ERBAKAN'IN MUAZZAM BAŞARISIDIR

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Zeki Geçkil, aktüel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Başlıklar:

  • Bir aysberg gibi giderek daha çok su yüzüne çıkmakta olan Erbakan'ın muazzam başarısıdır
  • Akıl, vicdan, ahlak sahibi hiç kimse Kur'an'a teslim olmaktan kaçınamaz

***

Bir partimiz, örgütümüz olsun; üye olalım, yönetiminde yer alalım, başkan vs olalım. Toplantılar, kongreler, faaliyetler, eylemler yapalım. Seçimlere katılalım, bir aidiyetimiz olsun, başkalarıyla yarışalım.. gibi siyasal, toplumsal, sosyal, duygusal arzular, ihtiyaçlar, insan fıtratında var. Ancak bütün bunları Allah rızası için, hakkı hâkim kılmak adına yapmak cihad ibadetidir. Hak dava adına değilse dünyalık oyun, eğlence ve oyalanmadır. Erbakan Millî Görüş partilerini "hile rejimi ve köle düzeni" dediği müstemleke tipi Kemalcı vesayet statükosunu yıkıp hakkı hâkim kılmak, Adil Düzeni kurmak için örgütledi. İlginçtir, SP ve YRP'nin teslim olduğu statüko ile Millî Görüş vizyonunu hayata geçirerek Cumhur İktidarı mücadele ediyor. Hak-batıl mücadelesinde şuursuzlar ters köşe!

Erbakan ilk günden itibaren Milli Görüş'ün vizyonunu Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen başlıklarıyla açıkladı. Kurduğu 4 parti kapatıldı, 5 kez siyasi yasak konuldu, 2 yıl hapse mahkûm edildi, 5. partisi dibe vurdu. Bu duruma bakıldığında Erbakan'ın başarısız olduğu, söyleminin havada kaldığı söylenebilir. SP ve YRP'nin algısı bu olmalı ki Milli Görüş söylemine sahip çıkmıyor. Oysa bütün dünya şahit ki yadsınamaz bir Yeniden Büyük Türkiye gerçeği var. Yeni Bir Dünya oluşumu söz konusudur. İddia ve talep edilen de adil bir düzendir. Bunu sahiplenip yürüten ise Cumhur İktidarıdır.

Erbakan bir mucize göstererek Saadet Partisi'ne rakip Milli Görüş iddiasıyla YRP'nin kurulacağını haber verdi ve palyaço dedi. Bu nedenle YRP batıl bir partidir, kabul edilemez. Saadet Partisi'ne gelince Refah Partisi - MHP İttifakının devamı niteliğindeki Cumhur İktidarına destek olmak yerine takiyeci Zümre'nin oluşturduğu 6'lı masa ittifakında yer alması kabul edilemez. Ancak kiliseye çevrildi diye bir camiden vazgeçmek de olmaz. Saadet Partisi Milli Görüş söylemini sahiplenmeli Cumhur İktidarını buna göre eleştirmeli ya da desteklemeli. El-Aziz bu doğrultuda çaba gösteriyor.

Erbakan siyasete atılmadan önce ordu bünyesinde Milli Görüş derin devleti odağını kurdu. Başbakan Ecevit buna kontrgerilla adını koydu. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat süreçlerini Erbakan bu odakla tersine çevirdi. Halen Türkiye'yi yöneten, takiyeci Zümre Oligarşisi ve arkasındaki küresel güce karşı mücadele yürüten, Ergenekon, FETÖ yapılanmalarını tasfiye eden, 15 Temmuz NATO darbe girişimini püskürterek karşı operasyon başlatan Milli Görüş derin devletidir. Artık dünyanın kabul ettiği Yeniden Büyük Türkiye gerçeği, gelişmekte olan Yeni Bir Dünya olgusu, küresel bir Adil Düzen kurulması talebi ve çabası Milli Görüş derin devletinin eseridir. Bir aysberg gibi giderek daha çok su yüzüne çıkmakta olan Erbakan'ın muazzam başarısıdır. Kör gözlerin görmemesi bu gerçeği değiştirmez.

Erbakan TC'yi karanlık odada yöneten takiyeci Zümre Oligarşisine karşı devleti ele geçirmek ve yönetmek amacıyla ordu bünyesinde Milli Görüş derin devleti odağını kurdu. Asıl icraatlarını bu odakla gerçekleştirdi. Milli Görüş partilerini ise Kemalcı vesayet rejiminin baskısı altında onunla şöyle uzlaşarak kurdu: Yönetim kadrosunu Zümre Oligarşisi oluşturacak siyasi söylemini ise Erbakan belirleyecekti. Böylece Zümre Oligarşisi Erbakan partilerini büyütsün onu tasfiye edip adamlarımızı başına geçirelim hesabı yaparken; Erbakan ise kurduğu partiler üzerinden Milli Görüş söylemini topluma yaymayı derin devlet odağıyla da yönetimi ele geçirmeyi planladı. Zümre yaptığı hesabı ancak İngiliz Temel'i dibe vurmuş olan SP'nin başına getirerek gerçekleştirebildi. Erbakan ise 12 Eylül sonrası Turgut Özal liderliğindeki ANAP iktidarında, 28 Şubat sonrasında da Tayip Erdoğan liderliğindeki AKP iktidarında Milli Görüş'ün vizyonunu hayata geçirmeyi başardı.

***

Akıl, vicdan, ahlak sahibi hiç kimse Kur'an'a teslim olmaktan kaçınamaz

"Bizim yöntemimiz ikna yöntemidir"
-ERBAKAN-

Batıl dayatmayla, tehditle, boyun eğdirmekle, telkinle, yanıltma ile, duygu istismarıyla, çıkar sağlayarak, başkasını yasaklayarak, tekel oluşturarak, icbar ederek kendini kabul ettirir. Hak ise akla, mantığa, vicdana, ahlaka hitap ederek ikna ile kendini kabul ettirir. Papaz "Bu dindir, inanacaksın, sorgulamayacaksın" der. Kur'an ise her yeni ilmi keşif ile doğrulanarak Allah'ın sözü olduğunu her devrin insanına kanıtlar. Akıl, vicdan, ahlak sahibi hiç kimse Kur'an'a teslim olmaktan kaçınamaz.

O.G.

17 Tem 2022 - 20:46 - Manşet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak El-Aziz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan El-Aziz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler El-Aziz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı El-Aziz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.