CB ERDOĞAN DAHA HAKLI

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, aktüel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Başlıklar:

  • CB Erdoğan daha haklı
  • Ama gel gör ki şu Saadetçilerde Milli Görüş'ün, şuurun, heyecanın zerresi yok
  • Yazdığım bir tweet nedeniyle yapılan suç duyurusu üzerine…
  • Para cezası fakirleri bağlar, zenginleri etkilemez

***

Kemal Kılıçdaroğlu'nun böşörtüsü teklifine AKP'liler, CHP'liler birlikte karşı çıktılar. Başörtüsü karşıtlığından CHP'liler, başörtüsünü savunmaktan AKP'liler ekmek yiyor. İki kesimin de ekmek kapısını kapatmaya çalışan Kemal Kılıçdaroğlu iki taraftan çapraz ateşine tutuldu. Bu gidişle resmi ideoloji dayatmasına da Kılıçdaroğlu neşter vuracak gibi. Takiyeci Zümre Pelikan Örgütü marifetiyle Erdoğan'a "iki ayyaşın yaptığı kanunlar" sözünü unutturdu. Takiyeci Zümre Kılıçdaroğlu'ndan ise Erdoğan'a razı olduğunu her vesileyle gösteriyor.

Takiyeci Zümre'nin kurduğu CHP tek parti iktidarında Müslümanlara zulüm kanunsuz yapılıyordu. Takiyeci Zümre'nin ikinci partisi DP iktidarında ise 163 ve 5816 sayılı kanunlar çıkartılarak kanunla Müslümanlara zulüm yapıldı. Özal 163. Maddeyi lağvetti. Erdoğan 5816. Maddeye dokunamıyor. "İki ayyaşın çıkardığı kanunlar" sözünü de unuttu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'yi değiştirme çabalarının önüne geçmişini engel olarak çıkarmak dürüstlük değildir.

TC'yi kuran takiyeci Zümre Müslümanlara her türlü zulmü Kemalcı resmi ideoloji dayatması ile yaparak ülkeyi inananlara açık cezaevi haline getirdi. Yapılacak yeni anayasa ile 1920'li yıllardan kalma, artık dünyada benzeri olmayan ve ileri Türkiye demokrasisine hiç yakışmayan lider fetişizmi faşizminin terk edilmesi gerekiyor. Eski Türkiye'de başörtüsü zulmü kanunsuz yapılıyordu. Şimdiki serbestlik de bir kanuna dayanmıyor. Başka bir iktidar başörtüsünü yine fiilen yasaklayabilir. Kılıçdaroğlu haklı. Ama bunu bir yeni anayasa ile yapalım diyen CB Erdoğan daha haklı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun başörtüsü özgürlüğünü yasal dayanağa kavuşturalım çıkışına karşın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni anayasa yapma konusunu gündeme getirmesi hayırlı oldu. Ancak dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan Türkiye'nin ileri demokrasisinin asıl ayıbı, üzerindeki kara lekesi fosilleşmiş CHP zihniyetinin resmi ideoloji diye bütün topluma anayasa ve yasalarla dayatılıyor olmasıdır. 1920'li yıllar faşizminin lider fetişizminin dünyada örneği kalmamışken Türkiye'de inatla sürdürülmesi özgürlük ve insan hakları açısından kabul edilemez yüz kızartıcı bir uygulamadır. Eğer insan hakları ve özgürlükler kâmil manada uygulanacaksa bu resmi ideoloji dayatmasına son verilmelidir.

Kenan Evren'i şeytanlaştıran takiyeci Zümre neden mi onun yaptığı anayasanın değiştirilmesine karşı çıkıyor? Yapılacak yeni anayasada Kemalcı vesayet statükosunun tasfiye edilmesi ve resmi ideolojiyi tüm topluma dayatan anayasa maddelerinin değiştirilmesi ihtimaline karşı engel çıkarıyor. İllüzyoncu medya ve akademiyanın istediği özgürlük, insan hakları ve demokrasi sadece münhasıran takiyeci Zümre içindir. Özellikle Müslümanlara özgürlüğün, insan haklarının, demokratik imkânların zerresini bile koklatmak istemez.

