ZÜMRE İÇ VE DIŞ POLİTİKADA CUMHUR İKTİDARININ TEKERİNE KOYACAK TAKOZ BULAMIYOR

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, aktüel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Başlıklar:

  • Zümre iç ve dış politikada Cumhur İktidarının tekerine koyacak takoz bulamıyor
  • ABD Başkanı Joe Biden yaptığı Ortadoğu gezisinde avuçlarını yaladı
  • Her yıl kutlanan 30 Ağustos Zaferi hiç olmadı, hiç yaşanmadı
  • Böylece yeni operasyonlar zorlaştırılırken istihbarat elemanlarının hayatı da riske atılıyor
  • Hayatımız dünya hayatı içinde ilk andan son ana kadar tamamen filme alınmıştır

***

Takiyeci Zümre'nin kulakları şövalyelerinin süngüleri düşmüş gibi. Cumhur İktidarında Başkanlık Sistemi çok başarılı tıkır tıkır işliyor. İçeride ve dışarıda sorunlara hızlı müdahale yapılarak çözümleri bulunuyor. Asgari ücretlere ve maaşlara enflasyon üzerinde yapılan zamlar toplumu rahatlattı. Ticareti geliştirip ekonomiyi canlandırdı. Turizm ve ihracat at başı gidiyor. Dış politikada Ukrayna savaşında eşsiz bir konum elde etti. Zümre şom ağızlı medya ve akademiyası olumsuz bir şey bulmada güçlük çekiyor. 6'lı masa partileri perişan. Zümre iç ve dış politikada Cumhur İktidarının tekerine koyacak takoz bulamıyor.

Takiyeci Zümre'nin Eski Türkiye Kemalcı vesayet statükosunu geri getirme, tahkim etme mutabakatıyla oluşturduğu 6'lı masa partileri artık resmen umutsuz vaka. Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığını engelleyemediği gibi Meral Akşener'in İyi Parti'sini de CHP'nin önüne geçirip ikinci sıraya çıkaramadı. Başlamış bulunan seçim kampanyası sürecinde CHP dev mitingler yaparken Zümre illüzyoncu medya ve akademiyasının Meral Akşener'in sokak ziyaretleriyle ekranları doldurması işe yarayacak değil. Zümre'nin Türkiye yönetimini yeniden ele geçirmek amacıyla Kemalcı oligarşik düzeni tekrar inşa edip tahkim etmek için kurguladığı bütün oyunlar fiyaskoyla neticelendi. 2023'e bir kala yeni bir oyun kurgulaması için ne bir fikri ne bir gücü ne de vakti var. Milli Görüş derin devleti Zümre'nin kurguladığı bütün oyunları bozarak kendi kurguladığı oyunları sahnelemeye devam ediyor.

Takiyeci Zümre illüzyoncu medya ve akademiyası global sermayenin Türkiye ekonomisini zora sokmasını felaket gibi yansıtıp toplumu tedirgin ederek ülkenin felakete sürüklendiğine nedeninin de başkanlık sistemi olduğuna kamuoyunu inandırmaya çalıştı. Ancak geniş toplum kitlelerine enflasyon üzerinde refah payı aktaran Cumhur İktidarı Türkiye ekonomisinin gücünü içeride ve dışarıda herkese gösterdi. Türkiye'de sağlanan dünyada olmayan demokrasi ve özgürlük ortamında Başkanlık Sistemine demediğini, etmediğini bırakmayan Zümre kontrolündeki muhalefetin eteğinde artık Cumhur İktidarına atacak taş kalmadı. Türkiye demokrasisinin tek ayıbı takiyeci Zümre Oligarşisinin anayasa ve yasalara koyarak tüm topluma dayattığı Kemalcı resmi ideoloji uygulamasının devam etmesidir.

***

ABD Başkanı Joe Biden yaptığı Ortadoğu gezisinde avuçlarını yaladı

ABD Başkanı Joe Biden yaptığı Ortadoğu gezisinde avuçlarını yaladı. İtibar eden, yüzüne bakan olmadı. Buna karşın dünyanın kulağı gözü Türkiye'nin başrol oynadığı İran'daki 3'lü zirvede... Avrupa Birliği felakete uğramış gibi perişan, Euro düşüşte. Artık Afrika'yı, Asya'yı sömüremeyen emperyalist Batı hortumları kesildiği için kapitalist sistemini ayakta tutamıyor. Siyonizm'in Büyük Ortadoğu Projesi ambalajı içerisinde Büyük İsrail'i gerçekleştiremeyip Irak'tan çekilmek zorunda kalan ABD'den vazgeçip Çin'i süper güç yapma planı da tıkanmış durumda. Dünyayı yeniden şekillendiren öncü süper güç, Cumhur İktidarının Milli Görüş vizyonunu hayata geçirdiği Yeniden Büyük Türkiye'nin yükselişini Siyonist Haçlı Batı yüreği ağzında tüyleri diken diken izliyor. Bir de bu yükselişe takiyeci Zümre kahroluyor.

