5 ÖRNEKLE 53 YILDIR DAİMA MİLLİ GÖRÜŞ DERİN DEVLETİNİN BAŞARILI OLDUĞU GERÇEĞİ

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, aktüel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Başlıklar:

  • 5 örnekle 53 yıldır daima Milli Görüş derin devleti başarılı olduğu gerçeği
  • İyi Parti ile Saadet Partisi dışındakiler Zümre'nin kontrolünde değildir
  • Siyonizm'in Nobel Ödülü organizasyonu

***

Erbakan'ın bağımsız Konya milletvekili adayı olarak siyasete atılıp Milli Görüş cihadını başlattığı 1969 genel seçiminden bu yana 53 yıldır Türkiye'de iki derin güç iktidar ve rejim için mücadele halindedir. Biri, takiyeci Zümre Oligarşisinin karanlık odadan yönetildiği İttihatçı kadim derin devlet. İkincisi, Erbakan'ın siyasete atılmadan önce Yüksek Askeri Akademi'de ders verirken ordu bünyesinde kurduğu Milli Görüş derin devleti. Sürekli aynı siyasi mühendislik projelerine oynayan bu iki derin güçten daima Milli Görüş derin devleti başarılı olmuştur. Örneklerine bakalım...

1- 12 Mart Muhtırası ABD'de planlandı. Kemal Derviş gibi ABD'de yaşayan Atilla Karaosmanoğlu ve Sadi Koçaş iki başbakan yardımcısı olarak kurulan Nihat Erim hükümetinde yer aldı. Bu süreçte Erbakan'ın ilk partisi Milli Nizam kapatıldı. Görevden uzaklaştırılan Başbakan Demirel ve muhtıra asıl bana karşı verildi diyerek CHP Genel Sekreterliğinden istifa eden Bülent Ecevit mağdur konuma getirilerek Erbakan'ın mağduriyeti gölgelendi. Amaç Erbakan bertaraf edildikten sonra muhtırayla kurulan darbe hükümetine karşı mücadele başlatacak olan Demirel, Ecevit ikilisinin demokrasi kahramanı yapılarak siyaset meydanına yeniden sürülmesiydi. Ancak ordu bünyesindeki Milli Görüş derin devleti desteğinde Erbakan ikinci Partisi Milli Selamet'i kurarak 1973 Genel Seçiminde Meclis'e 52 parlamenter soktu. Değişik koalisyonlarla 4 yıl aralıksız iktidar ortağı oldu. Böylece 12 Mart 1971 muhtırasının galibi Milli Görüş derin devleti oldu.

2- 12 Mart 1971 muhtırası ile Erbakan bertaraf edilemeyince yine ABD'de nihai sonuç alınmak üzere 12 Eylül 1980 darbesi planlandı. Demirel yine başbakan, Ecevit ise ana muhalefet CHP lideriydi. Darbeye sessiz kaldılar. Zira takiyeci Zümre'nin kalemşörleri darbenin amacını "Erbakan'ın raydan çıkardığı demokrasi trenini askeri yönetim yeniden rayına koyacak, Erbakan elimine edilecek, siyasetçilerin toplum tepkisinden çekinerek Meclis'ten çıkarmaya yanaşmadıkları bazı temel kanunlar çıkarılacak ve Ecevit-Demirel partnerliğinde demokrasiye kaldığı yerden devam edilecek" şeklinde açıklıyorlardı. Ancak Kenan Evren ve silah arkadaşları Milli Görüş derin devletinin kontrolüne girdiler. Kemalcı vesayet rejiminin iki temel partisi CHP ve AP kapatılarak liderleri yasaklı kılındı. Milli Görüş kökenli Turgut Özal, Bülent Ulusu hükümetinde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı yapıldı. Özal darbe öncesi kıtlık, yokluk, kuyruk ve karaborsaya son vererek elde ettiği prestijle 4 eğilimi birleştirme projesiyle ANAP'ı kurdu. 12 Eylül öncesindeki liderler yasaklı olduğundan iki dönem tek başına iktidar oldu. Başbakan Demirel ve ana muhalefet lideri Ecevit'i değil de üçüncü sıradaki MSP Lideri Erbakan'ı yargılayan askeri yargı beraat kararı verdi. Oysa sivil mahkemelerde görülen bütün davalarda Erbakan mahkûm edildi. Böylece 12 Mart'tan sonra 12 Eylül sürecinde de Milli Görüş derin devleti başarılı oldu.

