TÜRKİYE'DEKİ KUTUPLAŞMANIN ÖZÜ BUDUR

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, aktüel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Başlıklar:

  • Türkiye'deki kutuplaşmanın özü budur
  • Türkiye ve İsrail karşılıklı büyükelçi atama kararı aldı
  • Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden 55 milyar $
  • Bu oyunu nasıl bir oldu bitti ile sahnelemek istedikleri merak konusu...
  • Fasığın fetvasına itibar edilmez

***

1. Dünya Savaşında Başkent İstanbul'u işgal eden İngilizlerin himayesinde bir dizi hile ve entrika ile TC'yi kuran Selanik Dönmesi takiyeci Zümre Oligarşisi milletimizin 1000 yıllık Selçuklu Osmanlı İslam Kültür ve Medeniyetine karşı sahte bir Türklük kimliği ile savaş başlattı. İzmirli Kabalist Haham Sabetay Sevi'nin kurduğu özde Yahudi sözde Türk takiyeci Zümre Türklerin 1000 yıllık İslam tarihi yerine tarih diye Ergenekon efsanesini öğretti. İslam öncesi Türklüğü temsilen Kur'an'a, ezana, İslami eğitim ve öğretime yasak getiren, İslam alfabesi yerine Latin alfabesini ikame eden, camilerin kimini yıkan kimini ahır, depo haline getiren, medreseleri kapatan, din alimlerini Müslümanlara gözdağı vermek için meydanlarda sehpaya çekip günlerce sallandıran Selanik Dönmesi takiyeci Zümre Oligarşisi Milli Görüş mücadelesi sonunda yönetimden uzaklaştırıldı. Ancak bir asırdır Kemalcı, paganist, inkarcı eğitimle asimile edip köleleştirdiği Müslümanları şuurlandırmak hayli zaman alacaktır.

Başkent İstanbul'u 5 yıl boyunca işgal eden İngilizlerin himayesinde TC'yi kurup Lozan'da tescilleyen kendilerine İttihatçı diyen özde Yahudi sözde Türk Selanik Dönmesi takiyeci Zümre Oligarşisi Balkanlardan 350 bin Yahudi'yi Lozan'a konulan mübadele ile getirterek ülkenin her alanında imkân ve yetki sahibi kıldı. Siyaseti, bürokrasiyi, sermayeyi, ekonomiyi, medyayı, yayın evlerini, üniversiteleri, sinemayı, tiyatroyu, sivil toplum kuruluşlarını ve bütün alanları Zümre'ye mensup aileler ve unsurlar arasında pay etti. Müslümanlar bütün bu alanlardan uzaklaştırılarak kırsal alanlara ve şehir varoşlarına mahkûm edildi. Hile rejimi ve köle düzeninin devamı ve ülke yönetiminin Zümre'de kalması için Türkiye özellikle sanayisiz, kalkınmasız, alt yapısız, geri, ilkel, güçsüz bırakıldı. Bunun suçu da ilerlemeye, modernleşmeye mani olarak İslam ve Müslümanlar gösterildi.

İzmirli Kabalacı Haham Sabetay Sevi İspanya'dan sürgün edilerek Osmanlı'nın Selanik ve çevresine yerleştirdiği Yahudilerden özde Yahudi sözde Hristiyan Tapınak Şövalyelerini örnek alarak özde Yahudi sözde Türk bir tarikat kurdu. 1897 Siyonist Kongresinde alınan kararlar gereği bu tarikat İttihat ve Terakki Partisine dönüştürülerek bir darbe ile Osmanlı Devletini ele geçirdi. Ardından Osmanlı Devletini 1. Dünya Savaşına sokup 30 cephede savaştırarak dağıttı. Bakiyesi üzerinde Başkent İstanbul'u işgal eden İngilizlerin himayesinde TC'yi kurdu ve Lozan'da tescilledi. Erbakan 40 yıllık Millî Görüş mücadelesiyle  takiyeci Zümre Oligarşisini yönetimden uzaklaştırarak Müslümanları Türkiye'de iktidar yaptı. Ancak takiyeci Zümre halen büyük ölçüde elinde bulunan sermaye, ekonomi, medya, akademiya, bürokrasi ve kurulu düzen imkânlarını kullanarak Türkiye'yi yeniden ele geçirmek istiyor. Türkiye'deki kutuplaşmanın özü budur.