***

Her yıl kutlanan 30 Ağustos Zaferi hiç olmadı, hiç yaşanmadı

Her yıl kutlanan 30 Ağustos Zaferi hiç olmadı, hiç yaşanmadı. Olay tamamen masa başında uydurulup kurgulandı. Kanıtı ise resmi tarih. Resmi tarihe göre savaş 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da yapıldı. 9 Eylül'de düşman İzmir'de denize döküldü. Yani hepsi 10 gün sürdü! Oysa Dumlupınar-İzmir arası 400 Km. Dönemin nakliye aracı at, katır, deve öküz arabası kağnı ile bu yol sürekli yürünerek ancak 10 günde gidilebilir. Savaş için bir vakit hiç yok! Peki, ne oldu? İşgal orduları hızla çekilip Anadolu'yu Ankara Hükümetine terk ettiler. Onları sözde kovalayan derme çatma Ankara güçleri tozlarına bile kavuşamadılar. Olayı inanılır kılmak için terhis edilen Osmanlı askerlerinden oluşturulan milislere "yıldırım orduları" dediler!

TC kuruluşunun dayandırıldığı "istiklal" ya da "kurtuluş" adıyla anılan savaş hiç olmadı, hiç yaşanmadı. Tamamen masa başında uydurulup kurgulandı. Kanıtı ise resmi tarih. Resmi tarihe göre büyük taarruz 26 Ağustos'ta başladı. Düşman 9 Eylül'de İzmir'de denize dökülerek son buldu. Yani 14 gün sürdü! Oysa başta kurtuluş günleri kutlanan Şanlıurfa, Gaziantep, Kahramanmaraş dâhil pek çok Anadolu illeri işgal altındaydı. 14 günde dönemin en güçlü ordularının derme çatma Ankara güçleri ile püskürtülup İzmir'de denize dökülmesi ancak masallara konu olabilir. Gerçekte işgal orduları sözde taarruz emri üzerine hızla çekilip Anadolu'yu Ankara Hükümetine bıraktılar. Ancak başkent İstanbul'un işgali TC kurulup Lozan'da tescilleninceye kadar 5 yıl devam etti! İngilizler bu senaryo ile takiyeci Zümre Oligarşisi TC'yi kurdular.

***

Böylece yeni operasyonlar zorlaştırılırken istihbarat elemanlarının hayatı da riske atılıyor

"Evvel yoğidi iş bu rivayet yeni çıktı" diye bir söz vardı eskiden. MİT bir operasyon yaptığında Hakan Fidan'ı parlatmak amacıyla tüm ayrıntılarıyla medyaya servis ediliyor. Böylece yeni operasyonlar zorlaştırılırken istihbarat elemanlarının hayatı da riske atılıyor. Eskiden böyle değildi. Dünyada da örneği yok. İstihbarat gücünü gizlilikten alır. Bu uygulama ise kendi kendini deşifre etme anlamına geliyor. Oysa istihbarat savaşlarında karşı tarafın eylemini deşifre etmek önemli başarı sayılır.

MİT'in bölücü terör örgütü PKK lider kadrosuna yönelik operasyonlarının ayrıntılarıyla medyaya servis edilmesinin önlem alınmasına hizmet edeceği açıktır. Bu uygulamanın Hakan Fidan'ı parlatma çabası kadar masum bir niyetle yapıldığına inanmak zor. PKK Türkiye'deki İsrail de denilen takiyeci Zümre'den daima destek gördü.

***

Hayatımız dünya hayatı içinde ilk andan son ana kadar tamamen filme alınmıştır

Hayat bir fotoğraf karesi gibi donsa herhangi bir hikâye oluşmaz. Hayat varsa hikâye vardır. Hikâye varsa hayat vardır. Senaryosu yazılmadan, kurgulanmadan bir anlamlı hikâye rastgele hareket ve davranışlarla oluşmaz. Kader olmadan da hayat olmaz. Allah hayatı rastgele değil, bir kaderle yaratmaktadır.

Hayatımız dünya hayatı içinde ilk andan son ana kadar tamamen filme alınmıştır. Zerresini değiştiremeyiz. Sadece onu yaşarız. Dünyanın kaderi içinde ömrümüz bizim kaderimizdir. Peki, o halde imtihan nasıl gerçekleşir? İmtihan yaşamakta olduğumuz olaylara verdiğimiz kalbi ve duygusal olumlu-olumsuz tepkilerle belirlenir. İmtihana tabi olan fiillerimiz değil vicdani yaklaşımlarımızdır. Yaşadığımız kötülüklerden üzüntü duyup pişman olmamız tövbedir. Memnun olduğumuz kötülükler günahımızdır. Memnun olduğumuz, sevinç duyduğumuz iyilikler sevabımızdır.

O.G.

18 Tem 2022 - 19:53 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.