3- 12 Eylül askeri yönetimi önceki liderleri ve kurdukları siyasi partileri 1983 seçimine sokmama kararı alınca Amerika'dan bir heyet gelip Cumhurbaşkanı Kenan Evren'i ziyaret ederek Turgut Özal'ın kurduğu ANAP'a da seçime girme izni verilmesini istedi ve kabul edildi. Yönetimin Turgut Sunalp ve Nejdet Calp'a kurdurduğu iki parti dışında sadece Turgut Özal'a seçime girme izni verildi. Turgut Özal ABD'den icazet alarak ANAP'ı kurmuştu. Açıkçası hem takiyeci Zümre derin devleti hem de Milli Görüş derin devleti birlikte Özal'a oynuyorlardı. ABD'nin Özal'ı destekleme amacı iktidara geldiğinde kendisine ihanet etmiş olan Kenan Evren'den hesap sormasıydı. Milli Görüş derin devletinin amacı ise Milli Görüş'ün siyasete kazandırdığı Turgut ve Korkut Özal kardeşlerin 4 eğilimi birleştirme projesiyle kurduğu ANAP'la Türkiye'yi Batı ekseninden kurtarıp bağımsızlaştırmaktı. Sonuçta ANAP iktidar Özal başbakan oldu. Kenan Evren'den hesap sormak yerine kucaklaştılar. Zümreciler buna "koltuğa oturan alışıyor" diyorlardı. Erbakan'ın projeleri ANAP İktidarında önemli ölçüde hayata geçirildi. Özal'ın da kendisine ihanet ettiğini gören takiyeci Zümre derin devleti art arda 2 suikast tertipleyerek hayatına son verdi. Ancak o süreçte Refah Partisi birinci Erbakan'sa başbakan oldu. Böylece 2 derin devlet de Özal'a oynamış yine Milli Görüş derin devleti kazanmıştı.

4- 12 Eylül yönetimi bütün siyasi partileri kapatıp liderlerini yasaklı kılmıştı. Daha sonra bütün liderler partilerini kurarken takiyeci Zümre CHP'yi yeniden kurmadı. Zira tek partili CHP iktidarında yapılan zulümleri millet unutmamış bir türlü iktidara getirmiyordu. Bu yüzden Zümre başka isimlerle partiler kurdu. Son genel başkan Ecevit de istifa ederek CHP'yi lidersiz bırakmıştı. Milli Görüş derin devleti takiyeci Zümre'nin dışladığı, iflah ettirmediği, hep önünü kestiği Deniz Baykal'a CHP'yi yeniden kurdurdu. Böylece takiyeci Zümre kemikleşmiş CHP seçmeninin elinden alınacağını görünce bir hamleyle Baykal'ı uzaklaştırıp Yahudi kökenli Altan Öymen'i genel başkanlığa getirdi. Ancak bu uzun sürmedi. Baykal kendi kurduğu CHP'nin başına yeniden geçti. Takiyeci Zümre Baykal'ı kaset komplosuyla istifa etmek zorunda bırakınca yerine Kemal Kılıçdaroğlu getirildi. Kılıçdaroğlu takiyeci Zümre Oligarşisinin katliam yaptığı Dersim'dendi. Dolayısıyla Selanikli Kemalcılarla görülecek hesabı vardı. Böylece iki derin devlet de CHP'ye oynamış yine Milli Görüş derin devleti kazanmıştı.

