ERBAKAN ELBETTE Kİ İNSANLIĞIN BEKLEDİĞİ KURTARICI, ÜMMETİN BEKLEDİĞİ MEHDİ'DİR

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil değerlendirmelerde bulundu. Okurlarımız için derledik.

Büyütmek için resme tıklayın

Bugün 1 Muharrem 1444, Hicri yılbaşı. İslam Âlemine hayır, bereket, Ümmet'e izzet getirmesini Yüce Allah'tan diliyoruz. Asrın ortalarındayız. 14. Hicri Asrın başında hâkim olacağı hadislerde bildirilen, özellikle Bediüzzaman'ın Risale-i Nur'da ısrarlı ifadelerle vurguladığı Beklenen Mehdi'nin artık çıkacağı bir Hicri asır başı yok! Hicri 1400'de yapılan 12 Eylül 1980 Darbesi Lideri Kenan Evren hadiste Mehdi'nin kumandanı Kenanî diye geçmektedir. Deccal'ın kavmi takiyeci Zümre'nin yönetimden uzaklaştırılıp Müslümanların iktidara gelmelerinin, Türkiye'nin Siyonist Haçlı Batı ekseninden çıkmasının ve bugünkü yükselen küresel güç Yeniden Büyük Türkiye'nin miladı 12 Eylül 1980'dir. Zira 12 Eylül yönetimi ABD'ye dirsek atıp Erbakan'ın kontrolüne girdi. Mehdi-yi Muntazır Erbakan'dır.

(1) Erbakan ve Millî Görüş partileri hakkında açılan davalardan beraatla neticelenen tek dava 12 Eylül 1980 Darbe Yönetiminin Mamak Askeri Mahkemesinde görülen davadır. Bu bir tesadüf müdür?

(2) M. Kemal'in partisi rejimi kuran CHP ve onun partneri Adalet Partisi (AP) ile takiyeci Zümre Oligarşisi demokrasiyi işletiyordu. 12 Eylül Yönetimi ikisini de kapattı ve artık iflah etmedi. Bugünkü CHP'yi Zümre'nin sürekli dışladığı, yıldızının hiç barışmadığı Deniz Baykal kurdu. Ve Zümre unsurları sistemli şekilde tasfiye ediliyor. Bu bir tesadüf mü?

(3) ABD'de planlanan 12 Eylül 1980 Askeri Darbesinin kontrolden çıktığı, Türkiye ekseninin Batı'dan kaydığı yazılıp çizildi. Siyonist Haçlı Batı Türkiye'ye karşı 1923'ten beri hiç ağzına almadığı Ermeni soykırım iddialarını gündem yaptı, ASALA ve PKK terör örgütlerini kurdu ve yönetti. Türkiye'yi hedef haline getirdi. Bu bir tesadüf mü?

(4) 12 Eylül Darbe Yönetimi yaptığı anayasaya din dersi zorunluluğu maddesini koydu. Takiyeci Zümre 42 yıldır uğraşıyor, din dersi zorunluğunu yapılan sayısız değişikliğe rağmen anayasadan çıkartamadı. Bu bir tesadüf mü?

(5) 1973 Seçiminde TBMM'ne 48'i milletvekili, 4'ü senatör 52 parlamanter sokan Millî Selamet Partisi 1977 Seçiminde 24 milletvekiline düştü. Ayrılmalarla da küçülmeye devam etti. 12 Eylül 1980 Darbesi ardından ise Erbakan'ın kurduğu Refah Partisi rejimin tüm partilerini geçerek birinci parti olup önce yerel yönetimlerde  sonra hükümet kurarak genelde iktidar oldu. Ve Erbakan başbakanlık koltuğuna oturdu. Bu bir tesadüf mü?

(6) ABD'de planlanan 12 Eylül 1980 Darbesi Erbakan ve Millî Görüş'ü elimine etmek için ABD'de planlandı. Ancak o süreçte Refah Partisi birinci, Erbakan Başbakan oldu. Bunun üzerine yine ABD'de planlanan 28 Şubat 1997 Post Modern Darbesinde artık orduya güvenilmeyerek "Bu defa silahsız kuvvetler yapsın" denildi. Erbakan "Türkiye 28 Şubat'a menfi sermaye, menfi medya, menfi siyaset ile girdi" dedi. Başbakan yapılan Ecevit "Bunların partilerini kapatmak, tabelalarını indirmek yetmez, kökünü kazıyacağız" dedi. Ama onların kökü kazındı. Bu bir tesadüf mü?

(7) 12 Eylül 1980 Askeri Darbe sürecinde takiyeci Zümre Oligarşisi yönetimden uzaklaştırıldı. Zümre mensubu unsurlara bir dizi suikastlar yapıldı. Tek başına iki dönem ANAP iktidarı, Refah-Yol Koalisyonu ve 28 Şubat sonrası 20 yıllık AKP iktidarı ile Türkiye'de Millî Görüş vizyonu hayata geçirildi. Bu bir tesadüf mü?

