AYNI KADERİ PAYLAŞAN TÜRKİYE VE RUSYA'NIN YAKINLAŞMASI BİR TESADÜF DEĞİLDİR

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, aktüel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Başlıklar:

  • Aynı kaderi paylaşan Türkiye ve Rusya'nın yakınlaşması bir tesadüf değildir
  • Takiyeci Zümre Oligarşisi Selçuklu ve Osmanlı'nın devamı Yeniden Büyük Süper Güç Türkiye'den oldukça rahatsız
  • Kemalcı resmi ideoloji ile asimile edilip köleleştirilen Müslümanlar bu ihanete gafilce alet oluyorlar

***

1917 Bolşevik İhtilalini yaparak Rus Çarlığını yıkıp Sovyetler Birliğini tek partili komünist rejimle kuran 19 liderin tamamı Yahudi'ydi. O süreçte Osmanlı İmparatorluğunu Siyonist Haçlı Batılı devletlere işgal ettirip yıkarak TC'yi tek parti CHP rejimiyle kuran takiyeci İttihatçılar da Yahudi'ydi. Siyonizm 2. Dünya Savaşının bitiminde 1945 Yalta Konferansında kurduğu Birleşmiş Milletler çatısı altında ABD ve SSCB partnerliğinde iki kutuplu dünya düzeni oluşturdu. Doğu Bloku ülkeleri demokratik diye tek partili komünist rejimlerle yönetilirken Batı Bloku ülkeleri çok partili demokrasilerle yönetildi. Bu paylaşımda Türkiye ABD liderliğindeki Batı Blokuna alındı. Bu nedenle Türkiye çok partili hayata geçmek zorunda kalınca CHP'yi kuran İttihatçı kadrodan bir grup ayrılarak Demokrat Parti'yi kurdu. Tek parti CHP İktidarında kurulan komünist tipi devletçi, ekonomik kuruluşlar (KİT) faaliyetlerini sürdürürken bir yandan da kapitalist, ekonomik bir yapı oluşturuldu. Ve buna karma ekonomi denildi. Ancak her iki ekonomik yapıyı da takiyeci Zümre mensupları yönettiler. Sovyetler Birliği dağılınca yerine kurulan Rusya Federasyonu'nda Yahudilerin yönetimden uzaklaştırılma süreci başladı. Türkiye'de ise Yahudilerden oluşan takiyeci Zümre Oligarşisini Erbakan yönetimden uzaklaştırarak Müslümanları iktidar yaptı. Aynı kaderi paylaşan Türkiye ve Rusya'nın yakınlaşması bir tesadüf değildir.

Art arda iki dünya savaşı çıkartıp ardından 1945 Yalta Konferansında ABD ve SSCB partnerliğinde iki bloklu dünya düzeni kuran Siyonizm'in nihai hedefi Komünizm'i dünyaya hakim kılmaktı. Zira Doğu Bloku ülkelerinde tek partili komünist rejimler oluşturulurken Batı Bloku ülkelerinde uygulanan demokrasilerde ise sosyal demokrat, sosyalist, komünist partilere de yer verilerek diyalektik yöntemle komünizm Batı Blokunda da etkin hale getirildi. Ancak Erbakan örgütlediği cihatçı gruplarla Sovyetler Birliğini Afganistan'da mağlup edip dağılmasını sağlayınca Komünizm de yıkılmış oldu. Böylece Siyonizm'in Komünizm'i dünyaya hakim kılma planı çöktü. Erbakan küresel düzeni timsaha benzeterek gövdesi Siyonizm, üst çenesi komünizm, alt çenesi kapitalizm diyerek dünyadaki 30 milyon Yahudi'nin 7 milyar insanı sömürdüğünü anlatıyordu. Komünizm'in çökmesiyle timsahın üst çenesi kırıldı. Siyonizm'in tek süper güç yaptığı ABD tek çene ile dünyayı sömüremez oldu. Erbakan'ın örgütlediği cihatçı gruplar ABD'yi de Irak'ta mağlup ederek Siyonizm'in kurduğu Yalta Düzenini tamamen yıktı.