"Bu hile rejimi ve köle düzeni bir Yahudi şaheseridir" diyen Erbakan başlattığı Milli Görüş cihadıyla Türkiye'yi bir açık cezaevi haline getiren takiyeci Zümre Oligarşisini yönetimden uzaklaştırarak Müslümanları iktidar yaptı. Böylece hiçbir ülkede olmayan bir ileri demokrasi, insan hakları ve alabildiğine özgürlükler Türkiye'de uygulanmaya, yaşanmaya başladı. Ancak Kemalcı resmi ideolojiye dayalı inkârcı paganist eğitimle 4 kuşak boyu asimile edilip köleleştirilmiş olan Müslümanlar bu ileri demokrasi, insan hakları ve alabildiğine özgürlük ortamından yararlanamıyorlar. Tam aksine bu imkânları takiyeci Zümre medya ve akademiyası sonuna kadar kullanarak Türkiye'yi Müslümanlar için yine bir açık cezaevi haline getirmeye çalışmaktadır.

***

Ama gel gör ki şu Saadetçilerde Milli Görüş'ün, şuurun, heyecanın zerresi yok

Kemal Kılıçdaroğlu CHP'yi değiştirip fosilleşmiş köhnemiş zihniyetini yenilemeye çalışıyor. Zümre mensupları var gücüyle direniyorlar. İngiliz Temel Saadet Partisi'ni anahtar teslimi takiyeci Zümre'ye teslim etti. Saadetçiler seslerini çıkarmıyorlar. Saadet Partisi'nde, Milli Gazete'de, TV5'te ve MİLKO'larda tamamen bir totaliter baskı rejimi hakim. Hiçbir yerden aykırı bir ses çıkmıyor. Oysa Erbakan zamanında ağzı olan konuşurdu. Halil İbrahim Çelik'ler, Hasan Hüseyin Ceylan'lar, Şevki Yılmaz'lar, Şükrü Karatepe'ler, Hasan Mezarcı'lar ve diğerleri... Susmak bilmezlerdi. Buna rağmen illüzyoncu medya ve akademiya Erbakan'a tek adam diye yaygara koparırken despot İngiliz Temel'e laf etmiyor. Takiyeci Zümre'deki şuurun zerresi Saadetçilerde yok.

Erbakan 40 yıl boyunca miting miting, kongre kongre, konferans konferans, toplantı toplantı, program program Milli Görüş'ü anlattı durdu. Daima şuur şuur, heyecan heyecan dedi, durdu. Ama gel gör ki şu Saadetçilerde Milli Görüş'ün, şuurun, heyecanın zerresi yok. Neyse ki Erbakan Milli Görüş derin devletiyle takiyeci Zümre Oligarşisini yönetimden uzaklaştırıp Müslümanları iktidar yaptı. Yeni bir nesil Milli Görüş'le yetişinceye kadar şuurlu bir Müslüman toplumun oluşması zaman alacaktır.

***

Yazdığım bir tweet nedeniyle yapılan suç duyurusu üzerine…

Yazdığım bir tweet nedeniyle yapılan suç duyurusu üzerine Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca 5816 Sayılı Kanun gereği hakkımda açılan dava bugün berat kararıyla sonuçlandı. İleri Türkiye demokrasisinin ayıbı şu 5816 Sayılı Kanunun lağvedilmesi için bir kampanya başlatamayan Müslüman hımbıl aydınlara teessüf ediyorum.

***

Para cezası fakirleri bağlar, zenginleri etkilemez

Dezenformasyon yasası teklifindeki hapis cezasının para cezasıyla değiştirilmesi çok yanlış. Para cezası fakirleri bağlar, zenginleri etkilemez. Zenginlere özgürlük fakirlere yasak getirecek dezenformasyon yasası adalete değil zulme neden olur.

O.G.

05 Eki 2022 - 18:52 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.