerin liderleri aleyhine şartlandırıyor. Şu anda toplumun bir kesimi için Kemal Kılıçdaroğlu kötü adam, buna adamakıllı şartlandırılmış. Peşin ve sabit fikirli hale getirilmiş. Bir kesim de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı şartlandırılmış, aleyhinde peşin ve sabit fikirli hale getirilmiş. Şartlandırılmış, peşin ve sabit fikirli hale getirilmiş toplum kesimlerinin kabulleri dışında bir gerçeği görüp anlamaları imkânsızlaştırılmıştır. Kötülüğü örgütleyen, gerçekleri çarpıtan, kamuoyunu manipüle eden, toplumu dezenformasyon manyağına çeviren bu meşum zihniyetin inine girilmeden 10 tane dezenformasyon yasası da çıkarılsa beyhudedir.

***

Son zamanlarda MİT'i kahramanlaştırma atağında

TSK'nın Suriye'de gerçekleştirdiği çok başarılı 4 harekâta mesafeli duran, Kuzey Irak'ta destan yazmasını görmezden gelen, şehit haberlerini kahramanlık ve vatan sevgisiyle aktarmak yerine ateş düştüğü yeri yakar gibi meşum ifadelerle dramatize eden, şehit ailelerinin matemini feryatları yürekleri yaktı diyerek adeta batsın sizin terörle mücadeleniz dedirten takiyeci Zümre illüzyoncu medya ve akademiyası son zamanlarda MİT'i kahramanlaştırma atağında. Zümre vatanseverliği bile ihanetine kılıf yapar.

***

Recep Tayip Erdoğan bu siyasi akılla mı 20 yıldır girdiği bütün seçimleri kazanıp…

Cumhurbaşkanı Erdoğan katıldığı canlı yayınlanan tv söyleşisinde sorduğu soruya verdiği cevapla Abdülkadir Selvi'yi ve birlikte Ahmet Hakan'ı da itibarsızlaştırıp iktidar destekçisi bu iki güçlü yazarın adeta elini kolunu bağladı. Recep Tayip Erdoğan bu siyasi akılla mı 20 yıldır girdiği bütün seçimleri kazanıp iç ve dış şer güçlerin hedefindeki Türkiye'yi büyük bir başarı ile yönetiyor? Yoksa...

***

Zümre bütün gücüyle Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığını engellemeye çalışıyor

Takiyeci Zümre'nin Kemal Kılıçdaroğlu'yla hiç yıldızı barışmadı. Yıllardır hedefinde aralıksız yaylım ateşine tutuyor, ne yapsa beğenmiyor, ne dese aleyhine kullanıyor. Ekrem İmamoğlu'nu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterdi yerden yere vurdu. Ankara'ya Mansur Yavaş'ı gösterdi ülkücü kökenli diye itiraz etti. İzmir'e Tunç Soyer'i gösterdi Kenan Evren'in savcısının oğlu diye demediğini bırakmadı. Hepsi seçimi kazandılar bu defa belediye başkanlığına reva görmediği İmamoğlu ve Yavaş'ı Cumhurbaşkanı adayı diye lanse ederek Kılıçdaroğlu'nun önüne koymaya çalıştı. Takiyeci Zümre Kılıçdaroğlu'na yaptığının daha fazlasını Baykal'a da yaptı. Zümre bütün gücüyle Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığını engellemeye çalışıyor. Tek suçu Zümre'ye biat etmemek.

***

Prof. Dr. Metin Feyzioğlu Lefkoşa büyükelçiliğine atandı diye…

Türkiye Barolar Birliği Eski Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu Lefkoşa büyükelçiliğine atandı diye Zümre medya ve akademiyası vatana ihanet etmiş gibi saldırıyor. Sonuçta Türkiye'yi temsil edecek orada... Zümre'nin de zaten her konuda yaptığı Türkiye düşmanlığından başka bir şey değil.

O.G.

07 Eki 2022 - 18:00 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.