(8) 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi sonrası eksen kayması yaşayan  Türkiye istikrarlı bir şekilde sürekli Batı'dan uzaklaştı. Özgür, bağımsız, şahsiyetli bir dış politika izledi. Bugünkü yükselen küresel güç Yeniden Büyük Türkiye böyle ortaya çıktı. Bu bir tesadüf mü?

Bir çiçekle bahar gelmez diyen karşıtlarına her bahar bir çiçekle başlar diyerek tek başına Milli Görüş davasını başlatan.. Kurulu tağuti düzenin 4 partisini kapattığı, 5 kez böldüğü, 5 kez siyasi yasak getirdiği, nihayetinde 2 yıl sahtecilikten mahkûm edip temelli siyasi yasaklı yaptığı.. Böylece elimine edildiği sanılan bir Zat. Bu süreç içinde "bu hile rejimi ve köle düzeni bir Yahudi şaheseridir" dediği statükonun kirişlerini kırarak kurucusu takiyeci Zümre Oligarşisini yönetimden uzaklaştırıp Müslümanları iktidar yapan.. Örgütlediği cihatçı gruplarla SSCB'yi Afganistan'da, ABD'yi Irak'ta yenerek Siyonizm'in kurduğu iki bloklu Yalta Düzenini yıkan.. Başlattığı ağır sanayi ve üstün savunma teknolojisiyle Türkiye'yi yükselen süper güç yapan.. En başta ilan ettiği Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya, Adil Düzen vizyonu gerçekleşmekte olan küresel bir inkılaba öncülük eden bir Zat. Erbakan elbette ki insanlığın beklediği kurtarıcı, ümmetin beklediği Mehdi'dir.

Milli Görüş hareketini başlatırken "bir insan ya Milli Görüş askeri, ya da Yahudi askeridir" diyen Erbakan bütün liderlerin, partilerinin, seçmenlerinin desteklediği, övgülere boğduğu FETÖ'nün 15 Temmuz'da CIA - MOSSAD kuklası olduğunun ortaya çıkmasıyla haklı çıktı. Keza Erbakan'ın kurduğu, anayasada demokrasinin vazgeçilmez unsurları denilen siyasi partileri kapatan "Yahudi şaheseri hile rejimi ve köle düzeni" tarafından dokunulmaz devrim yasalarıyla yasaklanan tarikatların 50 yıldır el altından desteklenip palazlandırılması da Erbakan'ı haklı çıkaran bir diğer kanıttır.

Erbakan'ın "bu hile rejimi ve köle düzeni bir Yahudi şaheseridir" dediği tağuti müesses nizama bağlılık gösteren tarikatların, cemaatlerin, ilahiyatçıların itikadları bozuktur. Yüce Allah Kur'an'da saraheten şöyle buyurmaktadır: "Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah’a inanırsa, o, sapasağlam bir kulba yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir." (Bakara 256) Demek ki; "artık kim tağutu tanımayıp Allah’a inanırsa" ancak o iman etmiştir. Tağutu reddetmemek, tağutla beraber Allah'a inanmak şirktir.

Evet, Erbakan insanlığın beklediği kurtarıcı, ümmetin beklediği Mehdi'dir. Ancak Erbakan'ın Mehdi olduğunu kabullenmek şart değildir. Erbakan'ın Milli Görüş söylemini tasdik etmek ve tabi olmak ise şarttır.


وَصَدَّقَ بِالْحُسْنٰىۙ فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرٰىۜ وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ وَكَذَّبَ
بِالْحُسْنٰىۙ فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ
Leyl Suresi - 6-7-8-9-10 -

(Ve en güzel olanı doğrularsa,
Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız.
Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse,
Ve en güzel olanı yalan sayarsa,
Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.)

Demek ki güzel, doğru, haklı olanı tasdik etmek imanın gereği, yalanlamak ise sapıklıktır. "Hak ile tartışılmaz, mücadele edilmez; Hakk'a teslim olunur" -ERBAKAN-

***

Bunu Türkiye yapsa kıyamet koparacak

İsrail Lübnan'da, Irak'ta, Suriye'de, Yemen'de terör örgütleri kuruyor; İran resmen sahiplenip finanse ediyor ve birlikte yönetiyorlar. İsrail ile İran al gülüm ver gülüm. Takiyeci Zümre medya ve akademiyası bu iki ülkeyi düşman diye kamuoyuna lanse ediyor. İran'ın resmen terör örgütlerini sahiplenmesine Siyonist Haçlı Batı sesini çıkarmıyor. Bunu Türkiye yapsa kıyamet koparacak.

O.G.

O.G.

30 Tem 2022 - 20:31 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.