***

Takiyeci Zümre Oligarşisi Selçuklu ve Osmanlı'nın devamı Yeniden Büyük Süper Güç Türkiye'den oldukça rahatsız

Süper güç Osmanlı İmparatorluğu İspanya'dan sürülen Yahudileri Balkanlarda iskân etti. İzmirli kabalist Haham Sabetay Sevi bu Yahudilerden özde Yahudi sözde Türk iki kimlikli takiyeci bir tarikat kurdu. Bu tarikat Osmanlı Devletinin her kademesine sızıp yönetimi etkileyerek Batılılaşma süreci başlattı. Böylece koca imparatorluğu geriletip zayıflattı. Nihayetinde kurduğu İttihad ve Terakki Partisi'yle darbe yaparak ele geçirdiği devleti 1. Dünya Savaşına soktu, birçok cephede savaştırdı ve yıktı. Yerine ulus devlet diye TC'yi takiyeci Sabetaycı Zümre Oligarşisi şeklinde kurdu. Churchill'in "büyürse budayalım, solarsa sulayalım doktrini ile hareket eden takiyeci Zümre Oligarşisi Türkiye'yi geri bıraktırarak küçük olsun benim olsun zihniyetiyle ilelebet yönetmeye çalıştı. Erbakan Milli Görüş cihadıyla Zümre Oligarşisini yönetimden uzaklaştırarak Müslümanları iktidar yaptı. Ağır sanayi, üstün savunma teknolojisi ile Yeniden Büyük Türkiye'yi süper güç yaptı. On yıllarca Türkiye'yi çiftlik gibi yönetip toplumu sömüren, ülkenin kaymağını yiyen takiyeci Zümre Oligarşisi Selçuklu ve Osmanlı'nın devamı Yeniden Büyük Süper Güç Türkiye'den oldukça rahatsız. Bu rahatsızlığını kontrolündeki medya ve akademiyayla bütün topluma yansıtarak en az yarısını etkiliyor. Takiyeci Zümre'nin de inine girilmelidir yoksa Türkiye huzur bulamaz.

***

Kemalcı resmi ideoloji ile asimile edilip köleleştirilen Müslümanlar bu ihanete gafilce alet oluyorlar

Başkent İstanbul'un İngilizlerin işgalinde olduğu 5 yıl içerisinde TC'yi kurup Lozan'da tescilleyen Sabetaycı takiyeci Zümre Oligarşisi tehcirle 1.5 milyon Ermeni'yi, mübadele ile 2.5 milyon Rum'u sürerek bu 4 milyon iki Hristiyan azınlığın mülklerine Selanik ve çevresinden getirttiği 350 bin Yahudi'yi yerleştirdi. Müslümanları da devletten, kamusal alandan, siyasetten, ekonomik, kültürel, sosyal hayattan dışlayarak kırsal alana ve şehir varoşlarına mahkûm etti. Kemalcı resmi ideoloji ile kurduğu despotik vesayet rejimiyle Türkiye'yi Müslümanlara açık cezaevi haline getirdi. Erbakan Zümre Oligarşisini yönetimden uzaklaştırarak Müslümanları iktidar yaptı. Türkiye ileri demokrasiye, geniş özgürlüklere, kâmil manada insan haklarına sahip bağımsız, lider ülke konumuna getirildi. Takiyeci Zümre elindeki büyük sermaye, ekonomi,  medya ve akademiya gücüyle bu alabildiğine özgürlük ortamını kullanarak güçlendirilmiş demokrasi vaadiyle Eski Türkiye Zümre Oligarşisini yeniden inşa ve tahkim etmeye çalışıyor. Kemalcı resmi ideoloji ile asimile edilip köleleştirilen Müslümanlar bu ihanete gafilce alet oluyorlar.

TC'yi kuran ve paganist Kemalcı despot vesayet rejimi ile ülkeyi Müslümanlara açık cezaevi haline getiren takiyeci Zümre Oligarşisini Erbakan Millî Görüş cihadıyla yönetimden uzaklaştırıp Müslümanları iktidara taşıdı. Bu sayede Türkiye ileri bir demokrasiye, geniş özgürlüklere, kâmil manada insan haklarına kavuştu. Takiyeci Zümre sözcüleri Türkiye'yi kuruluş değerlerine geri götürecek bir cumhurbaşkanı istiyoruz diyerek Yahudi çiftliği olan Eski Türkiye'nin özlemini dile getiriyorlar. Yüz yıldır sömürüp kaymağını yedikleri Türkiye'yi ilelebet Kemalcı vesayet rejimiyle yönetmek istiyorlar.

O.G.

01 Eki 2022 - 19:22 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.