***

Türkiye ve İsrail karşılıklı büyükelçi atama kararı aldı

Türkiye ve İsrail karşılıklı büyükelçi atama kararı aldı. Bu formaliteden öte bir şey değil. İki ülkenin iyi ilişki kurabileceği hiçbir alan, hiçbir konu yok. İki ülke dost olmak şöyle dursun düşman bile kalamaz. Birinin yaşaması için diğerini yok etmesi gerekir. Bu coğrafya iki bağımsız ülkeyi barındıramaz. İsrail bir yetkilisinin ifadesi ile Türkiye ile nikâh kıyamaz ancak metres ilişkisi kurabilir. İsrail ya teslim alır ya da teslim olur. Eşit ve barışık bir ilişki kuramaz.

***

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden 55 milyar $

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden 55 milyar $ geleceğini söyleyerek sanki Türkiye Arap istilasına uğrayacakmış gibi bir hava estiriyorlar. Eğer İMF'den emperyalist dayatmaları sineye çekilerek müstemleke tipi uygulama ile faizli kredi alınsaydı göbek atacaklardı. Peki, kim bunlar? Bunlar 1. Dünya Savaşında başkent İstanbul'u 5 yıl boyunca işgal eden, Ankara'da kendilerine TC'yi kurdurarak Lozan'da tescil ettikten sonra işgale son verip "geldikleri gibi giden" İngilizlerin işbirlikçisi İttihatçı diye bilinen Selanik Dönmesi takiyeci Sabetaycı Zümre Oligarşisi unsurlarıdır. Millî Görüş mücadelesi sonunda bunlar yönetimden uzaklaştırıldı, Müslümanlar iktidar yapıldı. Şimdi Türkiye'yi yeniden almak istiyorlar.

***

Bu oyunu nasıl bir oldu bitti ile sahnelemek istedikleri merak konusu...

Takiyeci Zümre ağızları yoğun şekilde şöyle bir söylem dillendiriyorlar: Cumhurbaşkanı Erdoğan sürekli anket yaptırıyor kesinlikle kazanamayacağını görüyor. Bu durumda kesin kaybedeceğini bildiği için kendisi aday olmayarak güvendiği bir ismi aday gösterecek, deniyor. Bununla güvendiği ismin Hakan Fidan olduğunu ima ediyorlar. Bu oyunu nasıl bir oldu bitti ile sahnelemek istedikleri merak konusu...

***

Fasığın fetvasına itibar edilmez

Ülkede fetva veren ne çok merci ve kişi var. DİB Din İşleri Yüksek Kurulu, İsmailağa Cemaati fetva kurulu, diğer cemaat ve tarikatların fetva kurulları, kendini fetva makamı gören daha nice hoca, şeyh, ilahiyatçı... Promosyon almak caiz mi değil mi sorularına fetva veren verene. Şu fetvacılara sorulsa; devlette görev alan Müslümanların Allah'a yemin etmek yerine Kemal'e yemin ederek göreve başlaması şirk mi değil mi? Cevap verirler mi? Evet, cebir ve ikrah karşısında istemeyerek böyle bir yemin etmeye zaruriyet halinde ruhsat olabilir. Zira dünyanın her yerinde yürürlükteki kanunlara uyulur ancak bu inkarcı müşrik kanunların Müslümanlara dayatılması uygulamasına son verilmesini istemek, değiştirilmesi için çalışmak, kampanya açmak, tebliğ yapmak marufu emir münkeri nehiy farizasının gereğidir. Bu farizayı yerine getirmeyenler alenen günah işledikleri için fasıktırlar. Fasığın fetvasına itibar edilmez.

Selanik Dönmesi takiyeci Zümre unsurları hutbelerde Kemal'in ismini anmadığı için Diyanet İşleri Başkanını hedef haline getiriyorlar. Peki, yüzde 99'u Müslüman 85 Milyonluk Türkiye'nin kurucu lideri için devasa bir Anıtkabir yapılmış. Anıtkabir'in kapısına besmele yazılmasına takiyeci Zümre müsaade eder mi? Kabrine besmele yazılmayan bir liderin ismini camilerdeki vaaz ve hutbelerde anmak için dayatma zorbalığı karşısında müstemleke tipi tağuti rejimin köleleştirdiği Müslümanlar sesini çıkaramıyor. Hedef alınan Diyanet İşleri Başkanına sahip çıkamıyor, destek olamıyor. Promosyon caiz mi tartışması yapıyor. Müslüman bu kadar şuursuz olamaz.

O.G.

17 Ağu 2022 - 20:27 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.