5- Takiyeci Zümre 12 Eylül darbesinden sonra Erbakan ve Milli Görüş'ün önünü kesmek için Milli Görüş kökenli Turgut Özal'ın ANAP'ı kurmasını ve iktidar olmasını desteklemişti. 28 Şubat sürecinde de yine Erbakan ve Milli Görüş'ün önünü kesmek için bu defa Milli Görüş'ün siyasete kazandırdığı kadrolarla Tayip Erdoğan liderliğinde AKP'yi kurup iktidar olmasını destekledi. Ancak yine Tayip Erdoğan ve kurduğu AKP'ye takiyeci Zümre derin devleti ile Milli Görüş derin devleti birlikte oynadılar. Erdoğan da Özal gibi Zümre'nin referansıyla ABD'den icazet alarak AKP'yi kurdu. AKP iktidarda sürekli Zümre'nin kuruluşunda yaptığı muhafazakâr demokrat fabrika ayarlarından uzaklaşarak Milli Görüş'e doğru değişim ve dönüşüme uğradı. Erbakan'ın ağır sanayi ve üstün savunma teknolojisiyle ilgili projelerini hayata geçirdi. Erbakan'ın başbakanlığında bir basın toplantısıyla açıkladığı kalkınma projelerinin tamamını gerçekleştirdi. Milli Görüş'ün özgür, bağımsız, şahsiyetli dış politika prensibiyle hareket ederek Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya, Adil Düzen vizyonu doğrultusunda iç ve dış politikalar üretti. Takiyeci Zümre Özal'ın ANAP'ına yaptığı gibi Erdoğan'ın AKP'sini de hedef yapıp yaylım ateşine tuttu. Buna rağmen 20 yıldır iktidarda olan Erdoğan 2023'te bir beş yıl daha iktidar için seçimin favorisi konumundadır. Sonuçta Erdoğan ve AKP'ye iki derin devlet de oynadı kazanan yine Milli Görüş derin devleti oldu.

***

İyi Parti ile Saadet Partisi dışındakiler Zümre'nin kontrolünde değildir

6'lı masa partileri havanda su dövme ittifakı bilmem kaçıncı toplantısını yaptı. Daha önce deklare edilmiş olan hususları bir defa daha teyit etti. Medya olayı büyük bir heyecanla haber yaparken akedemiya  ise tv programlarında konuyu kaçıncı defa yeniden enine boyuna tartışmaya hazırlanıyor. Takiyeci Zümre Tevrat'a yazdıkları gibi topluma goyim (Yahudi olmayanlar güdülecek sığır sürüsüdür) muamelesi yapıyor.

6'lı masa partileri Cumhurbaşkanı adayı dışında her konuyu konuşmuşlar. Bir de ortak komisyon kurma kararı almışlar. Galiba toplantılar tek parti olma müzakerelerine dönmüş durumda. Her defasında gösterilecek aday Cumhurbaşkanı seçilecektir vurgusu tekrarlansa da bu şanslı ismin kim olduğu bir türlü açıklanamıyor. O süpermen ancak Kılıçdaroğlu adaylıktan vazgeçirilirse açıklanabilecek. O Hakan Fidan'dan başkası değil. Başka bir isim açıklanırsa bu işi bırakacağız. Zira başka yok öyle bir isim.

Kendiliğinden bir araya gelmeleri hayatın doğal akışına aykırı olan 6 benzemez partiyi bir amaç doğrultusunda hareket ettiren güç, önüne konulan hedefin güçlendirilmiş parlamenter sistem vaadiyle Siyonist Haçlı Batı güdümlü Eski Türkiye Kemalcı vesayet statükosunun onarılıp, tahkim edilmesi olduğuna bakılırsa elbette ki takiyeci Zümre'dir. Ancak İyi Parti ile Saadet Partisi dışındakiler Zümre'nin kontrolünde değildir. Zira Kılıçdaroğlu Zümre'nin hedefindeki, Davutoğlu ise harcadığı kişidir. Önce parti kurdurup sonra fişini çektiğinden Ali Babacan da yaralı kaplandır.

***

Siyonizm'in Nobel Ödülü organizasyonu

Siyonizm'in Nobel Ödülü organizasyonunda bu yıl tıp alanına ilişkin evrimsel genetik diye uyduruk bir çalışma yapan sözde bilim adamına ödül verildi. Bu sözde bilim adamının babasına da Nobel Ödülü verilmiş. Evrimin bilim değil inkârcı ideolojileri besleyen bir mesnetsiz nazariye olduğu, evrim diye bir olayın asla olmadığı gerçek bilgilerle kanıtlanmıştır. Buna rağmen evrimin bilim olduğu dayatmasına geçerlilik kazandırıp inandırıcı kılmak için böyle safsata bir çalışmaya ödül verilmiştir.

03 Eki 2022 - 21:28 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.